1 Yorum

Ayşenur’un Gebelik Günlüğü, 19. hafta

19. haftamızdan herkese merhaba!

Bu hafta oldukça hareketli bir haftaydı. Seçimde oy kullandık, kullanacağız derken pazar günü geldi çattı oylarımızı kullandık. Hiç anlamadığım bir şekilde oy kullanma oranı yine %90’ların üzerine çıkmadı. Aslında bu oran %100 olmalı değil mi, bilemedin %99. Kim neden demokratik hakkından feragat etmek ister ki? Asla anlayamayacağım bir durum bu. Sonuç kimsenin tahmin edemediği rakamlarda geldi önümüze. Diyebileceğim tek şey; umarım çocuklarımız bizim gibi oyların çalınmasından korkup peşine düşmeyeceği, seçim sonucunun doğruluğuna sonuna kadar gözleri kapalı güvenebilecekleri bir Türkiye’de yetişirler.

Bildiğiniz gibi 10 günde bir nerdeyse haftada bir kontrole giriyorum. Zaman zaman bu kadar sık ultrason kontrolünden endişeleniyorum. Ama benim durumumda çok fazla seçeneğiniz olmuyor. Bu yöntemi değil diğerini seçelim diyebileceğimiz seçeneklerimiz yok önümüzde. O nedenle çok üstünde durmamaya çalışıyorum.

Bu hafta içinde ağrılarım oldu. İlk hamileliğimde doğum sancısı olduğunu anlayamadığım ağrılar da böyle hafif hafif başladığı için korkup beklemek yerine bir ara kontrole daha koştum. Koştum derken, bu o kadar kolay olmadı tabii. Aklımda bir yığın soruyla arada seçim yapmam her zamanki gibi zor oldu. Ultrasona girip/girmemek, ağrıların geçici olup/olmaması, sıklığı, beklersem geçer mi düşünceleri arasında boğuşurken stresin bize daha çok zarar verdiğini düşünerek ve tedbiri elden bırakmamanın en iyisi olduğunu bildiğimden doktorumda aldım soluğu. Çok şükür ki takibini yaptığımız durumun haricinde ters bir durum yok ama kasılmalar olduğu da doğru. Bu nedenle kendimi bu denli dinliyor olmamın da iyi olduğu konusunda onay alınca boş yere vesvese yapmadığım için rahatladım. Evet yine takipte kalıyoruz ve gayriihtiyari yaptığım vücudumdaki her değişikliği dinlemeye devam ediyorum. En azından doğruyu yaptığımı bilmek de rahatlattı beni. Aslında gebelikte bu nevi kasılmalar ve ağrılar olması normal. Fakat bizim durumumuz pek normal değil. Daha doğrusu belki de çok normal bir gebelik yaşıyoruz ama geçmiş tecrübelerimiz kat be kat dikkatli, özenli davranmamızı gerektiriyor.

Aysenur19

12.h afta detaylı kontrolümüzde 2. doktorumuz bebeğimizin cinsiyetini söylemişti. Hem de öyle destansı bir tavırla değil. Biliyorsunuz değil mi, bebek … demişti. O kadar emin söyledi ki, erken hafta olmasına rağmen hiç tereddüt etmedik doğruluğundan. Ama diğer doktorumuzun da görmesini beklemek istedik açıklamadan önce. Zira çok emeği var bebeğimizin üstünde, o görmeden içimiz rahat etmedi açıkçası. Bu hafta o da o kadar net bir şekilde gördü ve bize gösterdi ki artık oğlumuzun yolda olduğunu söylüyoruz herkese. En önemlisi sağlıklı olması, iyi bir insan olması, cinsiyeti bizim için çok da önemli değildi. Ama isim araştırmalarına başlamak için iyi oluyor öğrenmek. Yine bir annenin yazısında okumuştum, anneyle babanın isim konusunda ortak noktada buluşması ne kadar da zormuş diyordu. Umarım bizde o kadar zor olmaz, ismiyle seslenmeye başlarız yakın zamanda oğlumuza.

Bu hafta hareketleri de iyiden iyiye hissetmeye başladım. hala çok düzenli değil. Ama günde birkaç defa o kıpırtıları hissedince neşe doluyorum, umut yükleniyorum, bin kaplan gücüne ulaşıyorum! Elime kağıdı kalemi alıyorum bu hissettiklerimi kaçırmamak için, satırlara dökebilmek için, ama pek başarılı olamıyorum. Nutku tutulur ya insanın ağzından bir kelime çıkaramaz, ben de öylece boş sayfaya bakakalıyorum. Yazamasam da unutmam değil mi bu günleri?

Uzun süredir elime kitap alıp okuyamıyorum. bir türlü sarmıyor okuduklarım beni. Sürükleye sürükleye de bir yere kadar gidiyor. Bu konuda şikayetçiyim, su gibi kitap okuyan ben bambaşka bir insana dönüştüm. Değişik tarzlar da denedim olmadı, sonunda akışına bıraktım bir şekilde bir yerde çözülür nasıl olsa diye. Bu hafta kitapçıda dolaşırken (en sevdiğim şeydir kitapçılarda saatler harcamak, kitapların arasında kaybolmak) Elif’in kitabı çıkıverdi önüme. Nasıl hayıflandım, nasıl kızdım kendime nasıl unuttum diye. Aylardır süre gelen kitap hasretime noktayı koydum böylece, su gibi okuduğum kitabı elime alınca çok mutlu oldum. Gebelik hallerinden başladım okumaya. Beynimizin bu dönemde %3-5 arası küçüldüğünü öğrenince çok şaşırdım. Bu birçok şeyi açıklıyorken, çok da moralimi bozdu ama evde yeri geldiğinde kullanacağım bir koz oldu! Zaten beynim küçülmüş, her şeyi de benim düşünmemi beklemeyin değil mi ama?..

Sevgiler,

Ayşenur

Yazar Hakkında

AYŞENUR A. – Hayatının otuz beşinci, evlilik yolculuğunun yedinci, anne olma serüveninin beşinci senesini yaşayan, yolları, dalış yapmayı, kitapları, kanaviçe işlemeyi, öğrenmeyi seven ve her daim uzakları düşleyen bir yolcu.

Ayşenur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz

Bir yorum

  1. Merhaba Ayşegül,
    Demek bir erkek bebeğimiz daha olacak, beş gebe beş erkek :) Sağlıkla gelsin.
    İsim konusunda biz aylarca bir karara varamadık. 37. haftamızda ancak verdik.
    Bizim kadar kararsız kalmazsınız inşallah :)
    Sevgiler.