0 Yorum

Türkan’ın Gebelik Günlüğü, 33. hafta

Merhaba Sevgili Blogcu Anne okurları,

Zaman çok mu hızlı geçiyor, bana mı öyle geliyor? İlk gebeliğimin son haftalarında zaman ağır çekim film gibi olmuştu, geçmek bilmiyordu günler…

Bir yandan bebeğimi kollarıma alacağım günlerin yaklaşması içimi kıpır kıpır yapıyor. Böylece hızla geçsin ve o gün gelsin istiyorum. Öte yandan uçağa binmek için kalan sayılı günlerimde hala memleketten özel hastanede çalışan ve SSVD destekleyen doktor arıyorum. Artık karar konusu benden çıktı, şöyle ki bakıcıdan uzun süre haber alamadık, yazdığımız mesajlara, telefonlarımıza cevap vermedi. Tam gelmeyecek derken, bugün mesajında kızının doğumu çok geciktiği için dün sezaryen doğum yaptığını yazdı. Gelip gelmeyeceğini ise hala bilmiyoruz, açıkça sorduğum halde yanıt vermedi. Normalde 3 gün sonra izni bitiyor ve gelmesi gerekiyor. Eğer gelmezse ihtimalini düşününce hakkaten canım sıkılıyor, bu şekilde davranması ise ayrı mevzu. Türkiye’ye gitsem mi derken sanırım sonunda gitmek zorunda kalacağım. Her şeyde vardır bir hayır diyor ve 3 gün daha bekliyorum. Bir şans daha olsun diye annem için vize başvurusunda bulunduk, hac dönemi olduğu için çıkmayabilir ama olsun, deneyelim.

Memleketim Elazığ’da SSVD için hala tek şansım devlet hastanesindeki doktor. Geçen haftaki yazımdan sonra ilkokulu, ortaokulu -hatta anasınıfında bile beraberdik- birlikte okuduğum bir arkadaşımdan mesaj aldım, günlüğümü takip ettiğini söyledi, SSVD’yi destekleyebileceğini düşündüğü birkaç doktor ismi verdi. Şu halimde böyle destekler öyle iyi geliyor ki, canım arkadaşıma bir kere de buradan teşekkür etmek istiyorum…

Turkan33

Bugün doktor randevumuz vardı, çok şükür bebeğim sağlıklıymış. Kilosunu söylemedi yine, haftasıyla uyumlu, gayet iyi dedi. Benim kilo alımımı az buldu, aslında beslenme durumumda bir değişiklik yok, protein ağırlıklı beslenmeye dikkat ediyorum. Muhtemelen evde daha çok hareket etmek zorunda kaldığım içindir dedim. Bebek iyi, bir sorun yok dedi. Bundan iyisi Şamda kayısı, ben almayayım bebek alsın, daha ne isteyeyim, hayalimdeki gebelik durumu! Bu arada baş üstü pozisyona da geçmiş artık. Size de tuhaf gelmiyor mu, haftalarca tepetaklak durup da nasıl rahat ediyor bu bebekler? İkinci kez anne oluyorum ama hala bu fikre alışamadım.

Gitme kalma meselesi ister istemez evde gündemimizi oluştursa da ben bir yandan doğum hazırlıklarıma devam ediyorum, SSVD istek ve hayalimde bir değişiklik yok. Pelvik taban egzersizlerimi yapıyorum. Bu hafta sonu itibariyle perine masajlarıma da başlayacağım.

Gebelikte de doğumda da olumlu düşünmenin çok önemli olduğunu biliyorum. Ama her koşulda, hele ki gebelik hormonları tavan yapmışken bu pek mümkün olmuyor. O zaman ne lazım? Biraz destek.

Çok sevdiğim bir psikologdan iksir tadında “EFT” adında (Emotional Freedom Technique) (Türkçede çok az kaynak olmakla birlikte Duygusal Özgürleşme Yöntemi olarak tercüme ediliyor genelde) bir yöntem öğrenmiştim. EFT, birkaç dakikalık başağrısından, bir kişiye yıllardır duyduğumuz öfkeye kadar hem fiziksel hem ruhsal bir çok durumda kullanılabilen, bedende belli noktalara dokunarak belli kalıplardaki cümlelerin söylendiği, temel mantığı akupunktura benzeyen ama kendi kendinize de çok kolay uygulayabileceğiniz bir yöntem. Örnek vereyim, diyet yaparken EFT yaptığımda o hafta kilo verimim iki katına çıkmıştı, demek ki zihnimde kilo vermemi engelleyen ve farkında olmadığım bir olumsuzluk vardı…

Kaynaklarda da dendiği gibi, normal doğumun önündeki en büyük engellerden biri de annelerin zihinlerindeki doğum korkusu… İşte EFT bu noktada devreye girebilir, o korku EFT ile ortadan kalkabilir.

Benimse doğumdan korkum henüz yok, umarım olmaz da. Doğumumun daha kolay ve rahat olması için EFT’yi nasıl uygulayabilirim diye düşünüyordum. Hatta bir SSVD hikayesinde EFT yöntemini kullandıklarını da okudum. EFT’nin olumlamaları güçlendirici (olumsuzlukları da zayıflatıcı) etkisinin olduğunu bildiğim için, kullanabileceğim olumlama kalıplarını Hypnobirthing kitabında buldum. Kitapta da olumlamaların son haftalarda kullanılması önerilmiş. Ben de bu hafta itibariyle başladım.

EFT’yi hayatın her aşaması için herkese tavsiye ederim. İnternet aleminde bu konuda o kadar çok kaynak var ki, uzmanlarca hazırlanılmış kaynaklardan ya da doğrudan psikolojik danışmanlardan öğrenmek en iyisi tabi…

Güzel düşünelim güzel olsun vesselam… Haftaya görüşmek üzere…

Türkan

Yazar Hakkında

TÜRKAN C. DAĞDEVİREN – 32 yaşında, diplomat. 3,5 yaşındaki oğlu ve sevgili hayat arkadaşıyla geçici olarak Suudi Arabistan’da yaşarken 2 sene sonrasında nerede olacaklarını ve hayatının kalanında hangi ülkelerde yaşayacağını bilmemenin keyfini çıkarıyor. Her şeyden önce sağlıkla kavuşmak, sonrasında SSVD arzusuyla ikinci bebeğini bekliyor. Kitap okumayı ve kanaviçe işlemeyi seviyor.

Türkan’ın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.