4 Yorum

Ezgi’nin Gebelik Günlüğü, 10. hafta

Herkese merhaba!

Sonunda iki basamaklı haftalara ulaştık! Ulaştık? Eyvah, “diş çıkarıyoruz, gazımız var” diye konuşan o ebeveynlere dönüşüyorum! Neyse, bol başağrısıyla geçen gecenin ve sabahın erken saatlerinin ardından ilaç kullanmadan kendime gelmiş olmanın mutluluğuyla 10. haftamdan bahsedeyim. (Evet bu benim 10. haftam, bebek doğduktan sonra kendi 10. haftasını oraya buraya kusup zart zurt sesleri eşliğinde konukomşuya anlatacak zaten.)

Bol mide yanmalı ve başağrılı bir hafta oldu. Antiasit tabletler en yakın arkadaşımdı ve hâlâ da öyle. İki günlüğüne de olsa köye, anneannemin yanına gittik Barış’la. İki dilim baklavayla yırtmanın haklı gururunu yaşıyorum! Köydeyken bayram ziyaretine gelen komşu kadınlar, kilo alma biçimimden (!) kalça odaklı oluyor sanırım, hamile olduğumu hemen anladılar! Ne varsa köylü kadınlarda var. Hemen elimi uzattırıp uzatma şekline bağlı olarak cinsiyet tahmini de yapılar. Kendilerine servis yaparken benden hızlı olan Barış’a tam not verip “aferin iyi yetiştirmişsin” dediler, ben de “valla bana gelişi böyle” diye cevapladım.

Ezgi10

Bu hafta yine bol bol uyuyarak, dinlenerek geçti. 2. trimester’la birlikte spora kaldığım yerden devam edeceğim. Burada bir spor salonu bulup görüştüm. Kol, bacak çalıştırıp bol bol yürümeye hazırım, yeter ki şu yarım saatte bir esneme ve esnemeye bağlı göz sulanması sendromundan kurtulayım.

1o. haftanın kitapları bebek için Yavaş Ebeveynlik 2, kendim için ise İstanbul Mebusu Krikor Zohrab’ın yazdığı Belgeler Işığında Ermeni Meselesi’ydi. Yavaş Ebeveynlik, kendimiz üzerine çalışmamızı sağlayan bir kitap. Kendi çocukluğumuzun, travmalarımızın ebeveynliğimizi nasıl etkilediği hakkında uzun uzun düşündüren, farkındalık yaratan ve benim için çok faydalı bir öğrenme süreci oldu. Bebek doğduktan sonra kendimi gözlemlemeye çalışacağım ve Yavaş Ebeveynlik 2’yi hep başucumdaki kitaplar arasında tutacağım. Gündelik hayatın telaşı sırasında unutmayayım diye… Krikor Zohrab’ın kitabı ise net, yalın bir ifadeyle Osmanlı döneminde yaşananları anlatıp çözüm öneriyor. Kitabın yazılış tarihi olan 1913’ten 2 yıl sonra da ömrü sona erdiriliyor.

Dışarıda bunlar olurken içeride neler olmuş, bir de ona bakalım di mi ama? Bizim bebenin böbrekler çalışmaya, idrar üretmeye başlamış bu hafta. Karaciğer de işlev kazanmış. Bebeğin cinsiyeti bu hafta giderek belirginlemiş, bakalım iki hafta sonraki doktor kontrolünde görebilecek miyiz pipiyi ya da kukuyu. En son gördüğümüzde 6.8 mm olan bebe, bu hafta tam 5.5 cm ve 6 gram olmuş! Ah o 6 gram oldu da ben kaç kilo aldım acaba? Sabah uyandığımda gözümün önünden sarelleri ekmekler geçiyor. Henüz yemesem de kendimi zor tutuyorum!

Komik bir diyalogla sonlandırayım bu haftayı.

Balkonda yapılan bir kahvaltı sonrası Barış: “Umarım bebek kız olur da yaşlanınca bize bakar.”

Ezgi: “Hiç boşuna umutlanma, ben çocuğumu bize baksın diye doğurmuyorum, kendi hayatını yaşamak için geliyor dünyaya. Ne isterse onu yapsın.”

Barış: “Hiç mi bakmasın bize? Azıcık da mı? Haftada 1 gün?”

Ezgi: “Olmaz! Canı ne istiyorsa onu yapsın!”

Hepinize sevgiler,

Ezgi

Yazar Hakkında

EZGİ BERK– Severek aldığı tarih eğitimi sonrası kendini eski çağlara ait kitaplar arasında çalışırken buldu. Hâlâ tarih kitapları arasında çalışmakta, satır aralarında insanların duygu ve davranışlarını aramaktadır. Aynı zamanda eğitim hayatının hangi evresinde kaybettiğini hatırlamadığı zengin hayalgücünü tekrar keşfetmek için çocuklarla çalışıyor. Bazen de çocuklar olmadan, çocuklar için çalışıyor. Çocuk edebiyatı tutkunu. 27 yaşında ve ejderhalara inanıyor.

Ezgi’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

4 yorum

  1. ahhh şu yorgun ve uykulu hal bende aynen devam işten gelir gelmez gözüm hep kanepede hemen şurda bi uykuya dalsam die düşünüyorum umarım tez zamanda geçer yoksa ev ahalisi isyanlara başlıyacak..:=) sizde bebişinle güle güle büyüyün inş.)

  2. Bende 17. Haftadayim ikinci gebeliğim bir prensesim var hareketli yaramaz uyku yorgunluk bulanti kusma hepsini atlattim ama nasıl 🙁 4 ay olunca yorgunlukta son buluyor mide yanmanız için de ılık sütü yudum yudum için derim iyi geliyor sorunsuz güzel günler dilerim

  3. merhaba Ezgi, öncelikle tebrik ederim. ben de 26 haftalık hamileyim ve Düzce de yaşıyorum. Düzce’de takip eden doktorunun kim olduğunu öğrenebilir miyim? bu arada yardımcı olabileceğim birşey olursa lütfen çekinme, Hoşçakal

  4. Merhaba Hatice, ben şimdilik biraz daha iyi gibiyim.. Merakla 2. trimester’ı bekliyorum. Umarım atlatırız bu uyku hallerini 🙂

    Merhaba Tuğba, çok geçmiş olsun. Öneriyi deneyeceğim mutlaka, teşekkür ederim!

    Merhaba Prana, aynı şehirden birilerini görmek ne güzel 🙂 Ben Düzce’de Hayri Sivrikaya’daki Serdar Bey’e gidiyorum. Doğal doğum yanlısı, komik de. Memnunum şimdilik 🙂 Yardım teklifin için de çok teşekkür ederim, eminim ihtiyacım olacaktır 🙂