0 Yorum

Nazlı’nın Gebelik Günlüğü, 32. hafta

Ankara İstanbul Otoyolu’nda başladığım bu yazımı Tekirdağ’daki baba evimde sonlandıracağım. Sürpriz ve ani bir kararla yola çıktık. Arabanın arka koltuğunda sırtımı pofuduk yastığıma dayamış, ayaklarımı uzatmış, suyum ve meyvem yanımda, bilgisayarım kucağımda yazımı yazıyorum. Şimdiye kadar çıktığım en keyifli ve en rahat yolculuk diyebilirim.

E hadi toparlanıp gidelim dedikten sonra iş yerinden izin alma işini hallettik ama yola çıkacağımız gün olan doktor kontrolümde doktorumun izin verip vermeyeceğini bilemiyordum. Bir sorun olmaması için dua ederek sabah doktorumuza gittik. Doktorum ultrason muayenesini yaptı. İdrar tahlili ve NST istedi. Bebeğim 1900 gram olmuş yaklaşık. Karnımın neresinde neyi var anlattı doktorum. Bazen kaburgalarıma doğru yaptığı ani ataklar çok canımı yakıyor dedim. Hele ki son günlerde hareketlerinde bariz bir sertleşme var. Arada sırada karnım sağdan sola doğru öyle bir geriliyor ki çatlayacak sanıyorum. Başı aşağıda, normal pozisyonunda görünüyor dedi. 32. haftadan sonra çalışabilir raporumu da aldım. Kendime bolca kuvvet diliyorum son güne kadar çalışabilmek için…

Nazli32

Ardından NST’ye girdim. Nasıl bir şey olduğunu deneyimledim sonunda. Bebeğimin gümbür gümbür kalp atışlarını dinlemek güzeldi ama sırt üstü yatmak zorunda olmak tamamen işkenceydi. Doğum ağrılarını çekerken NST’ye bağlı olmak nasıl zorlayıcıdır tahmin bile edemiyorum. Bundan sonraki her muayenede NST’ye girecekmişim artık. NST odası çok sıcaktı. İki gebe yan yana oflaya puflaya bekledik zamanın geçmesini. Bir ara gelip klimayı açtılar, daha dayanılır oldu oda. Kimi gebeler kızıyor klimaya dedi hemşire o yüzden açmıyorlarmış.

NST’den çıkınca idrar tahlili sonucumda çıkmıştı, tekrar doktorumun yanına gittim. Kum döküyormuşum, hiç farkında değilim. Ne bir ağrı ne de başka bir belirti vardı halbuki. En az üç litre su tüketmeliymişim. NST sonucum da iyiymiş, yolculuğa çıkmamda bir sakınca yokmuş ama dikkat etmeliymişim. 1,5-2 saatte bir duracak ve 15 dakika yürüyecekmişim, ayaklarımı uzatarak yolculuk yapmalıymışım. Rahim ağzına yakın bulunan plasenta bir santim kadar yukarı çıkmış ama hala kanama riski bulunduğundan yolculuk esnasında ve tatilde dikkatli olmalı, kendimi yormamalıymışım. Yani tatil deyip fellik fellik gezmeyecekmişim. Tabii bu benim kendime notum, doktorum bu kelimeleri kullanmadı doğal olarak. Benim de niyetim bahçedeki hamakta sallanarak tüm gün tembellik etmek. Ankara’nın hala kavurucu olan sıcaklarından kaçıp, Tekirdağ’ın hafif serinlemiş ve esintili havasında biraz keyif yapmak niyetim.

Yolculuğun şimdiye kadar çıktığım en rahat ve keyifli yolculuk olduğu gerçeği, İstanbul trafiğinden çıkmak için yaklaşık 3,5 saat cebelleşmek zorunda kalınca unutuldu tabii. Geç vakitte eve varsam da anne ve babama sarılınca tüm yorgunluğum gitti. Şimdi bu hafta güzelce dinlenme ve bol bol nazlanma haftası benim için.

Sevgiler,

Nazlı

Yazar Hakkında

NAZLI TANTOĞLU – 31 yaşında, çocukluk aşkıyla 6 yıldır evli. Ankara’da yaşıyor. Aşırı tipik bir Kova burcu. Kışı hiç sevmeyen bu kış çocuğu günün birinde sıcak bir memlekete yerleşip yaşlanmayı hayal ediyor. Okumayı, konuşmayı ve yemek yapmayı çok seviyor. Gebeliğiyle birlikte mecburi ara verdiği Yemekçinin Mekanı isimli bir de yemek bloğu var.

Nazlı’nın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.