22 Yorum

#BirKadınOlarak her yerde emzirebilirim

Ünlü sinema eleştirmeni ve şarkıcı ve köşe yazarı ve hayvan hakları aktivisti ve daha birçok şey olan Ömür Gedik, dün Hürriyet gazetesindeki köşesinde ‘Kadınlar Parkta Emzirsin mi?’ başlıklı bir yazı kaleme aldı ve dedi ki:

Emzirmekten pek hoşlanmamış, son derece zorlanmış ve muhtelemen de bu yüzden iki ay sonra bırakmak zorunda kalmıştım.

Cinsel obje olarak görmekten bir türlü vazgeçemediğim memelerin kutsal olduğu söylenen bu göreve alışamamıştım bir türlü.

Çoğu erkeğin de benim gibi düşündüğünü biliyorum.

Bu yüzden Dünya Emzirme Haftası sebebiyle yapılan ‘istedikleri yerde emzirsinler’ çağrılarına katılmıyorum.

Kadınlar tabii ki çocuklarını emzirsinler ama bunu herkesin gözüne soka soka yapmasınlar. Kadınların emzirme özgürlüklerini sokak ortasında, istedikleri yerde kutlamaları bana cinsellik ve libido düşmanı bir hareket gibi geliyor.

Hele hele parklarda, meydanlarda yapılan şu toplu bebek emzirme eylemleri yok mu?

Gereksiz bir şovenizmden başka bir şey değil bence.

Her ne kadar bu yazıya gelen -bu da dahil- çokça tepkinin, Ömür Gedik’e almayı hedeflediği tepkiyi ve çekmek istediği dikkati verdiğini düşünsem de ‘Aman ne hali varsa görsün’ diyemedim.

Ömür Gedik’i takip eden, okuyan, ciddiye alan biri değilim, ancak söyledikleriyle ilgili sıkıntım var. Şöyle ki, bu sözlerin ‘Hamile kadınlar sokağa çıkmasın’dan farkı yok ve artık kadınlara nasıl davranacaklarını, ne giyeceklerini, ne zaman kahkaha atıp ne zaman susacaklarını söyleyen insanlardan bıkkınlık geldi, ister islamcı ister şarkıcı/sinema eleştirmeni/hayvan hakları aktivisiti/pek ünlü köşe yazarı olsun.

Birincisi, kadınlar memeleriyle hem emzirebilir hem seks yapabilir, biri diğerine engel değil. Herkes için bu tecrübe böyle olmayabilir, çeşitli sebeplerden dolayı bir kadın emziremeyebilir ya da emzirmek istemeyebilir ve hatta emzirmeyi itici, tiksinç de bulabilir (büyük ihtimalle kendi tecrübeleri yüzündendir) ve fakat bu başkasının emzirme özgürlüğüne karışabileceği anlamına gelmez.

İkincisi, kadınların emzirmeleri kadar cinselliklerini nasıl yaşayacaklarını söylemek ne Ömür Gedik’e, ne başkasına düşmez. ‘Birçok erkeğin de böyle düşündüğünü biliyorum’ diyerek erkeklerin sözcülüğüne soyunan Gedik’in karşısına emzirmeyi çok doğal bulan ve hala karısının/sevgilisinin memelerini seks objesi olarak görebilen ve iki fonksiyon arasındaki farkı görebilen birçok erkek çıkarılabilir; kaldı ki erkeklerin bu konuda ne düşündüğü Ömür Gedik’in aksine #BirKadınOlarak çoğu kadının umurunda değildir.

Üçüncüsü, emzirmek için emzirme eyleminin de, memelerin de ‘kutsal’ olduğunu düşünmek gerekmez. Bazı kadınların müthiş bir duygusal bağ kurarak gerçekleştirdikleri emzirme eylemi, diğer kadınların sadece bebeklerinin karınlarını doyurmak üzere gerçekleştirdikleri bir olaydır. Bu bakış açısı bir kadını diğerinden daha üstün tutmaz (ama kadınlara ‘ay emzirmeyin’ deme cüretini göstermek onu daha aşağıda tutar)

Dördüncüsü bu ‘kadınlığın nasıl yaşanacağını en çok ben bilirim ve cinselliğimi de doya doya yaşarım’ tipi hatunlardan fenalık geldi. Cinselliğin ne olduğunu bilen ve dünyada seks yapan tek kadınlar siz değilsiniz. Bir kadının sosyal medyada ‘Bu sabah kocamla seviştik, çok güzeldi’ ya da ‘seks kadar güzel bir şey yok’ yazmıyor ya da vücudunu sergilemiyor olması bir kadın olarak kendine saygı duymadığı, bedenine güvenmediği ya da bir gece önce sevgilisiyle çılgınca sevişmediği anlamına gelmez.

Beşincisi, ‘şovenist’ şov yapmak anlamına gelmez, daha siyasi bir içeriği var, bir dahaki sefere sözlüğe bakmasını tavsiye ederim, belki o zaman daha ciddiye alınırdı yazısı…

Ömür Gedik bir iş yerinde müdür olsaydı süt izni isteyen kadın çalışanına ‘Biz de anne olduk, ne var yani?’ diyip bebeğiyle birlikte olmasını çok görenlerden, iş yerinde sağdığı sütü buzdolabına koymasından tiksinenlerden olurdu. O yüzden her ne kadar yaptığı ‘bomba’ açıklamalarla gündemi karıştırsa da ünlü bir sinema eleştirmeni ve hayvan hakları aktivisti ve köşe yazarı ve şarkıcı olması aslında birçok kadının hayrınadır belki de…

Lakin Türkiye’nin ne yazık ki en çok okunan gazetelerinden birinde köşesinin olması ve o köşeden ahkam kesmesi tepkilere yol açıyor. Ve bu tepkilerin bazıları kaş yaparken göz çıkaracak nitelikte oluyor. Örneğin insanlar ’emzirme örtüsü denilen bir şey var ve onunla hiçbir yerinizi teşhir etmeden emzirebilirsiniz’ diyorlar. Emzirme ve teşhir kelimelerinin aynı cümle içinde anılmasına gıcık olan biri olarak ben de diyorum ki ‘Hayır, emzirme örtüsü kullanmadan ve hiçbir yerini teşhir etmeden emzirmek de mümkün’ çünkü emzirmenin teşhircilikle alakası yok MEME UCUN GÖRÜNSE BİLE. Görmek istemeyen kafasını çevirir, kimse bebeğini emzirecek diye örtünün altına saklanmak, AVM’lerde havasız odalara kapanmak zorunda değil (yapmak isteyenlerin hakkı baki)

Bir de ‘Bir bebeğin karnını doyurmasından daha doğal ne olabilir?’ diyorlar, emzirmek bebeğin fiziksel değil, duygusal ihtiyaçlarını da karşılamak için yapılan bir eylem. Hiçbir emziren anne kimseye bebeğini neden emzirdiği için gerekçe sunmak zorunda değil, karnı acıkmasa da meme isteyen bebeğini istediği yerde emzirebilir kadınlar.

TopluEmzirme

Emzirme Reformu gönüllüleri olarak 2010’da Kadir Has Üniversitesi’nde düzenlediğimiz toplu emzirme eyleminden… Fotoğraf: Latife Tunç

Ömür Gedik’in ‘şovenist’ dediği emzirme eylemlerine gelince… Bundan beş sene önce ‘Emzirme Reformu Gerekli’ diye yola çıktığımızda çeşitli yerlerde toplu emzirme etkinlikleri düzenlemiştik. Amacımız emzirmenin normal ve doğal bir eylem olduğunu ortaya koyarak bu konuda farkındalık yaratmaktı. Dağınık bir şekilde de olsa (o zamanlar Facebook’ta albüm uygulaması yoktu belki de?) Emzirme Reformu’nun Facebook sayfasından bakabilirsiniz bu fotoğraflara (Ömür Gedik bakmasın sakın cinselliğine bi şey olur maazallah)

Şimdi dağınık bir grup olsak da o dönemde çok güzel şeylere imza atmış, önemli bir konuda farkındalık yaratmıştık. Bu vesileyle o süreçte birlikte hareket ettiğimiz, bizimle olan, bizi destekleyen herkese selam olsun.

Emzirmek doğaldır; ister parkta, ister bahçede, her yerde, her zaman…

EmzirmekDogaldir

22 yorum

  1. Hay ağzını öpeyim Elif! Allah senden razı olsun! Ben bu sabah rastladım bu muhabbete, az önce merak edip girdim gazeteyi okudum. Şu anda kanım damarlarımda öyle bir akıyor ki, o kadar olur!! Sinirliyim desem değilim, ama ne diyeceğimi bilemez haldeyim! Bu ne hadsizliktir!! Sen pek güzel özetlemişsin içimden geçenleri, sağolasın. Kadınların emzirmesi, arkadaşın cinsellik şeysini mi bozuyomuş? Bakmasın efendim, zaten emziren kadınlara öyle görmemiş gibi gözünü dikip bakmazsa, eminim kadınlar da çok memnun olurlar! İnsanlardan hatta bebeklerden daha çok hayvanlara önem veren bir insanı neden kaale alıyorum da sinirleniyorum diyorum ama yok bu o da değil, kaale almıyorum ama, ben densizliğe haddini bilmezliğe çok sinir oluyorum!
    Sırf ilgi çekmek, tepki toplamak, yeniden meşhur olmak falan için yapılmış bir hareket çok belli de… İçinde biraz da kıskançlık var gibi geldi bana. Sen bebeğini emzireme, sonra emzirenlere mok at!

    • Her dediginize katilmakla birlikte, ben de hayvanlara insanlardan daha fazla onem vermesi anormalmis gibi, bunu yapan insan kaale alinmaya degmez gibi bir vurgu yapmaniza takildim?

  2. Her kelimesine katiliyorum. Kaleminize saglik harika bir yazi olmus.
    Ben ortusuz emzirmedim, hep derim ben kendim tuhaf bulsam da kimseye karismaya ve elestirmeye hakkim yok. Ben ortumle emzirir yoluna bakarim. Ortusuz emziren de beni rahatsiz etmez.
    Bu biraz da emzirmeyi sevmemis ama deep inside sucluluk hisseden kadinin kendini aklama yazisi bence. Halbuse ne gerek var biz herkese kucak aciyoru, seven sevmeyen emziren emzirmeyen herkese. Kendisinin aksine.
    Almanya’da dogum bolumu olan her hastanede, ebe evlerinde ve cesitli lolasyonlarda ezie cafeleri var. Belli saatlerde kadinlar orada bulusu birlikte emziriyir bir yandan da dertlesip sohpet ediyor. Malum ilk zamanlar sutu artitmak veya emzirmeye devam edebilmek icin bazen fiziksel, akilsal duygusal destek gerekebiliyor. Veya ilk zamanlarin baska zorluari paylasilabiliyor. Alman kadinlarinin da gayet sevisgen ve de emziren kadinlar oldugunu da belirteyim. Hani Avrupa diye hosuna gider belki kendisinin. Bana da bu sehirli elistlerden de gina geldi ayrica. Bir onlar sehirli okumus aydin avruali, farkli dusunen herkes de kazma

  3. ömür gedik’i, 1 çay kasıgı suda bogabilirim, gırtlaklayabilirim! Siz yine her zamanki asilliğinizle mantıklı, sakin sakin, güzelce anlatmışsınız! ben yazıyı okudum ve kelimeler sinirden bogazımda düğümlendi! hala bu kafada insanlar var mı gerçekten! insanı geçtim, böyle kadınlar var mı?! ne kotu, kadının kadına böylesi düşman olması. hurriyet gibi bir gazetede böyle akıl fukarası böyle rezil bir yazıyı yayınlayabilmesi… aklım almıyor!

  4. Harika bir yazı…

  5. ilk kez buarada okudum yazıyı tam sinir olacakken şovenizm kelimesini gördüm bir gülme geldi ne alaka diye ciddiye alamadım sonrasında.Bence kadını kadın vücudunu son derece aşağılamış kendini sadece sex objesi olarak görüp bu yok olabilir endişesi onu emzirmeden soğutmuş bu yazıdan anladığım.Valla hiç öyle endişem olmadı bugüne kadar 2 çocukla tam 4 yıllık emzirme serüveninde. hayatlar değişiyor elbet ama bu emzirmeden değil yeni bir üyenin aileye katılmasından kaynaklı, çok değil 2 senede büyümeyle yoluna giriyor sonrasında.Biri bu kadına anlatsın süt dolu büyük memeler daha seksi oluyor.Benim değil eşimin sözleri 🙂

  6. Kadinin kadina yaptigini kimse yapmiyor bu ulkede denir ya, bu zatin kadinlari asagilamaya calisan sozcukler savuran erkek politikacilardan ne farki kaldi. Kendisi takip eden kayda deger bulan biri degilim kaldi ki kendi te rubelerini hic olmazsa 100 kisiye sorduk en yaygin cevabi alcik anketi gibi baskalari ozellikle de erkekler adina konusarak yikmasaydi iyi olurdu.

    Emzirme ozgurlugunun disinda birden bire niye boyle bir konuya el attigini boyle bir konuyla cikis yaparak dikkat cekmeye calistigini da dusunmek lazim ki ozel olarak bir caba sarfetmeye gerek yok. Sanirim insan psikolojisi bazi egosu yuksek ve gelismemis karakterlerde istedigini elde edemedigi ya da icinde bulunmak istedigi ama bulunamadigi bir durumu kotuleyerek kendini tatmin ediyor. Hanim efendi 40 yasindan ya da menopozdan once son bir sansim varsa kullanayim, simdiki partnerimden bir cocuk daha yapayim, isler yolunda gitmiyor, partnerimin basarisi altinda eziliyorum, kompleksimdem geberiyorum aslinda, belki ortak cocugumuzla birseyleri degistifirim demis ama teklifi kabul edilmemis.

  7. Herkesin memesi, bebegi, seksi, libidosu, kendine bu arada isteyen istedigi yerde ister acik, ister kapali emzirir, istemeyem emzirmez milupayi dayar, sevgiler

  8. O resmin içinde ben de vardım! Ne heyecanla gelmiştim Kadir Has kampüsüne. Ayyy, acayip nostalji oldu bana 🙂

    Eren 2 yaşında (2.oğlum), hala emziriyorum, Benim yapıp başkasının yapamayacağı tek şey meme vermek. Birini emdikten sonra ”Bunu” diyerek diğer memeyi gösteriyor hatta 🙂

  9. Valla siz söylenecek her şeyi layıkıyla yazmışsınız.
    Bugüne kadar ciddiye aldığım biri değildi; sinema eleştirisi kalitesiz, sesi berbat, hayvanlar konusunda bir şey diyemem ama kadınlığını sevgilisiyle evlenmek için yaptıgı tatsız numaralarla ayaklar altına alan biriydi benim için.
    Bugünden sonra ise hiç işim olmaz…

  10. bir damla sütümde bogarim ben bu kadini da , yaziyi yayinlayan hurriyeti ne yapmali onu bilemedim.kimse okumuyor mu yazılanları yayimlamadan once?

  11. Ömür Gedik’in içeriğine hiç katılmadığım özensiz yazısını 2 gömlek büyük ve bir o kadar da güzel bir yazı ile eleştirmişsiniz. Ömür Gedik’i okuyup saçları diken diken olan pek çok kadının duygularına tercüman olmuşsunuz.
    Ben iki çocuğundan ilkini 20 ay ikincisini 18 ay emzirdim ve hala da emzirmeye devam ediyorum. Ilk kez bebeğim 20 günlükken bir restoranda emzirmek durumunda kalmış ve çekinmiştim. Eşin “bu çok doğal, emzirirken adam olan hiç kimse sana dönüp bakmaz, bakan olursa da kendi ayıbıdır. Lütfen şimdi rahatla ve emzir şu minik böceği” demişti. Kafede, uçakta, parkta farklı yerlerde emzirmek durumunda kaldım. Kimi zaman zorlandım ya da tuhaf karşılandım. Şu bir gerçek ki emziren anneyi gizlenmeye zorlayan aslında şehir insanı ve şehir yaşamıdır. Anadolu’da tarlada, kalabalık bir evde ya da yolculukta bebesini emziren kadın utanıp, sıkılmaz ve de yadırganmaz.
    Bir de şunu not etmek isterim ki 3,5 yıllık emzirme deneyimlerimde az sayıda da olsa tepki aldım ve tuhaf olan şu ki tepki gösteren sadece kadınlar oldu. Ama Ömür Gedik’in yaklaşımı ve tavrı bana o Kadınlardan çok daha itici ve kötü niyetli geldi.

  12. Ömür gedik sadece bir sex objesi olarak bir şeyler olabilmiş ki kendisini farklı bir şekilde göremiyor. Yazık.. ağzınıza sağlık

  13. Kimdir bu Omur Gedik, necidir bilmiyorum. Uzun zamandir yurtdisindayim ve populer karakterleri takip edemiyorum her zaman, cehaletime verin. Ama soyledigi seyler de uslubu da cok cirkin. Onlar bunu yapsin, sunlar onu yapsin tarzinda buyurgan, ustten bakan ve cok kaba bir uslup. Kimse emziren bir kadina, niye emziriyorsun, niye burda emziriyorsun, yok oran acildi, buran gorundu, tahrik oldum/olmadim diyemez. Hele ki meme bir cinsel objedir, bu sebeple bana emziren kadin goruntusu ters gelir demek abesle istigaldir. Sana oyle gelebilir, bakmazsin o zaman. Her kadinin dilediginde, diledigi yerde cocugunu emzirmeye hakki vardir. Bunun icin Omur hanimin veya bir baskasinin iznine ihtiyaci yoktur. Kafede, parkta, otobuste, markette, nerede gerekiyorsa orada ve o anda. Bunun icin hicbir anne ve bebek hesap vermek zorunda degil. Bir de bahsi gecen yazida boyle satir aralarinda “sekerim ben modern, sehirli kadinim, ay evet ozgurlume ve cinselligime cok duskunum, iyy, emzirmek ne igrenc, ne ilkel” havasi var ki beni benden aldi.

    Asagidaki linkini verdigim yaziyi bir arkadasim Facebook’da ‘madem konusu acildi tekrar okuyalim’ diye paylasmis. Ben ilk kez okudum, cok begendim. Ve itiraf etmeliyim sasirdim da. Emzirmeye -aslinda pek cogumuz hala bebeklerimizi emziriyor olmamiza ragmen- aslinda ne kadar yabancilasmisiz.
    “When I breastfed in the park, grandmothers would regale me with tales of the dozen children they had fed. When I breastfed in the back of taxis, drivers would give me the thumbs-up in the rearview mirror and assure me that Calum would grow up to be a great wrestler. When I walked through the market cradling my feeding son in my arms, vendors would make a space for me at their stalls and tell him to drink up. Instead of looking away, people would lean right in and kiss Calum on the cheek. If he popped off in response to the attention and left my streaming breast completely exposed, not a beat was missed. No one stared, no one looked away—they just laughed and wiped the milk off their noses.”

    Emzirmenin tekrar normallesmesi dilegiyle…

    Yazinin tamami icin: http://www.incultureparent.com/2011/02/breastfeeding-land-genghis-khan/

  14. Nasıl güzel bir duygu tarifi yok. Bir kadın yavrusunu emzirmeyi nasıl reddeder hayal edemedim empati yapamadım ama saygı duyabilirim. Bi Zahmet o da emzirenlere saygı duysun bu kadar doğal haklı ve normal olan emzirme sırf kendisine antipatik gelmiş diye başkalarını kısıtlama hakkını kendinde görmemeli. Ayrıca kadın için söz konusu evladı olduğunda herşey boştur. Ne sokak dinler ne ayıp öyle de olmalı bence. Bu da böyle biline ömür gedik. He bi de seksepalite kadınlık vs.zirvalamissin ya nacizane bi öneri önce saçını uzatmakla başla belki o zaman kadına benzersin de yazdıkların ciddiye alınır ruhsuz insan.

  15. Vallahi elif het cumlende sonuna kadar haklısın ama değmez yahu. Vallahi değmez. Kim ki ömür gedik? Yazdıkları benim için ve senin gibi bir çok bilinçli kadın için zerre kadar önem taşımaz. Şu hamile halinle boşver allasen…

  16. Ağzınıza ve kaleminize sağlık! Ben de emziren bir anneyim ve oğlum özellikle bu sicak larda o örtünün altına girmek istemeyip örtüyü açmak için uğraşıyor… Benim mememin gözükmesi de oğlumun ne karnının doymasindan ne de bizim duygusal tatminimizden daha önemli değil!! Bunun kararını da bizim adımiza kimse verecek degil!!!
    Zaten emziren annenin memesinden tahrik olan insanları (!) anlamak da mümkün değil… Yada ayni şekilde emzirmeyi cinsellik düşmanı olarak gormekte!!! Bunlar doğal süreçler ve kişi yani annenin isteğine veya şartlarına göre değişiklik gösterebilir.
    Gerçekten böyle bir yazı için sizi tebrik ederim ve ayrıca duygularına tercüman olduğunuz için de teşekkür ederim…

  17. 5 Omur Gedik bir araya gelse senin yazinin kalitesine ulasamaz Elif. Ellerine saglik. Dikkat cekmek amacli tamamen bireysel dusuncelerini (dusuncesizligini) karaladigi cizittirmalarina bayagi bir kizdim. Ote yandan guldum de “Bana ne Omurcum senin libidondan” dedim icimden. Dese ki kadin bebek yapinca, emzirince cinsellikle bagi azaliyor falan haydi derim kendince kadinsal bir endiseyi dile getirmis ama Omur’un libidosu beni niye gersin sekerim?

    Sevgiler,

  18. Harikasın Elif, erkekler yetmiyormuş gibi bir de kadınlar hakkımızda ahkam kesiyor ya…Kalemine sağlık…

  19. emzirmekten pek hoşlanmadım nasıl bir cümledir aklım almadı gerçekten bebeğimi kucağıma aldığımda iliklerime kadar o artık benim dediğim tek an emzirme anıydı yazık bence hayati boyunca yaşayabileceği en güzel anın kıymetini bilememiş şimdi de kalmış akıl veriyor 🙂