26 Yorum

Okullar açılmasın – HİÇ

Bundan tam beş sene önce ‘Çocuklarımızı devlet okuluna göndermeliyiz‘ diye yazmıştım. O zamanlar henüz sisteme girmemiştik, özel bir kreşteydi Deniz. Başımıza geleceklerden, 4+4+4’ten habersizdik. O zamanlar en büyük sorunun devlet okulunu mu özel okul mu tercih etmeli, çocuklara okulda serbest kıyafet mi forma mı giydirmek daha doğru olur, ödev verilsin mi verilmesin mi gibi teorik konular olduğunu sanıyordum. Ne kadar naifmişim… 

Bir sene sonra 4+4+4 gündeme geldi. Biz, sene sonu doğumlu çocuğumuzu hazırlığa başlatmayı planlarken apar topar birinci sınıfta bulduk kendimizi… Çok uğraştık öncesinde: imza kampanyaları, il milli eğitim müdürlüğü ziyaretleri… Velilerle birlikte hareket etmeye çalıştık, örgütlenelim de bari çocuklarımızı aynı sınıfa verelim diye… Ne olursa olsun çocuğumu bu sisteme yedirmem dedik. O süreçte yaşadıklarım roman olur.

Neyse, öyle böyle derken çocuğu başlattık ilkokula… Sınıfı donattık, baştan yarattık falan derken fıstık gibi oldu her şey… Ne de olsa devlet okullarının ‘adam olması’ için velilerin örgütlenmesi gerekiyordu, öyle değil mi? Değil. Velilerin değiştiremeyeceği kadar büyük sistemsel sorunlar olduğunu sonradan anladık.

Bir sonraki sene bunların daha az yaşanacağını düşündüğümüz bir bölgedeki devlet okuluna geçtik. Bu sene üçüncü (ve son?) senemiz olacak. Öyle böyle derken dördüncü sınıfa geldik.

Ancak bir yandan biz kendi yarattığımız dünya içinde memnun olmaya çalışırken, bir yandan devlet adeta devlet okulu velilerini yıldırma politikası izliyor, devlet okullarını düzelteceği halde onlara üvey evlat muamelesi yaparak özel okul öğrencileri için teşvik veriyordu. Madem öyle, devlet okulları kapatılsın dedik, ne de olsa bir gün herkes dershanelerden bozma özel okullara gidecekti. Ki o da olmadı, Anayasa Mahkemesi dershanelerin dönüştürülmesi kararını iptal etti. Olan halihazırda dönüştürülen kurumlardaki öğrenci ve öğretmenlere oldu.

Milli Eğitim Bakanlığı her sene akademik takvimi açıklıyor, okullar ne zaman açılacak, ne zaman kapanacak sene başından biliyorsunuz. Biz de biliyorduk: Okullar 14 Eylül’de açılacak. Hatta hemen ardından 4 günlük Kurban Bayramı geliyor, oldu olacak bayram sonrası, 28’inde açılsın diye geçirdiydim içimden. Ancak takvim açıklanmıştı.

Şimdi, okulların açılmasına bir aydan az bir süre kala Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı bir açıklama yaptı ve dedi ki

“Dün Bakanlar Kurulu’nda bu konuyu gündeme aldık. 14 Eylül’dü, ancak 24 Eylül’de Kurban Bayramı tatili olmasından dolayı turizm şirketlerinin başvurusu oldu. Bu yıl turizme teşvik, öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizin Kurban Bayramı için her iki Bakanımıza da talimat verdim. 28 Eylül Pazartesi’ne erteledik”

İşte eğitim bu kadar gayrı ciddi bir konu bu ülkede… Biz 15 bine yakın veli imza toplayıp başvurduğumuzda bizi şımarıklıkla suçlayıp hesap soracağız diyenler turizm şirketlerinin başvurusunu değerlendirerek Kurban Bayramı tarihine göre okulların açılışını ertelemişler. Kurban Bayramı siz sene başında akademik takvimi hazırlarken belli değil miydi, yoksa turizm şirketleri mi henüz aymamıştı? Peki bu turizm şirketleri, anne-babalar işe giderken çocuklara kreş hizmeti mi verecekler yoksa onları her-şey-dahil otellerde mi ağarlayacaklar? Bütün düzenini buna göre yapan, yazın devlet okullarının alternatifi olmadığından yaz okuluna para vermek ya da çocuklarını televizyon karşısına oturtmak zorunda kalan, tatil planını, bakıcı planını sizin açıkladığınız takvime göre yapan velilerin, öğretmenlerin ne duruma düştüklerinin hiçbir önemi yok, yeter ki turizme vebal gelmesin! 

Bak ne diyeceğim, bence tüm akademik program sektörel ihtiyaçlara göre şekillensin. Örneğin inşaat sektörünün yoğun olduğu dönemlerde hafriyat kamyonlarınının önünü tıkamamak için okul servisleri iptal edilsin. Moda sektörünü desteklemek için çocuklar moda haftasında okula küçük mankenler gibi giyinip gitsin. Alışveriş sektörünü desteklemek için Yerli Malı haftası devreden çıkarılsın, yerine ‘en çok kim para harcadı?’ etkinliği konulsun. Sporu desteklemek adına çocuklar futbol maçlarına götürülsün, tezahürat ettirilsin. Eğer ki okulların açık olması maazallah ekonomimize zarar verecekse okullar hepten kapatılsın, bir daha da hiç açılmasın.

Turizm şirketlerinin başvurusuymuş… Bence bu açıklama, bu ülkede eğitimin ne kadar gayrı ciddi bir şekilde ele alındığının ve devletin bu konudaki iflasının kabulüdür.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

26 yorum

  1. Bu kadar gencimiz şehit olup, anneler ağlarken biz hala turizmin canlanmasını düşünüyoruz. Yani güle oynaya hepimiz sıcacık yataklarımız da yatacak, otellerde eğlenecek, havuza girip serinleyeceğiz. Çünkü ülkemiz de her şey çok yolunda ve doğusundan batısına huzur içinde yaşıyoruz…tek derdimiz turizmin canlanması.
    Biz ne zaman bu kadar duyarsız olduk…

  2. Merhaba Elif hanım,
    16 yıllık eğitimciyim. Hayatımda bu kadar öğretmen olduğum için üzülmemiştim inanın. tek derdimiz şu an turizm olduğu için, Turizmin canlanması için ilk defa okula gidecek heyecanlı minik öğrencilere, evde bin bir türlü imkanla anaanne babaanne yada herşeyden kısarak kreşe yaz okuluna baktırmak zorunda olan çalışan yada ev hanımı annelere çok çok yazık olduğu görüşündeyim. Şu an bile ellerim titriyor yazarken! Malesef eğitim sisteminin geldiği nokta ülkemizde bu kadar! Yazık eğitmeye çalıştığımız, sapık yetişkinlerden korumaya çalıştığımız çocuklar ya tacize uğruyor ya da şehit düşüyor! Buna kim dur diyecek oda bilinmiyor….

    • 16 yillik bir egitimciyseniz buyuk ihtimalle memleketinizin en iyi yerinde enniyi okullarindan birinde gorev yapmaktasiniz. Ailelere ve cocuklara uzulurken memleketinden 2000 km uzakta terörün ve kanin kol gezdigi yerlere nasil gideriz diye dusunen ogretmenleri unutmus olmaniz cok da sasirtici degil aslinda. Malesef Turkiye uskudardan cankayadan ibaret degil. Ve bu ertelemenin sebebi de turizm degildir. Kafalari bi de boyle calistirsak ?

  3. Birinci siniflar bir hafta erken baslayacakti oryantasyon icin, simdi nasil olacak?..

  4. Merhaba Elif,
    Şöyle ya da böyle hepimiz bu eğitimin sisteminin tornasından geçtik, iyi- kötü hatıralarımız oldu, neyin ne olduğunu biliyoruz değil mi? Ama velilerde/öğrencilerde her daim şikayetçiydi. Bence sorun okul, öğretmen, sınav sistemi ve velilerinde ötesinde bir yerde. Problem bu ülkede yaşayan farklı grupların, belki de haklı olarak, eğitim sisteminden farklı beklentiler içinde olması. Eğitim sistemini konuşurken anadilde eğitimi, din kültürü eğitimini, imam hatipleri nereye koyacağız? Ya da özel okulları eleştirirken karşımıza çıkan cemaat… Türkiye eğitim sadece “eğitim” değildir, hiçbir zaman da olmadı. Ben bunu kabullendim. Size naçizane tavsiyem siz de bunu kabullenirseniz, okullardan beklentilerinizi azaltırsanız belki daha az yıpranırsınız.
    Sevgilerimle.

    • Bunun adı ‘öğrenilmiş çaresizlik’ değil mi?

      • Bence, öğrenilmiş çaresizlikten ziyade bunun adına sorunun çözümünü mecburen öteleme diyelim. Bugün örnek gösterilen batı ülkelerine baktığımız zaman, bu benim kişisel gözlemim, onların eğitim sisteminin de çok matah olmadığı, kendi içerisinde Türkiye’ye kıyasen daha fazla adaletsizlik barındırdığını, ancak vatandaşlarının bizim kadar eleştirmemesinin ve bizim tabiri caizse ağzımızın suyu aka onlara bakmamızın nedeninin sistemlerinin rayına oturmuş olmasına bağlıyorum. Keşke kendi ihtiyaçlarımıza cevap verebilecek bir sistem oturtsak(ülkenin yönetim sistemi tartışılırken?) ve onların aksine değişime(eğitim sistemi açısından) daha çok açık olsak, ne güzel olurdu. Ve malum ki bunun için önce birincil sorunları çözmek, birbirimizi dinlemek, anlamaya çalışmak, “uzlaşabilmek” , saygı duymayı öğrenmek, kendi doğrularımızı/ hayat görüşlerimizi/ düşüncelerimizi başkalarına dayatmamayı kabullenmek gerekiyor. Ancak bu ülkede okumaya ve kendini geliştirmeye açık, eğitimli anneler arasında bile(sözüm meclisten dışarı) bebek uyutma şekli/ çocuğun yatma saati/ emzirmek/ çocuğunun doğum şeklini bile dünya meselesi haline getirirken(militanlık mı var ruhumuzda?) ve bu mikro konular mevzu bahisken bile birbirimizi şunu şöyle yaptığın için çocuğun disiplinsiz olacak, ülkemiz/ dünya şöyle olacak ya da aksi yönde paronoyakça iddialarla suçlarken/ yaftalarken, yani ekseriyette birbirimizi faşizanca kınarken mümkün mü bilmiyorum. Anlaşamıyoruz, bu yüzden ülkedeki insanlar birbirine güvenmiyor. Devamlı yok edilmekten korkuyoruz, paranoyaklaşıyoruz, komplo teorileri cazip geliyor… Ve hatta bu yüzden elimize düdüğü alınca kolları sıvayıp toplum mühendisliğine girişiyoruz, evet bunu çok seviyoruz. Herkes bizim yaptığımızı yaparsa, kendimizi daha güvence altına alır, daha sağlıklı bir toplumda yaşarız değil mi? Maalesef eğitim sistemi de burada payına düşeni fazlasıyla alıyor. O yüzden geleceğimiz için asıl soruna odaklanmak ve kendimizle yüzleşmek, değişmek gerekiyor. Çok doluymuşum, içimi dökmüş oldum 🙂 Ne güzel ki birbirimizi bu platformda ifade edebiliyoruz, az da olsa rahatlıyoruz… Söyleyecek ne çok sözümüz var değil mi? Çok teşekkür ederim Elif.

        • Beyhan, ayakta alkışlıyorum seni. Ağzına sağlık, bu kadar güzel ifade edilebilirdi .

        • Yüksek Lisans tezimde Türkiye, bir Avrupa ülkesi ve singapur un eğitim programlarını karşılaştırmasini yapmıştım. Yıl 2009 du ve eminim 2015 daha kotudur. Bizim durum rezaletti. Timms raporlarini da incelemistim bizim çocukların durumu tüm dünyada sondan 7. sırada (7 olmasın da hadi 8 olsun tam hatırlayamadım) olacak kadar rezaletti. O kadar ki saniyorum bu degerlendirmelere artik katilmiyoruz. Yani egitim sistemimizin dünyadaki en kötü orneklerden biri oluşu bir sır degil. Meb de bunu kabul eder. Bu konuda itiraz etmek zorundayim. Sevgiler. Bu arada cepten yazıyorum o yüzden imla sorunlu kusura bakmayın.

  5. guleriz aglanacak halimize …egitimde dunya standartlarinin bu kadar ustundeyken okulda neymis ya…valla sinirden yazamiyorum bile….

  6. Aynen ben de böyle düşünüyorum. Sanki Bayram şimdi belli oldu!!! Bir de benim kızım gibi 1. sınıfa başlayacaklar ne olacak? Hani onlar 1 hafta önce başlayıp alışma evresi geçireceklerdi? Şimdi bir bayramda mı alışacağız 1. sınıfa? Yoksa alışmadan hoop diye mi başlayacağız 28 Eylül’de? Of of of! Hiç bir şeye güvenilemeyeceğini her gün her gün yeniden idrak etmek ne umut kırıcı oluyor bazen bu ülkede…

  7. Ben 5 senelik guneydoguda gorev yapan bir ingilizce ogretmeniuim ve yazik ki bu ulkede ogretmenden baska herkes her konuda soz sahibi. Veliler ve ogretmenlet emin olun bu karardan memnun cunku biz gitmeye bi kac gun kala yollardaki teror eylemlerine yakalanmadan nasil gideriz hesabi yapmaktaydik. Bu kararin turizmle ilintili oldugunu dusunenler ulkenin gidisatina ve onlarca asker polisimize agladigimiz su gunlerde bir de ogretmen sehitlere aglamayi dusunurler belki bunu okuduktan sonra. Hersey sehrin gobegindeki maddi imkanlari genis, devlet okullari ve egitimin yetersizliğnden dem vuran ailelerin istedigi gibi degil malesef bu ulkede. Oturdugunuz yerden rica edicem sadece gorunen sebeplere degil altta yatan nedenlere bakmayi deneyin. Bu egitimciye hicbir zaman verilmeyen degerin bir nevi ozrudur. Yazinizi yenidrn gozden gecirmeniz tavsiyemdir.

    • Sizi anlıyorum ve bu açıklama yapıldığında devlet büyükleri terör, güvenlik nedenlerini düşünmüş ancak ifade etmemişlerdir fikri sanıyorum gündemi takip eden herkesin aklına gelmiştir. Lakin 15 gün sonra bu memlekette herşeyin daha iyi olacağına inanıyor musunuz? Bugün orada tüm meslek grupları canı pahasına oradalar. Allah kimseye acılarını göstermesin.

      • 15 gunde elbet duzelmeyecektir fakat orda olen yaralanan uzuldugumuz arkadaslarimiz zaten cogunluktayken bir de ogretmenleri bu yola gondermeyi ertelemenin neresi kotu olabilir sorarim size ? Evlerinden cocuklarini yollamaya calisan velilerin ogrencilerini egityoruz biz ve ben meslegime asik bir ogretmenken bunlari soyluyorum. Elbet turizm kisvesi altinda olacak bu erteleme. Hain ne idugu belirsiz terorist bir orgut sebebiyle ertelendiginin duyrulmasi daha mi iyi olurdu sizce ?

    • 28 Eylül’de bu tehdit sizin için kalmış olacak mı peki?
      Ayrıca Esra Hanımın da dediği gibi, şuan o bölgede görevini yapması gereken diğer meslek grupları için nasıl bir durum söz konusu, siz kendi pencerenizden bakarken?
      Konu şu ki bu ülkenin Başbakanı ‘turizm şirketlerinin başvurusu’ diyerek bir açıklama yapıyor, madem altında yatan farklı sebepler var, gene de daha usturuplu bir açıklama yapılabilir. Kimseyi salak yerine koymaya gerek yok.

      • Damla hanim siz sicacik evinizde otururken ordaki meslek gruplariyla aile baglari kuran dost olanlar biziz zaten, nedir peki mantik onlar zaten orda ogretmenleri de yollayalim bi kac olum de onlardan gelsin mi ? Onlar ölüyor siz de ölün mu ? Unutmayin g.doguda gorev yapan ogretmenler de yitip giden askerlerimiz polislerimiz kadar ufak yastadir ve herkes orda siz nedem gitmeyesiniz demek yanlis bir yaklasimdir.

        • Sevil Hanım,

          O bölgede çalışan öğretmenlerin güvenliğini sağlamanın yolu koca ülkedeki tüm okulların açılmasını ertelemek midir? O bölgede yaşayan öğrenciler okula gitmediklerinde daha güvenli bir ortamda mı yaşıyorlar? Eğer gerçekten oradaki insanların güvenliğini düşünen bir iktidar olsa çözüm okulların açılmasını ertelemek mi olurdu yoksa kendi siyasi ikballeri için ülkeyi ateşe atmak yerine görevlerini yapıp bu işi barışçıl bir çözüme kavuşturmak için mi çalışırlardı?

          Ben o bölgede kelle koltukta askerlik yaptım, kardeşim şu anda Diyarbakır’da 112 acil de ambülans hemşiresi. Her gün sokaklarda görev yapıyor. Kardeşimin güvenliği için de hastaneleri birkaç hafta tatil mi etmeliler? iktidarın üç beş kodaman turizmciyi kollamak için aldığı bir karardan olumsuz etkilenen milyonlarca aile var. Çalışmak zorunda olan ve çocuğunu bırakacak ne yeri ne de onu etüd merkezlerine şuraya buraya gönderebilecek parası olan milyonlarca aile… Buraya yazan kişileri yok sıcak evlerinizde yok şu semtte yok konfor içinde yaşıyorsunuz diye ajitasyon yapmak yerine sorunun kaynağının yönetimsel olduğunu görmenizi temenni ederim. Oradaki her insanın güvenliğini sağlamak iktidarın görevidir. Eğer öğretmenler öğrenciler o kadar umurlarındaysa o bölgeye özel bir çözüm geliştirebilirler. Sokağa çıkma yasağı uygularken verdikleri görüntüden çekinmiyorlar da oradaki okulları geç açma kararı vermek konusunda mı çekiniyorlar Allah aşkına?

    • Keşke devletimizin sizin kadar iyi niyetli bir şekilde “öğretmenlerini düşündüğü için bu kararı almış” olduğuna ikna olabilsem o zaman değil 15 gün 1 ay bile okulların ertelenmesine üzülmem ayakta alkışlarım.

      • Hakli da olabilirsiniz fakat her ne sebep olursa olsun eger bu ulkenin bir ferdi tehlikede olmaktan bir an bile korunacaksa desteklenmeli
        Emin olun cocuklarinizi sizden daha fazla dusunuyoruz, kendi canimizin da guvende olmasini istemek neden yadirgansin ki

  8. Artık imza falan toplamaya gerek yok MEB bi isteğimiz olacaksa turizm bakanlığına rica edeceğiz o yaptıracak. Bizde eğitim sistemine bakış açısı, eğitimin sisteminin önemi ancak bu kadar.

  9. Selam 🙂
    Ben özel bir okulda ingilizce öğretmeniyim. Yöneticilik geçmişim de var. Biraz bu konularla da ilgiliyim. Bu yazdığınız yazı da biraz naif olmuş gibi geldi. Kısaca; özellikle özel okulların içinde dönen dedikoduları ya da milli eğitimden gelen yazıları düşünürsek; aslında turizim sektörü kazansın değil esas olay! Erken seçimler… ve erken seçimlerden önce eğer istedikleri gibi sonuçlar elde edecek olurlarsa da hemen sonrasında ekonomik krizin çok hissedilmememesi adına yapılan sinsi bir çalışma… (Çünkü Türkiye ekonomisini en canlı tutabilen sektörlerden biri hizmet sektörü ne yazıkki) Zaten bu kurban bayramının okullar açılıdıktan sonra olacağı çok önceden belliydi. Hatta okullardan alternatif planlar için milli eğitime giden bir çok yazı da oldu. Ancak seçim sonuçları beklendi. İstenilen şeyler elde edilemediği için son dakikaya bırakıldı. Gerisini zaten anlamışsınızdır. Ne yazıkki eğitim sistemimiz de iki kuruşluk zorla eğitim hayatını bitirmiş, hatta bitirip btirmediği meçhul kişilerin kararlarına bağlı, çıkarlarına bağlı.

  10. Siyaset bir bizim gördüğümüz diğer yandan tahmin etmeyi aklımıza getirmediğimiz nice farklı açılar taşır. Sizce gerçekten tek sebep TURİZM mi? Ne saflık …

    TERÖR ve karmaşa yükseliyor istihbarat yoğun acaba bundan masum yavrularımız uzak kalsın istenmiş olabilir mi?

  11. okulların 1 hafta geç açılması bu kadar sorun değil. Bayram var arada sonuçta. Her yıl mı oluyor bu. Terör nedeniyle de olabilir. Bence doğru bir karar beklenen karar zaten.

  12. Turizm çıkarına tatil edilmesi kesinlikle büyük olay…Fakat mantıken bakıldığında çocuklar 1 hafta okula gidip sonra tekrar tatil havasına gireceklerdi. Sene sonuna 1 hafta ertelemelerinden dolayı pek kayıp gözüyle bakamıyorum tatile.Beni düşündüren onca velinin okulu eğitim yuvası değil de çocuklarını emanet edip işe güce gidecekleri bir yer olarak görmeleri ! Sizce veliler ne kadar ciddiye alıyor eğitimi!

  13. Cok garip yorumlar, memleketteki butun meseleleri birlestirip tartismaya baslamisiz, corba olmus. Niye boyleyiz biz,bencillikten mi cehaletten mi neyden acep bu hallere dustuk, huzurumuz yok.

  14. yani yorumlarda diyorsunuz ki büyyük devletimiz teröri engelleyemiyor, hatta bir anda bir düğmeye basıp hortlattı ve bu nedenle turizm kılıfı altında okulların açılması erteleniyor. çünkü seçim sonuçlarına göre aynı düğmeye basılarak terör bitirilebilir.
    sıcak evimden yazıyorum bu teoriyi. biz de büyük şehirlerde terör korkusundan çocuğumuzu alıp kalabalık yerlere, merkezlere ve avmlere gidemiyoruz ya o yüzden sıcak evimizdeyiz!