11 Yorum

Evden çalışamayan anne

‘Evden çalışmanın püf noktaları’ konulu bir yazı yazmak istiyorum ne zamandır. Aslında birçok konuda birçok yazı yazmak istiyorum ama vaktim olmuyor. Hele de adına ‘yaz TATİLİ’ denilen şu günlerde…

Bugün fark ettim ki bu yazıyı yazamamamın haklı bir gerekçesi var: Ben evden çalışamıyorum.

Hakkımı yemeyeyim, disiplin konusunda fena değilim. Evet, çok dağıldığım oluyor bazen ama bir dikiş tutturdum sayılır. Artık öyle ev işine falan kaptırmıyorum kendimi… Çoğu işi ben dışarıda çalışıyormuşum gibi hareket ederek birlikte yapıyoruz.

Ancak ‘evden çalışan anne’ olma konusunda sınıfta kaldığımı hissediyorum zaman zaman. Belki de annelikle çalışmanın üst üste bindiği şu yaz tatilinde her zaman…

Çocuklarıma daha yakın olmak, onlarla bir arada olmak, onlardan ayrı kalmamak, onları kendim büyütmek için kurduğum bu düzenin elimde patladığını hissettiğim bir dumur anı yaşadım dün akşam…

Yaz okulunun hüsranla sonuçlanması ve çocukların evde vakit geçirmeye başlamasıyla anneanne-babaanne desteğini arttırdık son zamanlarda… Gel gör ki bizimkiler bu kardeş kavgası olayını o kadar abartıyorlar, hele de biz yokken öyle af edersin bokunu çıkarıyorlar ki artık herkes yoruldu. Anneanneyleyken ayrı, babaanneyleyken ayrı, e bunlar gencecik insanlar değiller (olsalar bile herkesin bi sabrı var), e hava sıcak falan derken dün yine babaanneyle kaldıkları bir günün sonunda gelip bütün günü kavga ederek geçirdiklerini görünce bende sigortalar attı.

Aslında atmadı. Yani çok önceden atmıştı, artık ata ata bitti, kalmadı. Çaresiz bir şekilde dedim ki ‘siz neden bu kadar çok kavga ediyorsunuz?’

Ne dese beğenirsin? ‘Çünkü sizinle vakit geçiremiyoruz.’ 

Buyur?

Efendim ben hep iş yapıyormuşum. Onlara yeterince kitap okumuyormuşum. Onlarla kutu oyunu az oynuyormuşum.

Buradan başlamışken devam etti, işte anneanne de sürekli yemek yapıyor, yok büyükbaba oynamıyor, yok babaanne şöyle, dede böyle…

Onlar da sürekli birbirleriyle aynı oyunu oynamaktan sıkılınca kavga ediyorlarmış.

Vay be dedim, güya çocuklarımla vakit geçireyim diye böyle bir düzene geçmiştim al bak yine yaranamadım.

Gece Doğan geldiğinde ağlamaklıydım, dedi ki ‘Valla yumuşak karnından vurmuş seni ama akıllı davranmış haaa!’ Ona göre, çocukların çizdiği kadar kara bir senaryo yok ortada ve çocuklar gayet mutlular ve ben onlarla bir sürü şeyi paylaşıyorum ve evet tamam alt alta üst üste yuvarlanan bir anne olmayabilirim ama onlara vakit ayırıyorum falan da filan.

Ama işte gel de bunu içimdeki her şeyden kuşku duyan, yaptığım her şeyi yetersiz bulan anneye anlat.

20150806YetersizlikBulutu

Annelik başının üzerinde bir yetersizlik bulutuyla gezmek gibi bazen…

11 yorum

  1. al benden de o kadar. ev işi ve yemek yapmaktan çocuklara vakit ayıramıyorum diye hep içim içimi yiyor. ne zaman yaramazlıkları tutsa, kavga etseler, söz dinlemeseler aslında biliyorum ki onlarla yeterince vakit geçirmeden verdiğim buyruklardan bu hal.

  2. Her anne böyle hissetmistir..Çocuklar ile kaliteli bir kaç saat geçirince geçer genelde..
    Geçer 🙂

  3. Ah bende gecen gun ayni seyi dusundum. Acaba cok vakit gecirmiyormuyum ? Diye gecirdim icimden. Sonra sanki beynim ikiye bolundu biri evet geciriyorsun dedi digeri hayir. Sonra planli ilerlemeyi dusundum olmadi ee neticede bende insanim. Ama sunu gozlemledim gercekten cocuguyla vakit gecirmeyen, elinde olmadan veya istemeyerek bir cok anne var ki tanidiklarimda oldukca fazla, baktim onlarin hic boyle bir kaygisi yok dedim demekki aslinda ben iyi vakit geciriyorum ama insanoglu hep fazlasini istediginden kafa karisiyor 😉

  4. Ahahahaha, bizde de aynı durum var da ben kardeşsizlikten diyordum. Yani bir kardeşi olsa bize bu kadar sarmaz kendi kendilerine oyalanırlar falan diyordum:) Kendi işyerim olmasından dolayı zaman zaman esnek olabiliyorum ve “normal” bir çalışan anneye göre gerçekten daha çok vakit geçirebiliyorum oğlumla. Buna rağmen o gün eve gelip yemek, bulaşık, ortalık toplama sürecine girmiş ve onun istediği gibi vakit geçirememişsek sonuç tam dediğin gibi: anneanne sürekli yemek yaptı, hiç oyun oynayamadık (ki oynuyorlar), zaten bugün parka da gidemedik, hani senle şunu oynayacaktık… 🙂

  5. Valla Elif, kusura bakma ama ben senin tarafını tutacağım: Bence yaptıkları bildiğin şımarıklık ve ayıp. Ve besbelli seni yaralayacağını bildikleri bir yerden vurmuşlar. Kazara onların duyuş seviyesinde bu konudan yakındıysan senden alıp sana satmış olabilirler. Dünya onların etrafında dönmüyor, yetişkin insanların DA bir takım ihtiyaçları var (hele hele büyüklerin – anneannelerin, babaannelerin, dedelerin hayat ritmi daha da farklı) ve artık yaşları da o kadar küçük değil, biraz da onların ayak uydurması lazım.

    Bizim velet de daha ilkokul ikideyken matematikteki başarısızlığını, “ee, öö, işte, boşanmış anne babaların çocukları…” falan diye başlayan bir cümle ile açıklamaya kalkmıştı. (Kendisi eşimin ilk evliliğinden olur, kaldı ki eşim çok duyarlı bir babadır, ben de elimden geleni yapıyorum.) Sonra kendisini karşımıza alıp onun öyle bir şey olmadığını efendice anlattık. (Temelde diğer taraf ile ciddi bir sorun yok, hele de eğitimi konusunda aynı fikirdeyiz annesi ile.) Şimdi 14 yaşında, giderek daha fazla şey paylaşıyoruz neyse ki.

    Çocuklar her şeyi ama HER ŞEYİ, işlerine geldiği gibi kullanma eğilimindeler. Sadece çocuklar da değil aslında, insan doğası belki ama küçük yaştan dünyada tek başlarına yaşamadıklarını öğrenmeleri gerekiyor diye düşünüyorum.

    Hem madem seninle vakit geçirmek istiyorlarmış, biraz da onlar sana katılsın bakalım evde yapılan o işlerde. “Anneeaa, acıktııımm!” ya da “Bilmemne tişörtüm nerdee? Aa, kirlide miii, ama ben onu giycektiimm!..” falan demeyi biliyolar ama! (Bu örnekler illa ki Deniz ile Derin’e uymuyor olabilir ama pek çok evde duyulan şeyler maalesef.)

    Ay biraz hızımı alamadım mı ne?.. Bu arada ben de serbest çeviri yapıyorum yani evden çalışıyorum yani aslında çalışamıyorum benzer sebeplerden. Milleti yatırıp gece çalışmaya çalışıyorum ama yaz olduğu için her zamankinden geç yatıyorlar! Neyse, bulunacak bir çaresi…

    • Kesinlikle haklısınız sevgili Bilge 🙂 blogcu anne de cocuklariyla vakit gecirmiyorsa artık pes yani… biz sahitiz yahu 🙂

      hamilesin ya sevgili elif, daha çok takiyorsun kafaya her şeyi besbelli… sen taptatli bi annesin hiç kendini üzme 😉

    • Harika bir yorum, bayıldım!

  6. Elif oğlan valla çok doğru söylemiş, bunların hamuru bu şekilde. 2 yaşındaki kızımla son zamanlarda 7/24 “kaliteli zaman” geçirmeye başladığımı fark ediyorum. Hani 2 saat süper anne olursun oooh sonra kendine zaman ayırırsın falan ya, onu nedense son zamanlarda kendisi bertaraf etti, 7/24’ü daha uygun buldu. “E güzel aman bir daha bu günler gelmeyecek, boş zamanım da var, hadi çocuğa odaklanayım” dedim, demez olaydım. Sakın ha! Bunlara elini veriyorsun kolunu kaptırıyorsun, bir bakıyorsun pijamayla saç baş dağınık evde peppa pig izleyen tuhaf bir insanımsıya dönüşmüşsün. Yok. Olmaz. Kaliteli zamanı geçir, kendine bak, işine bak, sen de insansın, bırak kavgalaşsınlar, bi şekilde yolunu bulurlar 🙂

  7. Can sikintisi iyidir, yaraticiligi tetikler. Bence oz disiplinleri uzerine calismalari icin guzel bir firsat. Ikisiyle de sakinlestikleri, dinlemeye acik olduklari bir zaman sizin calismak zorunda oldugunuzu, onlarin da canlari sikildiginda kavgaya alternatif cozumler uretmeleri gerektigi uzerine bir konusma fena olmayabilir.

  8. Sanki isin sonunda herkes pisman….calisan anne cocuklarinini birebir buyutemedigi icin pisman.
    calismayan annede evde koreldigini kariyerinden geri kaldigi icin pisman…ne enteresan bi durum. Bende suanda calismiyorum cocuklarim cok kucuk kendim bakiyorum ama 2 sene sonrasiicin calisma planlarim var tabiii 8nsallah sucluluk duyan anne gurubuna girmem!

  9. Ben o yaşlarda hiç annemle ya da diğer büyüklerle oynadığımı hatırlamıyorum. Çünkü oyun oynayabileceğim bir sürü yaşıtım vardı. Sanırım şimdiki çocukların ve anne- babaların en büyük sorunu bu; sokakta oynayan çocuk yok.Yaz tatili demek tüm gün sokakta oynamak demekti. Benim annem çalışıyordu ama hiç ihmal edilmiş hissetmedim kendimi. Bence bu kadar düşünmek kimse için iyi değil. Günümüz koşulları bu, çocuklar için en ideal koşullar mı değil. Ama bugünden yarına bu koşullar değişemeyeceğine göre buna uyum göstermeleri gerekiyor. Çünkü içine doğdukları dünya bu! İster evden ister dışardan çalışsın hiçbir anne tüm vaktini çocuklarına ayıramaz. Mümkün değil 🙂