9 Yorum

Öznur’un Gebelik Günlüğü, 39. hafta

Gebeliğin her dönemi kendi içinde zor. İlk trimester mide bulantıları, halsizlik, uykusuzlukla geçiyor. Yaşarken en zor dönemi bu olmalı diyorsun. O uykusuzluk ile sabahın köründe uyanıp işe gitme zorunluluğu, trafik yüzünden akşam geç saatte eve ulaşmalar ve bir-iki saat içerisinde koltukta sızmayla sonuçlanan bir dönemdi. Yeni evliydik ve eşimle görüşemiyorduk bile. Geçtim  işyerindekileri, servisteki insanlarla bile eşimden daha çok zaman geçiriyordum. Kanamam da vardı üstelik, düştü mü yaşayacak mı derken geçirilen endişeli zamanlar vardı.

İkinci trimester daha kolay geçer derler, ama bizim için öyle olmadı. 11. Hafta aldığımız ense kalınlığı haberi ile ilkinden daha zor bir döneme girmiştik. Amniyosentez, genetik testler derken 7. ayda hala akibetimiz belli değildi.3. trimestere da bu endişelerle girdik.

Şu an “sanırım en zor dönem bu” dediğim günleri yaşıyorum. Nefes alamıyorum, uyuyamıyorum. Doktorum doğumun kolay geçmesi için bazı egzersizler yapmamı ve günde yarım saat tempolu yürümemi tavsiye etse de ben çoğu zaman ağrılarım yüzünden mutfağa bile zor gidiyorum. 6. ayımda banyoda ayağım kaymıştı, kasığımdaki bağlarda bu yüzden bir zedelenme olmuş, bebeğin kafası aşağıya indikçe ağrılarım artmaya başladı. Bu yüzden artık çok fazla hareket edemiyorum. Ve bunlar yetmiyormuş gibi bir de kolestaz sahibi olduk bu hafta. Neyse ki karaciğer değerlerim henüz çok yükselmediği için ilaç kullanımına şimdilik başlamıyoruz. Losyonlar ve soğuk duş ile hafifletmeyi umut ediyorum.

Oznur39

Ve tüm bu –maalesef- sorunlu geçen gebelik dönemine rağmen  “dur daha bunlar iyi zamanların” uyarıları beni korkutmadı şimdiye kadar.

Bir bebek sahibi olmak ve onu yetiştirmenin ne kadar zor olduğunu az çok tahmin edebiliyorum ama demek ki dünyanın en güzel şeyi, yoksa bu kadar kadın aynı anda delirmiş olamaz değil mi?  Ya da Elif’in hamilelik haberine özenip “acaba ben de hemen ikinciyi mi yapsam?” dememin sebebi ne olabilir? Yani bu aşırı derecede hamile halimle yerimden bile zor kalkar durumdayken yeni hamileye özeniyorsam, yukarıdaki sorudaki “acaba” kelimesini kaldırmak mı lazım acaba?

Bakalım, kısmet… Hele biz kızımız sağlıkla dünyaya gelsin de.

Ördek dudaklı kızım bu hafta 3.460gr. olmuş. Boyu 50cm. Her hafta bize birbirinden güzel pozlar veriyor. Yanaklar epey dolmuş. Geçen hafta girdiğimiz diyet işe yaramış, bir haftayı yaklaşık 200gr alarak geçirmişiz. Göbek çevresi 10 gün önde çıkmıştı, bu hafta daha normal buldu değerleri doktorumuz.

NST de hala kasılmam yok, hal böyle olunca açılmaya bakmadı bile. Ben “gelsin artık” diye dert yandığımda bile “42’ye kadar yolu var, hiiç şikayet etme” diyerek çenemi bir güzel kapattı. Yok şikayet değil de, artık görmek istiyorum kızımı doktorcuğum.

Bu haftanın en komik olayı da kedi severken görüp “sen ne tatlısın” diye sevdiğim bir kız çocuğunun arkamdan “sen de çok şişkosun” diye bağırması oldu.  Kendimi 3 yaşındaki çocuğa “ama, ama ben hamileyim, bebek var orada” diye açıklama yaparken bulmak da ayrı bir komediydi.  Acımasız oluyor bu çocuk milleti vallahi ama pek de haksız bulamıyorum yavruyu.

Haftaya görüşmek üzere,

Öznur

Yazar Hakkında

ÖZNUR – İstanbul’da yaşayan, günde yaklaşık 4 saatini trafikte geçiren, tahammül sınırlarını oldukça genişletmiş ama bunun yanında sinir sahibi olmuş ve günün birinde delirip mutlaka Ege’ye yerleşecek olan (klasik) bir bilişim sektörü çalışanıdır. 38 yaşında olup, ilk gebeliğini anlatıyor.

Öznur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

9 yorum

  1. 3 yasindaki bir cocuga karnimda bebek var demek ne kadar dogru bilemiyorum. Sonucta onun anlayabilecegi bir sey degil bu. tamam cocuklara yalan soylememek lazim ama her dogruyu da her yerde soylememeli bence. Kizim tam 3 yasindayken kardesi oldu ve Ben ona kardes gelecegini son bi ayda soylemek isterken insanlar in kardes mi geliyo diyip durmalarindan bikmistim. Belki Ben gec soylemek istiyorum. Daha karnim bile belli degil ken neden kucucuk cocuga bunu soylemek zorunda lar anlamiyorum. Karnim da bebek var da demedim hic ama yasit arkadaslari biliyordu ve annenin karninda mi diyorlardi. O da ayri can sikici. Kizim pek anlamamisti arkadasindan duydugunda ama dogum dan sonra hastanede kaldigimizda birilerinden ogrenmisti ve cok etkilenmisti. Bence hazir degildi. Neden insanlar bu kadar patavatsiz anlamiyorum. Bi ton soru sordu sonrasinda. Nasil girdi ve nasil cikti gibi. Benim de karnima girer mi vs. erken den bu sorulara maruz kaldik. Ya birakin cocuklar Her seyi hemen ogrenmesin. Yasina uygun ogrensin. Sonrasinda aciklicaz diye kirk takla atiyoruz. Halbuki keske yasi uygun oldugunda ogrenseydi bunu.

    • Tuğba hanım ben çocuğumu “gerçeklerle” büyüteceğim. Yaşadığımız her olayın her yaş grubuna uygun bir açıklaması var aslında. Ölümün ve doğumun bile. Psikolojisini korumak adına olayları olduğu gibi aktarmamanın yani aşırı koruma duygusunun ilerde daha büyük zararları olduğunu düşünüyorum. Tüm arkadaşları olayın doğrusunu bilirken ve dillendirirken onun hiçbir şeyden haberinin olmaması daha büyük bir problem bence. 3 yaş çocuğunun soru sorması kadar da normal birşey yok, doğru anlatılınca herşeyi doğru anlayabilirler. Bunu patavatsızlık olarak değerlendirmiyorum ben.

      Ben kendi yeğenime karnımın neden büyük olduğunu kendi yaşına uygun bir dille anlattım, hiç de zorlanmadı kabullenmekte yaşı küçük olmasına rağmen. Elbette sperm ve yumurtalardan ya da leyleklerden bahsetmedik. Bu olayın belli zamanlar ve belli koşullar gerçekleştiğinde olabileceği yine uygun bir dille anlatırsa kendi içinde korkular da yaşamıyorlar.

      Ben anlatmasaydım, yeni bebeğe o da hazır olmayacaktı. Halbuki 2 haftaya kadar kollarımda görecek zaten, gerçeği görmesini nereye kadar erteleyebilirim ki? 5 yaşına kadar mı? O zaman mı hazır olacak? Birdenbire kollarımda bir bebek görmesi -ki ikisine de annem bakacağı için birlikte büyüyecekler- daha mı az travmatik?

      Anlattığım olay da her iki taraf için de komik bir olaydı, çocuğun annesi de güldü, ben de, eşim de, çocuk da. Çocuklar gerçeklerle büyütülürse çevreden duydukları da travmatik olmayacaktır bence.

  2. Selam Oznur,
    cok zor stresli gecti hamileligin ama cok saglikli bir kizin olacak en nihayetinde. Mutluyum senin adina.
    Ben cok agirlasmadan tatile ciktik. Normalde bir gunde arabayla kilometrelerce yol yapar bir gunde iki plaj uc kasaba gezerdik de simdi yarim saat mesafedeki yere bile gitmek gozumde buyuyor 🙂 Bol bol yatip yuvarlanmali geciyor bu tatilim.
    Pff bana da diyen oluyor, bunlar iyi gunlerin hele bi dogsun diyenler. Her seyiyle kabulum evladim. Ama ben de annemi cagirdim valla, ilk uc ay yanimda olacak 😉
    Umarim cooook kolay gecer dogumun, keyifli gecer dogum sonrasi gunleriniz.
    Opuyorum

    • Deniz selam,

      Annene söyle ağaca falan çıkmasın bu aralar 🙂 Benimki geçen hafta ağaca çıkıp meyve toplarken düştü ve topuğunu parçaladı. Dün de ameliyat oldu. Bizim de planlarımız doğum sonrası 1 ay kadar beraber olmaktı ama şimdi doğumda da , sonrasında da yanımda olmayacak 🙁 neyse sağlık olsun deyip bu kadarla atlattığımıza seviniyoruz artık.

      İyi dileklerin için çok teşekkürler 🙂 sevgiler

  3. İnşallah sağlıkla kucağınıza alırsınız bebeğinizi! Hiç takılmayın ” Bunlar iyi günleriniz” diyenlere. Bebek denen canlı 🙂 verdiği tüm yorgunluğu bir iç çekişiyle, bir memeye uzanışıyla, bir gülümseyişiyle,kafasını omzunuza yaslayışıyla alıverir. İçinizden ( ya da bazen dışınızdan 🙂 ) ” Uyuuuuu artıııık ” deyip, o uyuduktan sonra fotoğraflarına bakarken buluverirsiniz kendinizi. İnsanoğlu dertleri paylaşmakta pek cömert ama güzellikleri, ödülleri paylaşmakta pek cimri. Hele bizim toplumumuz felaket tellallığını pek seviyor. Dünyanın en meşakkatli ve emek isteyen işi evet ama öyle bir tatmin duygusu yaşıyor ki insanlar 2.yi, hatta 3.yü yapıyor :). Bu kadar insan ( haydi ilk seferinde bilmiyordu başına gelecekleri ya devamında? ) milyonlarca yıldır yanılıyor olamaz herhalde. Su gibi bir doğum olsun inşallah, bebeğinizle ve sevdiklerinizle sağlıklı, huzurlu yıllarınız olsun!

  4. Ayy Ada kocaman olmuş 🙂 keyfi hala yerinde galiba orda, çıkmaya niyeti yok 🙂

  5. Merhabalar 39.hafta fotograflariniz var benim 27.hafta ve ayni büyüklükte karnimiz öznur hanim.allah saglikli sihhatli bebeklerimizi kucagimiza almayi nasip eder insallah.Sola doğru yatmayı öneriyorlar fakat sol tarafima hic yatamiyorum bel agrilarimdan saga yöneldim oglusum da hep sag tarafimda duruyor. bu konuda bilginizi paylasabilir misiniz?

    • Ceren sana da maşallah o zaman. Çünkü benim göbeği görenler “kesin ikiz” yorumunu yapıyor. Biraz önce gidiyoruz göbek bakımından.
      Evet sola yatış öneriliyor, hem bebeğin daha iyi beslenebilmesi hem de nefes alıp verişin daha rahat olması bakımından. Ama ben de her ne kadar sola yatmaya dikkat etsem de sağ tarafımda daha rahat ediyorum. Sol tarafa yatınca kalbim sıkışıyor gibi hissettim hep. Sağ-sol idare ediyoruz yani bir şekilde. Ancak bebekte beslenme yetersizliği ya da kilonun geriden gelmesi gibi bir problem varsa daha fazla dikkat etmeniz gerekiyor diye biliyorum, bu durumda sol tarafa yatılmasını tavsiye ediyorlar.