10 Yorum

Emzir(e/me)me hakkı

Yıl boyunca türlü türlü ‘önemli gün ve haftalar’ var, Dünya Televizyon Günü’nden, Uluslararası Mutluluk Günü’ne, Dünya Anadil Günü’nden, Dünya Ozon Tabakasını Koruma Günü’ne kadar… Sonuçta her konuya dikkat çekmeye çalışan birileri var ve o birileri oldukça ‘Dünya Göçmen Kuşlar Günü’ gibi günler de olmaya devam edecek.

Emzirme Haftası da işte emzirme konusuna dikkat çekmek için düzenlenen bir hafta… Yalnız biraz karışık bir konu; şöyle ki dünyanın bazı ülkelerinde Ağustos’ta, Türkiye’nin de içinde bulunduğu bazı ülkelerde ise 1-7 Ekim’de kutlanıyor. Hatırlayacak olursanız geçtiğimiz Ağustos ayında her nedense konu alevlenmiş ve medyada çıkan ve ”kadınların ortalıkta emzirmemesini çünkü erkeklerin libidosunun düştüğünü” öne süren talihsiz (!) bir yazı bayağı bir tartışmaya yol açmıştı.

Emzirme Haftası’nda emzirmenin ön plana çıkarılmasını, emzirmenin anne ve bebeğe olan faydalarının konuşulmasını destekliyorum (ki bunu yapan bir oluşumun içinde yer almıştım bundan seneler önce…) Gel gör ki Emzirme Haftası’nın hele de Türkiye şartlarında sadece anne sütünün faydalarının konuşulduğu bir haftanın ötesine geçmesi gerektiğini düşünüyorum.

EmzirmeReformu

Türkiye’de toplumsal ortamlarda çok fazla olmamakla beraber sorunlar yaşandığını duyuyoruz (daha çok kokoş restoranlarda ‘Karşımda emzirmeyin! denildiğini ya da işte yukarıdaki gibi cinselliğine pek düşkün, o kadar düşkün ki memelerin başka bir amaçla kullanılması halinde libidosu düşen baĞzı köşeyazarlarının ‘parklarda emzirmeyin nütfen’ şeklinde beyanlarını duyuyoruz). Bunun dışında, analığın kutsal, emzirmenin Kuran’da emredilen bir eylem olmasından mütevellit olsa gerek, genellikle en muhafazakar denilen gruplarda bile emziren kadın rahat ediyor, ettiriliyor, en azından ettirilmeye çalışılıyor diyelim.

Gel gör ki iş dünyasında olay bambaşka bir boyutta ilerliyor:

Emzirme Haftası’nda biraz da bunları konuşalım mı? 

Ben çok merak ediyorum mesela, içinden ‘Kadın’ kelimesi çıkarılan Aile Bakanlığı’nın bu konuda bir açıklaması olur mu? En nihayetinde sadece kadınları değil, aileyi de yakından ilgilendiren bir sorun bu…

Yoksa bakanlık bakanımızın huzurevlerini nasıl ziyaret ettiğini fotoğraflarla belgelemeyi, genç kızlarımıza börek tarifi vermeyi mi tercih eder?

Bir de işin kaş yaparken göz çıkaranlar kısmı var: Emzirmeyi desteklerken, ‘ortalıkta’ emzirmenin şart olmadığını, mutlaka ‘ortalıkta’ emzirilecekse ne-var-canım-bir-emzirme-odasına-gidilebileceğini, o da yoksa emzirme önlüğü kullanılmasını savunanlar… Bunu yaparken ‘ortalıkta emziren’ tukaka kadının emzirmenin ötesinde bir teşhir arayışında olduğunu ima ediyorlar. 

Ve yine emzirmeyi desteklerken, emzirmenin sağlık boyutunun ötesinde, işin içine kutsallık karıştırarak, emziremeyen -ya da hiiiii emzirmeyen- anneleri ikinci sınıf anne olarak konuşlandıranlar. ‘Sütün yetiyor mu’ mafyasının en çok mağduru olanlar bunlar. 

Bırakalım emzirmek isteyen emzirsin, emzirmek istemeyen emzirmesin, emziremeyen de kendini kötü hissetmesin.

Ama madem ki Emzirme Haftası diye bir hafta var, süt sağmak ya da süt iznini kullanmak için bin dereden su getirmek zorunda kalan modern dünyanın çalışan kadınlarının karşılaştığı zulüm de dile getirilsin.

İşte o zaman Emzirme Haftası’nın hakkı verilir.

10 yorum

  1. Süt sağmak için vakit yaratmanın yanında bir de ortam sıkıntısı var. Şu anda boş bulduğum toplantı odasında gayet anti-hijyenik koşullarda süt sağıyorum. 5 yıl önce de aynı durumdayım, hiçbir ilerleme olmamış o günden yana. Kaldı ki ben büyük, kurumsal bir şirket çalışanıyım. Ya diğerleri ne durumda…

    • Ben de kurumsal bir şirketteyim,aynı sizin gibi, 16 ay adına arşiv denilen toz yuvası bir yerde ayakta süt sağdım…

  2. Iki oğlum var, ikisini de doya doya emziremedim 🙁 ilki isteksiz, gayretsiz bir bebekti 4-5 ay ancak( o da benim cabalarimla) emdi. Ikincisinde malesef memelerimden (aaa meme dedim) kaynaklanan bir sorundan ötürü emzirmemeyi seçtim. Ilk 3 gün emzirebildigime sukrederim hep. Emzirememenin verdiği üzüntü tarifsiz. Insanlarin bu konuda bu kadar duyarsiz olabilmesine anlam veremiyorum. Bir annenin en doğal ve birinci hakkıdır emzirmek. Emzirmeye daha bilinçli yaklaşan medeni bir toplum olmak ümidiyle. ..

  3. tam da bu konuyla ilgili olarak bir talep/dilekçe gondermeye calistim ben bir kac ay önce ilgili bakanlığa.dilekceyi ve cevabini (!) da göndereceğim sana elif. emzirme haftası bitmeden. bu konunun önemini ancak yaşayan anlayabiliyor maalesef. emzirme de sonuçta nir süreç ve geçince cekilen sıkıntı larda unutulmamalı. bir seyler yapmak lazım.

  4. saglik/doktor odasinda, orasi doluysa toplanti odasinda orasi da doluysa tuvalette(!) sut sagiyorum.. Bu arada toplanti odasina girerken iki kez uyarildim neden dr odasinda degilim diye ki o gun butun gun dr orada biliniyor..
    sut izinlerimi cuma gunleri kullaniyorum gunluk kullanirsam yiyeceklerini bildigim icin.. buna ragmen kac kere cumalari toplanti koyuldu ve bazilarina gelmek zorunda kaldim.. gelsen bir dert gelmesen baska dert..
    dogum iznini de icine alan donemde iki donem ust uste performansim dusuk verildi kadin yoneticim tarafindan ve isten cikarilmak uzereyim..
    kurumsalliksa ilk 5’te akliniza gelecek firmalardan birindeyim..
    iste emzirme reformu bundan gerekli..

  5. Blogcu anne, artik ben de bir anneyim :). Kizimiz uc hafta once aramiza katildi cok sukur. Ve hic beklemedigim birsey oldu, ben dogru durust emziremiyorum, formul takviyesi yapiyoruz. Bebek hastanede hypoglycemia bir de sarilik gecirdi. O kadar emziremeyecegim aklima gelmemis ki evde bir tane biberon bile yoktu. Panikle hastane cikisi biberon ve formul almaya gittik. Quebec eyaletinde dogurmusum, hastanede hem kac hemsire gelmis, hem de iki lactation consultant getirtmis, saglik ocagindan evime hemsire gelmis, nafile. Olmuyor. Ve beni en cok yipratan “Sutun yetiyor mu?” mafyasi degil, “herrrkesss emzirebilir, bilmem kimin emzirme kampini denemedin mi, elinden geleni yapmamissin” mafyasi…

    • Deniz çok tebrik ederim, hoş gelmiş kızın! Sorun yaşadığına üzüldüm, üzülmene daha çok üzüldüm. Eminim sen kendi sınırların doğrultusunda elinden geleni yapmışsındır. Öyle ya da böyle kızına dönmeni ve dış seslere kulağını tıkamanı dilerim, her şey gönlünce olsun!

  6. Elif, o kadar haklısın ki. Ben bile daha doğurmadan, işe başladığımda nasıl süt sağacağımı, süt izinlerini nasıl kullanacağımı (kullanbilecek miyim acaba? = mobing) diye düşünüyorum…

  7. Yedi ay önce aramıza katılan kızımı sadece 4 ay emzirebildim…Oysaki bütün hamileliğim boyunca onu doya doya emzirme hayali kurdum lakin sebebini anlamadığım bi nedenden ötürü kesilen sütüm hayallerimi alt üst etti.Şimdi emzirmeyle ilgili gördüğüm her yazı her söz canımı yakıyor evet emzirmek çok önemli teşvikde edilmeli ama zorunlulukdan emziremeyen annelerde unutulmamali… 🙁