1 Yorum

Nazlı’nın Gebelik Günlüğü, 19. hafta

Baba evinden herkese selamlar.

Buradaki son iki günümüz; zaman su gibi geçti gitti. Hasretle ve sabırsızlıkla beklediğim bu bir hafta nasıl geçti anlayamadım bile. Geçtiğimiz cumartesi İstanbul’a doğru yola çıkmış, alelacele hazırlanmış ve akşam kuzenimin düğününe katılmıştık. Tabii ki benim için oldukça yorucuydu. Düğünde fotoğraf çekmek maksadıyla kalkıp bir iki kez oynadım ama genelde oturarak eşlik ettim oynayanlara. Bu, kapı gıcırtısında oynayan ben için oldukça zordu. Düğün bahanesiyle akrabalar ve tanıdıklarla da görüşmüş oldum. Bebeğim için hayır dualarını eksik etmediler sağ olsunlar. Yorucu ama güzel bir gün geçirdim.

Gelmeden önce annemin hamur işlerine nasıl dayanacağım derken, sağ olsun komşularımız çeşit çeşit yaparak beni yoldan çıkardılar. Dönünce tartıya korkarak çıkacağım kesin. Hamile olduğumu da bildiklerinden yediğim önümde yemediğim ardımdaydı.

Yeme içme konusunda kesin sınırlarım var benim. Senede belki bir kez görebildiğim yakınlarım için bu bir haftada vicdan azabı çekerek de olsa esnettim bu sınırları. Ancak asla ve asla ağzıma gazlı ve şekerli içecek sürmedim, sürmeyeceğim. Babamın ev yapımı şekersiz vişne sularından bol bol içtim. Bahçemizde yetişen erik, dut, kiraz ve vişnelerden doyasıya yedim. Sonradan çok özlüyorum çünkü bunları, evimizi, bahçemizi.

Nazli19

Yola çıkmadan önce ayrıntılı ultrason randevumuzu da gerçekleştirdik geçen hafta. Tüm ultrason boyunca yüzümde bir gülümseme vardı. Doktor tek tek her bir organını incelerken ben de bebeğimin ne kadar büyüdüğüne şaşırıp duruyordum. Tüm ölçümler normaldi ve hatta bebeğim haftasına göre bir hafta ilerideydi. Kalbi, böbrekleri, midesi derken o minik parmaklarını görünce mest oldum. O, minik elleri ve ayaklarıyla o kadar tatlıydı ki! Ben hipnoz olmuş gibi sessizce ekranı izliyor ve doktoru dinliyordum. Doktor her şeyi anlatıyordu ama benim aklıma soru sormak gelmiyordu bile. Eşim doktorla konuşuyor, sorular soruyor ve kalp atışlarını videoya kaydediyordu. Çok güzel ve huzurlu bir yarım saat geçirdik orada. Oğlumuzun her şeyi normaldi ve biz daha ne isterdik ki?

Sanıyorum 9. haftamızdaydık, bebeğimizin ilk kez tomurcuk gibi çıkmış el ve ayaklarını gördüğümüzde. O tomurcuklar o kadar hareketliydi ki ben görünce ne komik deyip kahkahayı basmıştım. Vücudunu hareket ettiriyor, eli kolu durmuyordu. Doktor bu kadar hareketli hallerine denk gelmek her zaman mümkün değil demişti. Eşim daha o vakit bu bebek erkek olacak tahmininde bulunmuştu. Ben de o zaman kesinlikle babasına benzeyecek demiştim. Çünkü eşim hem keyfine çok düşkün hem de asla yerinde duramayan hareketli bir insandır.

Ayrıntılı ultrasonda doktor kısa bir süre dört boyutlu olarak gösterdi bize bebeğimizi. Oğlum sağ kolunu başının altına koymuş, hafif yana dönmüş, bacaklarını çelmiş yatıyordu. Eşime, bu çocuk kesinlikle sana benzeyecek, bu halini de görünce buna tamamen inandım dedim. Doktor o halinin fotoğrafını da verdi bize. Şimdi çıkarıp çıkarıp keyifçi oğlumun fotoğrafına bakıyorum.

Bu arada 17. haftamda ufak ufak pıtırtılar hissetmiştim karnımda. Hareketlerini ne zaman ve nasıl hissederim diye merakla bekliyordum. Ama emin olamadım bizim miniğin hareketleri olup olmadığından. Bu hafta artık özellikle yemek yedikten sonra ayaklarımı uzatmışken başlıyor pıtırtılar. Kısa sürüyor ama mutlu oluyorum, ben buradayım dedikçe miniğim. Baloncuk patlaması, kelebek uçuşması gibi benzetmeleri okumuştum internette ama annemin dediği gibi göz seğirmesi şeklindeydi ilk. İkinci ve son çocuğunu 27 yıl önce doğurmuş olan annemin bunu hatırlıyor olmasına oldukça şaşırdım aslında. Evet, demek ki annelik çocuğu ile ilgili hiçbir şeyi,üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin unutmamakmış aynı zamanda.

Sevgiler,

Nazlı.

Yazar Hakkında

NAZLI TANTOĞLU – 31 yaşında, çocukluk aşkıyla 6 yıldır evli. Ankara’da yaşıyor. Aşırı tipik bir Kova burcu. Kışı hiç sevmeyen bu kış çocuğu günün birinde sıcak bir memlekete yerleşip yaşlanmayı hayal ediyor. Okumayı, konuşmayı ve yemek yapmayı çok seviyor. Gebeliğiyle birlikte mecburi ara verdiği Yemekçinin Mekanı isimli bir de yemek bloğu var.

Nazlı’nın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

Bir yorum

  1. Bizimde İstanbul’da bahçeli bir evimiz vardı ve bundan 5 sene önce satmak zorunda kaldık. Canım sıkkınken bahçeye yalınayak çıkar gezerdim nasıl iyi gelirdi. Meyve ağaçları, çiçekler. Sizin yazdıklarınızı okurken öyle özledim ki bahçemizi. Ne kadar iyi yapmışsınız. Sevgiler.