31 Yorum

Çocuk da yaparım, (akademik) kariyer de…

Aşağıdaki yazı, Blogcu Anne okurlarından Tülin Erçelebi Ayyıldız tarafından kaleme alındı. 

***

2009 yılının Temmuz ayında beraber yaşlanmaya karar verdiğim adamla evlendim. Tam da bu yılın ikinci döneminde doktoraya başladım. Başlarken uzun soluklu, zorlu ve meşakkatli bir yol olduğunu herkes gibi ben de biliyordum. Ama bilmediğim bir şey vardı. Çocukla doktora olur muydu? Olursa nasıl olurdu? Bu sorulara zaten daha çok erkendi. Hele bir evliliğimizin tadını çıkarıp o ülke senin bu ülke benim gezeydik. İlk 3 yıl öyle de yaptık. Şimdi geriye dönüp bakıyorum da iyi ki de doya doya gezip tozmuşuz. Bu süreçte ben doktora derslerini tamamladım. Bir yandan da hormonel olarak mı desem yaşım kemale ermek üzere diye düşündüğümden mi desem (o zaman daha 30 yaşındaydım!) aklımın hep bir köşesinde çocuk yapma fikri dolanıyordu. Ama doktorayla birlikte çocuk fikri zaten zor olan bir şeyi iyice çıkmaza mı sokardı? Hele bir doktora yeterlik sınavını atlatayım çocukcağız bu strese ana karnında katlanmasın diye düşünerek bu fikri öteledim. Bir yandan da sosyal medyada kariyer ve çocuğun ne kadar zor olduğundan bahseden forumlara ve bloglara takıldım.

Gel zaman git zaman doktora yeterlik sınavı da geldi geçti (iki kere girdim, ilkinde geçemedim). Yıl 2012 oldu evliliğimiz bana göre artık oturmuştu ve birbirimizin neyi isteyip neyi istemediğini biliyorduk. Yeterlik gibi önemli ve zor bir aşamayı da geride bıraktığıma göre artık yavaş yavaş çocuk yapmaya niyetlensem ne olurdu? Bu konuya elbette ki kendim karar veremezdim. Günlerce eşimle konuştuk. O da doktora öğrencisi olduğu için ve benden 2 sene kadar da önde olduğu için bana olabilecek her türlü zorluğu eksiksiz anlattı. Doktora süremin en iyi ihtimalle 1 yıl kadar uzayabileceğini, istersem doktoramın bitmesini de bekleyebileceğimizi söyledi. Sen nasıl mutlu olacaksan öyle yapalım, son kararı sen ver dedi. Bir nevi çocuk olduktan sonra kendim ettim kendim buldum deyip sineye çekecektim. Ne de olsa adamcağız beni uyarmıştı!

Peki bu olayın hiç mi motive edecek güzel yanı yoktu? Kariyer de yaparım çocuk da diyen insanlar yok muydu? Elbette vardı. Ama bu biraz insanın ne istediğiyle, sabrıyla, çalışkanlığıyla, azmiyle alakalı bir durumdu. Filanca iki çocuk yapmış üstüne doktorasını tamamlamış yetmemiş bilmem kaç tane de uluslar arası dergide makalesi çıkmış ben de yaparım denecek bir olay değildi. Herkesin yapısı farklıydı.

Bütün bunlar kafamda dolanırken anne olma isteği artık ağır basmaya başladı. Doktoranın ne zaman biteceğini Allah biliyordu. Onu beklesem yaşım kim bilir kaç olacaktı, ikinci çocuğa yer kalacak mıydı? Hem doktora da neydi ki çocuğun yanında? O da olmayıverseydi!!! diye düşünsem de üniversitede akademik ilerleyen bir araştırma görevlisi olarak doktora yapmamak demek işimi kaybetmek demekti.

Çok uzatmayayım. Hayat bazen insanı gerçekten yoruyordu. Bütün bu düşünceler kafamda dolanırken ve pek tabii ki ailelerden de zilyon kere baskı yiyorken (eee artık zamanı geldi, ne zaman torun seveceğiz…) ben artık işi oluruna bırakmaya karar verdim. Olursa ne alaydı olmazsa da zaten yapacak bir şey yoktu. Hayırlısı neyse o olsundu. Hayatı nereye kadar erteleyecektim? Doktora bitecek doçentlik telaşı başlayacak o bitecek hele bir profesör olayım derdi başlayacaktı. Bu benim bedenim benim kararımdı!

Öyle böyle derken ben tez önerisini de verdim. Doktorada 3,5 yılım bitmişti. 2012’nin Temmuz ayında hem de bizim evlilik yıldönümümüzde garip bir şeyler oluyor hele bir doktora gidelim diye yola çıktık. Aaaaaa o da ne minnacık bir kese ekranda bize bakıyor. Hayat biz planlar yaparken başımıza gelenlermiş ya tam da öyle oldu. Bu nasıl güzel bir sürprizdi böyle… Yarı ağlamaklı yarı sevinçli tuhaf duygular eşliğinde doktordan çıktık. Artık kafamda deli sorular yoktu. Bir bebeğimiz olacaktı.

Dayanamayıp ailelere haber verdiğimizde henüz 5 haftalıktı. Herkes havalara uçtu. Hamileliğimin ilk 4 ayı geniş geniş kıyafetler giyerek gittim doktora danışmanımın yanına ve bir türlü hamile olduğumu söyleyemedim. Sanki söylesem ne diyecekti adamcağız? O zamanki akıl işte. Hamileliğimin 9 ayı boyunca 37. haftaya kadar hem işimle hem de doktora tezimle ilgili çalışmalar tam gaz devam etti. Tezimde ilerleyebildiğim kadar ilerlemeliydim. Çünkü doğumu takip eden aylarda bir dönem kaydımı donduracaktım. Bebek doğduktan sonra ilk 6 ay sadece onunla ilgilenmek istiyordum. Şansıma çok rahat, sağlıklı ve mutlu bir hamilelik yaşadım.

2013 yılının Mart ayında (8 Mart Dünya Kadınlar Gününde) kavuştuk kızımıza. Babası bağlama çalıp türkü söylemeyi çok sevdiği için kızımıza “TÜRKÜ” ismini koyduk. Türkü 3 aylıkken babamızın doktorasını savunmasına 2 ay kalmıştı. Tezini yazması gerekiyordu. Doktora tezi yazmak da kolay bir iş değildi belirli bir yoğunlaşma isterdi. Ben de aldım çocuğu ve annemi yanıma memleketim olan Denizli’ye gittik üç kız. Oradan da annemlerin yazlığına geçtik yine 3 kız. Babamız Ankara’da tezini yazdı ve nerdeyse her hafta sonu yanımıza geldi. Ağustos ayında güzel haber geldi ve artık babamız Doktor olmuştu. Darısı benim başımaydı…

Türkü 6 aylık oldu ve ben hem doktoraya hem de işime geri döndüm. Türkü’ye annem bakacaktı ve anneme kolaylık olsun diye evimizi annemlerin semtine taşıdık. İyi ki de taşımışız. Anneanne’ye 5 dakikalık mesafede oturmanın artılarını sonradan daha fazla görecektik.

Doktora ve işe başlama süreci tahmin ettiğimden zor oldu. Türkü geceleri 21:00-21:30 arasında uyuyordu. O uyur uyumaz hemen bilgisayarımın başına geçiyordum tez çalışmamı yapmak için. Ama bütün gün iş yerinde koşturduğumdan eve gelince de yemekti, bulaşıktı, Türkü’yle oynamaktı derken pilim gerçek anlamda bitiyordu. Gece 22:00’dan sonra benim de gözlerim kapanıyordu. Çünkü gece de en az 5 kere emmek için uyanıyordu Türkü… Deliksiz uyumak ancak rüyalarımda mümkün oluyordu. Eşim baktı ben çok yoruluyorum ve çalışamıyorum, damdan düşenin halinden damdan düşer anlar misali bana çok yardımcı oldu. Akşamları yemek yedikten sonra hava güzelse Türkü’yü parka götürüyordu. Hafta sonları ya ODTÜ’de ya da Eymir’de bisiklet biniyorlardı. Hava kötüyse de anneanneye ya da babaanneye gidiyorlardı. Bana çalışmak için ne kadar yaratılacak fırsat varsa hepsini yarattı. Türkü eve gelip uyuyacağı zamana kadar ben de hep onunla ilgilendim. Onunla da vakit geçirmem lazımdı. Dengeyi iyi kurmak gerekiyordu. Sabahlara kadar uyumadan çalıştığım günler oldu.

Nitekim 24 Ağustos 2015 Pazartesi günü 5 kişilik jürinin önünde tezimi savundum ve bu işte böylelikle bitti. Doktor oldummm!

Demem o ki tünelin ucunda ışık var. Eğer azimli olursanız ve yanınızda size çocuk konusunda yardım edecek birileri varsa hiç korkmayın, benim yaşadığım endişeleri yaşamayın. Eninde sonunda vakti zamanı geldiğinde bitiyor bu doktora işi. Yani çocuk da yapılıyor (akademik) kariyer de…

Şu an 2,5 yaşında bir kızım ve bitmiş bir de doktoram var. Bu süreçte beni sonuna kadar destekleyen başta eşime, aileme ve arkadaşlarıma teşekkürü borç bilirim.

Bu yazı da umarım kariyer mi çocuk mu ikilemi yaşayan tüm hemcinslerime karar vermelerinde yardımcı olur.

Dr. Tülin ERÇELEBİ AYYILDIZ ☺

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

31 yorum

  1. Bir kadın isterse yapamayacağı şey yok derim hep ne güzel bir örneksiniz hayırlı olsun 🙂

  2. Merhaba, şuanda otobüste karnımda bebeğimle yuksek lisans dersime gidiyorum.. kafamda nasil ikisi bir yuruyecek sorularina harika bir yanıt ve umut oldunuz. Teşekkür ederim..

    • Aaaa ne güzel tesadüf olmuş… Yalnız olmadığınızı ve tünelin ucunda ışığın olduğunu hissettirebildiysem ne mutlu bana.

  3. sizi çok tebrik ederim, iki büyük sorumluluğu aynı anda yerine getirmiş ve ikisinin altından da hakkıyla kalkmışsınız.
    çocukta yaptım, akademik kariyerde. ne kadar çok çalıştığımı çabaladığımı bir ben bilirim. zaman geldi kafein haplarıyla ayakta durdum, zaman geldi koridorlarda ağlayarak dolaştım. doktoramı bitirdim. ama bende bitmişim o arada bunu anladım. şimdi doçentliğe takılmış, ilerleyemeyen bunun için suçu zaman zaman kendine, çocuklarına zaman zaman sisteme atan, bıkmış bir anneyim.
    sakın yanlış anlamayın, bir an içimi dökmek istedim. eminim siz ve bunu başarmak isteyen bir dünya kadın hem akademik kariyerin hem de anne olmamın hakkını vereceklerdir.

    • Öncelikle çok teşekkür ederim. Benimle aynı yoldan geçmiş ve dahası doçentliğe kadar gelmişsiniz. Ben de sizi çok tebrik ederim. Ben de şu an hiçbir şey yapmayarak yorgunluğumu atmaya çalışıyorum. Ve tabii ki uzun ince bir yoldayız. Doktora bitiyor doçentlik başlıyor o bitiyor profesörlük dosyası hazırlıyoruz. Ama bir şekilde altından kalkmaya çalışıyoruz hepimiz. Size de doçentlik konusunda sonsuz başarılar dilerim. Bu konuda maalesef içerisinde bulunduğumuz sisteminde bazı sorunlari var.

  4. Çok içten ve güzel duygularla ifade edilmiş bir yazı. Böyle güzel örnekler olduğu sürece önümüzde bizler de herşeyi başarabiliriz 🙂

  5. Iki üç gündür çokça düşündüğüm kimlere danışsam kimlere sorsam diye yakındığım bir konuydu bu. Bende halimi anlatayim biraz musaadenizle 🙂 oğlum 7 ayına girmek üzere. Ben iki sene önce universiteden mezun olmus 24 yasinda bir anneyim. Matematik öğretmenliği bitirdim. Oglum dogmadan önce kpss ye calistm ama olmadi maalesef. Şimdi oglum var ve benim tekrar bu maratona baslamam lazim ama nasil? Önce kendim kararli olmaliyim ama kafamda binbir soru.. öncelikle bize yakın bi anneanne yada babaaanne yok. Sinava hazirlanmaya karar verirsem babaanne gelebilecek bizim evimize. Bana yardimci olacak. Ikimiz bi sekilde hallederiz diyorm ama ya sonrasi? Atanirsam oglum 1,5 yasinda olacak ve mecbur yine babaanne bakacak. Ben o en kritik dönemlerde sabah gidip aksam dönen bi anne olacagim. Oglumun egitimi terbiyesi aksayacakmis gibi geliyor. Bide yanlış anlaşılmak istemem babaannemizin bebek buyuturken yaptigi yanlislar hayli fazla. Ben varken kirmadan müdahale edebiliyorm ama yokken nasil olacak? Bu konuda her türlü fikre açığım.

    • Yeliz hanım hiç endişelenmeyin.Ben sınıf öğretmeniyim.İki kizimdan sonra allah bize ikiz erkek evlat verdi.Birden 4 çocuk sahibi olduk. Babaanne ve dede ile birlikte yaşadık 5 yıl. Mutlaka onların bize yanlış gelen davranış ve tutumları olacak kuşak farkı var çünkü ama çok iyi baktıkları kesin.Şu an ikizlerim 16 yaşında allah razi olsun buyuklerimden. Onlar olmadaydi cok zordu benim icin.zaman herşeyin cozumleyicisi. Rahat olun mesleginizi yapmaya bakın selamlar

  6. Tebrik ederim. Cok guzel basarilar mutluluklar sizinle olsun. Okurken gozlerim doldu inanin.
    Iyi ki paylastiniz surecinizi. Ben de yl bitirdim. Cocugum yoktu o donem. Ama kendimi kaybetmistim o surecte.
    Doktora icin ing calisiyorum su an minik kizimla..bana ilham verdiniz. Tesekkur ederim…
    Esiniz ve aileniz iyi ki varlar..
    benim esimin gunde yaklasik 15 saat mesaisi var..abartmiyorum gercekten..haftasonuda ya iki gun ya birgun yarim mesaisi var…esi kurmay olanlar bilir halimizi.
    ailem cok yasli. Bana destek olacak durumlari yok…inanin yapayalnizim minik kizimla ama basarmayi cok istiyorm..
    lutfen bana sans dileyin bilimin , bir seyler uretmenin, ogrenmenin, icinden hadi birseyler yapmalisin diye avaz avaz bagiran o sesin gucune inanan butun arkadaslar lutfen bana da sans dileyin…

    • Öncelikle çook teşekkür ederim iyi dilekleriniz için. Mutlaka bu azminizi ve isteğinizi pratiğe dökün. Çocuğunuz eğer kendi işini kendi yapacak yaşa geldiyse siz de yapabilirsiniz bence.
      Ve tabii ki size bu ulvi yolda sonsuz başarılar ve bol şans diliyorum…

  7. Incir'in Annesi

    Babam (doktorasini teeee kac yilinda yapmis ve nispeten genc prof. olmus) hep der doktora bitirmek profesor olmaktan daha zordur, mesakkatlidir diye. En zorunu asmissiniz, gerisi de gelir hayirlisiyla. Tum kadinlarin yolu acik olsun. Simdilik calisma anlaminda duraklama donemine girmis bur kadin olarak cok ozenerek okuyorum boyle hikayeleri.
    Sevgiler

    • Çok teşekkür ederim. Bana da bundan sonra ki akademik aşamalar için moral oldu. Babanıza saygılarımı iletin.

  8. Bu konuda Aksu Bora’nın Birikim’de yazdığı güzel bir yazı var. Belki faydalı bir tartışmanın ya da kendi kendimize düşünmenin yolunu geliştirir.

    http://www.birikimdergisi.com/haftalik/1316/icimde-kim-vardir-bir-bilebilsem

  9. Çok guzel bir paylaşım olmuş çok beğendim. Umarım kariyer yapacaklara faydası olur da çocuk yapmaktan vazgecmezler.. Tebrikler ve bundan sonraki basamaklarda başarılar size..

  10. Tülincim ne güzel buradan yazını okumak 🙂 Türkü de doktoran da hayırlı olsun, sevgiler Canan

    • Canancım çok teşekkür ederim. Sen de bu yollardan geçen bir annesin. Ateş’i ve seni çok öpüyorum…

  11. 9 aylık bir kızı, üniversitede verdiği dersleri ve önce yeterliliği sonra da doktora tezi ile uğraşan bir kadın olarak, heyecanla ve umutla okudum yazınızı ve ne olur sonu güzel bitsin dedim içimden. Sizin için çok mutlu oldum devamı da gelsin dilerim, kendi adıma da darısı başıma inşallah derim 🙂

    • Çok teşekkür ederim Selin hanım, sonu güzel bitti çok şükür. Darısı sizin başınıza. Başarılar dilerim…

  12. Babamiz diye eslerden bahsetmeyenlere annelik unvani gercekten verilmiyor galiba. Oyle itici ki… Sanki evliligin, iliskinin bittigi yermis gibime geliyor. Niye hep babami deniyor?

  13. Çok tebrik ederim.. Ben de şu anda 18 aylık kızımla doktora başvurusu yapacağım. Büyük ihtimal okurken ikincisi de gelecek ve inşallah ben de bitirmeyi başarabilirim. Sevgiler

  14. Hikayeniz o kadar tanıdık ki. Ben de oğluma hamileyken doktora yapıyordum. Tez dönemindeydim. Tezimi bir an önce bitirmek istiyordum. Ailelerimiz şehir dışında olduğu için oğluma kendim bakıyordum ve destek alabileceğim kimse yoktu. Ama ne yapıp ne edip bir an önce tezimi bitirmek ve sonrasında oğlumla huzurlu bir şekilde yaşamak istiyordum. Oğlum 3,5 aylıkken tezimi yazmaya tekrar başladım. Gündüz oğlumla ilgilenip gece tezimi yazıyordum. O dönem oğlum gündüz hiç uyumuyordu fakat benim çalışmaktan başka şansım yoktu. Aylarca uykusuz ve bitkin bir halde yaşadım. Ve çok şükür ki oğlum 8,5 aylıkken bende tezimi savundum ve mezun oldum. Çok çok zorlu bir süreçti ama çok şükür bitti. Sadece azmettim ve sabrettim. Bir gün bitecekti ve ben ne kadar çok çalışırsam o kadar erken bitecekti. Uzatmanın, oyalanmanın bir faydası yoktu. Hep bu şekilde kendime güç verdim.
    Oğlum 19 Mayıs 2013 te doğduğunda 68 kilo olan ben 11 Şubat 2014 te tezimi savunduğumda 48 kiloydum. 8 ayda 20 kilo kaybetmiştim ama omzumdaki yükten kurtulmuştum. Bu süreçte olan herkese kolaylıklar diliyorum. Doktora yapmak zor hele anne isen çok daha zor. Ama imkansız değil…

  15. Tam da doktoraya kabul icin hazirlandigim su donemde,4 yasindaki oglum ve 2.bebek dusuncelerimizi ertelemelimiyiz diye dusunurken yaziniz cok iyi geldi. Moral oldunuz. Tesekkurler. Basarilarinizin devamini diliyorum.

  16. Seninle aynı durumda yola çıktım ve şu an kızım 2 yaşında, ailem ya da ona bakacak güvendiğim kimsem yanımda değil, gel de o doktorayı bitir.. 3. senemde hala “çocuk izni”ndeyim 😀 Yani çocuk da yaparım kariyer de derken arada bir yerde “çünkü çok temiz sosyal desteğim var” diye eklemek lazım 😉 O doktorada annenin çok emeği var, yarı doktor da o sayılır bence..

    • Tabii ki öyle. Eşim ve annem olmasaydı işler çok daha zor olacaktı orası kesin. Bu durumda olan herkese çevreden yardım şart…

  17. Merhaba Tülin, öncelikle tebrik ederim. Doktoralı bir anne adayıyım bende. 5.5 aylık hamileyim şuanda. Benimde doktora yaparken uzuuun bir bebek sahibi olma çabam oldu. Çok zor bir süreçti. Ne zaman doktoram bitti güzel haberimiz geldi. Benim içinde doğru zaman bu zamanmış 😉 Eş desteği paha biçilemez 😉 Yaşadığım zorlukları hatırladıkça ve sonunda başardığım aklıma gelince kendimle gurur duyuyorum gerçekten, sen de öyle olmalısın 😉 Ne mutlu bize 😉
    Sevgiler;)

    • Çok teşekkür ederim. Ben de sizi çok tebrik ederim sizin içinde zorlu bir süreç olmuş. Sağlıkla bebeğinizi kucağınıza almanız dileğiyle, Sevgiler…

  18. 😀 Umut dolu bir hikaye. Benim de henuz yeterliliği verilmemiş ama dersleri tamamlanmış doktora sürecime bile isteye ikizlerimi dahil ettim. Nasılsa bitiririm rahatlığı ile.
    Bir ara bitiricem ben de umarım.

    • Evet evettt sizin doğum hikayenizi zevkle takip ediyordum ben de. Zamanı vakti gelince bir şekilde bitecektir eminim. Sadece bu süreçte eş dost akraba kim varsa desteklerini almak gerekecek.