0 Yorum

Reyhan ve Demir’in Hikayesi

Reyhan ve Demir’in Hikayesi
19 Mayıs 2013, Ankara

Baharın gelişi bana oğlumun gelişini hatırlatır hep… 2 yıl oldu 19 Mayısta. Birlikteliğimizin başka bir boyuta geçişinin 2. yılı bitti…

Şimdi kocaman bir bebek oldu. Çocuk demek daha doğru belki de… Ne kadar büyürse büyüsün, üzerinden kaç yıl geçerse geçsin ben onun doğumunu hiç unutmuyorum. O anı ve o güne giden her sahneyi tekrar tekrar yaşıyorum 2 yıldır… Daha kaç yıl daha böyle gidecek bilemiyorum tabii…

Reyhan3

23 Mayıs’tı 40. haftamızın bittiği gün. Daha çok vardı. Öyle hissediyordum. Belki de hamileliğimin bitmesini istemediğim için öyle hissetmek istiyordum. Çok güzel bir hamilelik geçiriyordum. Çok sağlıklıydık, her şey çok keyifliydi. Geçen her gün ona kavuşacağım ana yaklaşırken, ondan ayrılacağım ana da yaklaşıyordum. Tek vücut olamayacaktık bir daha. Bu yüzden son günlerimizi iyi değerlendirmek ve bize bol bol anı bırakmak istiyordum.

Her ne kadar doğuma az bir zaman kaldığını hissetmesem de zihnen doğuma hazırdım. Allah sağlık sıhhat verdiği sürece oğlumu gelmek istediği zaman normal yollarla kucağıma almak istiyordum. Normal doğum konusunda kendime güveniyordum. Sporu hayatımın vazgeçilmez bir parçası yapmıştım. Hamileliğimin 12. haftası bittikten sonra düzenli şekilde spor yapmaya devam ettim. Karnım büyüdükçe spor yapmak daha da hoşuma gidiyordu. Hamile bir kadının spor salonunda olmasına çok fazla alışkın olunmadığı için bazen tepki de alıyordum çevremdekilerden. Ama spor yapınca kendimi o kadar iyi hissediyordum ki son güne kadar spor yapmaya devam etmek istiyordum. 39. haftamın bittiği gün spor salonundaki eğitmenler artık spor salonuna gelmemi rica ettiler. Sanırım spor salonunda doğum yapmamdan korktular. Son haftadaydık ama bana göre ben hala spor yapabilirdim ve yapmalıydım. Eşime son bir kez daha gitmek istediğimi söyledim tabii oğlum müsaade ederse. Ama eşim istemedi. Oğlum ne düşünüyordu acaba bu konuda…

Birkaç gün önce Burdur’dan annem gelmişti. Normal şartlarda annemle ve eşimle geçireceğim son hafta sonuydu. Bu yüzden iyi değerlendirmek istiyordum. Beraber Eymir Gölü’ne gittik. Eymir Gölü’ne gidenler bilirler. Arabanızı park edip en az 2 km yürüdükten sonra oturabileceğiniz mekânlara varabilirsiniz. Bizde arabamızı park ettik ve başladık yürümeye. Yürüdükçe annem ve eşimin tedirginliği arttı. Ya o anda bir şey olsaydı ne yapardık, araç girişine kapalı bir yerdeydik sonuçta. Ben ise çok rahattım, o an doğuracak değildim ya… Öncesinden sinyal verecekti vücudum… Uzun bir yürüyüşün ardından oradaki lokantaların birine oturduk , yedik, içtik ve artık dönme zamanıydı. Geldiğimiz yolu geri yürüdük ve doğum yapmadan önce yapmak istediğim bir şey vardı. Eymir Gölü’nün etrafını dolaşmayı çok istiyordum. Annemin ve eşimin itirazına aldırmadan gölün etrafını dolaşan servislerden birine bindik hemen. Saat 7 olmuştu ve serviste hoplaya zıplaya gölün etrafını dolaştık. Neyse ki annemin ve eşimin derin bir oh çekme zamanı gelmişti çünkü artık eve geri dönüyorduk.

Eve dönüyorduk ama daha benim işlerim bitmemişti. Ya sonrasında zaman bulamazsam, ya oğlum doğarsa ve ben o doğmadan önce almak istediklerimi alamamış olursam… Hiçbir şey olmazdı tabii ki, o sağlıkla doğsun başka bir şey istemiyordum ama zamanım varken almak istiyordum. Aslında bu oyuncağı hamile kalmadan önce gözüme kestirmiştim ve hamile kalır kalmaz alacağım demiştim. Ama nedense 9 aydır içimden almak gelmemişti. O gün ise o oyuncağı ne yapıp ne edip almam gerektiğini düşündüm. Evimizin yanındaki alışveriş merkezinden geçerken eşim ve anneme birkaç şey alacağımı ve hemen eve geleceğimi söyleyerek arabadan indim. Ben AVM’de dolaşırken saat nerdeyse 9 olmuştu. İstediğim oyuncakları alıp eve gittim. Annemle ve eşimle aldıklarımı oğlumun odasına yerleştirdim.

O gün çok yorulmuştuk hepimiz. Hemen uyumak istiyordum ki saat 10.30 gibi hafif belim ağrımaya başladı. Başlangıçta eşime ve anneme hiç çaktırmadım. Dikkate alınacak bir şey değildi bana göre. Ne de olsa bu ağrılar birkaç gün sürecekti. Nedense böyle düşünüyordum. Belim ağrıyınca tuvalete gitme ihtiyacı hissediyordum. Ve sonrasında rahatlıyordum. Saat gece 12 ye geliyordu ve biz 39+2 deydik. Uyumak istemiyordum. Uyuyarak zaman kaybetmek istemiyordum. Oğlumla ilgilenmek istiyordum, ona odaklanmak istiyordum.

Onun ultrason fotoğraflarını tarih sırasına göre dizdim. 17 Mayıs’taki doktor randevumuzu defterime yazdım. Artık yatıp dinlenmem gerekiyordu. Annem uyumuştu, eşim doğum belirtileri ile ilgili internette araştırma yapıyordu. Bense yatak ve tuvalet arası gidip geliyordum. Bir an önce sabah olsun istiyordum. O sırada eşim bir internet sitesinden şu cümleyi okudu “Bazı kadınlar doğum başlamadan hemen önce ishal olabilirler” ve sonrasında “hazırlan hastaneye gidiyoruz” dedi. Ama benim çok ağrım yoktu ki. Sadece belim birazcık ağrıyordu. Sonraki cümlesi beni de ikna etti ve dedi ki “senin acı eşiğin yüksektir, belki de ağrıyı hissetmiyorsun.” Evet çok haklıydı. Benim acı eşiğim çok yüksekti. Bu cümlenin ardından hastaneye gitmek için ikna olmuştum ama önce duş almalıydım. Eşim panik olduğu için hemen hastaneye gitmek istiyordu. Annemi uyandırıp hemen yola koyulduk.

Arabada giderken ağrımın zamanını tutmaya başladık. 00.39, 00.42, 00.45… evet ağrım 3 dakikada bir oluyordu. Zamanı gelmiş miydi acaba? Saat 1’de hastaneye varmıştık. Hemen nöbetçi doktor muayene etti ve “8-9 cm açılma var, doğumun %95’i bitmiş, yarım saate kadar doğum gerçekleşecek” dedi. Nasıl yani, bu kadar çabuk mu? Hani birkaç gün ağrım olacaktı, hani uzun saatler sancı çekecektim. Minik oğlum işin çoğunu bana haber vermeden kendi başına halletmişti.

Hemen doktorum arandı. O ana kadar doktorumu hiç aramamıştım çünkü en ufak bir ağrım olmamıştı. Bu yüzden o da şaşkın bir halde hastaneye geldi. Bana her şeyin yolunda olduğunu ve çok kısa zaman sonra oğluma kavuşacağımı söyledi. Epidural verilmesini istemiyordum, ne yaşamam gerekiyorsa hepsini yaşamak istiyordum ki epidural verilebilecek seviyeyi geçmiştik zaten. Belirli aralıklarla sancım geliyordu. Artık top bendeydi. O esnada doktorumun “Reyhan, saçlarını görüyorum, hazırsan seni doğumhaneye alacağım” dedi. Tabii ki hazırdım, hem de bütün varlığımla. Çok az kalmıştı ki, doktordan üstten bastırmalarını istedim. Ve son ıkınmada üstten bastırdılar ve İşte hayatımın en güzel, en vazgeçilmez, en özel anını yaşadım 19 Mayıs 2013 tarihinde saat 2.25’te.

Reyhan2

Yaşamaya doyamadığım, geride bıraktığım her dakikayı özlemeye başladım an oldu benim için. Sonrasında bebeğimin kontrolleri yapıldı, plasenta çıkarıldı. Ve bebeğimi doya doya öpme, koklama, emzirme vakti geldi. İnanamıyordum… Saat 10.30’da ağrım başladı, 1’de hastanedeydik, 2.30’da bebeğim kucağımdaydı. Bu kadar çabuk mu olacaktı? 4 yıldır hayatımın vazgeçilmezi haline gelen spor yapma alışkanlığım sanırım bana çok yardımcı olmuştu. Oğluma kavuşma anımı kolaylaştırdığına ve çabuklaştırdığına inanıyorum …

Bebeğim doğduktan sonra aylarca cumartesiyi pazara bağlayan gece saat 2.25’te uyandım. O anı hiç unutmak istemedim ve unutmadım. Demir’in kardeşi olur mu bilmiyorum ama o öyle güzel bir an ki, vücudumdan onun çıkısına tanık olmak harika bir duygu, tarifi yok. Defalarca doğum yapabilirim, o anı defalarca yaşayabilirim. Çektiğim acının hiçbir önemi yok ve ben bu acıyı tekrar tekrar yaşamak isterim.

Doğum ne demek diye bana sorsalar ayrılmak ve kavuşmak derim. Ben aylarca bebeğimden ayrıldığımı hissettim. O kucağımdaydı, beni emiyordu ama bedenimde değildi. Ayrılmıştık sanki… Herkes ona kavuşmuşken ben iki duyguyu bir arada yaşıyordum. Ayrılık ikimize özel bir duyguydu. Kavuşmayı ise herkesle beraber yaşıyorduk… Doğum… Ayrılık ve kavuşma….

Canım oğlum, bana harika bir hamilelik dönemi ve çok özel doğum anı yaşattığın için çok teşekkür ederim. Ve 2 yıldır bana yaşattığın her şey için çok teşekkür ederim.

Reyhan1

***

Pozitif doğum hikayeleri, kadının bedenine ve tercihlerine saygı duyan, doğumun doğallığını ve mahremiyetini dikkate alan, tıbbi müdahelelerin minimum kullanıldığı ya da gerekmedikçe kullanılmadığı doğumların paylaşıldığı hikayelerdir. Pozitif Doğum Hikayeleri hakkında buradan daha fazla bilgi alabilir, diğer hikayeleri buradan okuyabilir, paylaşmak istediğiniz bir hikayeniz varsa buradan bilgi alabilirsiniz.