16 Yorum

Blogcu Gebe – 20. hafta

Üçüncü gebeliğimi öğrendiğimiz ilk birkaç gün şokla geçti. Doktora gidene kadar da kararsızdık. Aslında kararımızı biliyorduk -ve ikimiz de aynı şeyi istiyorduk- ama kararsızdık işte…

Doktordan çıktığımızda ise bir karar varmıştık: devam edecektik. O akşam Karsu Dönmez’in konseri vardı, çocuklar babaanneyle kalmışlardı, bizse önce baş başa yemeğe gidip oradan konsere gidecektik. Sanki her şey bu olayı kutlamamızı istiyor gibiydi.

Henüz birkaç kişi biliyordu sadece, kararımız ne olursa olsun bizi destekleyeceğini bildiğimiz birkaç kişi… Ailemize bile henüz açıklamamıştık. Saatler geçip olayı iyice sindirip bu sefer heyecanlanmaya başladıkça paylaşmak istedik. Doğan iş yerindeki en yakın arkadaşına yazdı. Daha doğrusu öyle olduğunu zannetti. Sen tut, arkadaşına yazacağına şirketin whatssapp grubuna yaz! Kayınvalidemlere söyleyemeden şirkettekilerin haberi olmuş oldu.

Teknoloji işte böyle cilveli bir şey. Ne alaka diyeceksiniz? Şu anne itirafını okuyunca aklıma geldi. Ki bizimkisi bunun yanında solda sıfır.

Teknoloji demişken, teknolojinin bir başka getirisi olan ayrıntılı ultrason ile ilgili sorular aldım bu ara. ‘Yaptıracak mısın?’ içerikli bir mail, biz tam da ultrasondan çıkmışken geldi. ‘Amerika’da nasıl, orada da rutin mi?’ diye soruyordu yazan… Amerika’da -en azından ben oradayken öyleydi- her kontrolde ultrasona girmiyorsunuz. Her şey normal gelişiyorsa bir gebelik tespitinde (8. hafta gibi) bir de ayrıntılı ultrasona giriyorsunuz. Biz bir fazladan girmiştik çünkü amniyo yapılmıştı.

Burada ise her randevuda ultrason yapılıyor. Bu konuda, ultrasonun bugüne kadar tespit edilmiş zararlarının olmadığı ancak bu konuda kesin bir şey söylenebilmesi için daha fazla araştırma yapılması gerektiğine dair yazılar okudum. Her seferinde girmemek bana koymazdı ancak doktoruma uyum sağlıyorum bu aşamada…

Bu hafta içinde hareketli bir döneme giriyorum. Önce Amerika’ya uçacağız hep birlikte. Yaklaşık sekiz günlük hala ziyaretinin ardından onlar babalarıyla Türkiye’ye dönecekler, bense oradan Kanada’ya geçiş yapacağım. Ben ve birkaç blog yazarı arkadaşım, Kanada Anaokulu‘nu açan Kanada New Brunswick eyaletinin davetiyle oradaki okulları ziyaret edecek ve eğitim sistemini yerinde göreceğiz. Çok ilginç bir gezi olacak benim için ve eminim dibimizin düştüğü birçok nokta olacak, hele de buradaki sistemsizlikle kıyaslayınca. Olur da gitmişken çocuğu orada doğurmaya karar verirsem siz arkadan bizimkileri gönderirsiniz bi zahmet…

Biraz hareketli bir dönem olacak, evet. Amerika’ya, oradan Toronto’ya, oradan da New Brunswick’e uçup, Toronto’ya dönüp oradan İstanbul’a geri geleceğim. Doktorum bu kadar uçuş için ‘olmasa da olurdu’ dedi ve özellikle de uzun uçuşlarda saat başı yürümem, bol su içmem ve varis çorabı giymem konusunda tavsiye verdi. Onları zaten yaparım (varis çorabını giymesem olmaz mı?) ama beni daha çok endişelendiren işin radyasyon ve basınç tarafıydı. Bütün bunların da ötesinde aklımda ‘Ne yiyeceğim?’ var. Şu gebelik sürecinde en büyük sıkıntım toksoplazmanın negatif çıkması yüzünden dışarıda salata yiyememek oldu. E şimdi elin Amerika’sında, Kanada’sında yine hamurişlerine, İtalyan mutfağına sığınacaksam yandım ben.

Neyse ki geçen aya göre biraz daha hareketlendim. Sıcakların bunaltıcı etkisinin geride kalmasıyla artık dışarıya çıkıp yürüyebiliyorum. Umarım bunlar bana daha az kilo olarak geri döner.

BlogcuGebe20

Gebelik cephesinde her şey yolunda… Ayrıntılı ultrason iyi geçti, her şey yolunda çok şükür, daha fazla tetkike gerek görmedi doktor. Yakından da gördük bizimkini… Sanki her iki abisine de benzeyecek gibi… Gebeliğimle ilgili sıkıntı diyebileceğim bir şey yok, demirin yol açtığı tıkanıklık hissinden başka… Eh bir de uzun süre ayakta durmak iyi gelmiyor, genel anlamda önceli gebeliklerime göre daha hızlı yorulduğumu hissediyor ve bunu yaşıma veriyorum.

Gebeliğin en eğlenceli yan etkilerinden birini de yaşıyorum bu aralar: Çılgın rüyalar! Her ne kadar kabuslar da görsem (bir önceki gece eve hırsız girip bizi vuruyordu örneğin), çok fantastik şeyler de görüyorum. Dün gece ben Kevin Spacey’le tango yaparken Robert Downey Jr. uzaktan bana göz kırpıyordu, o kadar diyeyim!

Bebeğin hareketlerini çocuklar da hissediyorlar artık. Deniz bu sabah uyandığında yanıma gelip elini karnıma koydu var ya yiyecektim onu… O zamana kadar hareketsiz duran bebe sen abin elini koyunca bi vur, ikimiz de güldük eğlendik. Yerim ulen hepinizi!

BlogcuGebe202

Geçtiğimiz haftanın en renkli olaylarından biri de gebe yazarlarımdan Gül ile buluşup tanışmak oldu. Gül, benim İçsel Doğum doulalık eğitimim kapsamında yapmam gereken ödevim için konu mankenliği yaptı diyebiliriz. Teslim etmem gereken ödevler konusunda bebek bekleyen bir çiftle çalışmam gerekiyordu, Gül ve eşi Özgür kabul ettiler sağ olsunlar. Gül benden sadece iki hafta ileride (ancak karşılaşınca gördüm ki ben ondan yaş olarak oldukça ilerideyim!) ve aylardır süren yazışmalarımıza bir yüz kondurmak çok güzeldi. Onun da ötesinde doğumla ilgili konuşmak, yeni bir yola çıkmak üzere olan bu heyecanlı çiftin heyecanına ortak olmak bana çok iyi geldi. Şimdiden sevdim bu doula’lık olayını ben…

GulVeOzgur

Öyle de enteresan denk geldi ki bu eğitim… Haziran’da başladı, Kasım’da -doğumdan hemen önce- doğum eğitimi, Ocak’ta -doğumdan hemen sonra- lohusalık eğitimi var. Julia’ya ‘eğitim içeriğini benim gebelik takvimime göre ayarlar mısın?’ desem ancak bu kadar olurdu!

Haliyle bu ara doğumla ilgili de okumam gerekiyor, en azından ödevler için… Kimi okuduğum kitaplar, kimiyse okumak istediğim ancak vakit yaratamadığım kitaplar. Bir de İçsel Doğum yaklaşımının yaratıcısı Pam England’ın bu eğitime ismini veren ‘Birthing From Within’ kitabı… Ne kadar ‘bu işi biliyorum, kendim de yaptım’ desen de başka bir pencereden bakmak ve bunu bir kişisel gelişim fırsatı olarak görmek çok ilginç…

Birthing From Within

Gül’le buluşmamız ve sohbetimiz sırasında -odak noktamız tabii ki gebelik ve annelikti- ‘Sen hamile olmayı da, anne olmayı da seviyorsun, okuduklarım ve seni tanıdığım kadarıyla bu böyle’ dedi. Öyle gerçekten, gerçekten de seviyorum, özellikle gebeliği… (Özellikle ikinci trimester’da!). Geçenlerde bir sabah yatakta uzanmışız, bebe kıpır kıpır, Doğan’ın elini karnıma koydum o da hissetti falan, dedim ki ‘Bundan sonra dördüncüye var mısın?’

Tepkisini merak ediyordum aslında, yani akıl, mantık ve her türlü koşul bana bu soruyu bile sordurtmamalıydı, ancak bizimki ne dese beğenirsin? ‘Şartlar uygun olsa…neden olmasın?’

La gelmişiz kırk yaşına, plan program yapmışız bu çocukları nasıl okutacaz edecez diye düşünürken bunun şartı şurtu mu kaldı? Benim bu soruyu -şaka yollu da olsa- sorabildiğime ve onun ‘Manyak mısın Elif sen?!’ demediğine inanamıyorum. Hala mı ‘bir daha asla’ diyemiyoruz yani?

Biz iflah olmayız anacım.

16 yorum

  1. Merhabalar sizi büyük bir keyifle takip ediyorum Elif hanim umarım iyisinizdir. …gebeliginiz hayırlı olsun Allah tamamina erdirsin.ben 37 haftalik gebeyim 2.gebeligim…4 yaşında dünyalar tatlısı bir kızım var 2..kızımı bekliyorum.mardin de yaşıyorum burada ne doula imkanım var ne de istediğim şartları sağlayan ne bir kadın doğum uzmanı ne de bir hastane üstelik en trajikomik tarafı ben kadın doğum hastanesinde çalışan bir anestezi teknikeriyim…ilk dogumumu kesili normal doğum olarak yaptım tüm sezaryen ol israrlarina rağmen. ..sizden bir ricam var internette çok fazla bilgi var bir yandan bu çok güzel bir yandan da doğrusu ve yanlisiyla büyük bir karmaşa…normal doğumu destekleyen bir kadın dogumcudan yardım istedim düzenli doğru ulaşılabilir bilgi için fakat ilgilenmedi. ..bunu siz yapabilir misiniz? İmkanları olmayan ve normal doğum isteyen anne adayları için. ..zaten bir çok şeyi o kadar güzel ifade ediyorsunuz ki hayranım anlatimlariniza. …belli ki bir birikim ve emeğin ürünü yazılarınız…anlatabildiysem ne mutlu bana…ne yazık ki şu an gittiğim ve beraber çalıştığım kadın doğum uzmanına bile göbek kordonunun geç kesilmesi isteğimi kabul ettiremedim bırakın onu bana normal doğum isteğime karşılık “yani çatır çatır doguracam diyorsun öyle mi cevabını aldım bu nedenle son dakikaya kadar evde kalmayi planlıyorum hatta evde doğum yapmayı düşünüyorum fakat kendisi de doktor olan eşim kabul etmiyor anlayacağınız maddi olarak imkanımin olmasi manen ulaşmak istediğim şeylere kafi gelmiyor…Kendinize iyi bakın hoş kalın hoscakalin. ..

    • Çok teşekkür ederim yorumunuz için. Ben elimden geldiğince ve tecrübelerimden, okuduklarımdan faydalanarak doğumla ilgili paylaşımlar yapıyorum. Ancak bunları bir kadın olarak, bir anne olarak yapıyorum, konuda herhangi bir uzmanlığım olmadığı için farklı yorumlanmasından çok çekinirim.

      Doğumla ilgili yazdığım tüm yazıları Hamilelik ve Doğum kategorisinden takip edebilirsiniz: http://blogcuanne.com/category/hamilelik-ve-dogum/

  2. Elif hanim seker yukleme testi yaptiracak misiniz?siz ne dusunuyorsunuz bu konuda?mesela abd de yapiliyor mu?

    • Merhaba ABDde yasiyorum ve bana , tum dogum yapmis tanidiklarima da yapildi.
      Ultrason olayi ise hala Elif Hanim’in yazdigi gibi…

      • Malum karatay herkrsin kafasini karistirdi

        • Quebec ve bildigim kadariyla Kanada’nin diger eyaletlerinde de rutin. Bir deli kuyuya tas atmis misali, zararli diyenlere inanmayin. Bu arada ne tatlilar, borek corekler tuketiyoruz, kucuk bir sise sekerli icecek ictik bir kere ne olmus :).

    • Evet. Doktorum yapıyor, ben de yaptıracağım.

    • Almanya’da da rutin olarak yapiliyor. Canan Karatay seker yüklemesi haftalarinda fetusun agirligi ile alinan glikozun ayni oldugunu ve bu kadar glikozun bebege zarar verebilecegini soyluyor, ki 24 haftada bebegin ortalama agirligi 600g, yüklenen glikoz 100g. Hadi bunu gectim, e alinan tüm glikoz bebege mi gidiyor, 60-70 kglik anneye hic mi gitmiyor diye de bir Allah’in kulunun sordugunu gormedim henüz.

  3. Siz iflah olmazsınız anacım 😀 😀

  4. Selin Demiroğlu

    Elif Hanım yazılarınızı okumaktan büyük keyif alıyorum, dilinizi de tarzınızı da çok beğeniyorum. 8 ayını bitirecek olan bir kızım var ve ikinci çocuğu düşünmekten çok uzağım şu an, o nedenle takdir ediyorum sizi… Asıl merak ettiğim konu ise bahsettiğiniz Kanada Okulu, daha önce Türkiye de olan Kanada Okulu’nun öğretmenlerinden biriyim, konuya yabancı değilim ancak artık İstanbul’da olmadığımdan biraz koptum, sizin gözlem ve düşüncelerinizi özellikle paylasmanizini rica edeceğim. Hem kızım için hem da anaokulu İstanbul ile sınırlı mı kalacak, ilkokul vs olacak mı diye merak ettiğimden.Kanada eğitim modeli ve uygulaması dikkate değer bizzat içinden biri olarak söylüyorum, sizin de gözlemlerinizi takip ediyor olacağım. Sevgiler 🙂

    • ‘Daha önce Türkiye’de olan’dan kastınız nedir acaba, tam olarak anlayamadım. Benim Kanada Okulu’yla veli ekseninde tecrübem olmadı henüz, ancak öne sürdükleri modeli takip ediyorum ve bu şekilde uygulanması halinde dikkate değer olacağını düşünüyorum. Kanada’da okullar yapacağımız geziler de bu anlamda ufuk açıcı olacaktır, gözlemlerimi paylaşıyor olacağım.

  5. Merhaba Elif,
    Bu yazındaki Amerika seyahati planın özellikle ilgimi çekti. Bizim de Ekim ayı için bir planımız vardı. Hamileliğim kesinleştiği gün doktora ilk sorduğum bu oldu. Yaklaşık 20-22. haftaya denk geliyordu planımız. Üstelik ben bir sakınca yok gidebilirsin diyeceğinden çok emindim. Ama çocuk doğunca hep beraber gidersiniz, riske atmaya gerek yok, pıhtılaşma riskini göze almayalım dedi. Bi süre çok abarttığını düşünüp, bir kaç kadın doğumcuya daha sordum. Ancak bir tanesi dışında hiç biri sıcak bakmadı. Biz de vazgeçtik sonunda :/ Hala “giderdik aslında yeaaa” die dilkiler dolanıyor aklımda ama bir yandan da riske ne gerek var diyorum. Ah sorumlulukta uzak, kafaya esince her şeyi yaptığımız günler ahhh 🙂

    • Benim de doktorum çok hoşlanmadı bu uzun ve üst üste seyahatlerden. Yasaklamadı ama ‘olmasa da olurdu’ dedi. Az önce varis çorabı siparişi verdim, dediği gibi onu giyip, bol yürüyüş ve suyla olaysız bir şekilde atlatmayı planlıyorum.

  6. Bizim 11 aylik bir kizimiz var , suan 6 aylik hamileyim. Pozitifiz simdilik bakariz , buyurler beraber ne olucak diyoruz ama icten ice tirsiyorum.Bende esime sakayla karisik daha 2. yi dogurmama 3 ay olmasina ragmen; `Baslamisken 3. yude yapsak mi?`dedim.Cevap;`Bende soylicektim ama kizarsin diye demedim`oldu.Buarada ciddi ciddi degerlendiriyoruz:) Akillanmak mi? 5 e kadar yolu var 🙂

    • elif hanım sağlıklı doğumlar dilerim.. Ben sizi 2010 dan beri takip ediyorum ve takip ettiğim kadarıyla eşiniz sizin en büyük destekçiniz. Bence çok Şanslısınız böyle bir destekçiniz olduğu için.. Tabi eşiniz de şanslı..

  7. Off su toksoplazma olayi cok canimi sikiyor:( ilk hamileligimi bu nedenle cok tetikte yasadim… Disarda yesillik meyve yeme evde de cilginca yika yok et iyi pisti mi acaba vs… Sirf ikinci cocuk hususunu bu acidan dusunerek endiseleniyorum… Siz nelere dikkat ettiniz ve etmeye devam ediyorsunuz…