1 Yorum

Gül’ün Gebelik Günlüğü, 34. hafta

Merhaba,

Geçen hafta başlayan soğukalgınlığı maalesef geçmedi. Hatta bu hafta boğaz ağrısı da başladı. İlaç kullanamadığım için iyileşemiyorum sanırım. Gebelikte hasta olmak zormuş. Önceliğimiz bebeğimiz olunca, uygun görülen ağrı kesicileri bile içmeye gönlümüz elvermiyor, işte bunlar hep annelik. Hastayken sabah kalkıp işe gitmek de zor geliyor. Çünkü sabahları uyandığımda burnum daha tıkalı, boğazım daha dolu oluyor. Kalktıktan bir süre sonra açılıyor. Bir de eve geldikten sonra, akşamları kendimi daha yorgun ve daha hasta hissediyorum.

Haftasonu kontrole gittik, oğlan büyümüş. Doktorumun tahmini 3 kg civarında doğacağı, fazla kilolu olmamasının normal doğumu da kolaylaştıracağını söylüyor. Bu hafta ilk defa NST’ye bağlandım, oğlanın kalp atışları ve kasılmalarıma bakıldı. Bence çok sıkıcı yatıp bağlı kalmak. Bir de burun tıkanıklığım nedeniyle yatmak tam bir işkence oldu. Ama pıt pıt kalp atışlarını duymak da çok heyecanlı. Şimdilik her şey yolunda, amniyo sıvısı yeterli, başı aşağıda, oldukça hareketli. Yüzünü göremedik, çok şaşırdınız değil mi? Çıkınca yüzgörümlüğü takacağım oğluma.

Typic
Hiç kasılma hissetmediğimi söyledim doktoruma. Sadece bazen karnımın bir kısmı semsert oluyor, oğlum vücudunun bir kısmını dayadığı için olduğunu düşünüyordum. Kasılma deyince daha çok sancıya benzer bir şey olabileceğini düşüyordum. Doktorum bu sertleşmelerin de Braxton Hicks kasılmaları denen hazırlık kasılmaları olduğunu söyledi. Yani aslında hissediyormuşum ama yalancısından.

Gebeliğim süresince genel olarak rahattım ama ne çektiysem şu son bir aydır beni mahveden mide yanmalarından çektim. Yediklerim de tetikliyor tabii ama bazı günler ne yiyip içtiğime bakmaksızın sabah uyanınca başlıyor ve gün boyu devam ediyor. Özellikle asitli yiyecekler daha kötü etkiliyor, çok sevdiğim mandalinayı yiyemiyorum mesela. Bazen çiğ sebzeler, salçalı ve baharatlı yemekler de rahatsız ediyor. Az kaldı diyerek sabrediyorum.

Bu aralar gündemimizde Selim için çocuk doktoru seçme konusu var. Bence çocuk doktoru konusu çok önemli, siz zaten tecrübesiz olduğunuz için doktor ne söylerse yapıyorsunuz. Bilgisi yanında, güvenilir, mümkün olduğunca az ilaçla çözümler sağlayabilen, çocuğunuza sevecen yaklaşarak, onunla iletişim kurabilecek bir doktoru olsa ne güzel olur değil mi? Doğumdan sonra ilk muayeneler doğumu yaptığınız hastanenin çocuk doktoru tarafından yapılıyor. Eğer aklınızda başka bir doktor yoksa bir süre daha o doktora götürmeye devam ediyorsunuz. Eğer içinize sinen, isteklerinizi karşılayabilen bir doktorsa ne güzel, devam edersiniz. Ancak değiştirmeyi düşündüğünüz anda birden kendinizi araştırma içinde bulabilirsiniz. Ben de eğer böyle bir durumla karşılaşırsam diye şimdiden çevremden, arkadaşlarımdan tavsiye almaya başladım. Ancak yakın çevremde çok az anne arkadaşım olduğu için hala yetersizim bu konuda, araştırmaya devam ediyorum. Herkes için ‘iyi’ kavramı farklı olduğu için çok çeşitli tavsiyeler okuyorum, kafa karıştırıcı oluyor. Eğer Avrupa yakasında çocuk doktoru önerileriniz olursa paylaşır mısınız?

Hastane için evdeki küçük valizi ortaya çıkardım, koydum çekyatın üzerine. Yavaş yavaş eşyalarımı koymaya başladım. Çamaşırlar, terliklerim, tacım.. Pijama ve gecelikler henüz girmedi. Yıkanıp ütülendi, askıda duruyor şimdilik. Oğlanın kıyafetlerini yıkayıp ütüledim, daha önce dediğim gibi takım olarak ayrı ayrı anneannesinin yaptırdığı keselere yerleştirdim, valizine koyacağım. Onun valizi ayrı. Hatta hikayesi bile var. Büyük marketlerin birinde görüp çok beğendiğim mavi, fil formlu tekerlekli küçük bir çocuk valizi alıp eve getirmiştim, hatta çocuklar valizin üzerine oturup oyuncak olarak bile kullanabiliyor. Aynısı değil ama buradakine benziyor. Niyetim oğlu olan bir arkadaşıma hediye etmekti. Eşim valizi çok beğendi ve kimseye verdirtmedi, bizim çocuğumuz olduğunda kullanırız dedi ki henüz çocuk planlamıyorduk. Şimdi kullanma yakti, zaman ne kadar hızlı, 3 yıl önce aldığım o valizi yakında doldurup hastaneye götüreceğim… Bundan 3 yıl sonra da Selim o valizi kendi istediği kıyafetlerle dolduracak, üzerine oturacak, hadi anne çek beni diyecek belki de… Duygularım karmakarışık.

Sevgiler,

Gül

 

Yazar Hakkında

GÜL GÜRDAL – İstanbul’dan bildiren taze gebe. 31 yaşında, 10 yıldır hayatının aşkı ile birlikte. Oksijenden yoksun plaza çalışanı. Gün gelir hayeller gerçek olur, benim de bir pastanem olur, hem yapar hem yediririm diyor. Gezmeyi,üretmeyi,okumayı, yemek yapmayı çok seviyor. Heyecanla, ilk gebeliğini anlatıyor.

Gül’ün tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz. 

Bir yorum

  1. Merhaba ,
    Umarım bebeğinize sağlıkla kavuşursunuz, çocuk doktoru olarak tavsiyem yazıda da belirtmişsiniz daha az ilaç kullanımı tavsiye eden ,birde benim için çok önemliydi cep telefonundan ulaşabilir olmak öyle acil anlar oluyorki eliniz ayağınıza dolandığında bir telefonla destek olup yapmanız gerekenleri aktarabilecek bir doktora ulaşmak.