17 Yorum

Yeter ki çocuğum eşcinsel olmasın

Aşağıdaki yazı ismini saklı tutmak isteyen bir Blogcu Anne okuru tarafından, LGBTİ Onur Haftası’na atfen kaleme alındı.

***

Şimdi bir oyun oynayalım, test yapalım anneler ne dersiniz?

Ben bir cümlenin başını yazacağım, siz boşlukları dolduracaksınız. Alın elinize kalem kağıdı, oyuna başlayalım.

Çocuğum büyüdüğünde …………. olmasını istemezdim.

Çocuğumun eşcinsel olduğunu benden yıllarca sakladığını anladığımda …………. .

Oğlumun en yakın erkek arkadaşıyla öpüştüğünü gördüğümde …………. .

4 yaşındaki oğlumun sadece bebeklerle oynadığını anlayınca …………. diye düşünürdüm.

18 yaşındaki kızım Ayşe kendisine bundan sonra Ahmet dememizi isteseydi …………. .

40 yaşında lezbiyen kızım anne olmak isteseydi …………. yollarını denerdim.

Çocuğum bana eşcinsel olduğunu açıklasaydı hemen ………….

Evet sorularımız bu kadar…

Çıkan sonuçlara bakalım şimdi de…

Eğer verdiğiniz cevaplar arasında, hemen doktora götürür tedavi ettirirdim, iğrenirdim, erkek oyuncaklarına yönlendirirdim, keşke hiç bilmeseydim derdim, hemen evlendirmeye çalışırdım, doğru insanı bulmadığını düşünürdüm ve benzeri cevaplar varsa, ciddi bir homofobi/transfobiniz var demektir. Homofobi ve transfobi çok ciddi, çok sinsi ve tedavisi çok uzun süren bir hastalıktır. (Homofobi nedirTransfobi Nedir?)

ÇÖZÜM: Çocuğunuzun ve sizin mutluluğunuz için acilen bu hastalıkla mücadele etmeniz gerekiyor. Bu süreç oldukça uzun ve ciddi uğraş gerektiren, psikiyatristlerden, LİSTAG gibi ebeveyn oluşumlarından, Pembe Hayat, Kaos GL, lambdaistanbul, SPoD LGBTİ gibi derneklerden destek almanız gereken bir süreç. Ama yılmayın; evrilmeye, hastalıkla mücadeleye devam edin. Sonuç hepimiz için çok güzel olacak! (LGBTİ terimleriyle ilgili şahane bir sözlük için tıklayın. Çocuğu eşcinsel, transseksüel ebeveynlerin kurduğu dernek için tıklayın.)

Eğer verdiğiniz cevaplar arasında benim çocuğum asla eşcinsel olmaz. Eşcinsellik hastalıktır, genetiktir. Bu çocuklar marjinal ailelerden, boşanmış insanların çocuklarından, şu bölgeden, bu şehirden, şu mezhepten çıkar diye düşünüyorsanız hem ırkçı hem homofobik, hem de önyargılısınız demektir ki durum o zaman gerçekten vahimleşiyor. Homofobi ve transfobi, ırkçılık hastalığına tutulduğunuz ve doğal olarak tedaviyi de reddettiğiniz için, çocuğunuzun eşcinsel veya transseksüel olması durumunda, onu suçlamanız, ondan nefret etmeniz, evlatlılıktan reddetmeniz mümkün. Çocuğunuzun intihara sürükleyebilirsiniz, onu bir ömür boyu mutsuzluğa mahkum edebilirsiniz. Ne yazık ki size sunabileceğim kişisel bir çözüm yok. Umarız bir gün önyargılarınızdan kurtulursunuz ve aslında bunun için en iyi yolun, tüm nefretinize rağmen, nefret ettiğiniz insanlarla birbirinize dokunabilmeniz olduğunu görebilirsiniz.

Eğer verdiğiniz cevaplar arasında ‘eşcinsel bile olsa’ onu sevmeye devam ederdim, hemen yurt dışına götürürdüm, hem zaten benim gey arkadaşlarım da var, çok eğlenceliler (çok gıcık geyler de var emin olabilirsiniz), zaten ben çok açık çok modern bir insanım, homofobi de transfobi de benim yakınımdan bile geçmez diyen bir ebeveyseniz, hiç farkında olmadan, sözde pozitifleştirerek yine ayrımcılık yapıyorsunuz, yine çocuğunuzu ötekileştiriyorsunuz demektir. Burada çok sinsi haller var. Unutmayın, eşcinseller dahil hiç kimse ben homofobimi yendim. Bu iş bitti diyemez. Bunun sonu yok. Evrilmeye, okumaya, birbirimize dokunmaya devam edeceğiz.

Eğer verdiğiniz cevaplar arasında, çocuğum aşık diye sevinirdim, çocuğumun istediği cinsiyet kimliğine kavuşması için gereken her şeyi yapardım, oğluma yeni yeni şahane bebekler alır, yüzündeki mutluluğu görmek isterdim, kızımın anne olması için hemen evlat edinme yollarını araştırırdım, çocuğumun eşcinsel olduğunu sakladığını öğrendiğimde ben nerede hata yaptım diye düşünürdüm, çocuğumun yalancı olmasını istemezdim, yeter ki onursuz olmasın gibi cevaplar varsa, ne mutlu size ve sizin çocuğunuza! Yalnız unutmamanız gereken bir şey var, o sinsi homofobi ve transfobi hastalığı var ya, içinize farkında olmadan işleyebileceğini, cinsiyetçi söylemlere dönüşebileceğini, homofobi ve transfobiyle mücadelede evrilmenin sonu olmadığını unutmayınız. Yine de şu bir gerçek ki, Türkiye’de en şanslı çocuklar sizin çocuklarınız olacaklar.

Ben kimim ki bunları yazdım? Attım tuttum bir şeyler.

Hani geçen sene O Biçim Bir Anne içini dökmüştü Blogcu Anne’ye… Pek çok anne ne güzel cevaplar vermişti, o yazı çok fazla paylaşılmış, çok güzel cevaplar yazılmıştı.

O anne ailesine hiç açılmamıştı. Şansı yaver gitmişti de ailesinden uzak da olsa, kendi ailesini kurmuş, evlat edinmiş, kendi hayatını yaşayabilen şanslı azınlıktandı.

Soruyu tekrarlıyorum yeniden ebeveynler: çocuğunuz eşcinsel olsaydı ne yapardınız? Emin olun vereceğiniz cevaba, hissettiğiniz duyguya göre çocuklarınızla aranızdaki mesafe belirlenecek, sizin ve çocuklarınızın mutluluğu etkilenecek, ilişkinizdeki samimiyet artacak.

Ben çocuğuma açık olacağım. Ona yalan söylemeyeceğim. Kararlıyım.

Çocuğum da yeter ki onuruyla yaşasın; tüm insanların eşit, özgür, adil bir dünyada yaşaması için, yoksulluğun bitmesi için mücadele etsin; tüm canlıların yaşam hakkına saygı duysun; dini, dili, rengi, cinsiyeti, cinsel yönelimi, ırkı, şehri, mezhebinden dolayı kimseye ayrımcı davranmasın.

Eşcinsel onur haftamız kutlu olsun.

Son söz: Eşcinsellik hastalık değildir. Homofobi/transfobi hastalıktır ve eşcinseller her yerdedir.

LGBTİ***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

17 yorum

  1. Malesef bu o kadar kolay kabullenilecek hazmedilecek bir mesele degil. Bebeklerle oynayan ogluma yeni yeni sahane bebekler almazdim. Tabi ki cocugumu sevmeye devam ederdim ne olursa olsun. Ama ozellikle de gunumuzde escinselligin daha cok ozentiden kaynaklandigini ve uygun adimlar atilirsa sonlandirilabilecegini biliyorum. Hormonlardan kaynaklanan bir problem varsa o baska mesele. Zor bir imtihan ebeveyn icin.

    • Yanlış biliyorsunuz. Sigaraya başlamak özentiden kaynaklanır, eşcinsellik değil.Eşcinsellik sonlandırılamaz, tıpkı (heteroseksüel olduğunuzu varsayarak) sizin heteroseksüelliğinizi sonlandıramayacağınız gibi. Eşcinsellik bir cinsel ‘tercih’ de değildir, cinsel ‘yönelim’dir. Değiştirebileceğiniz, özentiyle üzerinize alabileceğiniz, sonlandırabileceğiniz bir şey değil.

      • Bu konuyu zamaninda cok arastirdim. Bir cok uzman yazisi da okudum. Bayanlarda daha cok ozentiden kaynaklandigini saglam mutlu bir evlilikle sonlandirilacagini erkeklerde ise durumun daha zor oldugunu ogrendim. Ruzgar mi olmustu adi hatirlayin hani ameliyatla cinsiyet degistiren genc kiz. Doktoru aciklama yapmisti. Bu olay duyulduktan bir gun sonra bize besyuzden fazla basvuru geldi i. Bu o kadar kolay degi gerceklestirmek icin bir suru test yapitoruz hormonlarin tamamen farkli calistigini gordukten sinra operasyon. Ama malesef bir cok genc sirf ozentiden geliyor demisti. Yani sadece farkli cinsiyette olmayi tercih ettikleri icin. Peki hormonlari kiz gibi calisan biri erkek olmayi tercih eder mi? Doktorun dedigine gore ediyomus. Escinsellikte de ayni diye biliyirum.

        • Bir de yazmayi unutmusum . Sevgiden uzak ortamlarda buyuyen kizlar arasinda escinselkigin yaygin oldugu ama karsilarina gereckten kendisini seven deger veren bir erkek ciktiginda sonlandirilabilecegi de okumustum

          • Okuduğunuz yeri hatırlarsanız büyük olasılıkla bu söylemi geliştirenin “erkek” “uzman”lar olduğunu da fark edebilirsiniz. Erkeklerin lezbiyen kadınlar tarafından arzulanmamayı hazmedebilmeleri heteroseksizmle mücadelede büyük bir yol katetmek anlamına gelebilirdi herhalde.

          • Kaale alınacak uzmanlar değilmiş onlar o zaman, kusura bakmayın. Lezbiyenliğin mutlu bir evlilikle sonlandırılabilmesi? Ne kadar aşağılayıcı bir yaklaşım bu. İyi bir erkeğin sevgisinin ve onunla yaşanacak cinselliğin tadını alınca mı vazgeçecekler lezbiyenler bu kötü özelliklerinden?

        • Bir tane bile uzman yazısı okumadığınızın garantisini verebilirim. İnternette atıp tutan sitelerde, kendi nefret veya muhafazakarlıklarını haklı çıkarmak için böyel yazılar yazan çok. Batı’da da kısa zaman önceye kadar bunlara inanılıyordu. Ama yapılan gerçek bilimsel araştırmalar bunun böyle olmadığını gösterince, orada eşcinsellik zamanla hastalık kategorisinden çıkartıldı ve yönelim olarak adlandırıldı. Eşcinsellik genetik ve çevresel etkenlerin karışık etkisiyle olan birşey. Çevresel derken, anne-babanın nasıl davrandığının bir önemi yok. Rahimde maruz kalının bazı hormonlar, vs. de etkili olabiliyor. Bir erkeğin abi sayısı arttıkça eşcinsel olma ihtimali artıyor. Akrabalar arasında eşcinsel varsa, eşcinsellik ihtimali artıyor. Çok doğurgan kadınların eşcinsel erkek sahibi olma ihtimali daha fazla. Bütün bunların nedenini bilmiyoruz, ama doğuştan gelen birşey olduğunu biliyoruz büyük ölçüde. Yani bu konuda ailenin yapabileceği birşey yok. Çocuk 3 yaşına geldiğinde artık yönelimi belirlenmiştir ve bebeklerle oynayan bir erkek çocuğa traktör vererek onu heteroseksüel yapamazsınız. Her bebekle oynayan erkek de eşcinsel olmuyor zaten. Çocuğunuzu yalan söylemeye ve eşcinsel değilmiş gibi davranmaya itersiniz. Aile baskısı yüzünden sizden uzaklaşır, yalan söyler, bunalıma girer, madde kullanmaya başlayabilir, inithara kadar sürüklenebilir. Çok araştırmaya da gerek yok, benim eşcinsel arkadaşlarım bunları hep yaşadılar. Araştırmalar da böyle diyor, ama gözümle de gördüm. İnşallah sizin çocuğunuz eşcinsel olmaz da, böyle kötü bir ortamda büyümez.

          Araştırma okudum diyorsanız, bir tane, evet bir tane bilimsel yayın gösterin. Gösteremezsiniz, yok çünkü.

          • Ellerinize saglik, bilmedigim seyler ogrenmis oldum.

            Bir de eklemek isterim: Velev ki yonelim degil de tercih, size ne? Kime ne? Dogustan gelmiyor, sonradan tercih ediliyor olsa(ydi) bile, rahat birakin insanlari/cocuklarinizi yahu, kim ne istiyorsa, cinselligi hangi cinsle yasayarak mutlu olacaksa oyle yapsin! Korunmayi, bedenine saygi duymayi, saglikla ilgili mevzulari anlat, gerisine karisma canim kardesim!

  2. Eğer çocuklarım eşcinsellerse ve bunu benden saklama ihtiyacı duyarlarsa hatayı / sorunu kendimde ararım. demek ki onlara yeterli güveni verememişim, demek ki onları kayıtsız şartsız sevdiğimi hissettirememişim, demek ki homofobik bir yanım varmış ve bunu onlara göstermişim diye düşünürüm. bu konuda baskıya uğrarlarsa başka herhangi bir konuda olacağı gibi bütün varlığımla onların yanında mücadele ederim.

    • aynen ben de böyle düşünmüştüm yazıyı okurken. Herhalde kendimi suçlardım, gelip bana anlatamadığına göre ben onunla doğru iletişimi hiç kuramamışım, ona kendimi en güvenilir hissettirememişim, benim üzüleceğimi düşünüp bişeyleri benden saklamama fikrini veremememişim diye düşünürdüm.

  3. Cinsel yönelimi ne olursa olsun oğlumla dayanışabilmek, onu destekleyecek ve kimliğiyle dimdik durmasını sağlayacak zemini kurabilmek en büyük dileğim. LİSTAG anne-babaları çok güzel örnek oluşturuyorlar bu konuda. Mesela yukarıda yorum yazan Ayşe Hanım’a ve herkese “Benim Çocuğum” belgeselini mutlaka izlemelerini tavsiye ederim. Nasıl bir kültüre hizmet ettiği belirsiz “uzman”lardansa konuyu bizzat yaşayanların deneyimleri bu konuda çok daha yol gösterici. Biz çocuğumuzu elimizden geldiğince toplumsal cinsiyet rolleri ve cinsel yönelim ezberlerinden uzak yetiştirmeye çalışıyoruz. Doğduğu gün etrafını saran “koçum, aslanım, paşam” hitaplarını şimşek hızıyla uzaklaştırarak başladık, türlü şekillerde de devam ediyoruz. “Kız” çizgi filmlerini de severek izliyor, “kız” oyuncaklarıyla da seve seve oynuyor. Çizgi filmini çok seviyor diye fellik fellik Çilek Kız bebeği arıyorum bugünlerde her yerde. Ona aldığımız ve sunduğumuz şeyleri “erkek”liğine göre değil ilgisine göre belirlemeye çalışıyoruz. Tabii yazıda da belirtildiği gibi kendi homofobikliğimizden tamamen arındığımızı iddia etmemiz mümkün değil. Mesela eşim tüm bu “açık fikirliliğe” rağmen “yavrumuzun hayatının zorlaşacağı” gerekçesiyle “eşcinsel değildir inşallah” diyor (!). Bu konu bizim evde güncelliğini hiç yitirmeyen bir tartışma özellikle de son iki yıldır. Onur Haftası kutlu olsun :))))

    • Bahsettiginiz belgeseli izlemeye calisacagim. Okudugum uzmanlarin cinsiyetlerini hatirlamiyorum uzun yillar onceydi. Ogretmenlik yillarimda tanik oldugum bazi olaylar uzerine arastirma ihtiyaci hissetmistim. Okuduklarim mantikli gelmisti. Hala da geliyor cunku gordugum orneklere birebir uyuyordu. Nasil bir kulture hizmet ettigini bilemdiginiz uzmanlardansa yasayanlari dinleseydiniz demissiniz ya .yasayanlari da dinledim hem de uzun sure ve uzmanlarin dedigi gibi mutlu bir evlilik ile escinsel egilimini sonlandiranlar oldu. Bu yuzden diyorum bir cogu ozenti yada sevgisizlikten diye. Ya da ben gercek bir escisel ile karsilasmadim.
      kizim kucuklugunden beri kiz oyuncaklarina merakli oldu halbbuki ben ona daha cok tak cikar tarzi tahta oyuncaklar almayi tercih etmistim. Simdi kizimin mutfak oyincaklariyla bize yemekler hazirlayan erkek yegenlerim abimi sinirlendirse de ben rahat birakmasini soyluyorum. Esinizin dedigi gibi insallah escinsel degillerdir. Ama sadece hayatlari zor olacak diye degil. Bana normal gelmiyor. Tabiki bana normal gelmiyor diye kimseyi dislayacak otekilestirecek hayatlarina karisacak degilim. Baskasinin hayatina ve ozgurlugune mudahele etmedigi surece dileyen diledigi gibi yasasin escinseller dahil.

      • Kaynaklarinizin cok uzun zaman once oldugu ve bilimsel olmadigi cok asikar, cunku bu konu gayet net, escinsel olunmaz, escinsel dogulur. Ozentilige gelince, escinsel evliliklerinin yasal oldugu, escinsel ciftlerin cocuk sahibi olabildikleri ulkelerde bile hayat escinsellere hala nispeten zor. Hele ulkemde kim ozensin. Ha bunu deney haline getirenler var mi? Var, onlar da zaten heteroseksuel olduklarini anliyorlar.

    • Adasim Deniz, biz de ilk cocugumuzu bekliyoruz, yurtdisindayiz, esim “yabanci”. Cok sevdigimiz arkadaslarimiz var, escinsel iki cift, iki erkek ve iki bayan. Iki bayan da ilk bebeklerini bekliyorlar. Escinsel evlilikleri yasal olmasina ragmen, Esimin yabanci ve cok laik olmasina ragmen biz bile “Umarim escinsel olmaz cocuklarimiz, bizim umrumuzda degil ama hala zor” diyoruz. Biz de acikcasi bizim bilincaltimiza islenmis dusuncelerden kurtulmamisiz. Ustelik oyle homofobik ailelerde de buyumedik.

    • Oyuncak secimi konusunda ben de “cinsiyetsiz” ve ilgisine gore oyuncak secmeye calisiyorum. Keza kiyafet seciminde de oyle, pembeler, kirmizalar, morlar dolabimizda en az maviler, yesiller kadar yer kapliyor. Yine de oyuncak bebek konusunda tereddut yasiyorum. Benim oglum da Karlar Ulkesi’ndeki Elsa’ya hayran. Onun gibi elbise ve pelerin giymek istiyor, sacini -kisa oldugu halde- onun gibi toplamak istiyor vs. Battaniyesini pelerin gibi baglamayi ogrettim ama nedense elbise giydirmek fikri rahatsiz etti beni. Bu yaziyi ve yorumlari okuyunca tekrar sorguladim kendimi, escinsel olmasindan mi korkuyorum? Cevap net. Hayir. Evet, olmamasini tercih ederdim, bir tercih hakkim olsaydi. Ama yok. Onun da escinsel/heteroseksuel olmak konusunda yok. Bu bir tercih meselesi degil cunku. Yine de ogluma elbise giydirmek? Galiba kendi icimde katetmem gereken daha cok yol var :)

  4. Bu konuları aşabilmemiz için bir anne devrimi şart. Daha çok yazmalı ve konuşmalıyız..Böyle bir yazıyı sitende yayınladıgın için de ayrıca kutlarım blogcu cesur anne :)