6 Yorum

Nazlı’nın Gebelik Günlüğü, 35. hafta

Doğum yaklaştıkça sanki doğuracak ben değilmişim gibi tuhaf hallere büründüm kendimce. Gebeliğimin başlarındayken 35. haftaya girdiğimde tüm hazırlıklarımı yapmış olmayı istemiş ve planlamıştım. Ancak geldiğim durum şu ki hastane çantam bile hazır değil. Gerekli olan her şey (sanıyorum) alındı, yıkandı, ütülendi, dolaba yerleştirildi ama henüz çantaya konma aşamasına gelmedi. Sanki ben hep hamileymişim de bundan sonra da hamile olarak kalacakmışım gibi bir his var. Bebeğimin doğmasını dört gözle bekleyen ben ama yakında doğuracağını idrak edemeyen yine ben. En kısa zamanda atmalı üzerimden bunu.

Bütün hafta boyunca kafamı en çok kurcalayan ve hatta canımı sıkan şey evin temizlenmesi durumuydu ve hala bir çözüm bulamadım. Evin iyice temizlenmeye ihtiyacı var. Halılar yıkanacak, duvarlar, camlar, kapılar, koltuklar silinecek. Tüm bu temizlik işlerini yapabilecek gücüm yok. Yakınlarımdan bana yardıma gelebilecek kimse de olmadığı için temizlik işlerinde bana yardımcı olacak birilerini bulmam gerekiyor. Bu yüzden Ankara’daki bazı temizlik şirketleriyle görüşüp fiyat aldım. Almaz olaydım. Yok artık, bu kadar da olmaz deyip kapattım telefonları. Tek bir yardımcıyı iki gün alsam diyorum ama bir kişinin sağı solu çekmesi, itmesi, kaldırması çok zor ve ben yardımcı olamayacağım. Böylece ne yapacağıma karar verene kadar temizlik işi de kaldı. Ama eve girip sağa sola baktıkça her şey gözüme batıyor. Nasıl halledeceğim bilmiyorum.

Nazli35

Tüm bu karışık düşünceler ışığında üçüncü trimester’ı tek kelimeyle anlatacak olsam duygusal derim. Göz pınarımda bir damla yaş her daim akmak için bekliyor sanki. Hamilelikte olan tüm duygusal gel gitleri bu dönemde yaşıyorum ben. Bazen çok sinirleniyorum boynumdan yanaklarıma doğru bir sıcaklık yükseliyor ve Hulk’a dönüşeceğim sanıyorum kendimi, öyle böyle bir sinir işte. Sonra bir sakinleşiyorum ama hiçbir şey umurumda değil, az önce sinirlenen ben değilim sanki. Gebelerin değişken ruh haline göre renk değiştiren bir şey yapsalar da millet saklanacak bir yer bulsa kendine.

Doğum yaklaştıkça bunlar senin iyi günlerin lobisi de iş başında. Ben şimdiden el kadar bebeği nasıl bırakıp işe döneceğimi düşünürken, beni bekleyen kötü(!) günleri duymaya hiç ihtiyacım yok. Madem çocuk yapmak ve bakmak bu kadar zor neden sürekli ürüyor insanoğlu? Çıldırdık mı? Elbet zor bir bebeğe bakmak, çocuk yetiştirmek ama sürekli şikayet hali neden? Hem normal olanı gözünde büyütmek hem de henüz o duyguyu yaşamamış birinin gözünü korkutmak neden? Anlayamıyorum. Hayatımın hiçbir döneminde söylenen sözleri bu kadar kafama taktığımı hatırlamıyorum. Evet, sanıyorum bunlar benim iyi günlerim. Bunun bir de sütün var mı, yetiyor mu lobisi olacak bir kaç hafta sonra.

Artık sabahları uyandığım da ellerim uyuşmuş oluyor, alarmı kapatmakta bile zorlanıyorum. Ellerimi yumruk yapamıyorum. Bir süre sonra açılıyor ama gün içerisinde parmak eklemlerimde hafif ağrılar devam ediyor. Üzerine yatmaktan olabilir mi derken, karpal tünel sendromu olabileceğini düşündüm. Doktoruma sormayı unuttum ama şimdilik beni çok rahatsız etmediği için önemsemiyorum.

Bu haftaki doktor kontrolümüzü de alnımızın akıyla atlattık. Bizim minik yaklaşık 3100 gram olmuş ve gününden 12 gün önde görünüyormuş. Nasıl yani, erken mi doğacak bu bebek şimdi? diye panikledim. Doktorum her zamanki sakin tavrıyla ‘Olsun, gelsin. Her şey yolunda görünüyor’ dedi. Ultrason ölçümleri yaklaşık değer veriyor sakin ol dedim ama tüm o eksik işleri bir an önce bitirmek için beni kendime getirdi bu durum. Bir sonraki kontrol on beş gün sonra ve ben o tarihten sonra çalışmayacağım. Yaşasıınnnn!!!

Geçen kontrolde olduğu gibi bunda da NST cihazına bağlandık. Yirmi dakika boyunca sırt üstü yatmak yine bunalttı beni. Sırt üstü yatınca nefes almam da zorlaşıyor. Miniğin çok sevdiği bir yatış pozisyonu olmadığından sürekli kaburgalarıma doğru verdi tepkisini. Kalktığımda sersem gibiydim ve başım dönüyordu. Bu alet sadece bana mı böyle yapıyor acaba? Bu yatışın aslında en zevkli kısmı oda da bulunan bir ekrandan emzirme ile ilgili bilgiler verilmesiydi. Bebeği en uygun tutuş pozisyonundan tutun da sütün sağılmasına ve muhafazasına ve hatta ememeyen yenidoğanın nasıl besleneceğine dair her şeyi anlatıyordu. Çok hoşuma gitti. Daha gebeliğimin başında aldığım La Leche League’ in Emzirme Sanatı kitabının henüz kapağını açmadığımı düşünürsek böyle hızlısından bir video izlemek iyi oldu benim için.

Sevgiler,

Nazlı

Yazar Hakkında

NAZLI TANTOĞLU – 31 yaşında, çocukluk aşkıyla 6 yıldır evli. Ankara’da yaşıyor. Aşırı tipik bir Kova burcu. Kışı hiç sevmeyen bu kış çocuğu günün birinde sıcak bir memlekete yerleşip yaşlanmayı hayal ediyor. Okumayı, konuşmayı ve yemek yapmayı çok seviyor. Gebeliğiyle birlikte mecburi ara verdiği Yemekçinin Mekanı isimli bir de yemek bloğu var.

Nazlı’nın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

6 yorum

  1. Merhaba Nazlı,
    Hiç takılma o sorulara çünkü her dönem sorular şekil değiştiriyor ama malesef ki bit-mi-yor!
    ben nette dolanırken aşağıdaki linki bulmuştum tesadüfen ve en altta yer alan yazıyı çıktı alıp buzdolabımızın üzerine asmıştım,en sinir olduğum kısımların da altlarını kırmızı kalemle çizmiştim hatta:) evimize gelenlere alttan mesaj niteliğinde,sana da tavsiye ederim bu yöntemi:)
    Sağlıkla gelsin inşallah güzel bebeğin

    http://www.slingomom.com/aile-2/anne-baba/yorgun-yeni-annelere-soyleyeceklerim-var/

    • Merhaba Meltem,
      Haklısın. Sorular bitmiyor sadece şekil değiştiriyor.
      Ben de çıktıyı aldım, çantama koydum. Akşama gidince asacağım buzdolabına:)
      Teşekkür ederim tavsiyen ve güzel sözlerin için.

  2. Hic takilma nazli oyle seylere hersey hallolur ben hastane cantasini suyum geldkten sonra tamamladim oluruna birakmostim herseyi ☺ evet ailede iki kisi olarak iyi gunleriniz belki ama dogdugunda bir o kadar daha guzrl gunleriniz olacak..tabikide cok zor uykusuzluk yeni bir birey buyutme vs ama bir o kadarda keyifli senin yuzune bakip gulunce ya da elini yuzune koydugunda kucucuk elleriyle sana dokundugunda hersey cok daha kolay..sut konusuna da gelknce etrafa kulak tikamayi bilmek lazim sen onun annesisin tabikide ona yetebilir ihtiyaclarini sen bilirsin..kalan gebelik gunlerinin keyfini cikar..
    Sevgilerle

  3. Merhaba Nazlı, ben de hastane çantamı 36. haftada hazırladım, sonra 37de doğurdum! Sen de çantanı hazır et bence:) ama acil gitmek gerekince de arkadan eşya getirenin çok oluyor… Zamanında ve gönlünce bir doğum diliyorum.