18 Yorum

Ben, oğlum ve otizm

Aşağıdaki yazı ismini saklı tutmak isteyen bir Blogcu Anne okuru tarafından kaleme alındı.

***

Merhaba,

Ben 30 yaşında, oğlunu delicesine seven bir anneyim. Tabii hepiniz gibi…

Bu yazım aslında normal profillere uymayan çocukların annesi için yazılmış bir yazı.

Oğlum şu anda 3 yaşında. 2 yaşını biraz geçmişti ki içimde ufak ufak yereden şüpheler köklenmeye ve bazı konularda beni haklı çıkarmaya başlamışlardı maalesef. Çevremdekiler ‘Saçmalama! Daha çok küçük sana öyle gelmiştir!’ demelerine karşın bir gün ablamla (kendisi 2 çocuk annesi) konuşurken “Evet bence de saçmalama! Onun annesi sensin, doktora götürmek için kimseden izin almana gerek yok. Ayrıca bu durumu bir uzmandan daha iyi kim anlayabilir?” demesiyle kendimdeki o cesareti bulup tanıdıklardan internetten doktor araştırmaya başlamıştım. Aslında korktuğum veya çekindiğim çevremdekiler ya da ailem değildi. Sadece psikoloğun söylecekleri beni korkutuyordu….

Böylece bazı tanıdıkların önerisi ile bir pedagog ile randevulaştık. Ben randevu günü gelmeden (her doktora götürdüğümde hiçbir konuyu unutmamak için her şeyi not alır ve yazarım) sorularımı oğlumun evdeki hayatını neler yaptığını ve neler yapamadığını, hepsini defterime not aldım. Notum aynen şöyleydi;

  • 2 yaş 3 aylık, henüz 1 ya da 2 kelime hariç hiç konuşmuyor.
  • Anne ve baba demiyor (Sadece bu kim diye sorulursa söylüyor)
  • Bizim (anne-baba) haricimizde kim sorulursa baba! diye cevaplıyor.
  • Seslendiğimizde dönüp bakmıyor.
  • Herhangi basit bir komutu yerine getiremiyor. Örn: topu ver gibi…
  • Anlamsız gözlerle bir boşluğa bakarmış gibi bakıyor.
  • İhtiyaçlarını söylemiyor. Örn: Su istiyorum gibi..
  • Hala bez kullanıyor fakat kakasını yaptığında asla rahatsız olmuyor, tam tersi bezinin değiştirilmesinden rahatsızlık hissediyor.
  • Yaşıtlarıyla iletişim kuramıyor; sürekli bir ağlama ve kendini ifade edememesinden kaynaklı öfke nöbetleri geçiriyor.
  • Kalabalıktan, sesten, farklı ortamlardan, yabancılardan

işte liste böyle uzayıp gidiyor. Yazdıklarım anlattıklarım o kadar çoktu ki…

Otizm

Randevu günü geldi çattı. Kalbimde, içimde bir sıkıntı, her an ağlayacakmışım gibi hissederken kendimi, annem de oğlumla bana eşlik etmek istedi. İşte o zaman bi nebze rahatladım. Pedagoga anlattım izledi, dinledi… ve pat diye daha önce internette araştırıp okuduğum şeyi bana söyledi. “Yaygın Gelişimsel Bozukluk” belirtileri (sizin anlayacağınız şekilde OTİZM!)

O ana dair hatırladığım en önemli şey kulaklarımda bir uğultu, beynimde bir uyuşukluk, ağlamak istiyorum ama bir şey bana engel oluyor sanki… Zaten o andan sonrasını hatırlamıyorum. Koca bir boşluk. Doktordan çıkıp eve nasıl geldik (arabayı ben kullandım) inanın bilmiyorum… Annemle hiç konuşmamış ve hiç cevap vermemişim. Evdeyken eşim arıyor ve sinir krizi geçirerek ağlamaya başlıyorum. Yanımda annem ve babam benimle beraber hüngür hüngür ağlıyorlarlar. (Onlar olmasa ne yapardım bilemiyorum) O andan itibaren tekrar nefes almaya başlıyorum birden. Eşime vargücümle bağırıp ağladığımı hatırlıyorum. Normalde çok serin kanlı ve mesafeliyimdir. Ağladığımı göreni bırakın ben bile çok hatırlamam. Ama hayatımda ilk kez böyle ağladım. Bağıra çağıra, hıçkırarak, kendimi yere atarak… Ama asla ‘Neden ben?’ demedim. Ya da ‘Neden benim oğlum?’ demedim.

Kafamdaki cümleler “ben ne kadar kötü bir anneyim”, “benim yüzümden” , “çalışmasaydım böyle olmayacaktı belki”…. Böyle sayısız kendimi suçlama, yerme…

Birkaç gün ruh gibi bomboş bir şekilde ve oğlum bana her baktığında ağlayarak geçti. Tabii bu sırada annem, babam ve ablam asla beni yalnız bırakmıyorlardı. Ama konuşacak gücü bile bulamıyordum kendimde. Zira ne gece ne de gündüz uyuyabiliyordum. Toparlanmam lazımdı oğlum için fakat o gücü bile bulamıyordum kendimde… Oğlum bana her baktığında veya her dokunduğunda vicdanım gizlendiği yerden çıkıyor, deli gibi ağlamaya başlıyordu. Bu döneme düşme dönemi de diyebiliriz. Düşme dönemim 10 gün kadar devam etti.

Bir gün oğlumu uyuturken yanında uyuyakaldım.. Ve bir rüya gördüm. İşte beni kendime getiren ayağı kalkmamı sağlayan bu rüya oldu.

Rüyamda oğlum benimle konuşuyordu. “Neden benim normal olmamı istiyorsun?” diye sordu. Ben de ‘‘Daha mutlu olursun diye düşünüyorum” dedim. O tekrar “Neden benim normal olmamı istiyorsun? Ben normal değilim, olamam.” dedi.. Bense sadece onun o güzel gözlerine bakıyorum yine… Son can alıcı cümle birden beynime bir takoz inmesine neden oluyor “Beni böyle sevemez misin anne?”

Bu takoz gerçekten beynime iniyor ve uyanıyorum. Müthiş bir ağlama krizi ve utanç. Ben oğlumda böyle duygulara yol açmıştım ve o telepatik olarak benimle iletişime geçmişti, buna inanıyorum. Ama inanmayan annelere de saygı duyuyorum. Ben yataktan kalktım ve onu uyandırmamak için içeri geçtim. Elimi yüzüm yıkadım ve aynadan kendimi görünce ben bile tanıyamadım. Ben bu değildim. Ne olmuştu bana? İnanın ben de bilmiyordum, tek bildiğim artık bu durumun son bulması gerektiği ve oğlumla ilgili program yapmam gerektiğiydi. Düşme anımda okuduğum binlece yazı, blog, araştırmalardan sonra en önemli aşamanın kabullenmek olduğunu çok iyi biliyordum. Kabullenecektim. Başka türlü oğluma hiçbir faydam olmayacaktı. Onu her haliyle o kadar çok seviyordum ki. İçimde bulunduğum durumdan kendisini sorumlu hissetsin istemiyordum.

Ben biraz toparlandıktan sonra oğlum uyandı. Biraz yatakta mıncıklaştık ve gözlerinin içine bakıp “seni her halinle çok ama çok seviyorum. İyi ki beni seçtin, iyi ki senin annenim. Her şey için çok ama çok teşekkür ederim.” dedim. Sonra ne mi oldu? Her yer cennet, her yer güllük gülistanlık oldu sanki… Ben daha farklı bir anne o daha farklı bir evlat oldu o “an”dan itibaren.

Şimdi her şeye ama her şeye binlerce şükür diyorum. Buradan annelere şunu demek istiyorum: yalnız değilsiniz ve asla olmayacaksınız. Sadece korkmayın, sevin!

Sevgiler,

DG

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

18 yorum

  1. Muhteşemsiniz! oğlunuzla çok güzel günler sizi bekliyor

  2. Merhaba benim suanda 27 aylik bir oglum var bizde 24 aylikken ayni teshis kondu yaygin gelisimsel bozukluk 3 aydir birebir ozel egitim aliyor anne baba demeyen cocuk simdi yuzumuze bakip anne baba diyor iletisim kuruyor yani anlatmak istedigim yaygin. Gelisimsel bozukluk egitimle duzelebilen bir sey.

  3. Benzer sıkıntılari yasar gibi oldum. Bir süreçti korktuğum sekilde gelişmedi geçti. Ancak kabullenemedim. Panik, korku, karamsarlik, depresyonun dibini yasadim 1 sene ve yasattim. Diyemedim seni her halinle seviyorum bunu diyebilen annelerin önünde eğiliyor ve kendi anneliğimi sorguluyorum simdi.

    • Söyleyeceklerim dış kapının mandalı olarak algılanmaz umarım, nitekim böyle bir tecrübem yok… Ancak kişisel gelişime azıcık merak salmış, son bir buçuk senedir kendini (ve insanı) daha iyi anlamaya çalışan biri olarak sizin yaşadıklarınızın da normal olduğunu düşünüyorum. Böyle bir süreçte skalanın iki ucunda olmak -ve hatta arada gidip gelmek- çok sıradışı olmazdı gibi geliyor bana… Acaba destek alıyor musunuz, almayı düşünür müsünüz? Bunları bir uzmandan duysanız, ne olursa olsun yalnız olmadığınızı size söylese belki daha iyi hissedersiniz?

      • Blogcuanne, evet yaklaşık bir buçuk senedir destek alıyorum kaygı bozukluğu tanısıyla. Evet uzmanlar söylüyor ve rahatlamaya çalışıyorum ancak benim gördüğüm, duyduğum skalanın benim bulunduğum ucunda değil tam tersi ucunda duranlar tıpkı bu yazıyı bizimle paylaşan sevgili DG gibi. Aldığım destek ve kendi çabalarımla ben düştüğüm kör kuyudan çıktım şu an.
        Durumumuzda zaten osb ye gitmedi. Şimdi yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz ve başarıyor gibiyiz. Teşekkür ederim ilginiz için.

  4. Oğlunuzla , dünya güzeli evladınızla size mutluluklar dilerim. Onu en iyi şekilde eğiteceğinize ve yetiştireceğinize inanıyorum.

  5. böyle yazıları sabah okunmaması gerek onu bir kere daha anladım. göz yaşlarıma hakim olamadım. sizinle gurur duydum. benim için olimpiyat şampiyonusunuz.
    o kadar yaygın bir durum ki hem de ve tüm çocuklar gibi SEVGİ İLE BÜYÜSÜNLER.
    sevgi, sağlık , mutluluk, kararlılık hep sizinle olsun.

  6. Ozel egitim merkezlerinde buyuk asama kaydediliyor,ne kadar erken baslarsaniz o kadar iyi,onlar farkli diyebiliriz ama bence tek farklari sosyallesmedeki farklilik bu da asilmiyacak bir sey degil,hmm diger bir farklarida var muthis bir hafizaya sahip olmalari,eksik yonlerini egitim merkezleriyle giderirken ustun taraflarinida destekleyebilirsiniz..

  7. Aglaya aglaya okudum yazinizi. Evlat sevgisi daha carpici, daha derinden anlatilamazdi. Yureginize saglik. Siz muhtesem bir annesiniz ve oglunuz da size sahip oldugu icin cok sansli.

  8. Sevgili Güzel Anne,

    İngiltere’de yaşayan, otistik bir kızı olan annenin, kızının yaptığı resimlerden özel eğitimine kadar herşeyi içtenlikle paylaştığı bir Facebook sayfası var.

    Yıllardır takip ediyorum. Bir anne olarak yaşadığı zorluklardan, çocuğun hassasiyetlerine uyum sağlamalarına, onun kendini ifade edebildiği yolları açmasına, otizm hakkında pekçok pozitif hikaye haberler ve bilgilendirme videolarına kadar pekçok şeyi bulabilirsiniz. Çok aktif ve gerçek-zamanlı paylaşım yapıyor. Annelere ve bu duruma sıradan bakmayıp özelliğinin bilincinde olmaya çalışanlara müthiş bir ilham ve destek verdiğini düşünüyorum.

    Kızın yanında Maine Coon türü özel bir kedi de mevcut, ve anne bu durumdan çok büyük destek görüyor. Onların hikâyesini her seferinde içim açılarak -evet ne kadar inanılmaz geliyor değil mi, içim aydınlanarak- okuyorum Facebook’ta. Oysa onlar için de hiçbir şey tozpembe değil.

    Otistikler aslında hayatı bizim gördüğümüzden daha hassas – ve belki daha da ideal ve mükemmel- görürler. Bir yerde okumuştum, alıntıyayım: Onlar beynimizin sıradanlıkla törpülenmediği, sürü psikolojisiyle yücelttiğimiz şeylerden farklı şeyler de olabileceğini bize anımsatmak için Tanrı tarafından gönderilmiş meleklerdir.

    Buna bu açıyla bakmak kolay değilse de, bu da bu duruma ait bir gerçek.

    Örneğin bu kızın yaptığı bazı resimler o derece ki, ruhunun, Cennet’i anımsadığını düşünmeme neden oluyor.

    Bir anne olarak bu ülkede, bu toplumda sizi çok kolay olmayan günler bekliyor. Ama yine oğlunuzun annesi olarak, herhangi bir normal çocuk ile karşınıza çıkmayacak güzellikler de sizi bulacaktır, buna tüm kalbimle inanıyorum.

    Oğlunuzun büyüme hikâyesini ben sizlere hayranlık duyan ve anne olmayan bir kadın olarak ileride okumak isterim. Çünkü sizin hikâyeniz bambaşka olacak. Pırıl pırıl. Kâh gözyaşlarınızla, kâh onun gözleriyle. Sevgiyle kalın Güzel Anne.

    https://www.facebook.com/pages/Iris-Grace-Painting/609967369017975?fref=ts

  9. Sevgili DG öncelikle sizi bu dik durusunuzdan ötürü yurekten tebrik ederim .. Su an hangi asamadasiniz , oğlunuz ne durumda bu konuyla ilgili de bizleri bilgilendirirseniz çok memnun olurum ..Ayrıca sizin için de bir sakıncası yoksa isminizi paylaşabilir misiniz ..

    • DG ismini paylaşmayı tercih etmediği için yazının başında ‘ismini saklı tutmak isteyen’ ifadesini kullanmıştım.

  10. Sevgili DG,

    Sen olağanüstü bir annesin, oğlunda çok şanslı. Yaşadıklarını, yaşayacaklarını anlamak yerinde olmak mümkün değil ama ben inanıyorum ki oğlun ve sen bütün güçlüklerin, zorlukların üstesinden geleceksiniz. Hayat evet bazılarımıza çok daha zor. Ve bu zorlukları ancak bu kadar büyük ve güzel kalpler taşıyabilir…

  11. Merhaba,
    “Beni böyle sevemez misin anne?” , bu cümle beni mahvetti.
    2 çocuklu bir anne oluşumdan mı yoksa 4,5 yaşındaki yeğenimin de otizmi yaşıyor oluşundan mı ya da sadece bir insan olmamdan mı bilemiyorum… bu cümle öyle derine dokundu ki gözyaşlarıma engel olamıyorum.
    Ve kesinlikle katılıyorum “yalnız değilsiniz ve asla olmayacaksınız. Sadece korkmayın, sevin!”

  12. Ah canım benim, nasılda benzer duyguları yaşıyoruz bu yolculuğa çıktığımızda. Bende senin gibi oğlum 2 yaşındayken farketmiştim bir şeylerin ters gittiğini hatta tv den duyduklarım internetten okuduklarım sonucunda oğlumun otizmli olduğundan emindim. O arabaları öyle dizilmiş görünce o günlerimiz geldi aklıma. Benim çevremdekilerde saçmaladığımı düşündü, çocuk doktorumuz bile 3 yaşına kadar bekleyelim dedi neyi bekliyorsak velhasıl 1 yıl sonra otizm teşhisi konuldu o gün eşimin dünyası karardı, ben zaten 1 yıldır o karanlıktaydım, oğlumun öfke nöbetlerinde çaresiz bir şekilde ona sarılıp ağladığımı bu sırada omuzlarımı ısırdığı için canımın yanmasıyla daha çok ağladığımı halen içim sızlayarak hatırlarım. O 1 yıl içinde üzüntü, konduramama, kendimi suçlama gibi duyguların hepsini yaşamıştım, tıp dünyası otizm teşhisi koyduğunda ben otizmi kabullenme aşamasındaydım bu yüzden olsa gerek o gün hastane kapısında eşimi teselli etmeye çalışmıştım hemde alttan alta beni suçladığı halde, bu yüzden olsa gerek durumu öğrenen kaynanam bizim sülalemizde böyle bir şey yok dediğinde zaten bizim sülalemizde herkes otizmli demiştim. Teşhis konulur konulmaz eğitime başladık şimdi 7 yaşında, zaman zaman krizlerimiz olsa da daha sakin bir hayatımız. Sevgili DG şimdi her yer cennet, her yer güllük gülistanlık diyorsun ya sana katılıyorum, bu huzur halidir. Tüm zorluklara rağmen meleğinle birlikte hep bu huzur halinde kalmanız dileğimle. Sayende bende içimi dökmüş oldum iyi ki yazmışsın.

  13. Hani derler ya “tüylerim diken diken oldu” diye, yazınızı okurken aynen öyle oldum işte.. Benzer bir tecrübe yaşamadım ama bir anne olarak sizi anladığımı hissediyorum..Ben olsam ben de aynı şeyleri yaşardım, ben de ilk etapta kesinlikle yıkılırdım,hemen kabullenemezdim buna eminim,aksi beklenemez ki zaten.. Kim ilk duyduğu anda büyük bir olgunlukla karşılar bu haberi , ama asıl önemli olan o şoku atlatıp ayağa kalkmanız işte.. Siz çok güçlü, kocaman yürekli bir annesiniz, oğlunuzun sizinle telepati kurduğuna kesinlikle inanıyorum ve size sonuna kadar katılıyorum, ne güzel söylemişsiniz “korkmayın, sadece sevin ” diye.. Eminim oğlunuzla yaşayacağınız çok güzel günler sizi bekliyordur, yarattığınız cennetiniz daim olsun.. Sevgiler..

  14. Merhaba. Bu konuda oğlu otizmli bir annenin kurduğu OGAD Otizm Güçlü Aile Derneği
    https://www.facebook.com/OGADOtizmDernegi?pnref=lhc
    destek olabilir. Demet Uyar mücadelesini ve oğlunda elde ettiği çok önemli gelişmeleri şahsen bildiğim değerli bir arkadaşımdır. Ailelere koçluk hizmetleri olduğunu biliyorum.
    Güzel yazınız için teşekkür ederim. Mücadelenizde başarılar. Sevgi ve saygılarımla