1 Yorum

Gül’ün Gebelik Günlüğü, 27. hafta

27. haftadan herkese merhaba,

Bu hafta benim için sakin bir haftaydı. Zaten genelde haftaiçi nasıl geçiyor pek anlamıyorum. İşe gidip gelince akşamları yorgun oluyorum , günlük ev işleri dışında pek bir şey yapmaya halim kalmıyor. Yapmak istediklerimi haftasonuna bırakınca, haftasonu da çabucak bitiveriyor. Bu hafta sonu önceden verilmiş bir sözümüz olduğu için Elif’in düzenlediği yeni ve eski gebe yazarlar buluşmasına katılamadım, ama aklım orada kaldı. Umarım tekrarlanır ve katılıp herkesle tanışma fırsatım olur.

Önümüzdeki hafta doktor kontrolümüz var. Oğlumu görmeyeli 1 ay olacak. Çok heyecanlıyım, ne kadar büyüdü merak ediyorum. Doğum yapacağım hastane henüz belli değil. Doktorum hastaneye bağlı çalışmadığından ikimiz için de uygun olacak bir hastane belirlemem gerekiyor. Bu haftaki kontrole gitmeden önce biraz araştırma yaptık. Aklımızda olan 3 hastaneye gidip doğum katlarını, odalarını gezdik, bilgi aldık. Doktorumla görüştüğümüzde, bu hastaneleri konuşup birine karar vermeyi düşünüyoruz. Bu da bizim için büyük bir adım olacak.

Gul27

Daha önce haftaiçi de yogaya gitmek istediğimden bahsetmiştim. Ama bir yer ayarlayıp da bir türlü başlayamadım. Ve haftalar hızla geçiyor. Kendime yeterince zaman ayıramadığımı düşünüyorum. Kafamda sürekli sorular, şu eksik bu eksik diye. Halbuki her şeyin tam olması gerekmiyor değil mi? Selim bugün doğsa tek ihtiyacı olan birkaç parça kıyafet ve ben. Bir yandan böyle düşünürken, bir yandan da rüyalarımda henüz tamamlanmayan oadasını, beşiğini görüyorum. Odanın dağınık olması da ayrıca sinirlerimi bozuyor, sanırım gebelere bir temizlik hastalığı geliyor son haftalarda. Aklımda sürekli bir temizlik, bir düzene koyma isteği. Her şey yoluna girse de kafamdaki sorular kaybolsa….

Bu hafta sırt ağrılarım da başladı. Özellikte işteyken çok oturduğumda sık sık ayağa kalkıp dolaşma ihtiyacı hissediyorum. Sırtıma bir yastık alıp oturmaya başladım. Bazen ağrı belime de vuruyor. İkisi de çok şiddetli değil ama beni yoruyor. İlerleyen haftalarda artmamasını umuyorum.

Kış gebesi olmak da zormuş. Ayakkabılarım dar gelmeye başladı. Geçen yağmurlu İstanbul günlerinde botlarımı çıkarıp giyeyim dedim ama nerde, giymemle çıkarmam bir oldu. Spor ayakkabıdan başka bir şey giyemiyorum. Oysa yaz olsa giy terliği, sandaleti, oh ayaklar rahat rahat! Ayrıca yaz için aldığım birkaç ince pantalon artık üşütmeye başladığı için, mecburen kalın pantolon almak durumunda kaldım. İnsan 2-3 ay giyeceği bir şey almak istemiyor; evde olunca taytla eşofman ile geçiştirebiliyorum ama her gün işe gidip geldiğim için almaya mecbur kaldım. Yine söylüyorum, gebe kıyafetleri gereksiz pahalı. Mağazaların outlet bölümlerine bakmanızı tavsiye ederim. Ben bir pantolonu sezondaki fiyatın dörtte biri fiyatına aldım outletten.

Bu haftasonu kontrolden sonra küçük bir alışveriş turuna daha çıkmayı düşünüyorum. Ev tipi ana kucağı bakacağım. Birçok kişi Tiny Love ana kucağını tavsiye etmişti. Ancak gümrük vergilerinin artması nedeniyle oldukça zam gelmiş. Çok benzer bir ürün buldum, Türkiye’de üretiliyormuş, bu nedenle fiyatı daha uygun: Prego Gaby ana kucağı. 3 farklı pozisyona ayarlanabilme özelliği var; yatış pozisyonu, ara pozisyon ve oyun pozisyonu… Ayrıca titreşim ve müzik özelliği de var. Bu ürünü almayı düşünüyorum ama önereceğiniz başka ürünler olursa duymak isterim.

Yeni haftada görüşmek üzere,

Sevgiler,

Gül.

Yazar Hakkında

GÜL GÜRDAL – İstanbul’dan bildiren taze gebe. 31 yaşında, 10 yıldır hayatının aşkı ile birlikte. Oksijenden yoksun plaza çalışanı. Gün gelir hayeller gerçek olur, benim de bir pastanem olur, hem yapar hem yediririm diyor. Gezmeyi,üretmeyi,okumayı, yemek yapmayı çok seviyor. Heyecanla, ilk gebeliğini anlatıyor.

Gül’ün tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

Bir yorum

  1. O tip ürünler çok az kullanılıyor. Mümkünse ödünç almaya bak derim. Tutumlu anne gibi sitelerde çok temiz 2. elleri de bulunabiliyor. Evde kapladıkları yer de cabası.

    Lansinoh krem ve emzirme sutyeni dışında hiç bir şey acil değil, doğum sonrası da alınabilir. İstanbul Parenting Class’ın bebeğe hazırlık kursları vardı, çok pişman oldum gitmedim diye. Bir sürü parayı ıvır zıvıra yatırmaktansa başına ne geleceğini öğrenmek ve psikolojik hazırlık için öyle bir kursu daha anlamlı bluyorum şimdiki aklımla.

    Sevgiler