2 Yorum

Ayşenur’un Gebelik Günlüğü, 24. hafta

Yeni haftamızdan herkese merhaba,

Geçtiğimiz hafta benim için çok önemli olan bir yazı hazırlamıştım size, her şeyden önce hem facebook üzerinden hem de blog üzerinden, güzel yorumlarıyla her şeyi daha değerli kılan yorumlarınız için teşekkür ediyorum. Bize öyle güzel moral verdiniz ki, bu haftamız su gibi akıp geçti.

Bu haftamızın başında 20 günün sonunda doktor kontrolümüz vardı. Gebeliğin başından beri 10 günde bir bebeğimizi görmeye o kadar alışmışım ki, daha önce 1 ay süreyle nasıl dayanabildiğime hayret ettim. Gerçi sorun olmadığı zaman bir ay da su gibi akıp geçiyor, sevgilinle buluşmaya gider gibi buluşma gününe hazırlanıyorsun o zaman da. Ben yine sevgilimle buluşmaya gider gibi hazırlandım.

Uzun süre evde yatınca bu dışarı çıkmalar, buluşmalar daha da önemli oluyor. Özene bezene giyindim kuşandım gittim oğlumu görmeye. Önce dikişler kontrol edildi, serviks uzunluğu ölçüldü. Şu an için tehlikeli bir durum yok. Fakat uzun süre ayakta kalmak, uzun süre oturmak sakıncalı. Bu nedenle çalışma hayatına verdiğimiz ara da uzadı. 2 ay süresince raporluyum. Daha önceki kayıplarımız nedeniyle temkinli gitmek ilk önceliğimiz tabii. Fakat insan doğumdan sonraya doğum izninden az zamanı kalmasını sorgulamadan edemiyor. 37.haftasında izne çıkıp, izninin çoğunu doğumdan sonraya bırakan anneler için bile bebeğini o kadar küçükken bırakmak zor gelirken, benim doğum sonrasına sadece 8 haftam kalacak bu gidişle. Baktım çıkış yolu yok bu durumu düşünmeyi de doğum sonrasına erteliyorum artık. Şu anki önceliğimiz bebeğimizin sağlıkla vaktinde dünyaya gelmesi, onun dışında herşey arka planda. Gerisini de sonra düşünürüz.

Typic (5)

Dikiş kontrolünün sonrasında bebeğimi izleme olanağım oldu bol bol. Serklaj işlemini gerçekleştiren ve bu kontrolleri yapan 2. doktorumuz riskli gebelik uzmanı olduğu için, kontroller oldukça detaylı ve benim açımdan doyurucu oluyor. Hem süre olarak yeterli, hem de verilen bilgiler aklımda ufacık bir soru kırıntısı bırakmayacak kadar net oluyor. Bebeğimizin de her türlü gelişmesi haftasında ilerliyor. Biz onu orada tutmak için elimizden geleni yaparken, o da üstüne düşeni yapıp haftasına uygun büyümeye devam ediyor. Hareketlerini izlemek, kalbinin sesini duymak her sefer olduğu gibi beni en çok sakinleştiren şey oluyor. Gerisi hikaye…

Doktorumdan aldığım en önemli uyarı kilo konusuydu. Gebeliğin başından beri 7 kilo almış durumdayım. Zaten kilolu hamile kaldığım için bu sürede bu kilo çok görünüyor. Aslında en önemli nokta tipik bir PCOS hastası olarak diyabet riski taşıyor olmam. Bu da yediğime içtiğime çok dikkat etmemi ve kilomu kontrol altında tutmamı gerektiriyor. Çalışırken bu konuda çok zorlanmıyordum. Saatlerim belliydi, yediklerim düzenliydi ama evde aynı istikrarı koruyamıyorum. Son 20 günde kilo artış ivmem hızlandı bu nedenle. Bir de hareketsizlik eklenince süreç daha da zorlaşıyor. Ama olsun, bunun da üstesinden geliriz. Kaçamaklarımız olur tabii ama kontrolü bırakmayız, bırakmayız değil mi? Fazla kilo dikişleri de zorlayacağından, azami dikkat, gayretle bu süreci atlatacağız umarım.

Önümüzdeki hafta şeker yükleme testimiz var. Oradan çıkan sonuca göre bir diyetisyen yolu görünüyor bize. İnsan ne yapacağını çok iyi bildiğini sansa da uzman bir görüş ve bakış açısı zor olan birçok noktayı kolaylaştırabiliyor hayatımızda. Ben de bu uzman desteğini alarak daha rahat yolumuza devam edebileceğimi düşünüyorum.

6. ayı bitirene kadar alışveriş yapmayacağım demiştim. Korkularım hep beni nedense böyle bir eşiği atlamak zorundaymışım gibi hissettirmişti. Bu hafta ablamın bebeğimiz için aldığı ilk tulumları ve bodyleri görünce ilk defa vaktin yaklaştığını hissetmeye başladım. Onun da artık ufacık kıyafetleri var, evdeki varlığı daha bir somutlaştı. Tabii ne olur ne olmaz diye olası bir erken doğumda zorda kalmamak için prematüre boy ilk kıyafetleri.

Artık küçük oğlumuz için hazırlanmaya başlamalıyız. Evet daha 6. ayı doldurmadık ama en azından ne almam gerekir diye bilgilenmek için başladım alışveriş listelerini okumaya, konuyla ilgili videoları izlemeye. Ne derin bir kuyuymuş bu alışveriş işi, içine girdiğiniz an girdap gibi içine çekmeye başlıyor. Şimdilik sadece okuma aşamasındayım, açıkçası bir sonraki adımı atarsam geri dönemeyecek gibiyim. Araştırıyorum, notlar alıyorum, belli başlı markaların internet sitelerini takibe başladım. Birçok üründe çok uygun kampanyalar yakalama şansım var diye düşünüyorum, daha vaktimiz var nasıl olsa (umarım).

Önümüzdeki hafta yine kontrolümüz ve şeker yüklememiz bizi bekliyor. Umarım iyi haberlerle dönmüş oluruz.

Sevgiler,

Ayşenur

 

Yazar Hakkında

AYŞENUR A. – Hayatının otuz beşinci, evlilik yolculuğunun yedinci, anne olma serüveninin beşinci senesini yaşayan, yolları, dalış yapmayı, kitapları, kanaviçe işlemeyi, öğrenmeyi seven ve her daim uzakları düşleyen bir yolcu.

Ayşenur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz

Yorum yap

Girilmesi gerekli alanlar işaretlidir. *

2 yorum

  1. bu hafta biraz geç yazdığınız için endişelenmiştim, iyi olmanıza çok sevindim.

  2. Ayse nur senin icin dua edicegim .insallah saglikla kucağına al bebegini.Hayırlı upuzun omru olsun oğlusunun.yazılarini heyecanla bekliyorum.