27 Yorum

İyiyiz, iyi olacağız

Aşağıdaki yazı Blogcu Anne okurlarından Selen tarafından kaleme alındı.

***

Merhaba, benim adım Selen, 37 yaşındayım.

Bugün 16 Kasım. 10 gün sonra 6 yaşını dolduracak bir kızım var. Normal bir aileyiz biz. Anne, baba ve tek çocuğumuz. Çalışan anne babalardanız.

Normal olmayan bir şey var hayatımızda: Bundan tam 5 ay önce, 16 Haziran’da kızımıza Lösemi teşhisi kondu. Bugün, tedavinin 5. ayındayız. Zor günler geçirdik, zorlu yolumuz devam ediyor. Bugün bu yazıyı yazma nedenim, Lösemili Çocuklar Haftası’nın ardından, eski ve düzenli bir Blogcu Anne okuyucusu olarak, yani bir zamanlar sizlerden biri olarak, hayatımızı alt üst eden teşhisin hikayesini sizinle paylaşmak ve dilerim asla gerek duymayacağınız birkaç bilgiyi size aktarmak. Çünkü lösemi ile birlikte, başka bir dünyaya geçtik biz.

Evet, burası bir dünya, çok kalabalık. Çok çocuk var, çok hikaye var. Biz, bu çocukların aileleri, mümkün olduğu kadar birbirimize destek olup yol gösteriyoruz. Fakat hepimizin hikayelerinde benzer noktalar var. Meşhur, uzun teşhis maceraları var. Sonrasında, arayan soran, destek olan tüm çocuklu arkadaşlarımın ilk sorusu nasıl anladığımızdı. Anlamamıştık. O güne kadar biz de, bize hiç olmayacağını düşünüyorduk ama oldu. Biz, kendi hikayemizi anlatmaktan yorulmuyoruz. Belki birilerine faydası olur diye bilgiyi paylaşmayı her ikimiz de görev biliyoruz.

 unnamed (1)

Bu yazıyı, kötü enerji olarak değil de, aklınızın bir köşesindeki koruyucu bir bilgi olarak algılayacağınızı umuyorum.

Hikaye 19 Mayıs günü başladı. O sabah uyandığında kızımın bademcikleri dışarıdan görünecek şekilde şişmişti. İlk defa böyle bir şey oluyordu. Tatil günü olduğu için doktorumuzun bulunduğu hastanedeki nöbetçi hekime başvurduk. Boğaz kültürü alındı, kültürden okul çağında çocuğu olan her anne babanın alışık olduğu Beta çıktı. 10 günlük antibiyotik başladı. 4-5 gün sonra şişlik azalmıştı. Eczanede istediğimiz cc olmadığından 7. günde ilacımız bitti. Biz de yenisini almadık.

Birkaç gün sonra yeniden karşılaştık şişliklerle. Hafta sonuna denk geldiğimiz için yine bir nöbetçi doktora gittik. Doktor hikayeyi dinledi, kültür alındı, sonuçlar temizdi. Birkaç gün bekleyelim, antibiyotik vermeyelim dedi. Biraz endişelendik ama -bilmediğimiz için- çok da takılmadık.

Daha önce geniz eti operasyonunu yapan KBB uzmanı doktorumuza gidelim dedik bir de.Muhtemelen üst üste enfeksiyonların getirdiği bir yumrulaşma bu. Panik olmayın, 1-1,5 ay içinde kendiliğinden geçmeli, geçmezse gelin ultrasonla bakalım. Bir kötü ihtimal var ama aklınıza getirmeyin, -lenfoma- çok rastlanan ve çok karıştırılan bir durum bu. dedi. 1 ayın dolmasına 2 hafta vardı. “İnşallah 2 hafta sonra görüşmemek üzere” diye yolcu etti bizi.

İçimizde şüpheler alevlenmeye başladı. Günde 3-4 kez kontrol ediyorduk. değişiklik yoktu. Bu arada kızım bir de su çiçeği oldu. Aşısı olduğu için 3-4 günde atlattı. Bu arada nihayet kendi doktorumuzla da görüştük. O da boğazını kontrol etti. KBB doktorumuzun söylediklerini onaylamakla birlikte, 10 gün daha antibiyotik deneyelim, sonrasında inse de inmese de mutlaka göreyim, gerekirse ultrasonla bakalım dedi.

Geri sayıma başladığımız o gün itibariyle içgüdüsel olarak bir şeylerin ters gittiğini hissetmeye başladım. Aklıma kazınan Lenfoma kelimesini ve benzerlerini google’da bir aradım. Sizlerin de mutlaka bir yerlerde okuduğunuz şeyleri okudum. Okuduğum andaki ve teşhisten sonraki yanıtlarımı paylaşıyorum Teşhisten Önce (T.Ö.) Teşhisten Sonra (T.S.) olarak.

 unnamed (2)

Belirtiler:

Halsizlik.
T.Ö.: Yok canım, 3 saat parkta oynayıp bir saat daha oynamak için yalvarıyor.
T.S.: Geri dönüp bakınca hala belirgin bir halsizlik gelmiyor aklıma. Hep hareketli bir çocuk oldu kızım. Ama okuduğum bazı bloglardaki hikayelerinde, halsizliğin önce yürümek istememekle başlayıp dikkate alınmadığına, zaman içerisinde çocuğun düşmeye başlaması, yürüyememesi ile sürecin başladığına çok rastlandığını gördüm.

Gece terlemesi.
T.Ö.: Evet var ama doğduğundan beri hep vardı.
T.S.: Artık yok. Tedavi başladıktan birkaç hafta sonra terlemesi bitti. Bebekken kafası terlerdi ama son zamanlarda yatağı ıslatacak kadar terler olmuştu. Biz de bunu gözden kaçırmıştık.

Vücutta oluşan nedensiz morluklar.
T.Ö.: Tabii ki mosmor bacakları, ama parktaki tüm çocuklar öyle. Üstelik evde her fırsatta patilerini üstümüze dayayan kocaman bir köpeğimiz var. Benim de her yerim mor…)
T.S.: Morlukları hep takip etmekte fayda varmış. Diz altında ya da üst bacakta olması normal karşılandığı için çok dikkat çekmiyor. Bu nedenle sırtını, kollarını kontrol etmekte fayda var. Teşhis günü belinde daha önce hiç görmediğimiz bir morluk vardı örneğin ve benim aklıma beline bakmak hiç gelmemişti. Şimdi hala sürekli takip ediyorum, morluklar oluştuğunda trombosit değerlerinin düştüğünü anlıyorum.

Sebepsiz ateş?
T.Ö.: Okul dönemi boyunca üç, dört kez oldu. Bütün sınıf sırayla ateşlenip ateşlenip iyileştiler. 2 kez Beta çıktı ama diğerleri 3 gün içerisinde düştü.
T.S.: Geri dönüp baktığımda, özellikle sebepsiz ateşlerinden şüphe etmem gerektiğini anlıyorum. 3-4 kez bir sonuca bağlanamayan ateşleri oldu. Bunun bir belirti olacağını bilsem belki daha erken şüphelenebilirdim. Şüphecilik bazen iyi olabilirmiş.

Eklem ağrıları?
T.Ö.: Yoo. Gerçi bir iki kez “yılsonu dansı provasında çok yoruluyorum” demişti ama normal bulmuştum. Bir de arada “bacaklarım ağrıyor, kucağına al” derdi ama bayılırdı eve geldiğimizde uyuyor numarası yapıp kucakta eve taşınmaya.
T.S.: Çocukken bacaklarımızın ağrıdığını, babamın bunun büyüme ağrısı olduğunu söylediğini hatırlıyorum. Büyüme ağrıları 5-6 yaş grubunda da çok konuşuluyordu. Elbette ki çoğunlukla sebep bu. Ama bazen de değil işte. Çocuğunu en iyi tanıyan anne babadır, rutinin dışındaki tüm mızıldanmaları biraz daha can kulağıyla dinlemekte fayda olabilir. Çocukların istediklerini yaptırmak için manipülasyonda usta oldukları şüphesiz ama bir de yalancı çobanı masalı var tabii.

Vücutta şişlikler?
T.Ö.: Tamam bu var. Ama sadece boğazında, bademcikleri şiş gibi. Kol altı, boyun, eklem yerlerinde herhangi bir şey yok. Zaten ilgili sitelerde, boğazdaki yumruların çoğunlukla sık tekrarlayan enfeksiyonlardan kaynaklandığı, nadiren lösemi ya da lenfoma göstergesi olabileceği vurgulanıyor. Böyle üst üste Beta olunca tabii ki ben de bu yorumu kendime yakın buldum.
T.S.: Boğazındaki şişliklerin ne olduğu ortaya çıkmadan önce, okulun son haftası, kızım saçlarını hiç taratmadı. Ne kadar yumuşak ve özenli davransam da, belli ki şişlikler yüzünden saç diplerindeki en ufak bir gerilme bile acı veriyordu. Saç taramak, servise yetişme parkurunda zaten sevmediği bir adım olduğundan hızlıca bir düzeltme ve toplama ile geçiştirdik. Ancak geri dönüp baktığımızda anlamlandırabildik.

Bu belirtileri okuyup Teşhis Öncesi cevaplarını verdiğimi, sonrasında annemi arayıp “boşuna endişelenmişim anne, kötü belirtilerin hiçbiri yok bizde” dediğimi hatırlıyorum. Ertesi gün itibariyle teşhis yolculuğu başladı. 10 günü falan beklemeden gittik doktora, doktorumuz o gün yoktu. Bekleyecek halimiz de yoktu. Kattaki başka bir doktor ilgilendi. Hikayeyi dinlerken genel muayenesini yaptı. Ultrason ve kan tetkiklerini istedi hemen. O zaman anladım sonra adım adım doğrulanacak hikayemizi. Geçen süre içerisinde artan blast hücreler nedeniyle dalak ve karaciğeri büyümüş, el muayenesinde fark edilecek hale gelmişlerdi bile.

Biz, erken teşhis değilsek de geç kalmamış bir teşhisiz. Akut Lenfoblastik Lösemi (ALL), eğer fark edilmezse 3 ay gibi bir sürede öldürücü olabiliyormuş. ALL’nin Pre-B alt türü, dünyadaki çocuk kanserleri arasında en çok rastlanan tür. Dolayısıyla iyi bir araştırılma geçmişi var. Bu da tedavi edilebilirlik oranını %90’lara çıkarmış. Yani tüm korkunçluğuna rağmen, lösemi tedavi edilebilen bir hastalık. Üstelik gerçekten iç ferahlatıcı bir oranda.

Yani tüm arkadaşlarımıza, ailelerimize anlattığımız gibi, iyiyiz, iyi olacağız.

İyi olduktan sonra da bu dünyaya arkamızı dönüp çıkmayacağız. Artık biliyoruz ki, bu hastalığı yenebilmek için yapılabilecek pek çok şey var.

 unnamed

LÖSEV’le ilgili birkaç not

Tedavimiz, hemen ertesi sabah erkenden başladı. İyi bir doktora, iyi bir ekibe denk gelmiştik. Sonra adım adım tanıştık “trombosit arama” ve “ilaç arama” kavramlarıyla. O sırada piyasada olmayan bir ilacı bulmaya çalışırken, LÖSEV bir yerlerden haber alıp bize ulaştı. Hep destekçisi olduğumuz halde biz LÖSEV’i aramayı düşünememiştik. Zira onların uğraşmaları gerekenler başlarından aşkındı zaten. LÖSEV’deki ilgili kişi telefonda hızlıca bilgi aldı, sonra bizi bilgilendirdi, ilacı bulmamıza yardımcı oldu. Düzenli olarak arayıp durumumuz hakkında bilgi aldılar, bir şeye ihtiyaç duyup duymadığımızı sordular. Tedavinin belli dönemlerinde beslenme konusunda yönlendirilme gerekliliği kaçınılmaz. Bu dönemde LÖSEV’in diyetisyeni telefonla, mesajla hep destek verdi.

Herkesin “aman internete bakma, moralin bozulur” dediği dönemde LÖSEV’in sitesine girdim. Oradan içinde bulunduğumuz süreçle ilgili oldukça detaylı bilgi edindim. Şimdi içeriden bakınca, gerçekten çok masraflı bir tedavi için tamamen ücretsiz olarak olanakları yoktan var eden bu kuruma inanamıyorum.

LÖSEV’e destek verin, 

Bağışta bulunmak ilk akla gelen ve gerçekten çok kıymetli bir destek. Ama başka yollar da var. Detaylar burada: http://www.losev.org.tr/v2/tr/content.asp?ctID=539&RecID=1541

Özetle, içimizden milyon kez söylediklerimizi bağırmak istiyorum aslında: Lösemi tedavisi olan bir hastalık. Türkiye bu alanda çok gelişmiş bir ülke. Hepimiz başaracağız. Çocuklarımız iyi olacak. Biz de konuşa konuşa, anlata anlata bu hastalığı öcü olmaktan çıkaracağız. Tıpkı doktorun bize başta dediği gibi, “Uzun ve zorlu bir grip tedavisi gibi. Ama mutlaka iyileşecek.” İşte böyle düşünüp normalize edeceğiz bu günleri.

Eminim sizin de yapabileceğiniz bir şey vardır seçenekler arasında. Sanırım en önemlisi de, löseminin içimizi burkan maskeli çocuk yüzlerinden çok daha öte bir şey olduğunu ve bu hastalığı yenmek için verilen mücadelede hepimizin desteğine ihtiyaç duyulduğunu kavramak.

Sevgi ve sağlıkla dileklerimle,

Selen

***

Sizin de söyleyecek sözünüz varsa Blogcu Anne’de konuk yazar olabilirsiniz. Konuk yazarlık hakkında buradan bilgi alabilir, diğer konuk yazar yazılarına buradan ulaşabilirsiniz.

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

27 yorum

  1. Size zorlu yolculuğunuzda güç ve sabır, güzel kızınıza tez zamanda sağlık diliyorum. Çok önemli bir paylaşım teşekkürler. Hem teşhis hem löseve desek anlamında.

  2. Elbette ki paylaşımınız kötü enerji vermiyor. Öyle ki kızınızın fotoğrafı bile hastalığa meydan okuduğunun en güzel göstergesi. Allah onu size bağışlasın. Bilgilendirme gerçekten çok iyi geldi benim içinde. Sanki başımıza hiç gelmeyecekmiş gibi devam eden hayat yolculuğumuzda bir farkındalık olmuş yazınız. Öyle gündelik hayatın kaygılarıyla dolduruyoruz ki kendimizi gerçekten unutuyoruz her şeyin başı sağlık demeyi. Çocuklarımız ufak diye bazen dikkate almayabiliyoruz onları. Mesela, her gün okula koşa koşa giden beş yaşındaki oğlumun yakın zamanda bir gün okula gitmek istemediğini söylediğinde uykusuzluktan kaynaklandığını düşünmüş, başım dönüyor dese de ateşi olmadığından bir hastalığının olduğunu fark etmemiştim. Okuldan döndükten birkaç saat sonra ateşlenmeye başladı ve bende oğlumun söylediğini dikkate almadığım için çok üzüldüm. Yani demem o ki daha çok bilinçlenmeye ihtiyacımız var. Paylaşım için teşekkür ediyor minik yavrunuza acil şifalar diliyorum. Sevgiler

  3. Çok çok geçmiş olsun. Umarım kızınız ve siz, bu zorlu süreci en az hasarla sağlıklı bir şekilde atlatırsınız. Bu zorlu süreçte bu önemli bilgileri bizimle paylaştığınız için ise ayrıca teşekkürler. Allah razı olsun.

  4. Çok çok geçmiş olsun; Allah en kısa zamanda şifasını nasip etsin güzel kızınızın. Şahsi olarak LÖSEV inandığım bir kurumdu, yazınızla bunun sağlamasını yaptığıma sevindim. Umarım en kısa sürede güzel haberlerinizi de yine buradan okuruz, sevgilerimle.

  5. Çok geçmiş olsun, tüm bunları atlattıktan sonra yazacağınız iyileşme hikayesini okumak için sabırsızlıkla bekliyorum. Başta minik savaşçıya olmak üzere hepinize kolay gelsin diyorum. Tüm bunlarla mücadele ederken bu kadar düşünceli ve zarif olduğunuz için sizi tebrik ediyorum. Sizin kötü enerji vermeniz mümkün değil, keşke biz size iyi enerji verebilsek. Kızınızın en kısa zamanda sağlığına kavuşması dileğiyle, sevgiler!

  6. Sifalar diliyorum, biz de 10 yasindaki yigenimin kalbiyle ilgili rahatsizligiyla karsilatigimizda sok olmustuk. Hastanede refakatci kalmisligimda oldu. Tabi bu refakatte nezih bir oda degil, onlarca cocuk ve anneleriyle cay icip dertlestigimiz Devlet hastanesindeydik.Her zorluk yeni bir firsati da beraberinde getiriyor.o surecde yigenimde ve diger cocuklarda gozlemlediklerim, tanidigim aileler ufkumu gonul gozumu acmis ,o donem yasadigim ve gozumde buyuttugum problemlerin ne kadar onemsiz oldugunu anlamama yardimci olmustu. Yigenim Allahin izniyle toparladi, iyilesti. belki yasadiklarinin da etkisiyle cocuk psikolojisi okumak istedi ve o simdi bir cocuk psikologu olmak uzere.bilgilendirici paylasiminiz icin de ayrica tesekkurler..

  7. Selen hanım, gücünüzden dolayı sizi tebrik ederim. mutlaka böğüre böğüre ağladığınız, boğazınızdaki o koca yumruğu taşıyamadığınız zamanlarınız olmuştur ama cümlelerinizi çok özenli kurmuşsunuz, kötü enerji olmak ne kelime, tam tersi oldukça yüksek enerjili ve umutlu geldi yazınız.
    Rabbim biricik kızınıza şifalar versin, sizlere güç-kuvvet-sabır versin.
    Lösev her zaman desteklediğim bir kurumdu, inandığım bir kurumdu, şimdi daha da tatmin oldum cümlelerinizle.
    tamamdır, geçti gitti bitti yazınızı bekliyoruz.
    sevgiyle…

  8. Merhaba. Allah sabir ve kolaylik versin. Cocuklar zaten umut ve neşe dolu, allah anne babasi olarak onun o guzel enerjisinden verain size de.Lösev zaten imkan oldukca destekledigimiz bir kurumdu, sizin hikayenizde de faydasini bir keZ daha ispatlamis.

  9. Siz, her türlü zorluğu yenebilecek üç kişilik bir ordusunuz ve arkanızda da sizlere güç veren sayısız varlık var. Kimin ne zaman ne yaşayacağı bilinmiyor. LÖSEV’e daha çok destek olmak için o kadar fazla sebebimiz var ki.. Kızınızın ve sizin bir an önce bu süreci kolaylıkla atlamanızı canı gönülden diliyorum.

  10. bu zorlu yolculukta size sabır ve güç diliyorum. allah yardımcınız olsun. inşallah en kısa zamanda herşey yoluna girer.. sevgiler.

  11. Geçmiş olsun, bizimle paylaştığınız için teşekkürler, bazen onların şikayetlerini önemsemediğim anları farkettirdiniz, size ve güzel kızınıza tüm iyi dileklerimi gönderiyorum,sevgiler..

  12. Çok geçmiş olsun. Güzel kızınıza şifa dilerim. Zaman ayırıp bizleri aydınlattığınız için de teşekkürler. Tüm tedavi sürecinde; bu gücünüz, sabrınız, olumlu enerjiniz hep sizlerle olsun. Sevgiler

  13. Cok gecmis olsun allah yardimciniz olsun .zor bir donem ama sabir ve inancinizla insallah atlatirsiniz en kisa zamanda .

  14. Bu zorlu yolculukta Allah size ve ailenize güç kuvvet versin.umarım kızınız en kısa zamanda bu hastalıktan kurtulur. Benim de bir kızım var ve onun için adak adamıştım. Nereye bağış yapsam diye birkaç gündür düşünüp duruyordum.yazınızı okuduktan sonra kararımı verdim.bizleri bilgilendirdiğiniz için teşekkürler.tüm güzellikler sizinle olsun

  15. Kolaylıklar diliyorum hepinize. Daralır bunalırsanız da buradayız. Sevgiler.

  16. Hepinize iyi dilekleriniz ve güzel yorumlarınız için çok teşekkürler… Lösev kadar onu sahiplenen herkes de Lösev’in başarısının bir parçası. Ayrıca duygularıma tercüman olup bu post’a yer veren sevgili Elif’e de sonsuz teşekkürler.

    • bu kadar bilinçli , güçlü bir anne onun yanında olduktan sonra o yaşamı boyunca her şeyin üstesinden gelecek..buna inanıyorum…sevgiler size…

  17. çok güzel olmuş yazmanız, acil şifalar diliyorum size ve bütün hastalara. iyilik kurtaracak bu dünyayı, o kadar çok iyiliğe ihtiyacımız var ki, herkes bir dert sahibinin elinden tutsa yüreğine dokunsa eminim çok şey farkeder bu dünyada, hele ki böyle sosyal patlamaya yakın dönemlerde, şu ayşe armanın röportaj yaptığı çorbacı ayşe hanımın hikayesi çok çarpmıştı beni, o kadar travmayı bu kadar pozitif bişeye çevirmek mucize gibi birşey, insan zaten iyilik yapınca huzur buluyor bu dünyada. gerçi şöyle de birşey var, iyilik de sömürüye açık birşey bir taraftan, o yüzden ben tek başıma yapmaya korkarım, biraz profesyonel ellerde organize şekilde yapılmalı, o yüzden halihazırda kurulu böyle vakıflar daha güvenilir kolay gelir bana ama illaki vakıfların ulaşmadığı yerler de oluyor.

  18. Anneler ufacık hastalıkta üzülür sızlanır ( en azından ben öyleyim ) okurkende iliklerime kadar sızınızı hissettim. Bu durumda ihtiyacınız olan bir şey olur ise (bir yakınımda lösemi ) kan vermek , beyaz kan almak gibi. Mutlaka irtibata geçp yardımcı olmak isterim.

    Rabbım size de sağlık sıhhat güç versin ki bir an önce kızınızda toparlansın.
    İnşallah bu son ağrı sızı , son hastalık hatta bu son hastane görüşünüz olsun

    Bilgilendirme için teşekkür ederim
    Çok Geçmiş olsun.

  19. Tez zamanda kizinizin sagligina kavusmasi dilegiyle. Gecmis olsun. Sevgiler

  20. Çok geçmiş olsun, bir an önce kızınızın sağlığına kavuşmasını diliyorum. Kızımın rahatsızlığı ardından (yenidoğan döneminde geçirdiği bir rahatsızlık dolayısıyla üç ay kadar hastanede kalmıştı(k)) ilgili semptomları tekrar gözlediğimiz her durumda ilk tepkim bu seferki illa o hastalıktan değildir her çocuğun geçirdiği basit durumlardan biridir, ilaç vermeden atlatılabilir diye düşünüyorum. Akabinde yanıldığım çok oluyor. Sizin teşhis öncesi/teşhis sonrası yorumlarınızı okuyunca o geldi aklıma. Gerçekten de biraz da korkunun büyüklüğünden semptomları görmek istemeyebiliyoruz, hayra yormak istiyoruz.

    Bu tür süreçler anne babalar için çok yıpratıcı olabiliyor, kendi adıma hala acabaları tamamen atabilmiş değilim. Ancak kendimize de çok yüklenmemek gerektiğini düşünüyorum, gerçekten elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Eminim siz de öyle yaptınız, yapıyorsunuz.

    Ben kızımın hastalığı sürecinde sıradan günlere dönmeyi çok özlemiştim, siz neyi özlüyorsunuz bilemiyorum ama bir an evvel kızınız sağlığına kavuşmuş olarak özlediklerinize kavuşmanızı diliyorum.

  21. Sizi bir anne olarak çok iyi anlayabiliyorum.Allah kimseyi evlatlariyla sinamasin Güzel Allahım şifa bekleyen herkese şifa göndersin inşallah. Çok geçmiş olsun.Allah hepimizin yardımcısı olsun.☺

  22. ALLAHIM BÜTÜN HASTA ÇOCUKLARA ACİL ŞİFALAR VER..
    AMİN..

  23. Allah güç, sabır ve şifa versin inşallah. Kızınıza ve bütün çocuklara…

  24. Allahım sen şifa ver yarabbim . Sağlıklı güzel günlere Selen hanım .

  25. Tüm yorumlarınız, desteğiniz ve iyi dilekleriniz için sonsuz teşekkürler… Beni bu yazıyı yazmaya teşvik eden, ilham veren Blogcuanne’ye ayrıca teşekkürler…

  26. Kelimeler boğazımda düğümleniyor böyle küçümenler hasta olunca, çok güç bir durum…
    Ama güzel meleğinizin yaşam enerjisi ekrandan taşıyor. Eminim ki bugünler geçecek, her şey çok güzel olacak. Sağlıkla el ele çıkacaksınız hastaneden. Allah size güç kuvvet versin. Dualarım sizinle.