2 Yorum

Öznur’un Gebelik Günlüğü, 40. hafta

Artık her telefon konuşmamız aynı.

“ Yok, hala doğurmadım.Bekliyoruz.”

Canım arkadaşlarım neredeyse benden daha heyecanlı. Paylaşmak iyi geliyor. Sık sık telefonda görüşüp kızımdan bahsediyoruz. Onu heyecanla bekleyen ablalarını daha fazla bekletmeyiz umarım.

Oznur40

Hamilelik elbette keyifli ve özel bir dönem. Umarım yaşamak isteyen herkese nasip olur ama özellikle ağrılarımın arttığı ve artık maalesef yürüyemez duruma geldiğim akşam saatlerde sabırsızlığım da artıyor. “Artık gel kızım” diye dua eder duruma geliyorum. Ertesi sabah biraz düzelince bu dilekler “İstediğin zaman gel kızım” şeklinde değişiyor. Hem bitsin istiyorum, hem bitmesin.

Yani özetle, “çok acil değil ama çabuk çabuk gelsen iyi olur kızım. Geceden gündüze değil de…”  Off evet tam olarak bu ruh halindeyim. Vehametini siz anlayın artık durumun. Geçici olduğunu ummaktan başka çarem yok.

Salı günkü doktor kontrolünde her şey yolundaydı. Kilomuz (maşallah diyin ablaları) 3.700 gramı geçmiş. Suyu bol, plasenta şahane, açıklık da 1 cm idi.  Ben bunu duyunca biraz heyecanlandım geliyor mu diye ama doğumun tam anlamıyla başlaması birkaç hafta da sürebilirmiş. Net bir işaret değildi yani, zaten bir haftadır da doğum başlamadığına göre pek bir anlamı yokmuş.

Ama eğer normal doğumda kararlıysak ki kararlıyız fazla da gecikmemesi gerekiyor kızımın. Haftada yaklaşık 250-300 gr alıyor. +- 400gr fark eder doğumda, tam ölçemiyoruz dedi doktorum ama eğer 42. haftaya kadar beklersek ve -400gr bile olsa epey tosuncuk olacak gibi görünüyor. Bu da doğumu engeller mi acaba diye düşünmüyor değilim. Geçen hafta hadi bir hafta daha bekleyelim dedik ama bu hafta doktorumla doğumun başlamasını tetikleyecek tibbi birşeyler yapılabilir mi diye konuşacağız. Bir şeyler diyorum çünkü geçen haftaki tuşeden sonra ne yapacağını öğrenmeye korktum ve sormadım. Aslında anlatılanlar kadar korkunç değildi ama sanırım kendimi fazla kastım ve ağrım oldu o gün. Artık kendimi olayın akışına bırakmış durumdayım, bazı şeyleri önceden öğrenmenin stresten başka anlamı olmuyor. Aslında doktorum da ben de olayı akışına bırakma taraftarıydık ama hem benim gittikçe artan sıkıntılarım hem de azıcık hızlı artan kilomuz sebebiyle belki de tetiklememizin faydası olacaktır. Yine de öncesinde konuşacağız tabi, herhangi bir riski varsa ne kendi önerir ne de ben isterim zaten.

Ağrılarımdan dolayı maalesef egzersiz yapamıyorum ama  pilates topu biraz rahatlatıcı oluyor. Madem yürüyemiyoruz o zaman egzersizlerimizi pilates topunda yapalım diye günde yaklaşık 1 saat çalışıyorum. Hafif hafif zıplayabilir ve kalçanla dairesel hareketler yapabilirsin dedi doktorum. Gerçekten de oturmanın ya da yatmanın rahatsızlık verdiği durumlarda işe yarıyor. Bakalım, bu haftaki muayenede kanala girmesine faydası olmuş mu onu da göreceğiz.

Artık haftaya “mutlu son” ile görüşmek dileğiyle,

Sevgiler,

Öznur

Yazar Hakkında

ÖZNUR – İstanbul’da yaşayan, günde yaklaşık 4 saatini trafikte geçiren, tahammül sınırlarını oldukça genişletmiş ama bunun yanında sinir sahibi olmuş ve günün birinde delirip mutlaka Ege’ye yerleşecek olan (klasik) bir bilişim sektörü çalışanıdır. 38 yaşında olup, ilk gebeliğini anlatıyor.

Öznur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

2 yorum

  1. Telefonun olsa bende arayıp sorucam =) Hergün siteyi acaba doğum haberin var mı diye açıyorum… 2 hafta var aramızda başından beri takip ettiğim gebe sensin dolayısı ile 🙂 Sağlıkla gelsin tombiş kızın, bende bu hafta 38’i bitirmiş oluyorum aynı korkularla çok tombikleşmeden normal & sağlıklı gelsin istiyorum oğlum… Bir yandan da dediğin gibi hamile olmayı özleyeceğim galiba….

  2. Ben Ayak refleksoloji masaji yaptirmistim , o mu ise yaramisti bilinmez ama 2 gun sonra dogum baslamisti. Sanirim Istanbulda da var,