2 Yorum

Deniz’in İkinci Gebelik Günlüğü, 36. hafta

Sevgili Blogcu Anne Okurları,

Yeni bir haftadan merhaba! Artık resmi olarak son 4 haftamız! Bu haftadan itibaren doktor kontrolleri her haftaya çıktı. Zaten hafta içi iki kez de hastanede ölçüm ve kontrole gidiyorum biliyorsunuz, derken neredeyse her günüm bir hastane-doktor koşturmacasıyla geçer oldu! Bir taraftan (özellikle Sinan’ın okulda olduğu sabah saatlerinde) evde rahat rahat ayaklarımı uzatıp oturayım, tek başıma kafamı dinleyeyim, bebeğin odasını keyfime göre düzenleyeyim, kıyafetlerini (hala ütüleyemediğim o koca yığını!) ütüleyip, güzelce yerleştireyim istiyorum. Ama bir taraftan da tüm bu kontrollere koşturmak ve sürekli araba kullanmak zorunda kalıyorum. Bu tempo artık iyice yordu beni.

Hamilelik sayesinde aylardır unutmuş olduğum, migren benzeri baş ağrılarım da geri döndü. Sanırım oldukça stres yapmaya başladım ya hazırlıklarımı tamamlamadan bebiş geliverirse diye?! Ya da düpedüz “Eyvah, bebişin gelmesine çok az kaldı!”  stresi bu! Bebek doğduktan sonra evimizde yepyeni bir düzen kurmamız gerekecek ve bu epey bir zaman alabilir. Çünkü, evde, doğduğundan beri her şeyini annesi yapan, ve doğal olarak anneye çok düşkün ve sürekli ilgi bekleyen, oynanması, yıkanması, yedirilmesi, giydirilmesi, gezdirilmesi ve en önemlisi uyutulması gereken bir çocuk (bir nevi büyük bebek) halihazırda varken, yeni doğmuş bir bebeğe nasıl yeterli zamanı ayıracağımı, yahut ikisine aynı anda nasıl yetişeceğimi düşünür oldum sürekli… Hele ki ikisini birden nasıl gece uykusuna yatıracağım aynı saatlerde, ya da gece hangi biri için kaç kere kalkacağım, orasını Allah bilir!

Deniz36

Neyse, gelelim bu haftaki en önemli olaya! Haftalardır beklediğim detaylı ultrason nihayet gerçekleşti ve bebeğin kilosunun yaklaşık 3200 gr olduğu anlaşıldı! Bu demek oluyor ki, yaşıtlarına göre %70’lik bir büyüme çizgisinde, yani haftasına göre ortalamanın biraz daha üstünde, ama yine de diyabetli gebelerde korkulduğu üzere, çok iri değil henüz. Bu yüzden doktor hala normal doğum şansımın olduğunu söyleyince çok heyecanlandım! Fakat her şeye rağmen bebeği 39. haftada alabileceklerini, genelde insülin kullanan hamilelerde 40. haftayı beklemediklerini de söyledi! Peki, nasıl olacak öyleyse? Şöyle ki, eğer oğlum 39. haftada belirledikleri günden önce kendi gelmeye karar verirse, normal doğum (yani en azından başı öyle başlayacak, sonu nasıl biter bilinmez), yoksa maalesef planlı sezaryen. Tabi, şekli ne olursa olsun önemli olan sağlıkla sonuçlanması doğumun.

Bu haftaki kontrolde doktor ilk kez vajinal muayene yaparak, servikste açılma olup olmadığını kontrol etti. Henüz bir hareket yokmuş! Ayrıca, geçen seferki grip aşısından sonra bir aşı daha oldum. Boğmaca aşısıymış, bebeklere bulaşırsa çok tehlikeli olabileceğinden ve ilk iki ay bebeğe aşı yapılmadığından, koruma amaçlı olarak anneye yapıyorlarmış. Ultrason sırasında hiç beklemediğim bir de sürprizle karşılaştım… Bebişimin dört boyutlu görüntüsüyle! Sinan’ı 20. haftadaki detaylı ultrasondan sonra doğuma kadar görmemiştik, o yüzden Boran’ı bu şekilde görünce nasıl şaşırdım, nasıl duygulandım anlatamam! Resmen içim eridi o anda! Bu çoşkumu sizinle de paylaşmak istedim. Tanıştırayım Boran Turan!

Deniz362

Haftaya görüşmek üzere! Sağlıklı kalın!

Deniz

Yazar Hakkında

M. DENİZ TURAN – 36 yaşında, yüksek jeoloji mühendisi. 9 yıl önce doktora yapmak icin geldiği A.B.D’den, gün gelip ülkesine dönmeyi ve deniz kenarında yaşamayı hayal ediyor. 8 yıldır üniversite aşkıyla evli ve son 3 yıldır ara verdiği akademik dünyayı 3 yaşındaki oğlu Sinan’la fazlasıyla dolduruyor. Çalışmayan anne olmanın hem tadını çıkarıyor, hem de zorluklarını birebir yaşıyor. Şimdi ise, 4 yıl önce sonlandırdığı gebelik günlüğüne, yakında doğacak olan ailenin 4. üyesini anlatmak için geri dönüyor. Okumayı, alışveriş yapmayı ve çocukları çok seviyor.

Deniz’in tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

2 yorum

  1. Denizcim, sana saglikli bir dogum diliyorum. Hersey gonlunce olsun. Paylastigin bilgiler icin cok tesekkurler.