4 Yorum

Tatile gittim, gelicem

İç karartıcı haberler var sosyal medyada… Kendi kişisel hayatlarımız bu kadar karartıcı olmasa/görünmese/farkında olmasak da, haberleri takip edince insan Suriye’ye ha girdik ha gireceğiz korkusuyla Meclis Başkanlığı’nın AKP’ye gümüş tepside sunulmasına, Haziran ayındaki bilmemkaçıncı kadın cinayetiyle TEOG sınavlarında usulsüzlük yapılmış olmasına kadar bir sürü olayın arasında nefes alamıyor.

Yabancı basını takip etmek lazım. Ve yabancı blogları… Gerçekten, başka bir dünyanın var olduğunu görmek için, nefes alabilmek için, kendimizi diri tutmak için şart. Yoksa burada çürüyüp gideceğiz, içimiz kokuşacak yozlaşmaktan… Ben öyle yapmaya çalışıyorum. Öylelikle biraz nefes alabiliyorum, oh be, başka bi dünya varmış diyorum. Mesela İngilizcesi olanlara Rage Against the Minivan blogunu tavsiye ederim. Kendisini geçen sene BlogHer‘de tanımıştım, o zamandan beri takip ediyorum blogunu… İkisini evlat edindiği dört çocuk annesi, evlat edindiği çocuklarının siyahi olmasından dolayı Amerika’da son dönemde tırmanan ırkçı saldırılara baş kaldıran, sosyal konulara duyarlı, insanı iyi hissettiren paylaşımları olan bir kadın. Şu anda ailece seyahate çıktılar, önce Amsterdam’da durakladılar, ardından Tanzania’ya geçtiler. Instagram’da paylaşıyor maceralarını, insanın içi açılıyor.

Bir de kafa dinlemek lazım. Bir sosyal medya üreticisi ve tüketicisi olarak bazen biraz vites küçültmek gerektiğini düşünüyorum. Hem üretim, hem tüketim açısından. Üretebilmek için biraz durmak şart.

Önümüzdeki hafta bi boy güneye uzanıp gelicez… Bi ayağımızı denize sokalım, bi arkadaşlarımızla birlikte olalım dedik. Değişik bir tatil hedefledik bu sene, çocuklu yaz kampıyla karışık deniz tatili… Bence çok güzel olacak, heyecanlıyız.

Bikini problemimi de çözdüm ya, daha da sırtım yere gelmez. Hamileliğin başından beri 1 kilo almışım (önce iki verdim, sonra iki aldım, sonra bir daha aldım, almaz olaydım) ancak orantısız bir şekilde büyüyen göğüslerim beni bikini alışverişi sırasında çok zorladı. Sırtı olsa kaplar küçük, kaplar olsa sırtı büyük, en nihayetinde dün bir çift buldum da üstüne atladım, artık plajlarda boy gösterebilirim! Ya da göbek…

Önümüzdeki hafta kafamı nadasa alacağım. Bir sürü notlarım var kafamın içinde kağıda dökülmeyi bekleyen, onlara fırsat vermiş olurum belki böylece… Bir sürü kitabım var okumam gereken, ödevim var doula dersinden yapmamı bekleyen, onları toparlarım. Yoksa bir haftadan çok mu şey bekliyorum? Belki de hiçbir şey yapmamaktır beni harekete geçirecek olan.

Yeni içerik girmeyeceğim önümüzdeki hafta. Gebe yazarlarımdan da bir hafta izin istedim, onlar da bir hafta mola verecekler. Derken bu sabah Öznur’un güzel haberi geldi, kızı Ada’ya dün gece kavuşmuş! Çok kısa yazmış ancak her şeyin yolunda olduğunu umuyorum. Onun da doğum hikayesini dönüşte okuruz.

Yeni içerik girmeyeceğim ama ‘Ah biz bir hafta Blogcu Anne okumadan ne yaparız!’ diyen milyonları (!) üzmemek için de bir derleme, nasıl derler eski yazılarımdan bir potpori yapacağım Facebook’ta. Beni özlediğinizde açıp Facebook’a bakar, onları okur, iç çekersiniz anacığım. Söz dönüşte yazıcam.

Yazı üretmeyecez dediysek sosyal medyadan elimizi tamamen ayağımızı çekicez demedik. Instagram’da buluşuruz.

Hadi kalın sağlıcakla…

20150703Tatil

4 yorum

  1. İyi tatiller ve dinlenmeler 🙂

  2. iyi tatiller elif..boşver gündemi, kötülükleri umut var senin içinde..:)

  3. iyi tatiller, güzelce dinlenin:)

  4. iyi tatiller darısı tüm annelerin başına 🙂