3 Yorum

Blogcu Gebe – 22. hafta

Nasıl anlatsam? Nerden başlasam? Okyanusun diğer tarafında koştur koştur bir hafta geçti.

Geçtiğimiz haftanın sonuna doğru, Perşembe günü Dallas’tan Toronto’ya geçtim. Dallas’ta zaman ya evde, ya kapalı alışveriş merkezlerinde geçti çünkü hava çok sıcaktı. Aşırı sıcaktı. Ve nemliydi, ki benim şansıma herhalde, çünkü normalde böyle nemli olmazmış. Evden arabaya yürüyene kadar fenalık geçiriyordum, öyle diyeyim.

Bebeğe biraz alışveriş yaptık geçen hafta… Biraz diyorum (normalde Amerika’ya geldiğimizde bayağı alışveriş yapardık) çünkü dolar o kadar yüksek ki, buradan alışveriş yapmanın çok fazla avantajı kalmadı. Bebek eşyaları (giysi değil ama eşya) ya hiç fark etmiyor, ya da o kadar az fark ediyor ki buradan taşıdığına değmiyor. Daha çok orada bulunmayan, ya da burada cidden ucuz olan cici bici şeyler aldık biz de…

İş ciddiye bindi. #blogcugebe

A photo posted by Elif Dogan (@blogcuanne) on

Bu alışveriş bizim için bir dönüm noktası oldu. Ya da dumur noktası mı desek? Doğan dedi ki ‘Oha, cidden geliyor.’ Geliyor ya, ne sandıydın? Ona öyle diyorum ama, göğüs pompasıydı, emzikti, yok efendim kundaktı falan bakarken ben de bi acayip oldum. Cidden baştan başlıyoruz yani, öyle mi?

Sanki bunu teyit etmek istermiş gibi, iyice bir hareketlendi bu aralar bizimki… Artık durmuyor. Ben durduğum anlarda o durmuyor. Ve bugün ilk kez hareketlerini göbek deliğimin üstündeki bir hizada hissettim, sanırım bayağı büyüdü artık…

BlogcuGebe22

Bu hafta o kadar seyahatli ve hareketli geçti ki, oturup kendimi dinleyecek fırsatım olmadı. Çok sık acıkıyorum, bir; bir de çok sık tuvalete gidiyorum. Sanırım Toronto’da şehri dahilindeki tüm tuvaletleri en az bir kez ziyaret etmişimdir, bugün ayrılmasaydık ikinci tura başlayacaktım.

Tuvalete gidiyorum ama bir rahatlama yok allaha şükür. Çıkıyorum, beş dakika sonra yine gitsem giderim yani… Doktor ‘bu bebeği aşağıda taşıyacaksınız’ demişti, ondan belki de…

Çok hareket ediyorum ama bence bana iyi geldi. Dikkat de ediyorum yediğime içtiğime, suyumu falan eksik etmiyorum hiç. O da tuvalet olayına katkıda bulunuyorsa…

Son birkaç gündür Toronto’daydık, bu gece Atlantik kıyısındaki Fredericton’a geldik. Bir üç gün daha burada kaldıktan sonra geri döneceğiz İstanbul’a. Gezi ayrıntılarına burada girmek istemiyorum, sadece çok değişik ve ufuk açıcı geçiyor demekle yetineyim. Ayrıca anlatacağım bu konuyu…

Geçtiğimiz haftanın en bomba olayı ise kuşkusuz George Clooney ile tanışmam oldu. Yani tamam, tanışmış olmayabilirim ama burun buruna geldim… Bi onbeş metreden falan. Aman işte George Clooney’i kanlı canlı gördüm taam mı, siz gördünüz mü?!

George

Olaylar şöyle gelişti: Toronto’da kaldığım otel Toronto Uluslararası Film Festivali’nin düzenlendiği alana çok yakındı. Bir akşam Toronto’da yaşayan bir arkadaşımla buluştum, birlikte yemeğe gideceğiz falan, ama öncesinde dedi ki ‘Gel biraz şu festival alanında gezelim, belki birilerini görürüz.’ Malum, gala öncesi kırmızı halı olayı falan…

Hakikaten yürümeye başladık ve biraz ileride bir kalabalık… Biz yolun bir tarafındayız, önümüzde ciddi bir kalabalık var, onun önünde bir barikat, sonrasında cadde (trafiğe kapatılmış), sonrasında gazeteci topluluğu şakada şukada bi şeyler çekiyorlar, flaşlar patlıyor (Tam şu anlarmış meğer). Ay bak orada birisi var kim var acaba demeye kalmadan parmak uçlarımın üstüne bir yükseldim ki bir de ne göreyim? Amanın G E O R G E   C L O O N E Y! Allaaah, çekilin ben hamileyim falan dedim ama kimse dinlemedi, hatta insanlar safları daha da sıklaştırdı, ben kendimi toparlayıp fotoğraf çekene kadar George sen içeri gir bana bi poz bile vermeden… Fotoğrafım da heyecandan titrek çıtkı…  Eh dedim, karnım kalabalıkları yaracak kadar büyük değilmiş henüz n’apalım, kısmet. Olsa, eminim o da Mr. Big’den geri kalmaz, bana bir martini ısmarlardı.

Hoş ben şu ara içemezdim, o ayrı… Demek her işte bi hayır var.

3 yorum

  1. Merhabalar,

    Cok merak ettim. Saga sola bakarken uyku arkadasi olarak begendiginiz bir marka ya da model oldu mu acaba?

    Sevgiler 🙂

  2. Ben oyle cok seyi kiskanmam, insanlar tatile cikmis, yeni bir sey almis, onu yapmis bunu yapmis vallahi kiskanmam bak elif. Ama George Cooloney’i gorursen, Ah! Vallahi saklayamayacagim kiskandim. Hakikaten ksikandim. 🙂
    Bir de siyah gomlek giymis 🙂 En sevdigim hali bak 🙂
    Ben de goreyim ya ne olur goreyim 🙂 Bir bana da el versen be Elif olmaz mi?
    🙂

  3. Vuuuu..sizin oglan clooney’e benzeyecek desenize 😉