6 Yorum

Nazlı’nın Gebelik Günlüğü, 37. hafta

İnsan gerçekten hayret ediyor! Benim mi şimdi bu göbek? Şimdi ben doğuracak mıyım? Anne mi oluyorum yani? Hep bu günlerin gelmesini beklerken şimdi bu inanamamazlık neden? Bebeğimi kucağıma alacağım günü, onunla ilk karşılaşmamızı iple çekerken, bir yandan da tek vücutta her an birlikte oluşumuzun sona ermesi beni hüzünlendiriyor. Özleyeceğim hamileliğimi. Miniğimin önce baloncuk patlaması gibi başlayan hareketlerinin tekmelere ve itmelere dönüşmesini. Her meyve yedikten sonra çılgınlar gibi hareket etmesini. Bambaşka bir hayat başlayacak bizim için. Daha minicik bir susam tanesiyken ona karşı hissettiğim sorumluluk, hayatım boyunca katlanarak ve hiç bitmeyecek şekilde ömrümün sonuna kadar benimle olacak.

Artık yavaş yavaş sonlara doğru gelirken gebeliğin her dönemini yaşamış biri olarak en zor zamanı ne zaman diye soracak olursanız kesinlikle ilk trimester derim. Göbeğin büyümesinden ötürü çorap giymekte, ayakkabı bağlamakta, yatakta sağdan sola dönmekte zorluk çeksek de ilk trimester’ın hem fiziksel hem de duygusal sıkıntıları beni daha çok zorlamıştı. Halsizlik, bitkinlik, baş dönmeleri, iştahsızlık ve tüm bunlarla uğraşırken işe gitmek zorunda olmak, ayrıca kimseye tek kelime edememek. Ayakta zor durmak ama bir göbeğiniz olmadığı için hamileden sayılmamak. Sabah kalkarken bayılacak gibi olmak, bir anda açlıktan kararıveren gözler, mutfak kapısının yanından dahi geçmek istememek, sadece meyve yiyerek -özellikle limon- yaşamaya çalışmak çok zordu. Bir de acaba bebeğim benimle kalacak mı, kalbi atıyor mu, zaten hamile kalma süreci oldukça zordu acaba bir daha bunları yaşamak zorunda kalır mıyım düşüncesi tuzu biberiydi. O yüzden benim için hamileliğin en zor dönemi ilk üç aylık dönemdir. Şimdi baktığımda, bu dönemde mide bulantısı ve kusma olaylarını hiç yaşamadığım için kendimi şanslı hissedebilirim ama değil mi?

Nazli37

Hastane çantam nihayet hazır. Annem çantanın içinde karışmasın diye bir kaç tane kese dikmişti. Bebeğimin ilk doğduğunda giyeceği kıyafetler için ayrı bir kese, diğer eşyaları için ayrı bir kese ve benim ihtiyaçlarım için ayrı bir kese yaptım. Çantanın içinden arayıp bulması kolay olacak böylelikle. Onun dışında Tekirdağ’dan komşumuzun benim için hazırladığı süslü püslü lohusa terliğim ve tacım da hazır. Hiç bana göre değil ama lohusa olmak bunu gerektiriyorsa biz de modaya uyarız dedik, ne yapalım. İnşallah her şey yolunda gider, ben istediğim şekilde güzel bir doğum yaparak bebeğimi sağlıkla kucağıma alırım da tüm bu hazırlıkların keyfini çıkarabilirim.

Bu haftaki kontrolümüzde de her şey yolunda görünüyordu. Bebeğimizin gelişimi gayet iyiymiş. Hatta uzun boylu olacak bu çocuk dedi doktorumuz. Ultrasonla muayene etmek için hazırlıklarını yaparken göbeğime bakınca bebek aşağıya inmiş dedi. Ben de düzelen nefeslerim ve akşam yemeklerini rahatlıkla yiyebiliyor olmaktan anlamıştım. Bir önceki muayeneden beri hiç kilo almamışım. İştahım açılmıştı aslında. Toplamda on kilo aldım şimdiye kadar. Yediklerime dikkat ettim ama canımın her istediğini de yedim ve kilo meselesini hiç kafaya takmadım. Sonuçtan memnundu doktorum. Artık hafta sonundan itibaren doğum iznine ayrılmış bulunuyorum. Buraya her türlü sevinç çığlığını ekleyebilirsiniz, çok mutluyum. Doktorum bir de kardiyoloji muayenesi olmamı istedi. Doğum esnasında olası bir sorunun önüne geçmek için tedbir amaçlıymış.

Sabahları sırt ağrısıyla uyanmamın dışında bir sorun yaşamıyorum son günlerde. Hamileliğin nasıl bir şey olduğunu soranlara belinize beş litrelik dolu bir su şişesi bağlayın ve sürekli onu taşıyın diyorum. Hamile kalmadan önce ben de anlamazdım ve itiraf ediyorum hamilelerin çoğunlukla naz yaptığını düşünürdüm. Yaşamayınca anlamıyormuş insan. Tüm öyle düşündüğüm arkadaşlarımdan içten içe özür diledim hamile kalınca.

Önümüzdeki hafta kayınvalidem geliyor Tekirdağ’dan. Annesi hala yoğun bakımda, zor günler geçiriyorlar ama torununu karşılamak için oldukça heyecanlı. Geleceği tarihi söyleyince ben o tarihe kadar doğurmayı düşünmüyorum zaten bekliyoruz hep birlikte dedim. Annem çalıştığı için doğum başladığında haber vereceğiz öyle gelecekler babamla. Annem de benim hastane çantası gibi yolculuk çantasını hazırlamış koymuş kapının önüne torununun gelişini bekliyor. Hepimiz fazlasıyla heyecanlıyız.

Sevgiler,

Nazlı.

Yazar Hakkında

NAZLI TANTOĞLU – 31 yaşında, çocukluk aşkıyla 6 yıldır evli. Ankara’da yaşıyor. Aşırı tipik bir Kova burcu. Kışı hiç sevmeyen bu kış çocuğu günün birinde sıcak bir memlekete yerleşip yaşlanmayı hayal ediyor. Okumayı, konuşmayı ve yemek yapmayı çok seviyor. Gebeliğiyle birlikte mecburi ara verdiği Yemekçinin Mekanı isimli bir de yemek bloğu var.

Nazlı’nın tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların Gebelik Günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

6 yorum

  1. Merhaba nazlı hanim sizinle aynı şartlarda olan yani 37. Haftadasinda olan kilo konusunda sıkıntı yapmayan,çalışan ,kova burcu olan 29 yasinda olan bi anne adayıyim:) yazdıklarınıza tamamen katılıyorum.o kadar güzel ifade etmissiniz ki size yorum yapmadan gibi geçmek istedim…kendinize iyi bakın…hayırlı bir şekilde bebeklerimize kavuşmak dileğiyle…

    • Merhaba Elif Asude,
      Aynı şartlarda iki kova burcu demek 🙂
      Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz ve iyi dilekleriniz için.
      Sağlıkla kavuşun bebeğinize.
      Sevgiler.

  2. Ben de 35. Haftamdayim ve bu haftaya kadar erken dogum korkusuyla geldim 🙂 simdi yazınızı okurken oyle duygulandım ki.. Artık son ayin duygusalligimi bilemedim ama 🙂 bitiyor iste hamilelikte. Sağlıkla kucağınıza alın ins.

    • Sağ ol Afra. Sen de sağlıkla kucağına al inşallah bebeğini.
      O gözyaşı akmaya hazır bekliyor zaten 🙂

  3. Nazlı Merhaba,

    Çok az kalmış! zalimsinzaman hashtag’i boşuna değil, çok hızlı geçiyor gerçekten. Heyanını tahmin edemiyorum. Umarım sağlıkla kavuşursun oğluna, bu arada seninkinin ismini duymadık hala? 🙂

    Sonra yemek bloğuna geri dönersin. Ben de blog yazıyordum, Lezzet Karnavalı, ama gebelikle birlikte bir şey paylaşamaz oldum. Tekrar sahalara dönmek umuduyla diyorum..

    Çok çok sevgiler!

    • Merhaba Gül,
      Senin de blog yazdığını bilmiyordum, çok sevindim. İnşallah döneceğiz tekrar sahalara 🙂
      İsmine karar verişimiz çok yeni. Çok zor bir seçimdi bizim için ama kararı verir vermez bebek şekeri etiketlerinin siparişini verdim böylece. Oğlumuzun adı Uras Yaman olacak.
      Benden de kocaman sevgiler!