8 Yorum

Gül’ün Gebelik Günlüğü, 33. hafta

Merhaba,

Bu haftayı hafif soğukalgınlığı ile geçiriyorum. Şimdiye kadar hep kendimi korumaya çalıştım ama hem havaların soğuması hem de etrafta hasta kişilerin çok olması nedeniyle ben de şifayı kaptım sanırım. İlaç kullanamadığım için bol ıhlamur ve meyve desteği ile ayakta durmaya çalışıyorum. Çok şükür ki çok ağır değil. Umarım kısa zamanda iyileşirim.

Çok ağır olmadığım için işe gitmeye devam ediyorum ama yine de sabah kalkıp hazırlanmak tüm günü iş yerinde geçirmek oldukça yorucu oluyor. 32. haftada çalışabilir raporu aldım. Resmi iznim 37. haftayı doldurunca 10 Aralık’ta başlayacak. O zamana kadar doğurmazsam 38. hafta da gitmeye niyetliyim. İş yerim fazla geldiğim günleri sonrasına ekleyecek. Bakalım süreç nasıl ilerleyecek.

Gebeliğim süresince genelde kaç aylık olduğunu tahmin edemiyorlardı, olduğundan 1-2 ay geride tahmin yapıyorlardı ama bu hafta atağa geçen göbeğimle açığı kapatacağım sanırım. Hem büyüdüğünü, hem de ağırlaştığını hissediyorum. Zira oldukça artan sırt ağrılarım da bu sebepten olmalı. Özellikle işyerinde oturarak çalıştığım için, sık aralıklarla kalkıp hareket etme, yürüme ihtiyacı hissediyorum. Hatta bazen abartıp yoga hareketlerinden bazılarını yapıyorum.

Kontrollerimiz iki haftada bire indiği için bu haftasonu oğlanı görmeye gideceğiz yine. Son gittiğimde başı aşağıya doğruydu, sağ kasığıma denk deliyordu. Doktorum bu haftadan sonra ayak geliş pozisyonuna geçmez, baş geliş pozisyonu alır alırsa demişti. Bakalım bir değişiklik var mı göreceğiz. Zaman yaklaştıkça doğum için heyecanlanıyorum. Selim’i görmek için, koklamak için, onu emzirmek için de çok heyecanlıyım.

Bu sıralar Harvey Karp’ın ‘Mahalle’nin En Mutlu Bebeği’ adlı kitabını okuyorum. Bu kitaptaki bilgiler, eğer oğlan kolik olursa nasıl başa çıkabileğim konusunda bana bayağı yardımcı olacak gibi. Kundaklamaya nedense soğuk bakarken, bu kitaptaki açıklamalarla aslında hayat kurtarıcı olabileceğini düşünmeye başladım. Bir de emzirme ile bilgiler okuyorum internetten. Özellikle ‘Tomris’in Emzirme Notları” bu konuda bayağı yararlı. Bebeğimi anne sütüyle beslemek için elimden geleni yapacağım, bu nedenle sütümü arttırmak için bol sıvı tüketmem; ilk günlerde çok sık emzireceğimden dinlenmek için o uyurken benim de uyumam ve kendimi yormamam gerekiyor. Ayrıca beslenmeme de dikkat etmeliyim, bebek doğduktan sonraki ilk üç ay için 4. trimestır olarak görülüyor; annenin de gebelikteki beslenme düzenini devam ettirmesi, kalsiyum, protein ve demir yönünden zengin besinlerle beslenmeye dikkat etmesi gerekiyor. Anne ile bebeği arasındaki en özel iletişim bence emzirme en başbaşa kaldığınız en dugu yoğunluğu yaşadığınız anlar. Henüz bu duyguyu tatmadım ama dışardan bana hissettirdikleri böyle. Yakın zamanda gerçekten yaşayacağım inşallah.

Typic
Burada günlük yazmaya başladığımda, en önde giden Öznur’du. Ada’yı sağlıkla, çok istediği normal doğumla kucağına aldı. Sonrasında Türkan, SSVD yapmak istiyordu, daha rahat yapabilmek için Türkiye’ye geldi kısmet olmadı ama o da sağlıklı bir şekilde Kerem’ine kavuştu. Biraz önce okudum ki Nazlı da Uras Yaman’a, sağlıklı bir şekilde istediği normal doğumla kavuşmuş. Her birinin doğum haberlerini aldığımda gözyaşlarımı tutamadım. Sanki en yakın arkadaşım doğum yapmış gibi hissettim. Şimdi sıra Deniz’de; O da Boran’ı sağlıklı bir şekilde kucağına alacak yakın zamanda. Ve sıra bana ya da 2 hafta arayla gittiğimiz için Elif’e gelecek. İnanamıyorum bu kadar yaklaştığıma. Öznur’u okurken, ben de o haftaları görebilecek miyim diye düşünürdüm, şimdi son trimester’deyim! Oğluma sağlıklı bir şekilde kavuşmayı diliyorum.

Burada her bir hafta herkesin hikayesini heyacanla, merakla, hissederek okudum ve her bir doğumu dediğim gibi en yakın arkadaşım doğurmuş gibi içten hissettim. Bu duyguları yaşattığın için çok teşekkürler Elif! Burası gerçekten çok güzel!

Sevgiler hepinize,

Gül.

Yazar Hakkında

GÜL GÜRDAL – İstanbul’dan bildiren taze gebe. 31 yaşında, 10 yıldır hayatının aşkı ile birlikte. Oksijenden yoksun plaza çalışanı. Gün gelir hayeller gerçek olur, benim de bir pastanem olur, hem yapar hem yediririm diyor. Gezmeyi,üretmeyi,okumayı, yemek yapmayı çok seviyor. Heyecanla, ilk gebeliğini anlatıyor.

Gül’ün tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

8 yorum

  1. Gül selam,

    O geçmeyecek gibi gelen günler şimdi o kadar uzakta ki, doğum yapalı birkaç yıl oldu gibi geliyor. Gebelikteki bütün sıkıntılar, üzüntüler geçti gitti bile. Sen de Selim’i kucağına aldığında dünyan değişecek.
    Bu arada ben kundağa Ada 1,5 aylıkken başladım, neden ilk gün başlamadım diye kızmıştım kendime. Nedensiz ağlamalar, uykusuz geceler hepsi kundak ve emzikle bitti bizde. Emzik çok şart değil bence ama kundağı gerçekten çok öneririm. Bir de Tomris candır, ne diyorsa doğrudur:)

    • Merhaba Öznur,

      Zaman çok hızlı geçiyor gerçekten, ben de Selim’e kavuşunca umarım öyle hissedeceğim 🙂
      Nedense kundak fikri benim hiç hoşuma gitmiyordu, ama tecrübeli annelerden duyduklarım ve bu kitap, fikrimi değiştirmemi sağladı. Bkalım, ben de ihtiyaç duyduğum anda yapacağım..
      Sevgiler.

  2. Kundak candır 🙂 her iki kızımda da 3. gün başladım neredeyse kundaklamaya. Ama kundak denilen eski tip kundak değil elbette! Bacaklar serbest, yalnızca kollar sarılıyor 🙂 SwaddleMe kullanmıştım/kullanıyorum ben, şiddetle öneririm. Annem bile ilk zamanlar “ay bu ne saçma, ne gereksiz bir şey” derken, baktım herkese benim kundağı anlatmaya başlamış 🙂

    • Merhaba Zeynep,

      Bahsettiğin kundağı ben de duymuştum, tavsiyen için teşekkürler, bakacağım.

  3. Gül hanım ; bizde sizi çok keyifle okuyoruz inanın ki 🙂

  4. Tesekkurler Gul, guzel dileklerin icin! Aynen ben de buyuk bir heyecan duyuyorum hepimizin dogum haberleri geldikce, sanki cok yakindan tanisiyormusuz gibi! Sana da sorunsuz ve saglikli bir dogum diliyorum simdiden!

    Sevgiler!

  5. Selam Gül,
    Senin senden önceki gebelik günlükleri için hissettiklerini ben de sizleri okurken hissediyorum. O haftaları yazacağım günler gelecek mi diye hayal kuruyorum. Sağlıkla Selim’e kavuşmanızı dilerim. Biz de isim bulabilsek iyi olacak artık 😉 Sevgiler…