0 Yorum

Ezgi’nin Gebelik Günlüğü, 14. hafta

Herkese merhaba!

Bu hafta nasıl geçti anlamadım. İkinci trimester’la birlikte kendime gelmeye başladıysam demek ki… Çok yedim, çok gezdim, çok çalıştım 14. haftamda. Önce güzel olandan başlayayım, gezmekten elbette. Efenim geçen hafta sonu Karadeniz Ereğli’ye gitmiştik çoluk çocuk. Orada bir battaniyeci bulmuştuk, vitrininde çok güzel örgü battaniyeler vardı. Ama Pazar günü olduğu için kapalıydı. Bir hafta içi buraya gelelim diye konuşmuştuk arkadaşlarla. Dün tekrar gittik, bu sefer açık da bulduk battaniyeciyi. Ama bizim bir heves gittiğimiz battaniyeci, yün satan bir dükkan çıkmasın mı! Vitrine birkaç battaniye koymuş, onların da fiyatları ana kucaklarıyla yarışıyor maşallah. Biz de tırıs tırıs çıktık dükkandan. Sahilde yürüyüş yaptık, mis gibi deniz havasını içimize çektik, evimize döndük. Bir önceki gün kadın buluşması yapmış ve gecenin ikisine kadar sohbet edip gülüp eğlenmiştik. Evet, 14. hafta itibariyle artık gece yarılarına kadar oturabiliyorum! O neydi öyle, akşam 7’de esnemeye başlamalar, saat 9’da göz kapanmaları… Neyse artık insan içine çıkıp sohbetimi edebiliyorum, daha ne isterim?

Ayy aslında istediğim birkaç şey daha var da neyse şimdilik bununla idare edeyim. 2 haftadır demir ve vitamin takviyesi alıyorum, o da iştah açarmış. Zaten hamilelikle beraber açılan iştahım daha ne kadar açılabilir ki diye düşünüyordum ama ne kadar dikkat etsem de bence çok yiyiyorum. Sana sevdanın yolları bana diyetisyen listeleri… Haftaya gideceğim, ne diyecek bakalım?

Ezgi14

Kitap fuarına iki hafta kalmış olması sebebiyle işler birikti de birikti. Kitaplar yığıldı da yığıldı. Yatak odasında başucumda, salonda sehpa üzerinde, çalışma masamın üzerinde… Hunharca yapılacak iş, incelenecek, okunacak kitap var. Böyle zamanlarda hep yaptığım şeyi yaptım. Bütün yapılması gerekenleri bir kenara bırakıp kitaplığımdan bir kitap seçtim: Nurdan Gürbilek’in Kör Ayna Kayıp Şark ve onu okumaya başladım. Yığılı işlerin bir kısmı yapıldı ama bir kısmı hâlâ duruyor, Allah sonumu hayretsin…

Yine bu hafta göbeğim artık dışarı doğru fırladı, belli olur hâle geldi. Göbekle beraber gün be gün büyüyen memeler de artık beni rahatsız eden boyutlara ulaştı. Bu nedir yahu? Ben değil miydim hep bunlar minnacık diye üzülen, ailenin kadınlarının dalga konusu olan? Al bana işte büyüyen memeler. Muhtemelen daha da büyüyecek ama neyse emzirme sonrası eski haline geliyormuş aldığım duyumlara göre. O günleri bekleyeceğim artık. Aa sahi, göbek demişken söylemeyi unuttum. Bu hafta itibariyle çatlak kremi kullanmaya da başladım. Ama günde iki kere sürün diyor. Düzenli olarak göbeğe krem sürmek de tuhaf geliyor bana. Ama napalım, başka seçeneğim yok sanırım.

Bizim bebe de bir adet limon boyuna ulaşmış. Bence kocaman olmuş, daha yeni başlamadı mı bu hamilelik? Susam kadardı, ne zaman limona terfi ettik. Zaman ne çabuk geçiyor… Üniversite öğrencisiyken hiç öyle gelmezdi de ne zaman okul bitti, zaman arkasına pervane taktı havada son sürat gidiyor!

Haftaya doktor randevum var, üçlü test yapacak. Aklıma geldikçe hafifyen gerilmiyor değilim hani. Hazır doktora gitmişken cinsiyetini de öğrenmiş olmayı umuyorum. Öğrenelim de isim konuşmaya başlayalım artık, di mi ama?

Halamla whatapp’ten yazışıyoruz. Şimdiden iki kundak, birkaç body’si oldu bizim bebenin. Hatta sanırım banyo seti de alındı bu arada. Battaniyeyi de anneanne mi babaanne mi örse acaba diye düşünmekteyim…

Haftaya görüşmek üzere,

Ezgi

Yazar Hakkında

EZGİ BERK– Severek aldığı tarih eğitimi sonrası kendini eski çağlara ait kitaplar arasında çalışırken buldu. Hâlâ tarih kitapları arasında çalışmakta, satır aralarında insanların duygu ve davranışlarını aramaktadır. Aynı zamanda eğitim hayatının hangi evresinde kaybettiğini hatırlamadığı zengin hayalgücünü tekrar keşfetmek için çocuklarla çalışıyor. Bazen de çocuklar olmadan, çocuklar için çalışıyor. Çocuk edebiyatı tutkunu. 27 yaşında ve ejderhalara inanıyor.

Ezgi’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *