2 Yorum

Türkan’ın İkinci Gebelik Günlüğü, 36. hafta

Merhaba sevgili Blogcu Anne okurları,

Hava çok sıcak… Memleketimde bu derece bunaldığımı hiç hatırlamıyorum. Gebeliğin de etkisiyle birkaç derece daha fazla hissedince gece uykularım çok verimsiz hale geldi. Tüm gece bir sağa bir sola dönmekten yorgun düşüyorum. Bir kere baktım uyuyamıyorum, sabah 5’te kalktım, yürüyüşe çıktım. O saatte bile sabah serinliği yok. Maalesef her geçen sene doğanın dengesi bozuldukça sonuç bu oluyor.

37. haftadan gün almaya başladığım şu günlerde hareket özgürlüğüm baya kısıtlanır oldu. Sadece birkaç hafta öncesine göre çok çabuk yorulur oldum. Bebeğine 5 haftacık daha ayırmak için şu haftada çalışan gebelere Allah kolaylık versin diyorum, Arabistan’da kalsaydım hala çalışıyor olmayı hedefliyordum, sanırım olamayacakmış… Ama çok şükür ödemim yok. Bol su içmeye devam ediyorum.

Turkan36

Bebişin kıyafetlerini nihayet yıkadık. Sıvı deterjanlar ve makinede kullanılabilen sabun tozları var malum. Mete’nin doğumundan önce katıldığım eğitimde sabun tozu tavsiye edilmişti, ben de kullandığım süre boyunca memnun kalmıştım. Yine sabun tozu tercih ettim. Yumuşatıcıya karşı kendimiz için bile temkinliyim, kullanmadım.

Ütü yaparken evi mis gibi sabun tozu kokusu sardı. Kokular hafızamda çok yer eder, ilk gebeliğimin sonlarına gittim bir anda ve elimde olmadan bir anda içimi endişe kapladı. Ya yine doğumdan sonra bunalımlı bir dönem yaşarsam diye… İlk gebeliğimde doğum sonrası hüzün dönemim çok uzun sürmüştü, daha önce bahsetmiştim. Hatta bu yüzden uzun süre ikinci bebeği hiç istemedim. Sonra toparladım kendimi, bu sefer koşullar da, sen de çok farklısın dedim. Bir kere tecrübelisin, sen de eşin de… Ailenle birliktesin, her yüzüne baktığında seni mutlu eden bir de oğlun var bu sefer yanında. Her gebelik farklı, her bebek farklı, koşullar farklı… Bunları düşünerek kendimi rahatlattım.

Bu arada kıyafetler ortaya çıkınca, oğlumdan ilk defa hafif bir yadırgama hissettim. Yüzü asıldı, ben sulu boya yapmak istiyorum! dedi. Demek ki kıyafetlerin bile farkındaymış benim küçük adamım. Üzerinde durmadım, işi anneme ve kardeşime devrettim, beraber sulu boya yaptık. Sonra keyfi yerine geldi.

Kız kardeşim psikiyatr, onun tavsiyesiyle evde bebek konusunu çok konuşmuyoruz aslında, ben de ilk çocuk olduğum için “sen abi oldun” gibi çevreden bolca duyduğum ve esasında nefret ettiğim cümleleri kurmuyoruz. Sadece kendisi soru sorarsa yanıtlıyoruz ve hep “bizim bebeğimiz” diyoruz. Bebek gördüğünde “anne bizim bebeğimiz de böyle mi olacak” diyor, heyecanlanıyor, “ay ne tatlıymış” diyor sesini incelterek.. Ah benim minik oğlum ne ara büyüdün de abi oldun… Biz dikkat ediyoruz da etrafın “kıskanıyor mu” “sen artık abi oldun” “sen büyüksün” gibi diktelerinden uzak tutmak umarım zor olmaz. Yakın çevremden endişem pek yok da, meraklı ve müdahaleci yurdum insanı grubundan korumam gerekecek oğlumu, biliyorum…

Taze hurmaya, EFT eşliğinde olumlamalara, nefes ve kegel egzersizlerine devam… Perine masajından hala hoşlanmıyorum ama normal doğumda ne kadar önemli olduğunu kaç kaynaktan okuduğum için yapmak zorundayım biliyorum. Esasında her gün 5 dakika öneriliyor. Daha kısa bile olsa düzenli yapabilsem harika olacak.

Haftaya doktor kontrolümüz var, çatı muayenesi yapacak doktor. Bakalım ne diyecek?

Güzel haberlerle haftaya görüşmek üzere…

Türkan

Yazar Hakkında

TÜRKAN C. DAĞDEVİREN – 32 yaşında, diplomat. 3,5 yaşındaki oğlu ve sevgili hayat arkadaşıyla geçici olarak Suudi Arabistan’da yaşarken 2 sene sonrasında nerede olacaklarını ve hayatının kalanında hangi ülkelerde yaşayacağını bilmemenin keyfini çıkarıyor. Her şeyden önce sağlıkla kavuşmak, sonrasında SSVD arzusuyla ikinci bebeğini bekliyor. Kitap okumayı ve kanaviçe işlemeyi seviyor.

Türkan’ın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

2 yorum

  1. Türkan hanim merhaba, öncelikle hayırlı güzel doğumlar diliyorum, inşallah her şey istediğiniz gibi gider sağlıkla alırsınız Bebeğinizi kucağıniza.
    Ben de şuan sizin gibiyim. 6 aylik bir bebeğim var. Sanirim zor da bir bebek. Ve hala Lohusalik durumunu atamadiim üzerimden. O yüzden şuan için 2. Çocuğu asla düşünmüyorum. Ilerde de düşünecegimi zannetmiyorum. Bakalim sonum nasıl olacak. Belki ben de sizin gibi daha bir olgun dönemime girebilirim.
    Hoşçakalın.

    • Damla çok iyi anlayabiliyorum, şu anda ikinciyi ister miyim diye düşünme hiç. Bir zaman sonra olması gerekiyorsa zaten bebek özlediğini ve bir bebek daha istediğini hissediyorsun.Tavsiyem bu dönem geçecek, şuanda bulunduğun ruh halinden çıkıp eski sen olacaksın. Bolca dışarı aktivitesi sevdiğin insanları görmek, özellikle varsa bebekli arkadaşlarınla biraraya gelmek tek değilim dedirtiyor… Hatta mümkünse psikolojik destek almak ve bu süreci kolay atlatmak bence en güzeli..