8 Yorum

Gül’ün Gebelik Günlüğü, 31. hafta

Sakin bir hafta geçirdim. Bu haftanın tek sıkıntısı, önce hafif hafif başlayan, sonra şiddetlenen sağ kalçamdaki ağrıydı. Öyle ki belime ve sırtıma da vurmaya başladı. Doktorumla konuştuğumda magnezyum eksikliğinden kaynaklanabileceğini söyledi. Eğer geçmezse ortopediste gideceğim. Magnezyum desteğini arttırdı. Şu an hafif hafif devam ediyor. Özellikle uzun süre oturunca, sabit durunca, ayağa kalktığımda adım atmakta zorlanıyorum. Geceleri sağa sola dönüşlerde ve ayağa kalkarken de beni zorluyor. Haftasonu hem küçük bir tatil olsun dinlenelim, hem de İstanbul’dan uzaklaşalım diye İğneada’ya gittik. Niyetimiz bol bol ormanda yürüyüp temiz hava almak, taze balık yemek, etrafta sakince dolaşmaktı. Yaklaşık 3 saat süren yolculuk sonrası İğneada’ya vardık. Ancak ben ağrım nedeniyle yürüyemedim. Üzerine bastıkça şiddetleniyordu sanki. O geceyi orda geçirip ertesi gün dönmeyi düşünüyorduk. Durum böyle olunca birkaç saat geçirip, arabayla biraz dolaşıp aynı gün geri döndük. Yine bir değişiklik oldu tabii. Ama ağrı bizim planı bozmuş oldu. Umarım geçecek.

Haftaiçi süs püs işlerini de bitirdim, salon masasının üzerine kurduğum küçük atölyeyi kaldırdım. Her taraf tül, kumaş, kurdele vs. doluydu. Acemi olunca da insan derli toplu çalışamıyor. Eşim her akşam gelir gelmez bilgisayarını açıp salondaki masanın üzerine kurulduğu için, yerini işgal etmemden dolayı şikayetçiydi. Masanın toplanmasına en çok eşim sevindi sanırım. Orası dağınık kaldıkça da bana fenalık basıyordu, çok şükür biraz toparlandı. Bu hafta sonu da temizlik günü, ev derli toplu olunca içim rahat ediyor.

Gul31

Bu hafta doktor kontrolümüz var, 1 ay sonra oğlumuzu görmüş olacağız. Bakalım kaç gram oldu, boyu ne kadar uzadı. Hareketlerini karnımın sağında solunda yukarısında aşağısında aynı anda hissedebildiğim için oldukça büyüdüğünü düşünüyorum. Gebeliğimin sonrasında en çok bu hareketleri özleyeceğim sanırım. Haftalar ilerledikçe heyecanımız da artıyor, evimize yeni bir birey gelecek. Yakında üç kişilik bir aile olacağız. Çok garip, anne olmak aile olmak ne kadar uzak gelirdi halbuki. 30’lu yaşlarında birini gördüğümde, aa koskoca kadın ya da koskoca adam hem de çocuğu var derdim. Ama öyle değilmiş. 30 yaşında olunca kocaman olmuyormuşsun; belki 20 yaşındaki enerjini kaybediyorsun, belki daha olgunlaşıyorsun ama yaşlanmıyorsun. Daha oğlumla yerlerde sürünüp, bisiklete binip, kumdan kaleler yapacağım. Yaşlanmak yerine çocuklaşacağım!

Bizdeki heyecanla birlikte ailelerimizdeki heyecan da artıyor. Herkes sürekli Selim’den bahsediyor. Doğumunu heyecanla bekliyorlar. Annem sürekli yapılacak bir şey var mı diye soruyor, artık eşyalarını hazırlayalım diye acele ediyor. Önümüzdeki hafta yavaş yavaş yıkama ve ütüleme işine girişeceğiz. Hastane çantasına koyacaklarımı hazırlayacağız. Selim’in eşyalarını ve kendi eşyalarımı ayrı ayrı keselere koyup hastane çantasına öyle yerleştirmeyi düşünüyorum. Üzerlerine de içlerinde hangi kıyafet olduğuna dair notlar yazacağım, hastanede giydirirken kolaylık olsun diye. Selim için 3 takım götürmeyi planlıyorum. Kışın doğacağı için keseye iç zıbın, badi, pantolon, tulum, çorap, şapka ve eldiven koymayı planlıyorum. Gelişimi şuan haftası ile uyumlu gidiyor, çok kilolu doğmayacak diye tahmin ediyorum. Daha önce bahsettiğim tek atardamar ve tek toplardamardan oluşan kordonu nedeniyle de doktorumuz çok iri bebek olmayacağını söylemişti. Bu nedenle hem yenidoğan bedeninde hem de 0-3 ay bedeninde kıyafetler koyacağım. Ayrıca bir tane yelek, bir penye battaniye ve bir örgü battaniye ve bir de kirli torbası koyacağım. Hastaneden vereceklerini düşünüyorum ama yine de yanıma bebek bezi de alacağım. Süt sağma makinesi götürmeyeceğim, umarım ihtiyacı olmaz diyerek bir tane de biberon koymayı düşünüyorum. Gelirken taşımak için ana kucağını görüreceğiz, ben yanıma slingi de almayı düşünüyorum. Aklıma takılan bir şey var, göbek bağı olacağı için alttan çıtçıtlı badi giydirmek rahat olur mu yoksa göbeği düşene kadar zıbın mı giydirmeliyim?

Ne zaman ne olacağı belli olmaz ama umarım doğum başladığında hazırlıklarım tamam olur ve şu eksik bu eksik diye stres yapmam.

Sevgiler,

Gül.

Yazar Hakkında

GÜL GÜRDAL – İstanbul’dan bildiren taze gebe. 31 yaşında, 10 yıldır hayatının aşkı ile birlikte. Oksijenden yoksun plaza çalışanı. Gün gelir hayeller gerçek olur, benim de bir pastanem olur, hem yapar hem yediririm diyor. Gezmeyi,üretmeyi,okumayı, yemek yapmayı çok seviyor. Heyecanla, ilk gebeliğini anlatıyor.

Gül’ün tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

8 yorum

  1. merhaba,

    bence süt sağma makinanızı alın her ihtimale karşı.
    umarım zamanında hayırlısıyla Selim’inizi kucağınıza alırsınız.

    • Merhana Gülşah,

      Hastanede pompa olur diye almayı düşünmedim..
      İnşallah, çok teşekkürler :)

  2. Sevgili gul ben gobegi dusene kadar zibin giydirmeyi tercih ettim gobek bagini zedelememek icin pek kullanisli olmuyor ama bir haftada dusuyor gobek zaten..saglikla araniza katilsin kucuk selim..sevgilerle..

    • Merhaba Melik,

      Ben de ikisini de deniyim, hangisi rahat gelirse onu kullanırım dedim. Bakalım nasıl olacak :)
      Çok teşekkürler!
      Sevgiler.

  3. Merhaba, benim de tam o haftalarda bahsettiğiniz gibi bir ağrım olmuştu. Siyatik ağrısı olduğunu düşünmüştüm.Yürümek, yatakta bir yandan öbür yana dönmek tam bir işkenceydi. 3 hafta sürdü ve sonra tamamen geçti. Sizinki bir an önce geçer umarım:)

    • Merhaba Nur,

      Ara ara artsa da benim de baya hafifledi. İnşallah çabuk geçer:)
      Sevgiler.

  4. Merhaba Gul,

    Hastanede verdigimiz takimin icinden zibin yerine sadece alttan citcitli body giydirip getirmislerdi. Biz hic zibin giydirmeden gobegi dustu besinci gunde. Bebeginize saglikli kavusmaniz dilegiyle…

  5. Bir de hastanede biberon yerine enjektorle formul mama takviyesi yapmak zorunda kalmistik sezaryen sonrasi sut hemen gelmeyince. Biberon yerine enjektor kullaninca bebek memeyi emmekten vazgecmiyor demislerdi. Gerci biz daha sonra biberon da kullandik ama vazgecmedi emmekten.