3 Yorum

Karnında durduğu gibi durmuyor

Geçen akşam ayaküstü yazışıyorduk Fulden‘le, bir yazısına denk geldim, ne güzel bir yazı dedim, o da dedi ki, bunu oku, sana da çok hitap edecek Okudum, hakikaten de kendimi gördüm; zaten heyecanlıyım, daha da arttı heyecanım.

İki gündür annem bizde, yavaştan evi toparlamaya, bebek için hazırlık yapmaya başladık. Odalara girip çıkıyoruz, benim ‘anı’ diye biriktirdiğim eşyalar, kızkardeşime verdiğim ve şimdi bumerang gibi geri dönen eşyaları ve vakti zamanında birilerine vermek üzere depoya kaldırdığımız -ama kimsenin almadığı- şeyleri ortaya çıkardık.

O eşyalar arasında Fulden’in yazısında bahsettiği, ”bebeği içinde fış fış yıkadığın” o küvet var taa Deniz’den kalan. Yasemin’e verdiydim de geri geldi şimdi bana, nereden bilebilirdim.

Düşündüm: bir, bilemedin bir buçuk ay sonra bu bebe doğacak. Ve bana öyle ihtiyacı olacak, öyle yumuk yumuk, öyle pamuk gibi olacak ki aklım hayalim şu an almıyor. Evet, uykusuz kalacağız, evet meme uçlarım acıyacak, evet, vücudumu hiç beğenmeyeceğim bir süre ama yaşadığım her şeye de değecek bir yandan (o sırada öyle gelmese de…)

Sonra o küvetin içinde fış fış yıkadığım o bebe büyüyecek, iki yaş sendromu yaşayacak, tuvaletini tuvalete yapmasını öğreticem ona, anaokuluna yazdırıcam gitmek istemeyecek onunla uğraşıcam, sonra gelecek ilkokul, hangisi, devlet mi özel mi, ne nerede ne kadar… Sonra ön ergen olacak ve tıpkı şu an birinin yaptığı gibi bana acayip cevaplar vermeye, gözlerini falan devirmeye başlayacak ve ben hayret içinde kalacağım.

Sonra ben ona nasıl davranacağımı şaşıracağım. Fazla mı sertim, fazla mı yumuşağım, şöyle mi böyle mi derken Freud’un dediği gibi ne yaparsam yapayım kötü olacak.  Ve ben sürekli şüphe edeceğim halimden de kendimden de, yaptıklarımdan da yapmadıklarımdan da…

Ve yine de, tüm bunlara rağmen ‘İyi ki’ diyeceğim, ‘İyi ki doğurmuşum seni, sizi. Anne olmakla birlikte yaşadığım tüm korkulara, tüm endişelere, tüm yetersizliklere rağmen iyi ki varsınız hayatımda çünkü beni daha iyi bir insan yapıyorsunuz… 

Ama sıpalar, karında durduğunuz gibi durmuyorsunuz…’

Karin

3 yorum

  1. Ahhh Elif yine çok dokunan yine bir o kadar naif yazı… Fulden’in her iki yazısınıda severek okudum hatta “özleyeceksin” deldi geçti. 7 ay önce doğurduğum ve 3,5 hafta meme greviyle canımı okuyan Arya bile kocaman oldu da o fış fış yıkanan küvet dar geldi… Dediğin gibi keşke hep karnımızdaki gibi olsa ama dışardayken daha çok maceralı 🙂
    İyiki doğurmuşum ama cok geç başlamışım bir 3. daha gidermiş bana
    Sevgiler

  2. yaaa cok mutlu ettin beni elif ya <3 <3 <3 <3

  3. ah ya nasıl güzel bir yazıdır o hakikaten..

    ben de bir kaç ay önce yazmıştım bloga “eşyalar bir bir evden çıkıyor..sen büyüyorsun..” başlıklı bir yazı..şimdi dönüp okudum da o zamandan bu zamana daha bir çok eşya çıkmış evden..çok şükür..