2 Yorum

Üstüne gitme

Geçen gün Derin hasta gibi uyandı sabah, burnu akıyor, öksürüğü var; belli ki evde kalmak ona daha iyi gelecek. ‘Derin’ciğim sen bugün okula gitme’ dedim ona, o sırada Deniz duydu, vay efendim neden gitmiyormuş da şimdi o okula gidecekmiş de öteki evde kalacakmış da eğlenecekmiş de Wii oynayacakmış da haksızlıkmış bu.

Oğlum hasta çocuk n’apsın falan derken konuyu uzattı bizimki, görsen sanırsın mirası kardeşine bırakmışız da kendine bi şey kalmamış tepkisi veriyor. Neyse bir hışım döndüm mutfağa, babasına söyleniyorum ‘İşte böyle yaptı da artık saçmalıyor da falan da filan.’ Demez mi babası ‘Tamam şimdi üzerine gitme’.

Bana ergenlik 13 yaşında başlıyor falan demişlerdi ama görünen o ki ön ergenlik dedikleri şey hiç o kadar beklemiyor şekerim. Ve korkuyorum, hem de çok.

Zaten Doğan’la neyin ‘üzerine gidip neyin gitmemek gerektiği’ konusunda da anlaşamıyoruz pek. Yeni uyandı üzerine gitme, uykusu var üzerine gitme, karnı aç üzerine gitme, ergenliğe yaklaşıyor üzerine gitme. Çocuğun tarafından baktığında ne güzel, harika, şefkat dolu bir evde yaşıyor falan ama ne zaman üzerine gideceğiz, bir; benim üzerime kim gitmeyecek peki, iki?!

Aslında dönüp şu satırları okuduğumda bunların çocuğumla değil de benimle alakalı olduğunu anlıyorum. Ergenlik konusundaki tek tecrübem benimkiyle kısıtlı ve ben de hiç öyle ‘aman üzerine gitme’ şeklinde bir ergenlik yaşamadım, çoğumuz gibi. Bizim zamanımızda öyle anne-babaya ses yükseltilmezdi, saçmalama denilmezdi, uf puf yapılmazdı, ne yaşandıysak yaşandı bitti ama kol kırılıp yen içinde kaldı mı bilmiyorum.

Dolayısıyla ebeveynliğimin çoğu mücadelesinde olduğu gibi bana uygulanan doğrularla olması gerektiğini düşündüğüm doğrular arasında sıkışıp kalıyorum çoğu zaman. Anne-babamın yaptığı her şeyin yanlış olduğunu düşündüğümden değil, kaldı ki, o zamanlar, o şartlarda, içinde bulundukları bilgi ve duygu durumlarıyla ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarını da biliyorum; tıpkı şimdi benim yaptığım gibi… Ama ‘ya daha iyisini yapabilirsem, ya şunu yanlış yapıyorsam?’ endişesi bırakmıyor peşimi…

004_EksikParca

Anne olmak bir parçası eksik bir puzzle gibi olmak bazen; sürekli bir şeyleri eksik yapıyormuşsun hissi.

Geçenlerde terapistim dedi ki bana ‘Çocuklarınızın sahip olacağı en iyi anne sizsiniz. Sizden daha iyi bir anneleri (ya da babaları) olmayacak.’ 

İçimdeki karamsar taraf bunu ‘Valla mal bu. Daha iyisi olsa dükkan sizin’ diye yorumlamaya meyilli olsa da bunun doğru olduğunu biliyorum. Çocuklar sandığımız kadar kırılgan değiller. Bizler de sandığımız kadar kötü ebeveynler değiliz.

Peki nedir sürekli bizleri daha iyi olmaya zorlayan, karabasan gibi peşimizi bırakmayan şey?

Huffington Post’ta okuduğum şu yazı bunu anne-babalarımızın yaptıkları hataları yapmamaya kafayı takmamıza, çocuklarımıza sevgimizi göstermek için çok fazla uğraşmamıza, onların hatalarından öğrenmelerine ve yeri geldiğinde utanmalarına yeterince fırsat vermememize bağlıyor. Çocuklarımız büyüdüklerinde bizlere ‘keşke bizi büyütürken daha fazla kural koysaydınız, daha fazla bağımsızlık verseydiniz, daha az televizyon seyrettirseydiniz, daha az paranoyak olsaydınız’ diyeceklerini öne sürüyor.

Ve ekliyor:

Bütün o ebeveynlik kitaplarına, bloglara, Facebook gruplarına… rağmen bizim çocuklarımızın da aynı bizler gibi büyüdüklerini, ‘çocuk yetiştirme’ olayının senelerdir pek de değişmediğini kabullenmemiz gerekiyor. Çocuk yetiştirmek hala çok zor. Ve bizden önceki nesiller boyu ebeveynler gibi, bizler de yaşadıkça öğreniyoruz…

O yüzden azıcık rahatlayalım be canım. Bakma böyle yazdığıma, asıl kendime bu sözüm…

2 yorum

  1. Bizim evse bu ”üstüne gitme”ci benim . Hep onlar adına bir mazeret bulma, hoş görme eğilimindeyim. Eşimle çatışma halindeyiz hep. Annelik zor işmiş, çocuklar büyüdükçe kendi evimizden getirdiğimiz yükler daha çok zorlayacak evliliğimizi belli ki..

  2. Üstüne gitme’ci değil de üstüne gitmeye korkan kişi de benim 😀 Üstelik daha 2 yaşında.. Fakat şunu fark ettim, hangi konuda ben azıcık güvensiz azıcık endişeliysem, hemen o konuda üstüme çullanıyor. 9 ay içimde yaşadı tabii ki duygularımı benden önce o fark ediyor, şaşırdım mı hayır, başardım mı, ona da hayır.. Dur bakalım öğreniyoruz..