11 Yorum

Blogcu Gebe – 34. hafta

Aslında bu hafta gebelik günlüğü yazmasam da olur, ne de olsa burada yazılmışı var. Gebe yazarım Gül, yaşadığı sıkıntılara yer vermiş: uyuyamamaktan mide yanmasına, NST’den hareket kısıtlamasına kadar bire bir aynı şeyleri yaşıyoruz. Hatta ‘Nasılsın?’ diye soranlara ‘Yuvarlanıp gidiyorum’ da demiş, ayyyyynısını söyledimdi geçenlerde Twitter’da.

Bir tek el ayak şişmesinden bahsetmemiş, onu da ben ekleyeyim.

Yüzüklerimle yollarımız ayrıldı… #blogcugebe

A photo posted by Elif Dogan (@blogcuanne) on

Geçtiğimiz haftanın önemli olaylarından biri doktor kontrolümüzdü. Neden önemli? Efendim çünkü şu anda 35. haftanın içindeyiz (tam olarak 34+3) ve Derin efendi bundan yaklaşık 5 sene önce ani bir şekilde 35+3’te gelmeye karar vermişti. Şimdi ben de çeşitli sebeplerden dolayı biraz tedirginim, her ne kadar bunu yazıp kabullenmiş olmak istemesem de (o yüzden siz kimseye söylemeyin, aramızda kalsın. Sonra ‘yok valla bence de bu bebek beklemez, ohoooo, ben bu haftalarda çoktaaaan doğurmuştum’ falan gibi yorumlar yapıyolar, tedirginliğim iyice artıyor) Biz karma yaptık, konuştuk ettik, Ocak ayını ve hatta ilk haftasını bekleyecek bu bebe, taam mı?

Neyse işte doktorum baktı etti; herhangi bir açılma yok, servikste incelme yok, gününü bekleyeceğini sanmıyoruz ama bugünden yarına gelmesini de ummuyoruz bu bebenin. Yatak istirahati vermiyorum ama haldır huldur yürüme dedi, ben de şu ara ağırdan alıyorum hareketlerimi… Evden çıkmam şart değilse pek çıkmıyorum, işime de geliyor hani, vallahi çok yoruluyorum şu sıralar… (Böyle diyorum ama tüm enerjimi hafta sonundaki IBS fuarına saklıyorum, dur onu ayrıca anlatayım)

Sonuç olarak Derya bebeğimizin Aralık ayını anne karnında geçirip Ocak’tan sonra (hatta mümkünse ilk haftasından sonra) doğması temennimiz. Neden bu kadar takıntılıyım bu konuda? Birincisi elbette bebeğimin mümkün olduğunca büyümesini istiyorum ve şu noktadan sonra her gün kar. Hoş, gelişimini beğendi doktor; bir hafta kadar da önden gidiyormuş hatta. Bu zamane bebelerine bir şeyler oldu son zamanlarda, hepsi 33, 34. haftalarda patır patır gelmeye başladılar, nedir yani bu?! Durun kardeşim durduğunuz yerde, 37. haftadan önce gelmeyiniz allaallaaaa…

Ayrıca Deniz’in Kasım sonu doğumlu olması ve 4+4+4 üzerinden yaşadıklarımız bende çocuklarımın sene sonu doğumlu olmasına karşı bir fobi yarattı. Babası da Aralık sonu doğumlu ve hayır, hayatı kötü etkilenmemiş belki ama mümkünse Ocak’ta doğsun, küçüklerin büyüğü olsun yavrım.

BlogcuGebe34

Şu sıralar okuduğum bir kitap bir Fransız psikoterapist olan Françoise Dolto’dan bahsediyor ve şu sözlerine yer veriyor:

Eve yeni bir bebek geldiğinde diğer çocukların onu kıskanmaması iyiye işaret değildir. Büyük çocuk(lar) kardeşlerini kıskanmalılar, çünkü bu [onlar için] çok büyük bir sorun. Ne de olsa daha önce hiç kimse ondan daha küçük bir çocuğa bu kadar ilgi göstermemişti.

Evet, her ne kadar evdeki baĞzı çocuklar bu işi ikinci kez yaşayacak olsa da özellikle ilk kez yaşayacak olan baĞzılarının bu konuda iyi (!) bir performans sergilemelerini bekliyorum ben. Şimdiden de baĞzı sinyaller alıyorum harbiden. Geçenlerde konuştuğum bir terapist bunun çok normal olduğunu, kendisini büyük abisiyle küçük kardeşi arasında sıkışmış hissetmeye başlayabileceğini, başına neler geleceğini seziyor olabileceğini söyledi. Yani öyle ‘Çocukların yaşı büyüdü, artık kıskanmazlar’ diye bir şey yok şekerim. Herkes herkesi her yaşta kıskanabilir, biz de alacağız payımıza düşeni…

Ferhan dedi ki geçen hafta ‘Gel sana bi stüdyo çekimi yapalım. Demi Moore gibi fotoğraflarını çekelim’

‘Ay’ dedim ‘na’payım ben Demi Moore fotoğrafını?’ ‘A-aa niyeymiş’ dedi, ‘Doğan’a gösterirsin. Hem de hatıra olur, nasıl olsa bu işi son kez yapıyorsun…’ Sonra bir durdu ve ekledi: ‘Son kez yapıyorsun, değil mi????’

Evet, bu sefer cidden son kez yapıyorum da şimdi Demi Moore kiiiiim, ben kim. Yani aceba Demi Moore’ın selüliti var mıydı benim kadar? Ya da benim ellerim öyle bir pozda koca memelerimi kapatmaya yeter mi? Gerçi baktım şimdi, Demi Moore da hiç öyle sıska bi gebe değilmiş. Hiç de öyle selülitsiz de durmuyor kerata… Hakikaten olabilir, neden olmasın? Hem benim neyim eksik ki Demi Moore’dan?! Hem kim bilecek ki? Kalk kız Ferhan stüdyoya gidiyoruz!

Bu haftaki yazımızı, bebeğimizin miyadını doldurması, en azından miyadına yaklaşması adına ona gönderdiğimiz her türlü pozitif enerji, karma, dua vs. yanısıra bir de şarkı sözüyle — Sakın gelme, hazır değilim– bitirelim sevgili dinleyenler… Sözlerinin Fikret Kızılok’a ait olduğunu yeni öğrendiğimiz bir MFÖ şarkısıyla veda ediyoruz bu hafta sizlere… Gelecek hafta görüşmek dileğiyle, esenlikle kalın…

11 yorum

  1. öncelikle zamanında sağlıklı doğum diliyorum 20 aralık doğum yapmış biri olarak oğlumu nüfusa 2 ocak kaydettim pişmanmıyım hayır asla çocuğum bu sene anasınıfında seneye ilkokulda inşallah küçüklerin en büyüğü olcak

  2. “Sonuç olarak Derya bebeğimizin Aralık ayını anne karnında geçirip Ocak’tan ÖNCE(?) (hatta mümkünse ilk haftasından sonra) doğması temennimiz.”

    Şu “önce” sürçmesini hiçbir şeye işaret diye yormayıp hemen “sonra” yapalım ve karmaya çaktırmayalım derim 🙂 Bu yorumu da sil gitsin hatta… Sağlıklı ve doğumsuz 4 hafta, 2 bebeli bir 2015 diliyorum 😉 Ommm!

  3. Ferhan gibi fotografci arkadasin var ve sen bugune kadar studyoda bir hamilelik fotografi cektirmedin ha?!!! Ben cok istiyordum burda da pek yoktu. Son dakikada tesaduf tesaduf derken oldu. Esimle de fotograflarimiz var; bence Dogan’i ve minnaklari da gotur hep birlikte de bir kac kareniz olsa ne guzel olur. Ben cibil olduklarimi bizim odaya, masumlari kizin odaya astim ;), Bir de butuun fotograflari kitap seklinde bastirdim. Ufff cok merak ettim senin fotograflari.
    Bi de sen heeeeep olumlu dusun bak gorceksin olumlu seyler olacak. Gelmez bu Derya kuzusu vaktinden once.
    Bu arada ben kucukken agbimi kiskanirdim, o beni hic kiskanmadiydi. Belki de belli etmedi.
    Derin forever diyorum. Adamim benim, cok cingoz duruyo burdan bakinca. Kizima alcam onu nihohoho

  4. Eliiff, aynı duyguları paylaşıyoruz desene 🙂

    Ben de aynı senin gibi Ocak’a kadar beklesin istiyorum ama bakalım nasıl olacak.

    Derya mı önce gelecek Selim mi dersin:)

  5. Ortanca çocuğum ben; kardeşim doğduğunda 12’ydim ve kıskanmıştım. Ama sadece ilk hafta. O tabloyu ve bana hissettirdiklerini çok iyi hatırlıyorum. Annemin kucağında minicik bir bebek ve babam etraflarında dört dönüyor, değişen günlük hayatımız vs. Çok pis bir duyguydu. Ama bebek o kadar tatlıydı ki saçma gelmişti kıskanmak, “aman canım, o daha küçücük bebek, annem-babam hepimizi eşit seviyor zaten” diyerek vazgeçmiştim 🙂 Sonra tüm ailenin biricik küçük çocuğu oldu o velet 🙂
    Sağlıkla gelsin Ocak ayında Derya bebek ve onu koruyacak kollayacak dört kişiyle beraber olmanın keyfini sürsün.

    • 32+1 de bir doğum başlangıcı macerası yaşadım, ilaçlar ve serumla macerayı sonlandırıp oğlumu ancak 34+6’ya kadar karnımda tutabildim. O daha fazla içeride durmak istemedi ve kollarımıza koştu (gerçekten koştu hastaneye 10 cm açıklıkla girip 10 dakika sonra oğlumu kucağıma aldım 🙂
      Elif Hanım, Derya’yı olması gereken vakitte sağlıkla kucağınıza alırsınız inşallah. İleride 2 çocuklu hayata geçiş yaparsak deneyimlerinizden ve paylaştıklarınızdan fazlasıyla yararlanacağımı düşünüyorum.

      Sevgiler

  6. MFOsarkisi cuk oturmus valla….cok guzel olmus. bizde karmaniza dahil olup daha dur daha dur sarkisini soyluyoruz bebeginize:) saglikla

  7. Saglikla vaktinde gelsin bebish. B & E konussun Derya ile. “Icerisi cok rahat, otur uzun uzun, kis gunu ne hemencecik cikacaksin” desinler. Bizimkilerin ikisi de yatiya kalacakti resmen, durtmek durumunda kalmistik.

  8. Sevgili Elif hayırlısıyla, sağlıklarla, gelsin Derya bebe. Sevgiler…

  9. Geçen sene Aralık ayında doğurmayayım diye kastım kendimi 40+5 de sezeryanla doğurmak zorunda kaldım kendimi nasıl katıysam çocuk içerde kaldı. Muhtemel doğum tarihi 10 ocaktı ( babasının ve abisini doğum tarihi) 5 gün gecikmeli oldu oğlum.sağlıkla kucağınıza alın derya bebeği