6 Yorum

Elif Y. ve Arya Su’nun Hikayesi!

Gebe yazarlarımdan Elif Y.’nin ikinci bebeği Arya Su 27 Nisan’da dünyaya geldi. Eli kolu tam anlamıyla dolu olan Elif doğum hikayesini yazma fırsatı ancak bulabildi. Gebelik sürecini Blogcu Anne okurlarıyla paylaştığı için kendisine çok teşekkür ediyor, sözü uzatmadan hikayesine geçiyorum.

***

Elif Y. ve Arya Su’nun Hikayesi
27 Nisan 2015, Essen-Almanya

Merhaba Blogcu Anne Okurları,

Tam 14 hafta olmuş size merhaba demeyeli, sizinle haftalarımı paylaşmayalı tam 14 hafta… Şimdi bakınca çok uzun gibi geliyor, fakat ben bu 14 haftayı sanki 14 günde yaşamış gibiyim. Efendim lafı fazla uzatmadan direkt konuya giriyorum.

27 Nisan sabahı saat 9 gibi böyle ufaktan sancı ve kasılmalarım vardı, ama çok da dikkate almadım, çünkü son günlerde hep sancım ve kasılmam vardı… Baktım kasılmalar çok istikrarlı (o arada eşimle evrak işlerini yapıyoruz saat 11’de çok önemli bir görüşmemiz var).

Saat 09:35 tuvalete gidiyorum vee bingo! Nişanım geliyor, elbette nişanın hemen doğumu başlatan bir olay olmadığını biliyorum ama yine de eşime söylememle panik bir koca olayı gelip karşıma duruyor. Çok geçmeden ebemi arayıp durumu anlatıyorum, sancı sıklığımı ve süresini soruyor 25-30 dk. arası, saniyelik diyorum. Ebem evde biraz daha kalmamı vee saat 11’de hastaneye gelmemi söylüyor. Koca kişisinin panik halini görünce, hadi sen randevuya yalnız git ben olmadı taksi çağırırım diyorum.

İlk bebeğimde 32 saat beklemiştim. İkinciler o kadar olmasa da bir 20 saati göze almıştım. Ayol adamı kapıdan yollamamla, benim kasılmalar birden 12 dakikaya düşmesin mi? Yeniden ebemi arıyorum, hemen geliyorsun diyor, tam ben çıkarken benim koca kişisi kapıda belirmesin mi? Ohhh diyorum!

Saat: 10:45 hastaneye girmemizle benim sancılar-kasılmalar poff diye anında yok oluyor. Ebem vajinal muayene ve NST değerlerine bakıp, ”Bunlar bir şey değil, sen bu doğumu ancak yarın sabah yaparsın, istersen yatış işlemini yap ve burda kal” diyor. I-ıh diyorum ve eve dönüyoruz.

Saat: 13:50 sancılar yine 10-12 dakika şeklinde. Bu arada ben çamaşır asıyorum, Arjin teyzede kalacağı için onun bavulunu hazırlıyorum yani sürekli ayaktayım ve sancı geldiği an esneme egzersizlerimi ve nefes alışverişimi yapıyorum. Bu arada benim adam koltukta güzel güzel uyuyor, gece için enerji topluyor-muş! Ben o esnada annemi arayıp bir şey yokmuş gibi konuşuyorum, zira hastane süreci uzun sürerse merak etmesin diye. Sanırım hayatımın en zor konuşmasıydı.

Saat: 14:30 sancılar artık 8 dakikaya inince eşime Arjin’i kreşten hemen almasını ve hastaneye gitmemiz gerektiğini söylüyorum. Onlar kreşten geldiğinde duştaydım ve sanırım 5 dakikada bir sancım geliyordu. Duştan nasıl çıktığımı bilmiyorum bir ara Arjin’in (J-Breathing tekniğini kast ederek) ”annem neden böyle sesler çıkarıyor” dediğini duydum. Arjin’e kardeşinin geleceğini ve onun doğması için yardımcı olduğumu söylüyorum. Normalde arkadaşım gelip Arjin’i alacak ve teyzesine bırakacaktı ama benim kasılmalarım ve sancılar o kadar sıklaştıki artık Arjin’i de alıp hastaneye gitmek zorundaydık.

Saat: 15:10 hastaneye gitmek için yola çıktık. Hastane aşağı yukarı 8-10 dakika uzaklıkta ve ben o sürede 3 defa sancı atlatıyorum. Hastaneye geldiğimizde muayene yapılıyor ve açılma 7 cm. Direkt doğum odasına geçmem gerektiği söyleniyor, elimizde Arjin öylece kalıyoruz, eşim arkadaşın gelmesini bekleyemeyeceğini ve Arjin’i bırakacağını söylüyor. Ben odaya geçerken bir el hissediyorum ve döndüğümde arkamda gömleğimi tutarak Arjin de geliyor. Sımsıkı sarıldım, konuşamadım (konuşsam ağlardım çünkü) ve babasına bıraktım. Yüreğimin yarısı o an orda kaldı, hala arkamdan o bakışını unutamıyorum…

Saat: 16:50 sancılar, kasılmalar, dakikalar, nefes alışverişleri… Yalnız bu defa hayret ettiğim şey bebeğimin her sancı aralığında kıvrılmasını, pozisyon bulmasını çok net hissediyorum. Oysa bunu ilk doğumumda hiç yaşamadım ya da hissedemedim bilemiyorum. Sancıların şiddeti beni etkileyince ebemin gerek yok başarırsın uyarılarına kulak tıkayıp epidural yapılmasını istiyorum. Ne büyük hata olduğunu daha sonra anladım ama artık çok geçti.

Saat: 17:20 epidural yapılmaya çalışılıyor. Sonuç başarısız ve o an yaşadığım acı, normal kasılmalardaki ağrılardan milyon misli daha fena, çünkü 2 dakika arayla gelen o sancılarda kedi pozisyonunda hareketsiz durmak harbi çok zorluyor. Epidural 2. denemede de yapılamayınca, doktora bırakmasını söylüyorum fakat beni dinlemeyip devam ediyor vee  nihayet takılıyor.

Saat 17:30 Arjin’i arkadaşa teslim eden sevgilim nihayet yanımda, bir an onsuz doğum yapacağımı sanıyorum. Kısa bir süre sonra tuvaletim geldi diyorum ebem Shahla’ya, vee Shahla; eşime eldivenini takmasını, bebeğin başını gördüğünü söylüyor. Ben hala lavaboya gitmeyi düşlerken, kendimi ıkınır vaziyette buluyorum vee 4. ıkınmam boğazımda kalıyor, Arya Su resmen bir su gibi göğsüme konuyor.

Eşimle şok halde bakıyoruz birbirimize, inanamıyoruz böyle kısa sürede bu kadar kolay doğuşuna şaşkınız.

ElifY3

Babası Arya Su’nun göbeğini keser kesmez, ben de kucağıma alabilir miyim diyor bana, yok yeeaa diyorum ve vermiyorum. Valla 15 dakika kızımla öylece birbirimize bakışıp durduk. Bu arada epidurali yapan doktor daha malzemelerini toplayamadan ben doğurmuştum, şaşkındı. Tabii doğum bittikten sonra  başlayan hissizlik ve uyuşukluk hali çok fenaydı. Boş yere yapılan bir işlem oldu hala çok hayıflanıyorum. Doğumumu öyle güzel ve öyle rahat yönetiyor ki ebem epizyotomi bile olmuyorum. Epidural takıldıktan 20 dakika sonra tam etkiyi edermiş, oysa benim doğum 30 dakika sonra olduğu için, epiduralin hiçbir etkisini yaşayamadım. Yalnız şunu söyleyeyim eğer evden bir 20-30 dk. daha geç çıksaydım kesinlikle yolda doğururdum. Bu kadar kolay doğuma sebep akapunktur mu oldu, yoksa himbeer çayı mı bilmiyorum ama hakikaten rüya gibi bir doğumdu.

Plasentayı da aldıktan sonra ebem artık bebeğin bakımını yapması gerektiğini söyleyerek mememi emmekte olan Arya Su’yu alıyor. Hiç yıkamadan sadece siliyor ve giydirip yeniden kucağıma veriyor. Ben o kokuyu içime çekerken tam 39 hafta birbirimizi var ettiğimiz her an için kızıma teşekkür ediyorum…

Elify2

27 Nisan, saat 17:50’de ben ikinci defa anne oluyorum ve o an anlıyorum ki bu ikinci annelik halleri bambaşka olacak… Daha başka halleri de, duyguları da yaşadım, yaşıyorum… Hepsini anlatacak, yazacak zamanım var artık. Sevgili Blogcu Anne okurları 39 haftadır takip ettiğiniz doğum hikayemiz işte böyle gerçekleşti.

Sizlerle beni her hafta buluşturan ve bu olanağı sağlayan Blogcu Anne Elif’e yürekten teşekkür ediyorum, kucak dolusu kalp kalp yolluyorum… Çok yakında Arjin’le ve Arya Su’yla olan lohusa günlerimizi de yazacağım.

Şimdilik kalın sağlıcakla ve huzurla…

Elif Y.

Yazar Hakkında

ELİF YILIŞIN CURİ – Mart doğumlu, balık burcu, 40 yaşın tüm güzelliğinin ve veriminin tadına varmakta olan, resim öğretmeni olmuş ama asla öğretmenlikten haz etmemiş, kendi çapında ressam olduğunu sanan, şu ara yaşadığı Almanya’da bir kreşte çocuklarla sanatı buluşturan, iki kız annesi, güzel yürekli ve gülüşlü adamla evli, aktivist ve de hümanist, sanat aşığı bir kadın…

Elif Y’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

6 yorum

  1. Incir'in Annesi

    Dogum elbette cok guzel, minik kizinizin gelisi de ama beni en cok Arjin’le olan bolum etkiledi. Insanin cocugu buyuyor da annesini doguma yolluyor. Duygular selale.

    • Ahhh iste o an bir resim gibi beynimde vee asla bugulanmayacak, unutulmayacak bir kare olarak kalacak. Dogumdan sonra o akilli kizim anneyi daha bircok defa elleriyle hastaneye birakti yakinda anlatacagim…

  2. Arjin’le ayrılma anı, Arya Su’yla kavuşma anı, rüya gibi bir doğum….. Hepsi çok etkileyici. Allah mutluluğunuzu bozmasın, daim etsin… Esas şimdi iki çocuklu hayatın güzelliklerini ve zorluklarını okuyalım sizden, ben her çok çocuklu annenin bir de bu tecrübelerini merak ediyorum 🙂

    • Pelin ikinci doguma girerken en feci sey birinciyi birakmak helede bizim gibi bütün sevdikleriniz yasadiginiz ülkede degilse daha bir zor 🙁
      Cok yakinda anlatacagim 2 cocuu ve en önemlisi tek basina lohusa hallerini…

  3. Size kolaylıklar Elif hanım, çok beklettiniz bizi 🙂 Öpüyorum kuzucukları.

  4. Elif hanım merhaba.Aramızda 1 hafta vardı ve ben özellikle sizin yazılarınızı bekledim hep hamilelikte.Çok duygulandım ne güzel bir doğum olmuş. Lohusalığınızı da okuyalım çok bekletmeyin bizi