3 Yorum

Nazlı’nın Gebelik Günlüğü, 17. hafta

Geçen hafta gebelik günlüğümde işe gitmek için uzun bir yol gittiğimi, yolda gördüğüm kazalardan korktuğumu yazmıştım. Tam da günlüğümün yayınlandığı saatlerde müthiş bir şey oldu; aylar önce verdiğim kurumlar arası geçiş dilekçem kabul olmuş ve merkezde başka bir kurumda görevlendirildiğime dair yazım gelmişti. Ben ümidi kesmiş ve buradaki işimde yeni bir düzen oturtmuşken gelen tayin bekliyor olsam bile beni şaşırttı. O kadar ki müdürüme “yok canım şaka yapıyorsunuz” bile dedim.

Bebek kısmetiyle gelir derler ya bizimki de kısmetiyle geliyor. Eskiler diyorsa kesin bir bildikleri vardır diye düşünüyorum artık. Hayatımda gebeliğimle birlikte başlayan değişimler tüm hızıyla devam ediyor. Bu değişimler peşpeşe ve o kadar güzel ki, hayatımın başka hiçbir döneminde bu kadar mutlu ve huzurlu olduğumu hatırlamıyorum ben. Bebeğimin durumunu sürekli merak ediyor, yolunda gitmeyen bir şeyler mi var, acaba bir şeyi eksik mi yapıyorum düşünceleri aklımı her boş bulduğunda saldırıyor iken başka işlerle oyalanmak iyi geliyor bana.

Typic (1)

Bu hafta doktor kontrolümüz olduğunu ve cinsiyetini öğrenebileceğimizden bahsetmiştim. Son bir haftam cinsiyetini aşırı derecede merak etmekle geçti. Kız ya da erkek olmasının sevincimiz açısından bir farkı olmayacaktı ama birbirimize belli etmemeye çalışsak da eşimle deli gibi meraktaydık. Ben o gece rüyamda erkek olacağını görmüştüm. Heyecanla sabah hastaneye gittik. Her kontrolümüzü bebeğimizle buluşacak olmanın heyecanıyla bekliyoruz zaten. Doktorumun acil bir doğuma girmesi gerekti ve biz biraz beklemek zorunda kaldık. Sonunda içerideydik ve doktor bakar bakmaz “cinsiyeti erkek” dedi. Ben duyunca “yaaa” diye bir çığlık attım. Buna kendim bile şaşırdım tabi. Eşimin muayene sırasında çektiği videoyu sonradan izlerken benim çığlığı duyunca basıyoruz kahkahayı. Erkek olmasına daha çok sevindiğimden değildi tepkim. Uzun zamandır bir çocuğumuz olsun diye beklerken ve bebeğimin kucağımda olduğu anları hayal ederken şimdi fark ediyorum ki ben gözümün önüne hep bir kız çocuğu getirmişim. Cinsiyetini merakla bekleyen ailemiz ve arkadaşlarımıza haber verirken “erkek” deyince böbürlenen, daha farklı bir şekilde tebrik edenleri görünce üzülüyorum ben. Kız ya da erkek çocuk ayrımını insanların neden hala yaptıklarını anlayamıyorum. Ne biz erkek çocuğumuz olacağı için biraz daha fazlayız ne de kızı olanlar biraz daha eksik. Aksine bana göre ne kadar çok kız o kadar iyi. Eşim de bu sabah bu duygularını benimle paylaştı, onun da canı sıkılmış besbelli.

Geçenlerde tüp bebekle hamile kaldığımı duyan bir arkadaşım, tüp bebeklerin “kıymetli” olduğunu ve muhakkak sezaryenle alındığını söyledi bana. Ben de yok canım her bebek kıymetlidir, öyle bir şey olamaz diye uzatmadım lafı. İçime kurt düştü ve biraz internete bakayım dedim. Hakikaten böyle düşünüyormuş insanlar, inanamadım. Ben doğal yolla da hamile kalsaydım bebeğim kıymetli olacaktı, ben yine ona bir şey olmasın diye dertlenecektim. Bu nasıl bir düşünceydi? Bu nasıl bir bencillikti ki sırf tüp bebek diye günü gelmeden bebeklerini karınlarından çekip aldırabiliyorlardı kendi korkuları yüzünden. Bunu doktorumla konuşmalı ve fikrini sormalıydım. Muayenemiz bittikten sonra konuyu açtım, siz ne düşünüyorsunuz diye sordum kendisine. Ailenin talebini dikkate alıyorum öncelikle dedi. Tüp bebek tedavisiyle gebe kalmış kadınların daha zor şartlarda bebeklerine sahip oldukları için daha hassas olduklarını, annenin talebine göre sezaryen yapabildiklerini söyledi doktorum. Onların da doğal yolla gebe kalmış bir hastada bazı durumları tolare edebildiklerini ama tüp bebek söz konusu olduğunda daha hassas davrandıklarını ve işi şansa bırakmadıklarını söyledi. Ben de her şey yolundaysa normal yolla doğumumu yapmak istediğimi, tüp bebek ya da doğal yolla olsa da bebeğimin kıymetli olduğunu söyledim. Doğumu planlayamacağımı ama isteğimin bu olduğunu belirttim. Doktorum da senin talebin bu yönde ise ve son kontrollerinde de buna engel teşkil eden bir durum yoksa normal doğum yapabilirsin, destekliyorum dedi. İçimi kemiren kurtları öldürmüş ve rahatlamıştım.

Doktorum ayrıntılı ultrason için 18. haftayı geçirmemem gerektiğini; kendi hamileliğinde de takibini yapan bazı doktorların ismini verdi ve farklı bir gözün değerlendirmesinin daha iyi olacağını söyledi. Ayrıntılı ultrasonun genelde 20-21. haftalarda yapıldığını biliyordum ama doktoruma güvendiğimden ve erken yapılmasının daha iyi olduğunu düşündüğü için bir şey demedim. Önümüzdeki hafta kuzenimin düğünü için İstanbul’a gidecek, oradan da bir hafta ailemle ve memleketimle hasret gidereceğim için yolculuğa çıkmadan yaptırmanın daha iyi olduğuna karar verip, randevumu aldım. Artık heyecanla bekleyeceğimiz nur topu gibi bir randevumuz daha oldu.

Sevgiler,

Nazlı

Yazar Hakkında

NAZLI TANTOĞLU – 31 yaşında, çocukluk aşkıyla 6 yıldır evli. Ankara’da yaşıyor. Aşırı tipik bir Kova burcu. Kışı hiç sevmeyen bu kış çocuğu günün birinde sıcak bir memlekete yerleşip yaşlanmayı hayal ediyor. Okumayı, konuşmayı ve yemek yapmayı çok seviyor. Gebeliğiyle birlikte mecburi ara verdiği Yemekçinin Mekanı isimli bir de yemek bloğu var.

Nazlı’nın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

3 yorum

  1. Tayinin hayırlı olsun:)
    Evet kıymetli tüp bebek diye bir düşünce var maalesef, bana da ilk doktorum bir daha gebe kalman çok zor o yüzden hiç risk almayalım sezaryen yapalım dedi. Ben de doktorumu değiştirdim:) Şimdi 24. haftadayım.
    Benim gibi tüp bebek sonrası normal doğum isteyen birinin günlüğünü okumak çok keyifli.
    Sevgiler.

    • Teşekkür ederim Zeynep 🙂
      Nereden biliyorlar bir daha gebe kalamayacağımızı inan anlayamıyorum. Normal doğum tü kaka, sezaryen sütten çıkmış ak kaşık. Zorunluluk olursa hem kendimin hem bebeğimin hayatını riske atmamak için sezaryen son çare olarak yapılabilir ama kıymetli deyip, vakti gelmemiş bebeği çekip almak mı doktorluk oluyormuş?
      İnşallah haftalarımızı sağlıkla tamamlayıp, istediğimiz gibi bir doğum gerçekleştiririz.
      Teşekkür ederim değerli yorumun için.

  2. Merhaba Nazlı,

    Senin adına çok sevindim 🙂 Ne güzel bir bebek hediyesi olmuş bu!

    Doktorunun da normal doğumu desteklemesine sevindim, zira send e bebeğini tehlikey atacak bir şey yapmak istemezsin ama bu noktada doktorun fikri ve seni destekliyor olması moral verici oluyor.

    Sevgiler.