17 Yorum

Çocuktan sonra aşk hayatı

Aşağıdaki yazı ismini saklı tutmak isteyen bir Blogcu Anne okuru tarafından kaleme alındı.

***

Sabah uyanıyorum.

Eğer dün gece sevişmişsek, o gün daha rahat geçecek demek oluyor. Çünkü o sabahın akşamında çocuk uyuduktan sonra ‘yorgun’ olmaya hakkım oluyor genelde. Bir dolu, bir boş gibi yani.

Ama eğer ki dün gece ‘yorgun’ olma hakkımı kullandığım geceyse, işte o sabah uyandıktan sonra kafamda listeler dizilmeye başlıyor. Kahvaltı, alışveriş, akşam yemeği için ardarda maddeler ekliyorum. Belli saatte hepsini yetiştirmeye çalışıyorum. Sonra günün geri kalanında da kafamı dağıtacak bir zaman aralığı arayışı içine giriyorum. Çünkü saatlerdir sadece 0-4 yaş şarkıları söylemiş, patates soymuş, çamaşır asmış ve yorgunluktan ‘gebermek’ üzere olan bir kadın olarak o çocuğu uyuttuktan sonra koşarak gidip jartiyerimi giyecek ve kocamın üzerine atlayacak ruh haline sahip olamıyorum takdir edersiniz ki… He öyle-miş gibi de yapılabilir ama kafamda yarının market listesi, zıbından çıkmayan kaka lekesi ve elime sinmiş soğan kokusu varken de sadece oraday-mış gibi yaptığımı benden iyi bilecek tek kişi var bizim evde; kocam! Hele ki zaten bu –mış gibi yapmalar işi daha da angarya-ymış gibi bir hale getiriyorken gönül ister ki hiç yaşanmasınlar.

Ama gel gör ki sen tüm bir gün boyunca bu saate odaklanıp, azıcık havaya girmeye çalışırken –henüz tam başaramamışken- kapıdan on dakika önce girmiş olan kocan sofrada imalı şakalarıyla nasıl da büyük bir beklenti içinde olduğunu çoktan söylemiş olur. Çünkü o bugün işe gittiğinden eve dönene kadar olan tüm bir gün boyunca belki her saat başı –çok naif olmuş olabilirim- belki daha da sık aralıklarla testesteronuyla birlikte oturup akşam olacaklarla ilgili türlü senaryo düşünmüştür. Elinden çatalı alsan, ‘hadi gel şimdi’ desen anında sahip olduğu tek bir şalteri indirip sanki saatlerdir ön-sevişiyormuşsunuz gibi hazır bulunabilecek haldedir. Peki ya sen? Sen de işte çocuğu uyutup, mutfağı toplayıp, oyuncakları da bir bir yerlerine kaldırdıktan sonra, duşunu da alıp yarın yapılacakları kafanda planladıysan ve artık tamamen konsantre olmana mâni olacak moral bozucu bir haber falan da almadıysan, işte belki oralara yakın bir yerlerden geçmek suretiyle olaya dahil olabileceksindir.

Halbuki içinden ‘otobüsün tekerleği dönüüüüyor’ u söylerken düşündüklerinden vazgeçmen bile bir on dakikaya mal olur. Hani şu –mış gibi olan dakikalardan on tane.

Hiç adil değil, değil mi?

Oysa sen de deliler gibi sevişmek, rahatlamak istiyorsun; en az onun kadar da bunu hak ediyorsun değil mi? Hem rahatlamış bir anneden daha güzeli ne olabilir ki? Hem bi’ dakika sen değil miydin –çocuktan önceki hayatında- her bulduğun yerde aşk tazeleyen? E peki ne oldu da bu hale geldin be kızım? Sorsan kocanın umrunda değil evin tertibi düzeni, akşam pişen yemeği vesairesi. Adamın –tüm erkekler gibi- şu hayatta tek bir derdi var seni o yatağa uyanık sokabilmek. Peki ya senin öncelik listende kaçıncı sıraya geriledi sevişmek? Aslında bu evliliği aşık olduğunuz için, aşk yapmak için kurmuş olmanıza rağmen neler aldı birbirinizin yerini bi’ baksana?

Biraz emek lazım, farkındayım. Zor ama olmayacak bir iş değil.

Herkes biliyor ki hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak aşk hayatımız çocuklarımız büyüyene kadar. Ve aslında zaten yepyeni bir yola ayrılmış olan evlilik aracımız kendinden emin adımlarla yolu bulup giderken tek ihtiyacımız olan zaman zaman gaza basmak, sonra vitesi boşa alsan da bir süre ilerliyor yani, merak etmeyin.

Erkekler için hayat pek tabii ki çocuktan önce ve sonra olarak ikiye ayrılmıyorsa da en azından bilmelerini sağlayabilirsiniz ki bir çocuk odasını toplamak, yarım saat çocuğu başka bir odaya götürüp oyalamak, başbaşa kaldıktan sonra karısına rahatlatıcı bir masaj yapmak ve seks haricinde de ilgilendiği tarafları olduğunu hatırlatmak çocuklu hayattaki en kral ön sevişmeyi döver. Yani anne olan kadın toplanmış yataktan, kaldırılmış sofradan, düzenlenmiş çocuk odasından öyle bir tahrik olur ki, aklınız almaz sayın seyirciler.

Demedi demeyin!

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

 

17 yorum

  1. Her kadının yaşadığı durumu çok güzel kaleme almışsınız.. Sabahın köründe uyandırılmuş bir anne olarak iyi geldi.

  2. “Otobüsün tekeri dönüyor” sesli güldüm resmen demek o otobüsün tekeri her evde dönüyormuş

  3. Nasil uydu bu yazi anlatamam. Derdim kimselere anlatamam, bak bir bir anlatmis yazar, daha cok anonim yazar istiyoruz Blogcu Anne, daha icten oluyor boylesi 🙂

  4. Sabah 4 de kalkmis bir Anne olan beni benden iyi anlatan tek yazi. Allahtan kocam denizde calisiyo her gun evde deil de mış gibi yapmak zorunda olduğum günler az….

  5. mükemmel bir yazı olmuş. kafamda acaba ben neden cinsel isteksizlik yaşıyorum bi pskloga fln mı gitsem diyordum tam da. ben bir de gunde 10 saat yogunluktan tuv e bile gidemedigim bir işte calisiyorum. durumu tahmin edin artık! !! is çocuk yetmezmiş gibi bir de sevismezsen kralı olsa elinden kayıp gidecek bir koca ve evlilik muessesesinin tek sorumlusu olma yükü!!! kaçıp gitmek yaylalara fln cikmak istiyorum.

  6. Çok içten ve keyifli bir yazı olmuş… bayıldım 🙂

  7. Evlenmeden önce işyerime bir iç giyim satışı yapan bir bayan gelmişti. Nasıl da satmaya çalışıyordu seksi iç çamaşırlarını. “Evliliğimi yıllardır bunlara borçluyum” demesi o zamanlar “ne saçmalık” dedirtiyordu bana. Hoş, şimdide saçma geliyor ama en azından anlıyorum bazı insanlara özellikle de erkeklere cazip gelmesini. Eşimin bir işin ucundan tutması ya da gün sonunu kahveyle taçlandırabileceğimiz sohbet en kral ön sevişmeye bedeldir yahut da psikoloğa gitmekten çok daha verimli olacaktır diye düşünüyorum. Ancak bunu ayda, yılda kaç kere yapabilen, düşünebilen bir erkek vardır acaba. Yine de kızmıyorum eşime, kızamıyorum. Ben değil miydim işten çıktıktan sonra ev lüksünü çalışırken yaşayamamış biri olarak, o lüksü eşime yaşatmak isteyen.

  8. Neden hemen herkesin derdi aynı oluyor her çocuklu anne kocasıyla sevişmekten şikayetçi neden kocalar anlayışsız neden kocalar evliliğin sorumlusu değil ve sadece kadınlar muzdarip erkeğini mutlu etmesi için bir kadına çocuğu için bakıcı mutfak için aşçı ev için hizmetlimi tutması lazım eşi akşam ona hoşgeldin demesi ve gece beraber olması için o zaman erkek sizi neden seçsin insanlar yuva kurmak için evlenir ve en kolay iş erkeğin değildir herkes sorumluluk alıyorsa neden şikayet var sürekli neden bu karşılanmayan beklenti bolluğu suçlu erkek tablosu bu yazıları okuyup kocalarına yüz çeviren insanlar yokmudur onları yargılayan kiyaslayan ve hep erkekleri suçlayan.annelerinin evinde her işi yapıp yorgunluğun üstüne şimdiki Eşiniz aralığında koşan siz değilmiydiniz hediye aldığında sadece sevinen ama şimdi altında sebep arayan yine siz senin için herşeye katlanirim deyip beraber sahip olduğunuz çocuğa katlanamayan kim sizce evlendikten sonra en çok değişen erkek değilmi adam her zaman sevişmek istiyor değişmediki hep sizi görmeye geliyor siz mutlu olmak için ondan güzel masaj dışarda yemek hediye bekliyor ve sonra uyumak istiyorsanız yanı birşey vermeden mutlu olmak istiyorsanız oda aynısını istiyor ama haksız oluyor neden bence şikayetlerinizi direk kocaniza söyleyin anlamiyorsa o zaman bir bilene danışın kendi kendinize sadece kuruntu olur

  9. aşkı evlilik değil, çocuk öldürür demiştim. genele bakınca yanılmadığımı görüyorum. Aynı koşuşturmaca ve aynı bi dolu bi boş olayı her ailede var, her kadının korkulu rüyası demek. Geçecek diyor daha tecrübeliler, hele bi bebekleriniz az daha büyüsün diyorlar.
    Gerçekten geçecek mi?

    • Biri bana bu ”mecburiyet” durumunu açıklayabilir mi? Kime göre, neye göre, bir gün dolu bir gün boşsunuz?? Siz istemedikten sonra eşiniz ne yapabilir? İlk bulduğu kadının üstüne atlar mı? Sizi boşar mı?

      Madem bu adam gün aşırı uyanık bir kadın istiyor ”dolu” günlerde çocuğu uyutsun, ortalığı toplasın, oyuncakları kaldırsın, siz de o arada duşunuzu alın, kılınızı tüyünüzü temizleyin, parfümler sürün vs. Yapmıyor mu? Kusura bakmasın, girsin banyoya, izlesin pornosunu, rahatlasın. Pehhh…

  10. Kusura bakmasın erkekler ama doğa, anneyi çocuklarına odaklamaktadır. Düzen ve hormonlar bu şekilde işliyor. Özellikle emzirme döneminde kendini kadın olarak değil cinsiyetsiz hissediyorsun ve çevrendekileri de öyle görüyorsun. Eğer kadının cinsel istekleri devam etseydi yavrulara kim bakacaktı?
    Erkeğin ne düşündüğü ve istediği zerre kadar umrumda değil. Çocuklar büyürken , erkeğe düşen şevkat ve korumadır.Böylece anne de kendini mutlu ve güvende hissetsin. Ama maalesef böyle olmuyor. İçimden nasıl geliyorsa öyle yaşıyorum. Zorla sevişemem maalesef. İsteyen istediği kadına gitsin.

  11. yorumlar beni sasirtti acikcasi. bende uzatmadan ortadan konusmak istiyorum. genel olarak turk kadini cinselligi sevmiyor gibi geliyor bana,erkekler sapik yada duyarsiz falan degil.bir bebek yapalim ,evimizi paklayalim, guzelce giyinip gezmelere gidelim tamam artik evli bir kadiniz:)..eskiden kulturumuz kizlari cok baskiladiklari,cinselligi ayipladigi icin evlendikten sonrada eslerine yetersiz geliyorlar diye dusunuyordum ama simdi anliyorum ki egitimle bile duzelmeyen birseyler var.
    en buyuk cinsel organimiz beynimiz derler ya,hersey kafada bitiyor. yanlis anlasilmasin yazar dahil herkesin his ve fikirlerine saygi duyuyorum,kadinlar donem donem hormonal olarak da isteksiz yada istikrarli bir yorgunlugun icine girmis olabilirler, ama “sevismem icin odanin toplanmis olmasi lazim,mutfak duzenli,yemek hazir,bebek uyumus olmasi lazim”falan nedir Allah Askina?!..

    cinsellik cildimizi guzellestirir,kilo vermemize yardimci olur,mutluluk hormani salgilatir. cinsellik sadece erkek icin degildir ve bu aslinda bir gorev degildir. yasam enerjimiz ve pozitif yanimiz ne kadar yuksekse o kadar istekli oluruz. dikkat ederseniz kocalarimiz da bizimle guler yuzumuzden dolayi evlendiler,cunku gulen kadin sevisen kadindir. yani kocalar sadece sevismek icin mi evleniyorlar gibi bir soru gelmesin lutfen,evleneceginiz kisiye “sevismek yok ama”diyin bakalim o imzayi attirabiliyor musunuz?:))hersey o degilse de ,o da pek cok seydir neticede.kendimize ne kadar kiziyorsak,memnuniyetsizsek o kadar cinsellikten kacariz. bol bol opun dokunun esinize, bebekler yuk degil hayatin nesesi,bir bebege sahip olmak bir kocayi kusturmek anlamina gelmemeli.ukalalik yapmis olabilirim herkesten ozur diliyorum.sadece bir bakis acisi katmak istedim. 6 yas alti 3 cocuk annesiyim ve cocuklarima olan enerjimi,evdeki sukunet ve duzeni,sosyal hayatimin hizini,esimle olan diyaloguma borcluyum.biz de kavga ediyor ve anlasmazliklar yasiyoruz ama hemen mizaha basviyorabiliyor,toparliyoruz cunku asla dargin yatmiyoruz, biririmizi yatakta redettmiyor,kucumsemiyoruz,gururuyla oynamiyoruz,
    herkese saygi ve sevgilerimle..

    • sonuna kadar size katılıyorum meryem hanım…

    • Herkesin söylediğine birer parça katılmakla birlikte en çok da size katıldım Meryem hanım. Kendi adıma bu bakış açısını hiç yitirmemeyi dilerim. Not: henüz çocuğumuz yok.

  12. Çok güzel yazmışsınız.Son paragrafını kopyalayıp eşime mesaj attım.bitti nokta.