6 Yorum

Türkan’ın İkinci Gebelik Günlüğü, 26. hafta

Merhaba sevgili Blogcu Anne okurları,

Geçen hafta seçim dolayısıyla haftasonunu çalışarak geçirince haftaiçini çok zor atlattım.

Dinlenmeden çalışmaya devam etmek hele de hamileyken oldukça zor. İkinci trimester’ın sonlarına yaklaştığımız günlerde bir haftadır uyku isteğimde de bariz bir artış oldu. Akşamları eve gidip yemek yedikten sonra yapmak istediğim tek şey uyumak. Gündüz kendimi dinç hissetsem de akşam pilim bitmiş oluyor ve en geç saat 10 gibi uyuyorum, ya da uyuyakalıyorum diyelim… Bunda belki ısınan havanın ve oksijen azlığının da etkisi var.

Ayrıca ikinci gebelikte ilgilenilmesi gereken bir çocuk daha olunca iş dönüşü kalan enerjimi de ona harcıyorum ve geriye zaman kalmıyor. Bu konuda canımı sıkan yapmak istediğim birkaç şeye zaman ayıramamak. Mesela okumak istediğim kitapları istediğim hızda okuyamıyorum. Hypnobirthing kitabının anca ortalarına gelebildim, her fırsatta açıp devam ediyorum ama sürekli bir şekilde okumayınca bazı bölümleri özellikle uygulamalı kısımları baştan okumak zorunda kalıyorum. Sırada doğumdan önce okumayı hedeflediğim başka kitaplar da var. Şimdi bile zaman ayıramıyorsam doğumdan sonra çok daha zor olur.

Turkan26

Eşimin desteğini inkar edemem, özellikle oğlanla çok ilgileniyor sağ olsun, yorulmamam için de elinden geleni yapıyor. Ev işi kısmını ise daha çok bakıcıyla hallediyoruz. Baba oğul güzel bir ilişkileri var maşallah. Açıkçası arada kıskanmıyor değilim. Oğlum babasına daha düşkün, çok eğlenceli bir anne sayılmam, birçok erkek annesi gibi ben de bu durumdan muzdaribim. Kızım olsaydı çok daha güzel etkinlikler yapabilirdim ama hareketli oyunlara hele ki bu halimde iştirak edemiyorum. Oğlum da bunun farkına varmış durumda, babasıyla koşturmacalı aksiyonlu oyunları tercih ediyor; ikimiz daha çok boyama, lego, oyun hamuruyla oynuyoruz, kitap okuyoruz. Mutfakta zaman geçirmeyi de seviyor, bazen karıştırma işleri veriyorum, arada beraber kek kurabiye yapıyoruz. Böyle böyle güzel zaman geçirmeye çalışıyoruz işte…

Bu hafta bebeğin birkaç eksiğini daha hallettim, 2 nevresim takımı ve ufacık bir yastık aldım, yastık derken anca 1 cm inceliğinde incecik yumuşak bir şey, bir de çok ince bir yorgan aldım. Buralar sıcak olsa da kışın 2 aya yakın yorgan ihtiyacı duyuluyor. Kıyafet konusunda bir eksik yok gibi şu anda. Kendime pijama ve gecelik almam gerek.

Bence en önemli ihtiyaçlar emzirme konusunda duyulacak malzemeler, gerisi daha kolay telafi edilebilir. Her annenin -çalışsın çalışmasın- bir süt pompası olmalı, ilk günlerden itibaren hem sütü artırmak hem de bebeğin ememediği kalan sütü boşaltmak için şart, elektrikli ya da manuel, bütçeye-tercihe göre karar verilebilir bence.

Bir de göğüs kalkanı her gebeye tavsiyem. Hastaneye giderken götürülecek listesinde olmalı bana göre. Kalkanı göğüs ucu koruyucusuyla karıştıranlar oluyor, bu aparat emzirirken değil, emzirme harici zamanlarda kullanılıyor. Emzirme sonrasında, kullandığınız göğüs ucu kremini sürüp kalkanı göğsünüzle çamaşır arasına yerleştiriyorsunuz, kalkan iki kapaklı içi yumuşak silikon yapıya sahip, göğüs ucu iki kapak arasındaki boşlukta kalmış oluyor ve böylece herhangi bir yerle temas etmiyor, nemli kalmıyor, tahriş olmuyor. Diğer emzirme kurallarına da dikkat edince hiç yara yaşamadan bu süreci atlatmak mümkün, bir süre sonra zaten ihtiyaç duyulmuyor.

Burada büyük bir mağazada bulabildim neyse ki. Şaşırdım, çünkü emzirme konusu hiç yaygın değil. Doğumdan 3-4 gün sonra taburcu oluyorsunuz ve bu süre boyunca bebeğinizi sadece siz isterseniz ve özel talepte bulunursanız emzirmeniz için getiriyorlar, istemezseniz siz yatıp dinlenirken bebeğiniz bebek bakım odasında kalıyor ve mamayla besleniyor. Muhtemelen aynı düzen eve geçince bakıcılarla yürüyor. Annelerin, dendiğine göre estetik kaygılarla ve bilgi eksikliğinden, bana kalırsa açıkca tembelliklerinden, bebeklerine anne sütü vermek gibi bir endişeleri yok. Belki Batılı ülkelere göre bazı konularda hala gerekli seviyelere gelmemiş olabiliriz, ama emzirme konusunda oldukça bilinçli bir anne profili var Türkiye’de. Etrafımda bebeğine ilk andan itibaren anne sütü verebilmenin endişesini yaşamayan bir anne görmedim. Ha koşullar mama vermeyi gerektirir o ayrı tabii…

Kendim de dahil olmak üzere bebeğini emzirmek isteyen her anneye bebişini kucağına alır almaz bol bol süt diliyorum…Haftaya görüşmek üzere…

Türkan

Yazar Hakkında

TÜRKAN C. DAĞDEVİREN – 32 yaşında, diplomat. 3,5 yaşındaki oğlu ve sevgili hayat arkadaşıyla geçici olarak Suudi Arabistan’da yaşarken 2 sene sonrasında nerede olacaklarını ve hayatının kalanında hangi ülkelerde yaşayacağını bilmemenin keyfini çıkarıyor. Her şeyden önce sağlıkla kavuşmak, sonrasında SSVD arzusuyla ikinci bebeğini bekliyor. Kitap okumayı ve kanaviçe işlemeyi seviyor.

Türkan’ın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

6 yorum

  1. Merhaba Türkan,
    Ben 24+1 haftalık hamileyim yazılarını keyifle takip ediyorum.
    İlk gebeliğim ve kafama en çok takılan şey emzirme ya doğar doğmaz sütüm gelmezse diye endişeleniyorum.Bazen bir kaç gün sonra gelebiliyormuş.E peki o 2 , 3 gün de bebek ne ile beslenecek mama mı? O zaman da meme emmesi güç olmaz mı ilk gebeliğin verdiği tecrübesizliklerle kafamda deli sorular.

    • burcu dayanamadım türkan’dan önce yazayım dedim 🙂
      ben sezaryen ile doğum yaptım ve süt gelmezse diye endişelendim. ama geliyor korkma. hiç endişelenme doğurunca süt de geliyor. prematüre doğum yapan annelerin bile sütleri geliyor. hamilelik boyunca memeler bu iş hazırlıyorlar kendilerini ve doğum olur olmaz da salıveriyorlar 🙂

      ikiniz de sağlıkla alın bebeleri kucağınıza..

      • pelin haklısın bedenimiz ne yapması gerektiğini biliyor esasında:) bebeklerimize bol süt inşallah:)

    • Burcu merhaba çok teşekkürler, ilk oğlumda emzirme konusuna hiç odaklanmamıştım yani aklıma “ya sütüm gelmezse” sorusu gelmemişti bile, tecrübesizliğin güzel yanı olsa gerek:) sezaryene rağmen sütüm hemen geldi, hastanede 1 gün kaldım ve şekersiz rezene çayı veriyorlardı. eve geçince humana’ya başladım ve kayısı üzüm elmadan oluşan yine şekersiz komposto yaptık sürekli onu içtim. 2.gün sağmaya başladım ben pompayla. bu sefer de inşallah öyle yapacağım. Normal doğum yapıp 3 gün sütü gelmeyen arkadaşım da oldu, mama verdiler ama sonra sütü öyle güzel geldi ki 2 sene emzirdi bebeğini. ilk günler gelmezse mama veririz biz de.. ama hergün şimdiden telkin vermek “bedenim bebeğim için gerekli sütü hazırlıyor ve doğumla birlikte bebeğim için gerekli sütü salgılamaya hazır” şeklinde telkinler öneririm. gelecek zaman değil şimdiki zaman kullanarak… sevgiler:)

      • teşekkür ederim kızlar bilgilendirme için.Haklısın pozitif düşünmek lazım.
        İnşallah sağlıkla alırız bebelerimizi kucağımıza ve doya doya emziririz 🙂

    • Burcu merhaba, sutun tam olarak gelisi 2-3 gun surebiliyor evet. Benim iki dogumumda da 2 – 2,5 gun surdu. Ama bebek dogar dogmaz kolostrum denilen sari sivi geliyor ve sut tam gelene kadar bebek onu emiyor. O bebegin bagisiklik sistemi icin cok faydali ve de yeterli. Eger normal kilosunda dogmussa mama ile takviye yapmaya gerek yok sut henuz gelmedi diye. Onun yerine bol bol emzirmeni oneririm. O kadar emzirince gogus uclari yara oluyor biraz, onu da gogus ucu kremi ve emzirme sonrasi kullanilan gogus ucu kalkanlari ile halledebiliyorsun. Gumus gogus ucu kalkanlari var, bulabilirseniz cok tavsiye ederim (http://www.silverette.com/en/silverette-cups.php). Kolay gelsin