6 Yorum

Türkan’ın İkinci Gebelik Günlüğü, 29. hafta

Merhaba sevgili Blogcu Anne okurları,

Sanırım artık 30’lu haftalara gelmenin etkisiyle, içimdeki “dişi kuş” harekete geçti. Her yeri temizleme dürtüsü içimi gıcıklamaya başladı. İlk gebelikte de aynen böyle olmuştum. Şimdilik elbette erteliyorum çünkü daha önümüzde 11+/-2 hafta var. Hele çölün ortasında yaşarken tozu dert etmek delilik, akıntıya kürek çekmek…

Turkan29

Oğlumun bebekliğinden kalma 3-5 parça ile yeni bebeğe aldıklarımı ortaya döküp bir inceledim var mı eksik diye, ilk 3 ay için tamam gibi görünüyor. Kendim için hem evde hem hastanede gerekli olacak gecelik sabahlık pijama eksiğimi de hallettim. Alırken dikkat ettiğim şey kısa kollu olmaları ve tabii en önemlisi önden kolaylıkla açılabilir olmaları.

Geçen gün doğum yapacağım hastanede doğum yapan iki komşumla konuşurken maalesef yeni bir şoka uğradım, burada rutin olarak bebek doğduktan sonra bebek bakım odasına götürülüyor ve 3-4 saat getirilmiyormuş! Israrla zorla almışlar bebeklerini… Bazı hastanelerde durum daha vahimmiş, anne bebeğini emzirmek istiyorsa kendisi bebeğine gidiyormuş, bebek odaya gelmiyormuş hiç.

Normal doğumla bebeğine kavuşup doktorundan ten tene teması talep etmeye hazırlanan ben, bunları duyunca ne renge döndüm bilmiyorum. Neden benden ayrı kalsın ya el kadar bebeğim? Ben varken ona neden başkaları dokunsun? Annesinin sütü varken neden mama alsın? Doğduğu koruyucu tabakadan keyfi bir şekilde neden mahrum kalsın?

Elimde olmadan paniğe kapıldım tabi. “Bebeğimi vermem kimselere” moduna geçtim anne kediler gibi, eşimle detaylıca konuştuk, sağ olsun beni teskin etti. Önce doktora gideceğiz, beraber. Tüm isteklerimizi yazıp gerekiyorsa da hastane yönetiminden imzalı onay alacağız. Bebeğin -her şey normal ilerlediği sürece- hemen bize verilmesi, asla mama verilmemesi ve yıkanmaması için… İstemem kardeşim, bakmayın benim bebeğime, yardım falan da etmeyin, ben bakarım yavruma diyeceğim özetle… Allah muhtaç etmesin ve gerektirmesin… Yine de içime sinmezse B planımı (Türkiye) devreye sokabilirim, evet ailemi de çok özlemişken kabul ediyorum çok cazip geliyor ama şimdilik düşünmek istemiyorum çünkü düzenimiz, oğlanın okulu, benim izinler, maaşlar vs. daha da karmaşık hal alacak o zaman…

Yardımcımız bu hafta Srilanka’ya 1 aylık izne gidiyor, ben yıllık izinlerimi bebeğime sakladığım için çalışmaya devam edeceğim, evet zor olacak bizim için, gerçekten rahata alışmış durumdayız ama biz gidemeyeceğiz diye onun da izin kullanmamasına gönlümüz razı olmadı. Zaten 1 yıl boyunca ailesinden uzakta kalıyor, üstelik kızı doğum yapacak Temmuz başında. Kendisi de çok heyecanlı, çünkü ilk kez anneanne olacak. Gitsin tabii, ama inşallah dönsün de. Bu konuda biraz endişeliyiz, korkumuz artık uzaklarda çalışmasını pek istemeyen ailesinin aklını çelip de “gitme artık” diyerek dönmesine engel olması. Konuştuk, kendisi olmazsa burada düzenimizin tepetaklak olacağını, kalan 1 sene için yeni bir yardımcı bulmamızın imkansız olduğunu tekrar söyledik. Geleceğini ve zaten gelmek istediğini söyledi. Umarım döner…

Oğlum Mete ise bu sürede 1 aylığına Amerikan Büyükelçiliği’nin yaz okuluna gidecek, İngilizcesi iyi seviyede, çok daha iyi olacak bu sayede. Hem çok sıkılıyor sıcaklar yüzünden dışarı çıkıp oynayamıyor, eğlenceli olur inşallah onun için de…

Sonra Eylül ayında okula başlıyor bizim oğlan, valla büyüdü de okullu oluyor resmen… İngiliz sisteminde eğitim veren bir okula başlayacak. Dil açısından zorluk çekmez, girişken ve sosyal bir çocuk, arkadaş edinme konusunda da sorun yaşamaz, ancak pek istemediğim bir durumla karşı karşıyayız; bebişin doğumuyla okulun başlangıcı aynı döneme denk geliyor. Acaba bu konuda sıkıntı yaşar mıyız? “Kardeş geldi beni okula gönderdiler” der mi? Yarı dönemde başlatsak dedik, okul öncesi eğitimi olsa da okul kreşler kadar esnek değil, böyle bir imkan yokmuş. Tecrübeli annelerden bu konuda tavsiyelerini isteyeceğim. Tek tesellim şu bir aylık yaz okulu, en azından bir prova olacak.

Sevgili oğlum, yaşadığım endişeleri hissediyorsun biliyorum, keşke sana hiç yansıtmama imkanım olsa, ama elimde değil, abinle doğduktan yarım saat sonra kavuştuk diye bile hala üzülürken senden saatlerce keyfi bir şekilde ayrı kalamam. Doğumunun hayalimdekine en yakın şekilde olması için elimden geleni yapacağım. Her şey gönlümüzce olsun, sağlıkla kavuşalım…

Türkan

Yazar Hakkında

TÜRKAN C. DAĞDEVİREN – 32 yaşında, diplomat. 3,5 yaşındaki oğlu ve sevgili hayat arkadaşıyla geçici olarak Suudi Arabistan’da yaşarken 2 sene sonrasında nerede olacaklarını ve hayatının kalanında hangi ülkelerde yaşayacağını bilmemenin keyfini çıkarıyor. Her şeyden önce sağlıkla kavuşmak, sonrasında SSVD arzusuyla ikinci bebeğini bekliyor. Kitap okumayı ve kanaviçe işlemeyi seviyor.

Türkan’ın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

6 yorum

  1. Merhaba
    Kızım eylül doğumlu ve tam da abisinin okulunun başladığı haftaya denk gelmişti doğumu. Biz bu dönemi daha kolay aşmak için oğlumuza okulunu önceden tanıttık, oradaki parkta okul açılmadan vakit geçirdik ve henüz okulun açılmadığını açıldığı zaman yeni arkadaşlarıyla, öğretmeniyle burada daha çok vakit geçireceğiz diyerek anlattık. Doğumun olduğu hafta oğlumun istediği zamanlarda okula gittik, istemiyorsa Israr etmedik. Ikinci hafta biraz daha ikna ederek götürdük, böylelikle alıştı. Umarım sizin için de çok zorlanmayacağunız bir dönem olur.

    • çok teşekkürler Esra hanım biz de dediğiniz gibi gitmek istemediği zamanlar göndermeyelim bu iyi bir fikir.. yaz okulundan da umutluyum, en azından okul mantığına alışır diye..

  2. Elif Seda ERGÜN

    Türkancım,
    Allah yardımcın olsun. Çok enteresanmış, anne ve bebeği neden ayırıyorlarmış cidden anlam veremedim.İnşallah sen istediğin koşullarda bebeğin kucağına alırsın canım…Yaz okulunda da oraya ve arkadaşlarına alışınca okula başladığında bi sıkıntı yaşamazsın inşallah..

    • Seda canım merhaba, ben de duyunca rahatsız oldum, umarım istediklerimi yaparlar. Yaz okulunda bugün 3.gün, ilk 2 gün iyi geçti ama bugün ben kalmak istemiyorum diye ağladı biraz. Sabırla devam etmemiz gerek tabi:)

  3. 36 haftadayım ve sezaryen den deli gibi korkuyorum bugün Gittiğim bir doktordan Ümit’le döndüm.. Rahat sağlıklı doğurduktan sonra kucağıma bebeğin Kucağıma verildiği bir doğum olsun istiyorum ancak Türkiye de bu zor niye zor olduğunu ise anlayamıyorum şeytan sürekli dürtüp evde doğurmamı söylüyor

    • eğer büyükşehirlerden birindeyseniz ve gerçekten istiyorsanız evde doğum da mümkün. Doğal doğum destekçisi doktorlarla ten tene temas, kordon bağının geç kesimi vs.. yaşamak mümkün. türkiyede olsaydım aslında çok daha rahat olurdum bu konuda. Ancak gelmem birçok sebepten dolayı zor. siz de mutlaka doğumunuza sahip çıkın, bu konuda doktorunuzun samimi olduğundan emin olun..Hayırlı doğumlar diliyorum..