2 Yorum

Ayşenur’un Gebelik Günlüğü, 17. hafta

Bu hafta başımı sessizce bir pencere kenarına yaslayıp dünyayı seyretmek ve hayal kurmak istedim sadece. Mevsimin geçişine, insanların hayatlarına hatta kendi hayatıma seyirci olmak geldi içimden. Hiçbir rolde aktif olmayıp pasif kalmak, hiçbir konuda etken olmamak istedim. Ne bir çalışan, ne bir eş, ne bir evlat ne de başka bir sıfat taşımak istemedim. Belki bir yorgunluk, belki bir boşvermişlik, belki de bir kabulleniş…

Bu duygular arasında kaybolmuşken, kendimi bulmak konusunda kararsızlığımı korurken içimden ufacık bir “pıt pıt” geldi. Yumuşacık, sakince, mesaj kaygısı olmayan ufacık bir dokunuş. Durdum, dinledim tekrar olmasını bekledim, tahmin ettiğim şey mi diye. Çok geçmeden bir kere daha ve az sonra bir kere daha… Dünya bomboş oldu, film karelerinde izlediğimiz gibi etraf flulaştı. Gümbür gümbür kalbimin atışıyla ufacık birkaç dokunuşun içimde bıraktığı mutluluk kapladı ortalığı. Daha önce de birkaç kere benzer hissi duymuştum ama devamı gelmeyince emin olamamıştım. Şimdi emindim artık. İçimdeki can artık orada olduğunu belli etmeye başlamıştı. Tabii mekan o kadar da duygusal değildi, işyerimde masamda oturuyordum ve işinin başında birçok kişinin arasındaydım. Fon müziği de yoktu belki ama hem çok tanıdık hem de çok yeni bir duygu kaplayıverdi içimi. O andan sonra işler değişti edilgen halden etken hale geçiş ışık hızıyla oldu diyebilirim!

Aysenur17

Daha önceki hamileliklerimde de bebeklerimin hareketini kısa bir dönem de olsa hissedebilmiştim. Umarım bu sefer doya doya bu hissi yaşayabilirim, küçük tekmelerinden nasibimi alırım, dar olan yerde yerleşme telaşlarına şahit olabilirim.

Haftalar ilerledikçe hem bebeğimi daha çok sahipleniyorum hem de daha çok korkuyorum. Benim için tehlikeli haftalara yaklaştık. Aslında böyle bir genelleme yapmanın ne kadar yanlış olduğunu biliyorum. Her hamilelik kendine özel, her bebeğin kendine has olduğu gibi. Mantıklı ve iyimser yanlarım bu konuda hemfikirken, duygusal yanım hiç de oralı olmuyor. Faklı diyorum, iyi düşün iyi olsun diyorum, umuda ne oldu diyorum bana mısın demiyor. Bildiğini okuyup içimi karartmaya devam ediyor. Bebeğimin hareketlerini hissederken dağılan kara bulutlar aniden yeniden toplanıveriyorlar. Bu karamsar tarafıma yenilmemeye çalışıyorum, korkularımı bastırmaya, içimi ferah tutmaya çalışıyorum. Sürekli içimde konuşan iki sesten birini bastırmak için inanılmaz bir güç harcıyorum. Bu hafta bu yüzden de gelgitlerle geçiverdi. Bu gelgitlerle başetmekte ne kadar başarılıyım bilmiyorum.

Hamilelik süreci hem çok uzun hem de çok kısa bir süreç bence. Benim taşıdığım gibi kaygılarınız varsa zaman akmak bilmiyor. Bir an önce bebeğinizin sağlıkla doğabileceği haftalara ulaşmaya çalışıyorsunuz ve zaman size pek de yardımcı olmuyor. Diğer yandan içinde bulunduğumuz süreç öyle güzel ki. An be an, gün be gün yeni mucizelere tanıklık ediyoruz. Duygu ve hormon karışımları içinde içimizde büyüyen canın her anına tanıklık ediyoruz. Hele bizim gibi tüp bebek anneleri daha da farkında oluyor her anın. İlk gününden itibaren izliyoruz olan biteni. Önce rakamlar ve tarihlerden ibaretken bu yolculuk zamanla hem görsel hem de dokunsal şölene dönüşüyor. Kalp atışlarındaki ritimler hayatta duyduğumuz en huzur verici ses olabilirken, karnına dokunan bir el bir ayak mutluluk kelimesini gölgede bırakacak duygular yaşatıyor. İşte bu duygular da hiç bitmesini istemediğiniz bir süreç yaşatıyor. O zaman da haftalar hızlı geçiyor, yolu yarılamaya yaklaşmışken çok şeyi kaçırdığımı düşünüyorum.

Anın farkında olup, tadını çıkarabilmek en doğrusu, bunu yapabilmek umuduyla…

Yazar Hakkında

AYŞENUR A. – Hayatının otuz beşinci, evlilik yolculuğunun yedinci, anne olma serüveninin beşinci senesini yaşayan, yolları, dalış yapmayı, kitapları, kanaviçe işlemeyi, öğrenmeyi seven ve her daim uzakları düşleyen bir yolcu.

Ayşenur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz

2 yorum

  1. Ah o kıpırtılar! Ne zman hissedeceğim diye dört gözle bekliyordum, 30. haftada takla atar hale geliyor. Tüm süreci sağlıkla geçirirsin umarım Ayşenur. Aklına kötü şeyler getirme, pozitif düşün hep 🙂
    Yavruna sağlıkla kavuşmanı diliyorum 🙂

    Sevgiler..

  2. O günleri iple çekiyorum Gül 🙂 Dokunuşların yerini tekmeler, tekmelerin yerini taklalar alsın, Sağlıkla devam edelim yolumuza. Arkanızdayız geliyoruz 🙂 Teşekkür ederim için güzel dileklerin için. Takipteyiz 🙂