13 Yorum

Ayşenur A’nın Gebelik Günlüğü, 12. hafta

Merhaba,

İlk merhabadan sonra kısaca kendimi anlatıyım size; Adım Ayşenur. 35 yaşındayım. İstanbul’da yaşıyorum. Eşimle 7 yıllık evliyiz. Peyzaj mimarıyım, aynı zamanda İç Mimarlık yüksek lisansı yapıyorum. Çalıştığım firmada bölüm yöneticisi olarak görev yapıyorum. Asya-Avrupa arasında, saatlerini trafikte harcayan şanssız gruptanım. 15 yıldır şantiye/ofis/ev üçgeninde yaşıyorum.

Aslında hamileliğimi öğrendiğim hafta Elif’e mail göndermiştim bu süreci sizlerle paylaşmak istediğime dair. Fakat geçmişte yaşadıklarımızdan dolayı biraz endişeli, biraz korkak, biraz çekingen bir gebe olarak başladım dördüncü hamileliğime. Bu süreçte yaşadığımız bazı sıkıntılar da üzerine eklenince bu haftaya kadar yazmaya cesaret edemedim. Hatta Elif’e yazdığım ilk satırlar da şöyleydi: “Senin için uygun olur mu bilmem, çünkü daha önce 4 kaybım var ve riskli bir süreçten geçeceğim. İşin sonunda yine hüsrana uğramak da var… “ Umut galip geldi, satırlara dökmeye başladım hikayemizi.

Biraz önce de bahsettiğim gibi, şu an dördüncü gebeliğimi yaşıyorum. Hayatımın bu kısmı biraz sancılı. Evlendiğimiz sene rahmimde smear testinde hücre başkalaşımı tespit edildi, hemen kolposkopi yapıldı. Sonuç iyi olmayınca o bölge Leep operasyonu ile yakılarak alındı. Bu tedavi bizim çok istediğimiz bebeğimiz için hemen harekete geçmemize neden oldu. Polikistik Over hastası olduğum için zaten tedaviye ihtiyacımız olduğunu biliyorduk. 7 aşılama tedavisi gördüm. 3’ü gebelik ile sonuçlandı. İlk gebeliğimde hiç sıkıntım yoktu, güle oynaya gebeliğimi geçiriyordum. Fakat 23. haftada bebeğimin erken doğumla evde dünyaya gelmesiyle sonlandı. Kızım hastaneye kadar dayanamadı. İkinci gebeliğim ikiz gebelikti. 8.haftadan itibaren kanamam olduğu için genelde raporlu olarak geçirdim. 21. hafta kontrolü için doktora gittiğimde aniden suyumun gelmesiyle doğum erken başladı ve ikisini de art arda suni sancıyla doğurmak durumunda kaldım. İkiz oldukları için çok daha küçüktüler ve yaşayamadılar. Üçüncü gebeliğimde çok korkarak başladım. Ama korkum hep 20. haftadan sonrası içindi. Halbuki o kadar vaktimiz yokmuş. 8. haftada bebeğimin kalbi durdu ve kürtaj olmak durumunda kaldım. Hem infertilite tedavileri hem de yaşadığımız kayıplar bizi yordu, yıprattı, yaşam enerjimizi aldı. Biz kendi içimizde bunları yaşarken, annem de büyük bir hastalıkla baş etmeye çalışıyordu. Maalesef 4. bebeğimizin kaybından 1 ay sonra annemi kaybettik. Sonrası daha da zor oldu benim için. Tekrar normal hayata, rutin hayata dönmek bile çok zor geldi. Ama zaman, küllendirmese de içindeki yangınların ateşini azaltıyor. Tekrar denemeye karar verdiğimizde artık aşılamayla vakit kaybetmek istemedik. Tüp bebek tedavisine başladık. Çoğu PKO hastasında olduğu gibi, OHSS ile başbaşa kaldık yumurta toplanmasından sonra. 3 ay bekledik ilk transfer için. İlk denememizin sonucunda, kimyasal gebelik yaşadım. Değerlerim yükselmedi, düşmeye başladı. Mayıs ayında 2. transferimizi yaptık. Sonuç;negatif. Devam etmek için kendimde güç bulamazken doktorumun desteğiyle 2 ay sonra temmuzda 3. transferimiz yapıldı. 24 Temmuz’da yüzümüzü güldüren sonucu aldık.

Aysenur12

Sanırım biraz uzun oldu, özetten çıktı. Tüm bunları daha kısa nasıl anlatırım bilmiyorum, aslında bıraksanız sayfalarca yazabilirim tüm olanların üzerine…

Yaşanan kayıplardan, uzun tedavi süreçlerinden ve geçen yıllardan sonra tekrar hamile kalmak, içimde büyüyen ufaklığı düşünmek yeniden umutlandırdı hem beni hem ailemizi. Endişeler yakamızı bırakmasa da umutlar yeşermişti tekrar işte. Bu gelgit duygular arasında başladım 4. hamileliğime. Sonrasını haftalara göre anlatmaya çalışayım;

5. haftada, 24 Temmuzda aldığımız sonucu 27’sindeki kontrol tahlilinde tescillemiş olduk. Son 5 senede hep tedaviye ve hamileliklere endeksli yaşadığımız için bu yaz programlarımızı tedaviden bağımsız yapmaya karar vermiştik. Uzun bir seyahat planlıydı 5. haftamızda. Yaklaşık 1100 km’lik bir sürüş bekliyordu beni. Dönüşte de bir o kadar… Doktorumuzla konuşarak çıktık yola. Her zamankinden farklı olarak bu sefer tek şoför olarak çok yoruldum ve arada uyku molası bile vermek durumunda kaldım. O kadar yol gidip, sallantılar yaşadıktan sonra benim içime bir kurt düştü ve hemen ertesi sabah bir daha kanda test yaptırdım. Çok endişeliydim ve stresimi azaltmak için yapabileceğim tek şey buydu. Bebeğimizin bizimle olduğunu bir kere daha gördükten sonra biraz olsun rahatladım.

6.haftada, tatilimiz, aile ziyaretimiz keyifli geçti. Dönüşe geçeceğimiz gün sabah erkenden kalktık. Yoğun bir ağrıyla başladı her şey. Geçmeyeceğini anlayınca önce hastaneye uğrayalım kontrolden sonra yola devam ederiz diye düşündük. Konuyu dağıtmamak için, devlet hastanesinin bana sabah yaşattıklarını detaylı anlatmayacağım ama 6 haftalık hamile, kanama ve ağrısı olan hastayı şehrin farklı noktalarındaki iki hastane birbiri arasında gönderip durdu. O anki çaresizliğimi nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Sadece daha fazla ayakta kalmak istemiyordum, sonrasında ne olacağını bile bilmiyordum. Korkuyordum. Sonunda özel bir hastane bulduk ve girdik içeri, en azından yatarak doktor bekleyebileceğimi düşünerek. Yolda kanamam başladığı için, geçmiş tecrübelerden ağrının da iyiye işaret olmadığını bildiğimden içim acıyordu. Neyse ki yatırıldım ve doktorumdan telefonla öğrendiğimiz iğne ve ilacı kullandım, o hastanedeki doktoru beklemeye başladım. Henüz çok küçük olduğu için kalp sesini duyamasak da minik kalbinin attığını gördük. Çok şükür ki bizi bırakmamıştı. O akşam hastanede kaldık. Dönüşümüzü erteledik. 2 gün sonra yola çıktık. İstanbul’a ulaştığımda yine aynı karamsarlık çöktü üzerime. Sanki o yol benden yorgunlukla beraber başka şeyler de götürüyordu. Döndükten sonra kendi doktorumla yaptığımız kontrolde çok şükür ki herşey yolunda görünüyordu. Durumumun riskli olacağını biliyorduk, ama insan buna asla hazırlanamıyor sanırım.

7 ve 8.haftalarımız arada evde dinlenerek arada çalışarak geçti. Sıkıntılarımız az da olsa devam etti. Bu yüzden biraz daha hareketten kısıtlı 2 hafta geçirdik. 8.hafta kontrolümüz beklediğimiz umudu verdi. Yola sağlıklı bir şekilde devam ediyorduk.

9. hafta kısa bir deniz tatiliyle geçti. Güneş ve denizin gideremeyeceği stres yoktur, bizim sıkıntılarımızı da giderir diye düşündük. Oldukça huzurlu ve dinlendirici geçti. Sürekli kendimi dinlememi ve tedirginliğimi atamamış olmayı artık olağan karşılamaya başladığım günler diyebilirim.

10. hafta kontrolümüz de keyifli ve güzel geçti. Fakat kanama riskimiz devam ediyordu. Bu yüzden tedbire devam. Ayrıca oldukça kilolu hamile kaldığım için yediklerime ve kiloma çok dikkat etmem gerekiyor. Sıkıntılarımız az da olsa hafifleyince bunun gibi başka konular gündemimize gelmeye başladı.

11 ve 12.haftaları, işten kalan zamanlarda mümkün olduğunca dinlenerek geçirdik. 6. haftada başlayan bulantılarım bu hafta oldukça azaldı. Genelin aksine ben bulantılarımı öğleden sonra hatta akşam üstü yaşıyorum. Diğer taraftan bulantılar her şeyin yolunda gittiğine dair bir işaret gibi geliyordu bana. Azalınca endişelerim artmaya başladı. Her hamilelik farklı bir süreç biliyorum, ve çok şükür ki şu an her şey yolunda gidiyor, fakat geçmişin gölgesini atamıyorum üzerimden bir türlü. Bu sürecime paralel giden bir ülke gündemimiz var ki, o beni daha da umutsuz ve çaresiz hissettiriyor.

Yine de;

Umudum o kadar yeşil ki, sizinle de paylaşmak istedim önümdeki süreci. İnanıyorum ki bebeğim kollarıma gelecek, zamanında, vaktinde… Daha önce değil, daha sonra değil. Kardeşleri acele etti ama o etmeyecek. Acı verse de anılar, bedenime güveniyorum. Bu sefer bebeğimi sonuna kadar taşıyacağına inanıyorum. Üzerime düşeni yapmaya çalışıyorum, Allah’ın takdiri olanlar. İyinin de kötünün de bir anlamı olduğuna inanıyorum. Ve diliyorum ki bu sefer başkalarına da umut olabileyim…

12.haftayı geride bıraktığımız bugün ikili testimiz yapıldı. Ölçümlerde ve ultrason incelemesinde her şey yolunda görünüyor. Kan testinin sonucunu 4-5 gün sonra alabileceğiz. Umarım haftaya güzel bir sonucu sizlerle paylaşıyor olacağım.

Sevgilerimle,

Ayşenur

Yazar Hakkında

AYŞENUR A. – Hayatının otuz beşinci, evlilik yolculuğunun yedinci, anne olma serüveninin beşinci senesini yaşayan, yolları, dalış yapmayı, kitapları, kanaviçe işlemeyi, öğrenmeyi seven ve her daim uzakları düşleyen bir yolcu.

Ayşenur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz

13 yorum

  1. Ülkü Şimşek

    Umut hep var demiştim hepte olsun bu benim Ayşenur’um tüm dualarımın sahibi sanırım çok mutlu oldum içimden birşeyler koptu böyle öğrenince hadi hayırlısı sağlıkla gelsin ☆

    • Ülkü’cüm teşekkür ederim iyi dileklerin için. Bu sefer sana çok iş düşecek. Teyze olmak kolay değil…

      • Ülkü Şimşek

        Her zorluğa hazırım ama tek bir olumsuz düşünce duymayayım artık ♡ 13.haftada var 14.haftada olumlamalar olsun hep..tesadüf gördüm biliyormusun içimden birşeyler kopuyor adlandıramadığım bu sitem değil işaretler iyiye gidiyor diyor sanki..

  2. merhaba,
    sizin hikayenizi okurken kendı yasadıklarım geldi aklıma,tekrar yasadım o günleri ve sizi çok iyi anlıyorum.ben 7 düşükten sonra 2.kızımı kucağıma aldım.o sürecte yaşadıklarımm derseniz anlat anlat bitmez.inşallah sizde sağlıklı bir şekilde kucağınıza alırsınız.DR.dediği bu kız mucize idi oldu.Sizinde o mucizeyi yaşamanızı diliyorum.Hoşçakalın…

    • Bahar Hn, çok sevindim sağlıkla kızlarınızı kucağınıza almanıza. Yaşadığımız süreçler kolay değil. Ama sizinki gibi umut hikayelerini duyuca iyi ki pes etmemişim iyi ki devam ediyorum bu yolda diye düşünüyorum. Sizin bana umut olduğunuz gibi ben de başkalarına umut olabilmeyi diliyorum. Sevgilerimle,

  3. Merhabalar,
    Öncelikle sizin için çok sağlıklı geçecek bir hamileliğin ardından sağlıkla bebeğinizi kucağınıza almanızı diliyorum..
    Ben hayatımda sanırım ilk defa böyle bir girişimde bulunup haddim olmayarak yorum yazmak istedim.. Lütfen yanlış anlamayın çok bilmişlik yapmıak istemiyorum..sadece 26 haftalık doğmuş bir prematüre bebek annesi (şu anda 10 Yaşında çok şükür), bir Polikistik over hastası, 8 sene sonunda ikinci Bebeğini doğurmaya cesaret edebilmiş ve bu arada bir kimyasal gebelik yaşamış birisi olarak hikayenizi okuyunca endişelendim ve size haddim olmayarak bir öneride bulunmak istedim. Ben ikinci bebeği; ilkinde Yaşadığım Sıkıntılar sebebiyle, uzun süre hiç düşünmedim ancak karar verebildiğimde de hem riskli gebelik uzmanı hem dahiliye uzmanına birlikte devam ettim, 16. Haftadan Sonrasını da raporlu geçirdim..bu arada özellikle dahiliye uzmanımdan tekrarlayan gebelik kayıplarında mutlaka alınması gereken tedbirler ve yapılması gereken tahliller olduğunu öğrendim ki bana da yapıldı hepsi.. Demem o ki yazınızda göremediğim için naçizane hatırlatmak istedim bu tip bir doktor takibini (riskli gebelik uzmanı ve dahiliye uzmanı) yaptırmayı düşünürsünüz belki…
    tekrar çok tebrik ederim ve inşallah sağlıkla bebeğinizi kucağınıza almanızı temenni ederim..Sevgilerimle

    • Özge Hn, teşekkür ederim öneriniz için. Benim için birçok tahliller yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Yazım biraz uzadığı için daha fazla detaya girmek istememiştim. Riskli gebelik uzmanıyla düzenli kontrol altındayım. Rapor konusu da gündemde. Ve belki serklaj yapılacak. Umarım sizin gibi sağlıkla bebeğime kavuşurum ben de. Prematüre annesi olmak çok zor bir süreç hele de sizin ki gibi ufak haftalarda. Sağlıkla çocuklarınızın yetişmiş olmasına çok sevindim. Sevgilerimle…

  4. Sevgili Aysenur,

    Yazini bir solukta okudum. Ne kadar zor seyler yasamissin, cesaretine ve gucune hayran kaldim! Umuyorum ki, bu hamileligin sonuna kadar devam eder, bebisini saglik ve mutlulukla kucagina alirsin! Aramiza hosgeldin!

    Deniz

    • Hoşbuldum Deniz, aranızda olmak hem çok keyifli hem de yalnız değilim hissi veriyor. Zor bir süreçti ve umarım geride kalmıştır tüm olumsuzluklar. Teşekkür ederim iyi dileklerin için. Sevgilerimle…

  5. Hoşgeldiniz Ayşenur hanım, Sağlıkla kucağınıza alacaksınız inşallah, Dualarımız sizinle 🙂

    • Teşekkür ederim Ayten Hn. Dua en çok ihtiyacım olan şey, sağolun. Sevgilerimle…

  6. Merhaba Adaşım, Hoş geldin 🙂
    Kayıpların için çok üzüldüm, üstesinden gelmen ve yeniden denemek için kendine ve bedenine güvenmeneyse hayran kaldım. Benim kızım Masal bir kaç güne 6 aylık olacak. İnşallah seneye bu zamanlarda senin minnoşunda aylarını tamamlamasını bekliyor olursun. Bir solukta, sorunsuz mutlu günlerin olsun. Sevgiler

    • Merhaba Ayşenur:)
      Senin gebelik günlüğün başladığında içim kıpır kıpır olmuştu. Kendi ismimi bir gebelik günlüğünde görmek heyecanlandırmıştı beni. Hikayeni sessiz takipçilerinden oldum. İyi dilkelerin için çok teşekkür ederim. Umarım dediğin gibi olur ve beklediğimiz günler kapımızı çalar 😉