5 Yorum

İlk dört hafta: ağlıyorum, ağlıyorum, ağlıyorum…

Merhaba Blogcu Anne Okurları…

Aşağıda yazılanlar an be an, o an telefonuma aldığım notlarımdır, yani tam bir lohusa duygusallığı okuyacaksınız…

ElifY1

Hastanedeki ilk 3 günümüz, duygu durumum: ağlıyorum, ağlıyorum ve ağlıyorum… Nedenini bilmiyorum ama hep ağlıyorum…

Doğum saat 17:50’de olmuştu ve akşam saat 10’a kadar Arya kucağımda ve sık aralıklarla emzirerek (tam olarak emzirmek diyemeyiz elbette) geçti. Bebek hemşiremiz gelip ilk gece hem benim enerji toplamam, hem bebeğin dinlenmesi adına Arya Su’yu alıp sabah 5’te getirmek üzere gitti. Öyle derin uyudum diyemiyorum aynı odayı paylaştığım kadının bebeği sürekli ağlıyor, sustuğu nadir anlarda derin dalışlarla uykuya geçiyorum.

28 Nisan 2015: Saat 5’te Arya emmek için geliyor ve mama verip vermediklerini soruyorum, çünkü özellikle mama ve emzik vermelerini istemediğimi belirtmiştim. Neyse ki vermemişler…

Emzirme pozisyonu falan filan derken dakika bir gol bir, Arya Su memeyi reddediyor. Hemşire normal diyor ama beni bir korku alıyor, çünkü Arjin de reddetmişti ve sonuç emzirebilmiştim ama onu da 2 ay biberonla verebilmiştim…

Bebeğimi artık bebek odasına göndermeyeceğimi sürekli yanımda kalmasini söylüyorum, tamam diyorlar. Artık o saatten sonra Arya’yla emzirme mücadelemiz başlıyor.

Öğleden sonra Arjin geliyor teyzesiyle, odaya ilk girdiğinde yüzü allah bullak oluyor çünkü memede olan Arya kucağımda… Hemen Arjin’e sarılıyorum, kokluyorum ama Arjin’in duygu olarak benden çok çok uzakta oldugunu hissediyorum, o anki uzaklığı beni alt üst ediyor, zor tutuyorum gözümün ucundaki yaşları…

Bir müddet sonra teyzesine hadi parka gidelim çok sıkıldım buradan diyor, şaşırıyorum. ‘Bak kardeşin getirdi bu hediyeyi, senin için, hadi aç bakalım’ diyoruz ı-ııh oralı değil, bakmıyor bile… Öylece bana hoşça kal dahi demeden çocuk parkına gidiyor. Arkasından ağlıyorum… Yerle bir olup ağlıyorum, korku sarıyor yüreğimi, ya Arjin’le eskisi gibi olamazsam diye…(şimdilerdeyse teyzeye gitsin diye yalvarıyorum ama gitmiyor, aklıma yanayım!..)

ElifY2

Gecemiz emzir(e)me(me) sorunsalıyla geçiyor. Bir ara Arjin’in parktaki fotolarına bakıp ağlıyorum o sırada gece hemşiresi geliyor, beni teselli ediyor ve uzun bir rahatlatma konuşması yapıyor. Bir nebze rahatlıyorum ve uykuya dalıyorum.

29 Nisan 2015: ziyaretçiler ve emzirme mücadelesiyle geçen 2. günde, emzirme hemşiresi geliyor yardım için, fakat eli, nefesi ve üstü öyle keskin sigara kokuyor ki sanırsın kültablası… O izmarit kokan parmaklarıyla meme ucumu kavrayıp tam bebeğime tutturma hamlesine girişirken durdurup sigara koktuğunu ve bu şekilde bebeğime dokunamayacağını söylüyorum. Ufak çaplı bir ağız dalaşı sonrası sert bir tavırla odadan çıkıyor. O andan sonra emzirme ve bebek hemşireleri bana tavırlı oluyorlar, hoş çok da umrumda olmuyor.

Bu arada teyzesinde kalan Arcino’nun gelen her fotoğrafına höyküre höyküre ağlıyorum, o an beni susturabiliene bravo…

30 Nisan 2015 eve çıkış; bebeğim de ben de tüm sağlık taramalarında tam not alıp çıkıyoruz, fakat çıkarken şişen ve düğüm düğüm olmuş memeler için pompa reçetesiyle evimizin yolunu tutuyoruz. Evde ablam ve Arjin bizi bekliyor, sıcacık ev kokusuyla, pişen mis gibi yemeğin kokusu birbirine karışmış tam bir ev sıcaklığı yüzüme, yüreğime çarpıyor… (Arjin’in doğumunda buz gibi ve kimsesiz bir eve girmiştik, duygu olarak çok korkunçtu!)

Ablam her şeyi ayarlamış, evi, Arjin’i, mutfağı… Sıcacık… Güzel…

Vee 1 Mayıs’ın haftasonu tatiliyle birleşmesiyle o 3 gün, evde Arjin ve memeyi reddeden Arya ve ulaşamadığım doğum sonrası ebe sorunları içinde geçiyor. Neyse ki ablam arada uğrayarak yemek yapma, ev temizliği ve Arjinle ilgilenme işlerini üstümden alarak beni bir nebze rahatlatıyor.

Eve döndüğümüzde bu yana sürekli benden önce yorgun olan, yemek yer yemez biraz uyumalıyım diyen kocamı o günlerde öldürmediysem artık hiç öldürmem!.. Üstüne üstlük hayatım sen de gel beraber uyuyalım diyecek denli rahatlığa sahip bir ruh halindeydi kendisi… Hayır bir Katya’mız da yok ki evde çocuklara baksın!

Evdeki ilk hafta; sürekli ağlıyorum, Arjin’e baktığım her an ağlıyorum… Ona haksızlık ettik duygusu yüreğimin üstüne oturup duruyor. Hani bir anda ev arkadaşınız, dostunuz uzaklara gider kalırsınız ya öyle dımdızlak işte o duygudayım. Ağlıyorum, ben böyleysem peki Arjin nasıl bir duygudadır diye sorgulayıp yine ve daha çok ağlıyorum…

O anlarda bir de memeyi feryat figan zorla alan bir bebenin varlığıyla iyice dibe sarıyorum. Çevreye güçlüyü oynuyorum, oysa öyle güçsüz, öyle kırılgan bir haldeyim ki… Yalnız kaldığım her an ki bu anlar çogunlukta ağlıyorum ve neden yalnızımı sorgulayıp yine ağlıyorum. Annemin yanımda olmamasına ağlıyorum, onu yanıma göndermeyen babama olan kırgın duygularımla yine ağlıyorum.

Arjin sürekli onunla olmamı ve oynamamı istiyor ve ben yetemeyince ağlıyorum, Arya memeyi almıyor ve ben onun memem dışında (elini, parmaklarını, çenemi,) her şeyi iştahla emmesine ağlıyorum…

Nihayet tam 1 hafta sonra ebemiz Frida geliyor ve Arya’nın meme reddine bir dolu şeyler deniyor sonuç; sıfır!..

ElifY3

Ebemiz Frida Arya Su’yu ilk kez tartarken… Bu tartı işlemini haftada 2-3 defa yapıyorlar.

O esnada Tomris emzirme üzerine derin bilgileriyle adeta bir peri gibi dokunuyor sorunumuza. Verdiği önerileri ve bilgileri hiç bıkmadan sürekli deniyorum. Ebem artık uğraşmamam gerektiğini ve bebeğime sütü biberonla vermemi söylüyor. Hemen reddediyorum, örneğin; Afrika’da annelerin hemen yanıbaşında biberonu yok diyorum ve bir şekilde bebekler o memeleri tutuyor. Kızıma inatla, bıkmadan sürekli önce memeleri öneriyorum elbette emmeyip, reddediyor. Sonra sağdığım sütü özel bir biberonla veriyorum; çene kaslarını güçlendirirken aynı zamanda memeyi emme olayını da unutmamasını sağlıyor.

Tam 3,5 hafta sonra Arya bir gün mememi hiç ağlamadan şıp diye kavrayıp emmeye başlayor, o nasıl bir duygu, o nasıl bir mutluluk anlatmam imkansız!  Tam 3 hafta reddedildikten sonra mutluluk hormonlarım tavanda artık… Veee heyhat lohusa psikolojisini ilmek ilmek işleyen içimdeki negatif ruhu bir çırpıda atıp, silkelenip umuda doğru bir gülümseme bırakıyorum… Kucağımda bir melek beni kusursuz bir güzellikle emerken ben daha bir güçlüyüm sanki…

İşte böyle bir ruh halinde, böyle bir Elif vardı ilk 4 hafta, lohusa günlüğümüz elbette bu kadar değil, fırsatım oldukça aldığım notları düzenleyip sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.

Kalın sağlıcakla…

Elif Y

Yazar Hakkında

ELİF YILIŞIN CURİ – Mart doğumlu, balık burcu, 40 yaşın tüm güzelliğinin ve veriminin tadına varmakta olan, resim öğretmeni olmuş ama asla öğretmenlikten haz etmemiş, kendi çapında ressam olduğunu sanan, şu ara yaşadığı Almanya’da bir kreşte çocuklarla sanatı buluşturan, iki kız annesi, güzel yürekli ve gülüşlü adamla evli, aktivist ve de hümanist, sanat aşığı bir kadın…

Elif Y’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

5 yorum

  1. Nedendir ki çok üzüldüm 🙁 umarım üzerinizdeki bulutlar dağılmıştır. Allahım size kolaylık versin.

    • Aytan logusa depresyonuydu bilenler bilir feci birsey ve elbette yalniz olmakta cok tetikliyorböyle bir duygu halini… Suan elbette cok daha iyiyim zaten ilk 3 hafta feciydim sonraki hafta azaldi ve simdi 2 cocuklu, pasakli ve mutluyum.✌️

  2. Gurbette yalnız olmak zor yanıbaslarındayken yalnız olmak daha da zor.Allah güç kuvvet versin.Ben anne memesi gibi olan o özel biberonu merak ettim.sakıncası yoksa paylaşabilir misiniz?

    • Tugba elbette paylasirim
      Medela calm marka biberonu 10 gün kullandik ve cidden kizim emerken nenedrn daha cok zorlaniyordu. Tabii biberonla beslerken bebegi daha dik, biberonuysa asagi dogru oldukca yatik tutarak olayi dahada zorlastirip pes ettirmekte uyguladigimiz yöntemdi.

  3. Bence sizden yaklaşık 2 hafta sonra doğum yaptım. Ve yine sizin gibi bir kızım var yaklaşık 7 yaşında. İlk doğumumda belki 3 gün yaşadım lohusa depresyonunu. Çok yalınızdım, annem ablalarım yanımda yoktu. Bebeğimi bile kendim yıkıyordum sezeryenli halimle eğilerek. Eşim yanımdaydı ama yoktu işte sanırım o depresyona girdi ben değil. Yemeğimi kendim yaptım. Emzirme konusunda yardım alamadım dilini bile bilmediğim hemşirelerden nasıl yardım alabilirdim ki? Uğraştım becerdik kızımla emzirme işini.Ama çok güçlü çıktım o günlerden. Oğlumu doğurduğumda ise sadece mutluluk (ve ameliyat sonrası çok ağrı) hissettiğimi hatırlıyorum 3 buçuk ay sonra bugün. Yine bomboş bir eve geldik oğlumla hastane sonrası ama mutluydum. Sanırım çocuklarıma o kadar konsantre olmuştum ki depresyona girmeye zamanım olmadı. umarım sizde de herşey yoluna girmiştir. Temizliği önemsemeyin tabiki minik kuzularımız emekleyene kadar 🙂 sevgiler…