4 Yorum

Gül’ün Gebelik Günlüğü, 28. hafta

Yeni haftadan merhaba,

Bu haftasonu kontrolümüz vardı. Bir aydan sonra oğlumu göreceğim için çok heyecanlıydım. Bayağı büyümüş, 1.260 gram olmuş. Sağlığı yerinde, suyu iyi, şimdilik bir sorun görünmüyor. Artık bir kiloya ulaşabildiğine hatta geçtiğine inanamıyorum, hızla büyüyor. Önümüzdeki 2 ay büyüme hızı daha da artacak, benim de haraket kabiliyetim azalacak.

Gul28

Geçen haftaki yazımda hastane seçimi konusunda doktorumla konuşacağımızdan bahsetmiştim. Doktorum bir hastaneye bağlı çalışmıyor, muayenehanesi var; doğum için de gittiği hastaneler mevcut. Hastane seçimi yaparken anne baba adaylarının göz önünde bulundurdukları kriterlerden en önemlisi hastanenin hem yetişkin hem de yenidoğan yoğun bakım ünitesinin olması. Bununla birlikte doğum mesai saatleri dışında olursa nöbetçi uzman doktorun bulunup bulunmadığı, hastanenin ve doğumhanenin temizlik ve hijyeni, odaların konumu ve rahatlığı, içeride çalışan personelin davranışları, sizinle ilgilenecek olan ebelerin ve hemşirelerin tecrübesi ve hastane ücretleri…

Benim için önemli olan kriterlerden biri de hastanenin anne bebek dostu hastane olması. Üzerindeki verniks tabakası doğduktan sonra da bebeği koruduğu için bebeği doğar doğmaz yıkamayan, doğum sonrası ten tene teması önemseyen, hemen mama verme yanlısı olmayan, emzirme konusunda anneye destek olmaya çalışan ve ters bir durum yoksa bebeği anne ile aynı odada yatıran bir hastane olmasını tercih ederim. Bazı hastaneler doğum için ‘doğum paketi’ adı altında fiyatlar sunuyor. Normal doğumda kaç gün, sezaryanda kaç gün hastanede yatıyorsunuz, suit oda imkanı var mı, epidural kullanılması durumunda tutara dahil midir, yoksa ekstra ücret mi alınır, sigortanız varsa ne kadarını kapsıyor, ne kadar ek ödeme yapıyorsunuz, bebek paketi uygulaması var mı, yoksa bebek bakımıyla ilgili masraflar ücrete dahil mi gibi soruları da bu paket içerikleri ile cevaplamış oluyorlar.

Bizim doğum sigortamız yok, sadece sağlık sigortamınız doğum için ayırdığı bir bütçesi var. Her yıl yenileniyor. Şu an doktor kontrollerimizde ve tahlil, test vs. gibi durumlarda bu sigortadan yararlanıyoruz. Doğum muhtemelen Aralık ayında gerçekleşecek, bizim paketimizden az bir bütçemiz kalacak. Bu nedenle seçim yaparken fiyatları da göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Olur da Selim 40 haftayı geçer, yeni yılda doğmaya karar verirse , sigortamız yenilenecek ve yeni limitten faydalanacağız. Tabii ki önemli olan sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi, böyle zamanlarda maddiyat ikinci planda kalıyor. Ancak özellikle İstanbul’da özel hastanelerin fiyatları oldukça yüksek olduğu için mecburen düşünmek zorunda kalıyorsunuz.

Biz de bu kriterleri göz önünde bulundurarak hastaneleri gezdik. Otel hizmetinin yüksek olduğu üst segment hastaneleri fiyatlarının yüksekliği nedeniyle eledik. Normal doğum yapmak istediğim için hem evime hem de doktoruma yakın olabilecek 3 hastane bulduk. Malum İstanbul’da günün her saati trafiğe yakalanabiliyorsunuz. Bu üç hastaneden ikisi yakın segmentte, biri görünüş olarak diğerlerine göre biraz daha düşük segmentte kalıyor. Hastane gezerken doğumhaneleri gezemiyorsunuz, hijyen koşulları nedeniyle içeri almamayı tercih ediyorlar. Bazı hastanelerde sancı odası diye adlandırdıkları, sancı sürecini geçirdiğiniz ayrı bir oda oluyor. Açıklık tamamlanınca sancı odasından doğumhaneye alıyorlar. Bazı odalardaki yataklar ise doğum yatağına dönüşüyor. Tüm doğum sürecini aynı odada geçirip tamamlıyorsunuz. Biraz da doktorunuzun tercihi ile ile ilgili, kimi doktorlar doğumhanede doğumu yaptırırken kimi doktorlar sancı odasında süreci tamamlıyorlar.

Dediğim gibi üç hastane belirlemiştik. Doktorum bunlardan birinde hiç çalışmadığı için, hastane yeni olduğu için henüz düzenin oturmadığını düşündüğü için tercih etmediğini söyledi. Biz de bu hastaneyi kafamızda eledik. Bizim rahatımız kadar doktorun da rahat ettiği bir hastanede, bildiği bir ekiple çalışması da önemli bence. Diğer iki hastane ise sürekli çalıştığı hastaneler olduğu için ikisinden birini tercih edebileceğimizi söyledi. Bu hastanelerden ikisi de doğum konusunda tecrübeli. Yenidoğan yoğun bakımları, tecrübeli ebeleri mevcut. Biri daha yeni olduğunu ve biraz daha üst segmentte olduğu için odaları daha geniş ve daha ferah. Diğer hastanenin odaları ise biraz daha küçük ve görünüş olarak biraz daha eski. Doktorum, bu hastanelerden yeni olanda sürekli nöbetçi uzman doktorun olduğunu, diğerinde olmayabildiğini ama nöbetçi ebelerin olduğunu söyledi. İki hastane arasında belirli bir fiyat farkı mevcut. İki hastanede de rahat edebileceğimizi düşünüyorum. Ama henüz kararımızı veremedik. Önümüzde nasıl olsa en az iki ay var diyerek zamana bıraktık. Tüm kriterleri tekrar gözden geçirip ikisinden birine karar vereceğiz inşallah.

Doktor sonrası ise Selim’in ihtiyaçlarından bazılarını aldık. Daha önce bahsettiğim Prego Gaby ev tipi ana kucağında karar kıldım ve onu aldık. Ana kucağı oğluma amcası ve yengesinin hediyesi; içinde huzurlu sağlıkla yatsın, uyusun. Teyzesi de Selimle bana daha çok kucak kucağa olabilmemiz için sling almış. Oğlumu kokusuna doyamayacağım günler yaklaşıyor galiba, heyecanlanıyorum!

Yazılarımı yazarken, bunun gebelik günlüğüm olduğunu düşünüp hep gebeliğimle oğlumla ilgili bir şeyler yazmak istiyorum. Ama olan bitenden sıyrılmak ne mümkün… Yine karanlık, yine iç karartıcı, boğaz düğümleyici bir haftasonu sonrası. Kimi anneler evlatlarını uğurlarken bu dünyadan çok çok üzgünüm, ben dünyaya getireceğim evladım için endişe içindeyim.

Önümüzdeki haftalar aydınlık ve temiz haberler alacağımız günlerle dolu olsun,

Sevgiler,

Gül

Yazar Hakkında

GÜL GÜRDAL – İstanbul’dan bildiren taze gebe. 31 yaşında, 10 yıldır hayatının aşkı ile birlikte. Oksijenden yoksun plaza çalışanı. Gün gelir hayeller gerçek olur, benim de bir pastanem olur, hem yapar hem yediririm diyor. Gezmeyi,üretmeyi,okumayı, yemek yapmayı çok seviyor. Heyecanla, ilk gebeliğini anlatıyor.

Gül’ün tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

4 yorum

  1. merhaba,
    mahsuru yoksa istanbuldaki hangi hastanelerden bahsettiğinizi yazabilirmisiniz?
    yani şu son 2 hastane 🙂

  2. Özden Salman

    Doktorunuzun hislerini ve öngörülerini anlamaya calisin. Gercekten ne demek istiyor. Hersey yolunda gittiginde bu hastaneler iyi fakat acil durumlarda ekibin tecrubesi ve profesyonelligi cok önemli oluyor. Birinci kizim sarkilarla gülerek dogarken ikincisi bagris cagiris ve buyuk bir sterss ve korku ile dogdu bu yuzden

  3. Hamilelik bloglarini gordukce icim bir garip oluyor ben ve benim gibi yuzlerce annenin…28.haftada kaybettim bebislerimi zorlu bir tedaviden sonra… sizler de boyle resimlerinizi koyunca icimiz parcalaniyor.. keske koymasaniz… tipki seker hastasi bir cocugun onunde cikolata yemek gibi….. hamile kalamayan anne adaylarinin ici nasil aciyor bunlari gorunce…

    • Çok üzgünüm böyle hissettiğiniz için, ve bunda en ufak bir payım olduysa… Ancak bu tür paylaşımların birçok kadına iyi geldiğini, iyi hissettirdiğini de biliyorum. Kimseyi kırmak ya da özendirmek gibi bir amacımız yok, ne benim ne gebe yazarlarımın, sadece birçok kadının yaşadığı süreci burada paylaşıyoruz. Belki de bu tür yazılardan uzak kalmanız en azından bu süreçte size iyi gelir?