5 Yorum

Türkan’ın İkinci Gebelik Günlüğü, 34. hafta

Merhaba Blogcu Anne okurları,

Duygusal anlamda bol inişli çıkışlı, zor bir hafta geçirdim. Neyse ki geçti gitti.

Bakıcı gelmedi. Kızının doğumu gecikince beklediğimiz zamanda dönmeyeceğini az çok tahmin ediyorduk zaten, ama geç de olsa yine de gelir diye bekliyorduk. Sanırım fazla iyi niyetliymişiz, hatta açıkça diyeyim bildiğin safmışız da inanmışız. Günlerce haber bekledik, aradık mesaj attık, cevap alamadık, uçuşa 1 gün kala kızının geciken doğumu yüzünden -sanırım orada gebelikler 11 ay falan- sezaryene alındığını ve hastaneden çıkamadığını iki satırla yazdı. Sonra “gelecek misin” diye sorunca geleceğini ancak biraz daha zaman istediğini yazdı. Buna da razıydım, zaten Türkiye’ye gitme ihtimalim olduğu için en kötü ben dönünce gelir dedim. Uçuş günü bundan sonra gelmeyeceğini kendisinden değil damadından gelen mesajla öğrendik!

Giderken, hatta gittikten sonra bile defalarca “lütfen gelmeyeceksen bilelim, bizim de planlama yapmamız lazım” dediğimiz halde böyle yaptı. Normalde mutfakta duran tarif kitabının olmadığını fark ettim, esasında zaten dönmemek üzere gitmiş demek ki, bıraktığı eşyalar da zaten kıymetli şeyler değil. Kendimi aldatılmış gibi hissettim. 1,5 senedir gerçekten iyi bir ilişkimiz vardı ve Allah biliyor hiçbir zaman yardımcı muamelesi yapmadık, aileden biri gibiydi. Sadece ailesinin çalışmasını istemediğini biliyorduk. Kızının doğumunda kızının yanında olabilmesi için karnım burnumdayken ve işe devam ederken izne gönderen ben, neredeyse onun sayesinde burada yalnız doğurmak zorunda kalacaktım. İnsanoğlu ne acımasız oluyor bazen… Çok kırgın ve öfkeliyim. Asıl üzüldüğüm ise zedelenen güven duygum… Haftasonumuz bu yüzden çok kötü geçti.

Ama hayat işte, o sıkıntının arasında güzel bir şey oldu, ben Elazığ’da SSVD’ye sıcak bakan ve özel hastanede çalışan bir doktor buldum! İşte dedim, demek ki gitmem gerekiyormuş. Süren kararsızlığımız bitti ve hızlıca harekete geçtik. Önce amirlerime durumu bildirdim, doktordan uçabilir raporu aldım, yasal iznimin başlaması için yapmam gerekenleri öğrendim ve valizimi hazırlamaya başladım. Eşim benimle gelemeyecek ama doğumda yanımda olacak. Doğumdan sonra kendimi iyi hissettiğim zaman da döneceğim. Mete’nin okulu yaklaşık 1 ay kadar aksayacak, ama İngilizce biliyor olması ve yaz okulu tecrübesiyle zorlanacağını sanmıyorum.

Cumartesi günü Türkiye’de olacağım kısmetse… Memleketimin masmavi gökyüzünü görmek bile bana bugünleri hemen unutturacak, ailemin yanında olacağım, dışarıda dolaşmayı, markete gitmeyi, fırından sabah sıcak ekmek almayı, balkonda çay içmeyi, Harput’u, Hazar Gölü’nü öyle özledim ki, bunlar bile bana yetecek. Doğum için en önemli şey moral. Bolca yürüyüş yapabileceğim. Sevdiğim ve beni gerçekten seven insanları göreceğim.

Turkan34

İşe Ocak sonu gibi başlamam gerek. Burada güvenilir bir bakıcı bulmak gerçekten çok zor -ki sonuç ortada. Tanıdıklara söyledik, yeni bir bakıcı bulmaya çalışacağız, acentelerden gelecek kimseye bebeğimi emanet edemem. Yatılı olmaması tercihim. En kötü durumda burdan giderken almayı düşündüğüm 3 yıllık ücretsiz izni bir 6 ay kadar erken başlatmak zorunda kalabilirim. Belki bu da her iki oğlum için daha iyidir. Şimdi sadece doğumuma odaklanmak istiyorum artık…

Ben tuhaf işlerle meşgulken aslında ne kadar da az kaldı değil mi? Sadece 6 hafta, belki daha az. Minik kuzuma kavuşacağım, ilk buluşmamızı, tıpkı ilk oğlumdaki gibi kadife tenini, şakaklarındaki kıvrılmış yapışık hafif ıslak saçlarını okşadığımı hayal ediyorum. Valizi hazırlarken parmaktan küçük çorapları görünce her şeyi unuttuk zaten, eşimle gülmeye başladık…

Sevgili gebecikler, canınızı sıkan mı oldu, hemen miniğinizin bir çift çorabını elinize alınız ve içinde ufacık ayaklar hayal ediniz… İki saniye sonra heyecan, mutluluk ve iki damla sevinç gözyaşı garanti…

Caanım memleketimden haberlerle haftaya görüşmek dileğiyle…

Türkan

Yazar Hakkında

TÜRKAN C. DAĞDEVİREN – 32 yaşında, diplomat. 3,5 yaşındaki oğlu ve sevgili hayat arkadaşıyla geçici olarak Suudi Arabistan’da yaşarken 2 sene sonrasında nerede olacaklarını ve hayatının kalanında hangi ülkelerde yaşayacağını bilmemenin keyfini çıkarıyor. Her şeyden önce sağlıkla kavuşmak, sonrasında SSVD arzusuyla ikinci bebeğini bekliyor. Kitap okumayı ve kanaviçe işlemeyi seviyor.

Türkan’ın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

5 yorum

  1. Merhaba Türkan hanim. Ben de ssvd çok istiyorum. İyinde bir doktor buldum fakat bebegim dönmedi :(. 35+1 deyim. 37 ye kadar bekleyecegim eğer bebek doner ve kanala girerse deneyecegiz. Sizin bebeğimiz döndü mu?

    • Dilek hanım dönmesi için hala zamanı var lütfen olumlu düşünün, bebeğinizin döndüğünü hayal edin, fiziksel olarak yapılabilecekler var, bazı ebeler bu konuda beceriye sahip, ayrıca makat doğumu deneyen doktorlar var, benim komşum ilk bebeğini dönmediği için Sezaryen olmuş, ikinci bebeği 39 da dönmüş, siz döneceğine inanın.. Benim bebiş 2 hafta önceki kontrolde dönmüştü.. Sizin de dönecek..

      • 39 a kadar bekleyebilirim ama ters bebek doğurması göze alamam sanirim. İnşallah benimki de döner.

  2. Merhaba Türkan,

    Senin adına çok sevindim. Bu konu uzun zamandır seni yoruyordu. Belki de hayırlısı böyle olacak; kendi memleketinde, sevdiklerinle birlikte normal doğum ile kuzuna kavuşacaksın!
    Her şey gönlünce olsun 🙂

    • Çok teşekkürler Gül, hakkaten en kötü karar kararsızlıktan iyidir derler ya, eyleme geçmek bile rahatlatıyor insanı.. Çok sağol..