2 Yorum

Nazlı’nın Gebelik Günlüğü, 16. hafta

Ankara’nın dışında bir ilçede çalışıyor, merkezde oturuyorum. Her gün servisle 2 saatten fazla yol gidip geliyorum. İki yıldır yaz kış fark etmeden her gün en az bir kazayla karşılaşıyorum. Kimi büyük kimi küçük kazalar bunlar. Bazen bizim servis şoföründen kaynaklanmasa da dikkatsiz sürücüler yüzünden kazalara ramak kalabiliyor. Kazalardan hep korkardım ama artık daha çok korkuyorum. Henüz doğmamış bile olsa içimde büyüttüğüm canıma bir şey olacak diye ödüm kopuyor. Her şeyi kontrol altına alamıyorsunuz ve bu durum da onlardan biri. İçim ürpererek dualarla gidip geliyorum her gün.

Gebeliğimin bendeki fiziksel değişimlerinin üzerinde daha çok dursam da aslında kendimi daha iyi ve daha güçlü hissettiren ruhsal değişimleri de var. Hem de sadece bende değil, eşimde de. Oldum olası hassas bir insanımdır. Çevremde veya ülkemde olan biten olumsuz şeylere asla duyarsız kalan bir insan olmadım. Kendimi karşımdakinin yerine koymaya çalışır, asla insanları yargılamaya kalkmam. Bu özelliklerim gebeliğimle birlikte daha bir ön plana çıktı. Şimdiki daha duyarlı halimi çok sevdim. Hassas ve duygusalım ama sulugöz olmadım ve hatta eskiden daha sulugözdüm diyebilirim. Yalnız bir akşam öyle bir ağladım ki kendimi sakinleştirmekte çok zorlandım.

Nazli16

 

Üzüldüğümden de değil aslında; eşimin mutfağı topladığını, ocağı sildiğini, makinayı çalıştırdığın, her şeyi sanki ben yapmışım gibi yerli yerine koyduğunu, yatağıma gitmek için mutfağın yanından geçerken görünce göz yaşlarıma hakim olamadım. Eşime gidip sarıldım, ağladım, ağladım. Garibim şaşırdı o da. Tek diyebildiği ben sen üzül diye yapmadım ki oldu. Beni o an o kadar etkileyen neydi bilmiyorum. Zaten hep yapıyordu. Hele 3,5 aydır yemekten temizliğe, çamaşırların yıkanmasından ütülenmesine kadar her işi eşim yapıyor. Zor zamanlarımda hep yanımda olan, beni anlayan, hayatı gerçek anlamda paylaşabildiğim bir eşim olduğu için çok şanslıyım. Bugün bunu daha iyi anlıyorum. Devamını lohusalığımda da bekliyorum aşkım diye takılmadan edemiyorum ama.

Gebeliğimle beraber hayatımızın yavaşladığını da söyleyebilirim. Eşim de ben de kafaya her şeyi takan, işten eve fazla gergin gelen ve kendimizi rahatlatmak için uğraşan insanlardık. Şimdi ise daha sakin ve daha huzurluyuz ikimizde. Kimseyi kafaya takmıyor, iş yerinde olanı iş yerinde bırakıyoruz. Eşimin eve gelince tek derdi acıkmış eşi ve miniğini doyurmak oluyor. Film izliyoruz, belki biraz oyun oynuyoruz. Sonra tabii ki ben erkenden uyuyorum.

Şimdiye kadar minikle ilgili aldığım tek şey kitaplar. Alışveriş sever benim gibi biri için şimdiye kadar bir şey almamış olmak oldukça şaşırtıcı. Daha erken olduğunu düşünüyorum ama alabileceğim şeylerle ilgili bir fikrimiz olsun da istiyorum. Bunun için geçenlerde denk geldiğimiz bir anne çocuk fuarına gittik. İlk kez bir şeylere alıcı gözüyle baktık. Pusetlere o kadar çok baktık, açtık topladık ki artık yanımızdan geçen bebekli ailelerin pusetlerine bile dikkat eder olduk. Bir şey almadık ama neyi nerede bulacağımızı, nasıl bir şey almamız gerektiğine dair bir fikrimiz oldu. Bir de bebekalış verişinin ne kadar zevkli olabileceğini de keşfettik.

Henüz miniğin cinsiyeti belli değil. Bu hafta kontrole gittiğimizde öğreniriz diye düşünüyorum. Tabii bu ara herkes bebeğin cinsiyetini soruyor. Belli olmadığını ama bizim için fark etmediğini, sağlıkla gelmesini beklediğimizi söylüyorum. İçime doğanın ne olduğunu soruyorlar; o zaman, kız çocuklarının kıyafetleri ve tokalarıyla ne kadar sevimli olduğunu, olursa fena olmayacağını söylüyorum. Bu kez canım ne önemi var sağlıklı olsun da diyorlar. Vallahi anlam veremiyorum, sanki ben başka bir şey söyledim! Bitmez teyzelerden duyacağımız laflar değil mi?

Sevgiler,

Nazlı.

Yazar Hakkında

NAZLI TANTOĞLU – 31 yaşında, çocukluk aşkıyla 6 yıldır evli. Ankara’da yaşıyor. Aşırı tipik bir Kova burcu. Kışı hiç sevmeyen bu kış çocuğu günün birinde sıcak bir memlekete yerleşip yaşlanmayı hayal ediyor. Okumayı, konuşmayı ve yemek yapmayı çok seviyor. Gebeliğiyle birlikte mecburi ara verdiği Yemekçinin Mekanı isimli bir de yemek bloğu var.

Nazlı’nın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

2 yorum

  1. merhaba nazlı..ağladım yazınca aklıma kendi hamileliğimin ilk zamanları geldi..ben de sürekli eşime sarılıp “ama sen bana çok iyi davranıyooosuuun!” diye ağlardım..sanki adam önceden itip kakıyordu 🙂 hormonlar işte..sağlıkla alın bebeğinizi kucağınıza eşinle beraber..

    • Evet evet sürekli bir minnet hali var bende de. Sanki sadece kendime yapıyorum bu çocuğu tabii ki iyi bakacak bana değil mi 🙂
      Çok teşekkür ederim güzel dileklerin için.