7 Yorum

İki çocuklu hayat zormuş

Sevgili Blogcu Anne okurları,

Çoook uzun bir aradan sonra tekrar Merhaba! Ben bir lohusa depresyonuna girip geldim de.. Uzun Türkiye tatilimizden sonra iki çocuklu hayatın gerçekleriyle yüzleşmek biraz korkuttu beni. “Beklentilerim neydi, şimdi bu ne?” oldum. İçime kapandım, hayat bundan sonra hep çok zor zannettim, bir daha kendime hiç vakit ayıramayacağımı, sevgilimle artık sevgili olamayacağımızı düşündüm. Çocuklarla alakalı “olağan” sayılabilecek bir iki olay ruh halim aşağılarda olduğu için kafamda büyüdü. Geceleri uykumu kaçırdı.

Ama işte birkaç haftadır bulutlar dağılmaya başladı. Yeniden yazılarıma dönmeyi planlıyorum ve çok istiyorum o zamandan beri ama bu kadar zamandır yazmadığım için kafamda büyüyordu günlükler ben o kadar şeyi nasıl toparlayıp da yazacağım diye. Sonra Elif’in sürpriz yumurtasını öğrenince, o itici gücüm oldu işte. İçim coştu desem daha güzel ifade etmiş olurum sanırım. Yalnız ne kadar çok çok çocuklu anne (bir tane daha çocuk istiyorum diyen babaya rastlamadım henüz yorumlarda) “Ay bir tane daha mı olsa ne güzel olur!” diyor. “Şimdilik” deli misiniz siz anneler diye gözlerimi kocaman açarak bakıyorum ekrana.

IMG_1799

Şekerim bu iki çocuğun ajandası ne kalabalık oluyor. Oyun grubu, dişçisi, doktoru, aşısı, anne grubu, aktivitesi hiç eksik olmuyor. Olmasın da ama evin işi de kendiliğinden olmuyor. (Olsa keşke!)

Neyse bir yerden tekrar yazmaya başladığıma çok memnunum. Bu sefer kendime sözümdür artık düzenli yazacağım. Paylaşmak beni rahatlatıyor, mutlu ediyor.

İki çocuklu hayat gerçekten çok zormuş. Her şeyi geçtim, ruhsal açıdan bir kere çok zormuş. Sadece Efe varken ben Efe’ye bakardım. Ender bana bakardı. (ya da tam tersi) Bu kadar çok çıkmazda hissetmezdim(k). Şimdi çoğunlukla Ender Efe’yle, ben Deren’le ilgileniyorum. Biz birbirimize bakamıyoruz. Bence sorunların çoğu da buradan kaynaklanıyor zaten. Fakat mühim olan bakış açısını değiştirmekmiş bunu anladım. Sürekli bu günlerin geçici olduğunu hatırlatması gerekiyor insanın kendine.

IMG_1303

Haftaya uyku, beslenme, kardeş kıskançlığı gibi iki (küçük) çocuklu hayatın ana başlıklarıyla tekrar burada olacağım.

Sevgiler,

Sanem.

Yazar Hakkında

Danimarka’da, küçük deniz kızının ve çirkin ördek yavrusunun şehrinde, çekirdek ailesi ile yaşıyor. Seyahat etmekten, güzel yemekten ve güzel müzikten hoşlanıyor.

Sanem’in Anne Günlüğü’nü buradan takip edebilir; gebelik günlüğü yazılarını buradan okuyabilirsiniz 

7 yorum

  1. Lütfen yazın Sanem hanım 🙂 Deren hanım ve Efe beyle hayat nasıl geçiyor merak ediyoruz. En son vagon gibi bişeyde ınstagramda gördüm 🙂

  2. Kızım 48 günlük oğlum 25 aylık …. Motive ediyorum kendimi bugünlerin geçeceğine inanmaya çalışıyorum , olacak mı dersiniz.
    Sizin Çocuklarınızın arası ne kadar ??

  3. karamela sepeti

    Sanem, peki ilk çocukta da böyle hissetmiş miydiniz? ben ilkinde öyle dağıldım ki, ikinciye cesaret edemiyorum/edemiyoruz, yine dağılacağım diye :'(
    tekrar tebrikler, kolaylıklar dilerim

    • Evet! Ilkinde de bir iki ay kadar psikolojik olarak kotu hissettim. Ustelik benim bebeklerimin ikisi de gece uyuyan bebekler. Sanirim sorumluluk almak, hayatin tamamen degismesi biraz sarsici oluyor ama artik tadini cikarmaya bakiyorum. Gundelik isleri dert etmemeye calisiyorum 🙂