0 Yorum

Nazlı’nın Gebelik Günlüğü, 29. hafta

Geçtiğimiz cumartesi gecesi oturduğum yerde boğulacaktım. O pencereden bu pencereye giderek nefes almaya çalışıyor, yerimde duramıyordum. Eşime canım dondurma istiyor bakkala kadar yürüyelim, açılırım belki dedim. Canımın dondurma istediği falan yoktu ama ben çatlayacaktım. O sırada babam aradı eşimi, fısır fısır konuştular, anlamadım. Zaten kendimle uğraşmaktan aklıma kötü bir şey gelmedi. O gece huzursuz uyudum; rüyamda babamla rahmetli amcamı gördüm. Pazar sabahı uyandığımda müzik açtım, süslü bir kahvaltı hazırladım, kahvaltımızı yaptık. Bebeğin banyo malzemeleri ile ilgili bazı eksikleri vardı, çıkıp onları alalım dedim eşime. Alışverişi yaptıktan sonra kayınpederime gittik. Eşimin anneannesi yirmi gündür yoğun bakımda. Kayınvalidem onun yanında olduğu için Ankara’da yok. Aklımız hep onlarda.

Annemler Ankara’dan döndükten sonra dedem bize gelmişti. Annem pazartesi işe başlayacağı için pazar günü dedem köye dönecekti tekrar. Annemi aradım. Dedemi siz mi götüreceksiniz, dayım mı alacak diye sordum. Annemin sesi keyifsizdi. Dedem cumartesi günü yürüyüşe çıkmış, kahvenin önünden geçerken oturtup çay söylemişler. Orada düşüp kalmış, babamı aramışlar, ambulans gelmiş ve hastaneye kaldırmışlar. Ana kalp damarlarından biri tıkanmış ve oradan kopan pıhtı beyne gitmiş ve sonuç sol tarafı felç dedemin. Eşimin anneannesiyle benim dedem aynı hastanenin farklı yoğun bakım ünitelerinde yaşam savaşı veriyorlar şu an. Dualarımız onlarla. Geçen haftaki gerginliğim, o geceki sıkıntım hep bundanmış demek.

Herkesten sonra haberim oldu dedemin hastalığından. Üzüleceğim de bir şey olacak diye korkmuşlar tabi. Evet üzüldüm, halen üzülüyorum ama kendimi kontrol etmeye çalışıyorum. Yalnız değilim artık, karnımdaki bebeğimi her şeyden daha fazla düşünmeliyim. İnsan kendine bir yere kadar engel olabiliyor, üzülmemek elde değil. Kendimi oyalayacak işler bulmaya çalışıyorum, bebeğimi düşünüyorum, doğduğu zamanı hayal ediyorum, daha iyi hissediyorum.

Nazli29

Son günlerde aldığımız kötü haberlerin üstüne bu haftaki doktor kontrolümüz keyfimizi yerine getirdi biraz. Hala ismini koyamadığımız miniğimiz 1500 gram ve 38 cm olmuş. Geçen aya göre 500 gram artmış miniğim. Ben de 1 kg almışım sadece. Bu hafta biterken toplamda 6 kilo almış oluyorum. Yemediğim hamur işi ve tatlılar bana kilo olarak dönemiyor tabii, mutluyum.

Plasentam hala aşağıdaymış, doktorum yine kafana takma diye uyardı beni. Evdeyken ayaklarını yukarı kaldırıp otur dedi. Bilmiyorum bu ne kadar işe yarar. Geçtiğimiz günlerde bacağıma ilk kez kramp girdi. İki gün neredeyse topallayarak gezdim. Kullandığım kalsiyum magnezyum hapımı günde ikiye çıkardı doktorum. Bundan sonra daha sık ve şiddetli kramplar olabilirmiş.

Bir ara eşimle sinemaya, sevdiğimiz aksiyonu bol bir filme gitmiştik. Sinemanın gürültüsü bol tabii, eşim tedirgin oldu. Ben bebeğin hareketlerinde bir farklılık hissetmedim ama eşimin kafasına takılmış olacak ki bunu da sordu. Doktorum da “Bebek için sakinlik her zaman daha iyidir. Huzurlu ve sessiz ortamlarda bulunursan daha iyi olur” dedi. Klasik müziğin bebekler üzerindeki olumlu etkisine dair araştırmalardan bahsetti. Benim özellikle müzik dinletmişliğim hiç olmadı ama doktorun tavsiyesini duyduktan sonra o gün eve gelince eşim Youtube’dan Bach’ı açmış, beni de oturtup en az on beş dinleyeceksin dedi. Ayaklarımı masanın üzerine uzatmış dinlerken neredeyse uyuyacaktım. Hakikaten insana huzur veriyor klasik müzik.

Havaların serinlemesiyle öğlen yürüyüşlerine yeniden başladım. Artık ayaklarım şişmiyor. Yarım saatlik bir yürüyüşün bile ne kadar önemli olduğunu böylece daha iyi gördüm. Bol suyun yanında asla aksatılmaması gereken diğer önemli şey de yürüyüşmüş, bunu da buraya yazalım, dursun.

Haftaya görüşmek üzere.

Sevgiler,

Nazlı.

Yazar Hakkında

NAZLI TANTOĞLU – 31 yaşında, çocukluk aşkıyla 6 yıldır evli. Ankara’da yaşıyor. Aşırı tipik bir Kova burcu. Kışı hiç sevmeyen bu kış çocuğu günün birinde sıcak bir memlekete yerleşip yaşlanmayı hayal ediyor. Okumayı, konuşmayı ve yemek yapmayı çok seviyor. Gebeliğiyle birlikte mecburi ara verdiği Yemekçinin Mekanı isimli bir de yemek bloğu var.

Nazlı’nın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.