4 Yorum

Ezgi’nin Gebelik Günlüğü, 20. hafta

Herkese merhaba,

Bu hafta taa 15. haftadan beri görmediğimiz bebeyle randevumuz vardı. Ayrıntılı ultrason bahanesiyle kendisini bol bol gördük, her bir yerini ekranda kocaman kocaman gösterdi doktor. Ben de gözlüğümü taktım, karşıdaki koca ekranda görünen bebenin minik parmaklarının, yumuk ellerinin, ağzına giren ayaklarının keyfini çıkardım, ilk defa herhalde “anne oluyorum galiba” fikri geçti aklımdan. Hâlâ anne olmak benim için içi boş bir kavram ve bana çoook uzak geliyor. Annelik içgüdüsü diye bir şey varsa eğer ona güvenerek bekliyorum gelmesini. Gelir, di mi?

DSC_0674

Bu hafta yine İstanbul’dayım, ayrıntılı ultrason yapan doktor Düzce’de yokmuş. Zaten İBS Anne Bebek Çocuk Fuarı da başlıyor derken yine bir pabuca bir milyon iş sığdırdım ve an itibariyle üçte birini yapabildim ama olsun, bu ara pek bir keyifliyim. Çantamda 4 boyutlu bebe fotoğraflarıyla geziyorum. Eski oturduğumuz semtteki hastaneden tesadüfen randevu almıştım ayrıntılı ultrason için. Doktor çok eğlenceli biri çıktı. Bebenin her yerini tane tane anlatırken Barış’a da “gördün mü babası” demeyi ihmal etmedi. Sormak istediklerin var mı dedi, ben de şu omega-3 hapını sordum. Folik asitin, omega-3’ün ve –eğer demir eksikliği yoksa- demir hapının kanıtlanmış hiçbir faydası olmadığını, illa omage-3 istiyorsam balık yememi söyledi. Ben de ancak haftada bir kez balık yiyebiliyorum, ona da cevabı hazırdı: “Yeter.” Böylece kendim kadar rahat bir doktora gittiğim için pek memnun oldum.

Bir diğer sorum da son 2-3 gündür aklımı çok meşgul eden bebenin hareketlerini hissetmekle ilgiliydi. Bazen bağırsak hareketleri hissediyorum ama ondan da emin olamıyorum. Arkadaşlarım da genelde bu civarlarda bebeğin hissedildiğini söyleyince beni bir telaş aldı tabii. Doktor da aynen şöyle söyledi: “Henüz hareketlerini hissetmezsin. Ancak aralık sonu ocak başı gibi hissedersin. Ama soran olursa çok oynuyor, hiç yerinde durmuyor. Çok hissediyorum hareketlerini de, yoksa kafanı karıştırırlar, hiç gerek yok.” Şimdi bu doktor sevilmez de kim sevilir? Son olarak CD, 3 boyutlu ultrason çıktıları, 4 boyutlu çıktılar, herhangi bir anormallik görülmedi dışında yazan hiçbir şeyi anlamadığım birkaç kâğıdı da alıp sırıtarak çıktık doktorun yanından.

Düzce’deyken yine ayarladığım bir başka randevu da diş doktorumlaydı. Ertesi gün soluğu ailemizden de öte artık sülalemizin dişçisi Emrah’ın yanında aldık. Çünkü benim 2012 yılından kalma, dolgu yapılacakken kötü bir doktora denk geldiğimden çekilecek hale gelen dişimin artık ertelenmiş çekim günü gelmişti. Son zamanlarda hafif hafif ağrıyordu. Gebeliğimi takip eden doktor da ayrıntılı ultrason için gittiğim perinatolog da “ne yapılması gerekiyorsa yapılacak tabii ki ağrıyla yaşayacak halin yok” deyince gittim ben de doktora. Hakikaten de sanki başka seçeneğim var! Emrah dişimi çekti, ağrıması gereken bir iki yerde de dişim ağrımayınca hamilelik insanı daha güçlü yapıyor yorumunu alıp süper kahraman edasıyla çıktım diş doktorundan da. Sonrası biraz acıklı oldu tabii. En son hatırladığım akşamüzeri, Barış doktora dersinde, ben de babama gitmek üzere halamın evinden çıkmışken kendimi bir eczaneye atıp “ilaaaaç!” diye inliyor olduğumdu. Toplamda iki defa ağrı kesici alarak bu süreci atlattım gibi görünüyor. Normalde 3 gün sürmesi beklenen ağrının bende 1 gün sürmüş olmasını, gebeliğin kadının vücudunu güçlendirdiği fikrine yormayayım da neye yorayım, di mi ama?

Typic (3)

Bu sıra sosyal medyadan ve ülke gündeminden uzak durarak 28 Kasım’daki kaybın acısını yaşayıp yasımı tutmaya çalışıyorum. Malum memleket gündemi ona bile izin vermediğinden biraz uzak kalmak en iyisi.

Sondan bir önce, açlık durumumdan bahsedeyim. Bu ara tartılmadım ama en son tartıldığımda tam 8 kilo almıştım. Deli gibi yiyorum diyince çok açık ifade etmiş olmuyorum bence. Yaptığımı söyliyeyim de siz de anlayın nasıl bir obur olduğumu bu hamilelikte. 1,5 ıslama köfte yemeye giderken yoldaki sıcacık simitten alıp önce onu yiyen gebenin dramı adlı yemek kitabı hazırliciiim. Alt başlık da gebelikte nasıl beslenilmez olacak.

Ayrıntılı ultrasonun ardından bizim bebenin cinsiyeti de kesinleşmiş oldu. Böylece adı da kesinleşti. Ama adını söylemeden önce üzerine yaptığımız geyikleri anlatmalıyım. Başından beri bu konuyu ne zaman gündeme getirsem Barış bir türlü ciddi ciddi konuşmaya ikna olmayıp kız olursa kukusu, erkek olursa pipican koyarız diyip duruyordu. Ben de gıcık oluyordum neden bu adam dalga geçmeden bir saniye konuşamıyor diye. Sonrasında erkek isimleri üzerine düşündük taşındık, Ahmet, Mehmet gibi klasik bir isim olmasın, ama klasikten kaçayım derken de Berkecan gibi bir şeye evrilmeyelim derken neredeyse isimsiz kalıyordu yavrucak. En son doğadan isim koyalım, yok nehir adıydı, yok evrenseldi derken Aras ve Civan’ı da eleyerek bir isim bulduk. Eee, neticede Pagan toplumuz: Adı Toprak olacak bizim bebenin. Bunu düşünerek belirlememiştik her şeye rağmen ama toprağa verdiklerimizin kahkahalarından, gülüşlerinden gelsin bizim kucağımıza.

Keyifli haftalar,

Ezgi

Yazar Hakkında

EZGİ BERK– Severek aldığı tarih eğitimi sonrası kendini eski çağlara ait kitaplar arasında çalışırken buldu. Hâlâ tarih kitapları arasında çalışmakta, satır aralarında insanların duygu ve davranışlarını aramaktadır. Aynı zamanda eğitim hayatının hangi evresinde kaybettiğini hatırlamadığı zengin hayalgücünü tekrar keşfetmek için çocuklarla çalışıyor. Bazen de çocuklar olmadan, çocuklar için çalışıyor. Çocuk edebiyatı tutkunu. 27 yaşında ve ejderhalara inanıyor.

Ezgi’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

 

4 yorum

  1. Ezgi Hanım,

    Sağlıkla kucağınıza alın Toprak’ınızı inşallah. Ben de Toprak’ı kucağıma alıncaya kadar hazır hissetmemiştim. Karnım kocaman olduğunda bile anne olacakmışım gibi gelmiyordu. Çok normal şeyler hissediyorsunuz.

    Bizim Toprak’ımız 9 yaşında ama halen bakıp bu çocuk benim oğlum mu? Gerçekten ben mi doğurdum diyorum sık sık.

    • Yalnız olmadığımı bilmek çok iyi geldi. Teşekkür ederim güzel dilekleriniz ve desteğiniz için 🙂 Daha doğmadan adaşını da bulduk ne güzel oldu 🙂

  2. Nilgün aldemir

    Merhaba,

    Ben 2. Yavruşuma hamileyim şuan. Ben bile hazır değilim 🙂 eminim vakti var:) Eğer sakıncası yoksa detaylı ultrason doktorunuzun adını alabilirmiyim?
    Sevgiler..

    • Teşekkürler desteğiniz için 🙂 Gittiğim doktorun adı, Hakan Apaydın. Koşuyolu Medipol Hastanesi’nde.