5 Yorum

Ezgi’nin Gebelik Günlüğü, 22. hafta

Merhaba,

Yazamıyorum diye diye oturdum bilgisayarın başına. Hamileliğimde her şey yolunda da çocuklar ölüyor. Ne büyük tezat değil mi? Birini içinde binbir soru işareti ve mutlulukla büyütmeye çalış, diğerleri patır patır öldürülsün, kimliğini taşıdığın devlet çocuklara savaş ilan etmiş olsun. Bir yandan hangi göğüs pompası, karyola diye araştırma yapayım; aynı anda Savaş İstemiyoruz! Çocukları Öldürmenizi İstemiyoruz! Girişimi ile birlikte ne yapabileceğimi düşüneyim.

12391878_10153077928501618_1974705783434218054_n

Bir Dolap Kitap yazmış bugün Facebook’a: “Zamanı geldiğinde, çocuklarım bana, “O günlerde sen ne yaptın?” diye sorduğunda vereceğim yanıtı düşünüyorum. “Çocuklar öldürülüyordu ve ben her zamanki gibi yaşamaya devam ettim,” mi diyeceğim yoksa, “Bildiğim en iyi yöntemi kullanarak mücadele ettim,” mi diyeceğim? Siz ne diyeceksiniz? Yoksa çocuklarınızı böyle bir soru sormayacak biçimde mi yetiştireceksiniz?” Ben kendi adıma hatırlayıp anlatacağım bu olanları, protesto ediyorum, edeceğim. Mümkün olduğunca daha çok kişiye duyuracağım. İleride bugünleri soranlara anlatacağım devletin yaptıklarını.

Bu hafta Bolu İzzet Baysal Üniversitesi’ndeki Jehan Barbur konserine gittik arkadaşlarımızla. Çok güzel bir konserdi, hem şarkılar hem buz gibi ama tertemiz dağ havası…

Typic(3)

Sonraki birkaç gün doğum ve doktor seçimi üzerine harıl harıl düşünerek geçti. Çünkü Akçakoca’da devam ettiğim doğal doğum yanlısı doktorumun tayini çıktı, gidiyor. Ben de Düzce’deki tek özel hastanenin yine doğal doğum yanlısı olduğunu duyduğum doktoruna gitmeyi düşünüyordum. Ama bir gün Barış üniversiteden geldi ve öğretim üyesi arkadaşlarından birinin eşinin 3 ay önce benim gitmeyi düşündüğüm doktorla doğum yaptığını ve başına gelenleri anlattı. Üstüne bir de “ben sana hepsini anlatmıyorum. Başka şeyler de anlattı.” dedi. Bu doktoru da eleyince kaldık mı ortada? Başka seçenek yok ki!

Efendim son kertede seçenekler şöyle sıralandı: Evde ebeyle doğum: Bu yasal değilmiş, yeni öğrendim ve bir yaşıma daha girdim! Milyonlarca yıldır kadının doğurma yöntemi olan evde, bağda bahçede vb. doğumlar “yasak”. Geçmişi en fazla 200 yıllık olan hastanede doğum yapmak “doğal” olan. Neyse, bu benim için bir seçenek, dursun burada. Eski doktorumun gittiği yere gitmek: Akçakoca’daki Semra Hanım yakınlarda bir ile gittiyse doğum için oraya gitmek. Bu durumun handikapı şu: Doğum dalgaları başladığında beş dakikada bire inene kadar evde bekleyemeyeceğim, yollara düşmem gerekecek. Özel muayenehanesi olan doktor: Düzce’de bir ssvd yapan, doğal doğumdan yana doktor buldum. Özel muayenehanesi var; ama herhangi bir sigorta geçerli değil ve muayene ücretleri İstanbul fiyatlarında! Hem SGK hem doğum için özel sigortası olan biri olarak bütün bunları çöpe atıp nakit ödeme yapmak bana mantıklı gelmiyor. İstanbul’a gitmek: İstanbul’da hamileliğimi öğrendiğimde gittiğim bir doktor var, arkadaşımın doğumunu da yapan. Bunun için 35. haftada İstanbul’a gidip halamda kalmam ve doğumu beklemem gerekecek. Barış’ın da doğum başlamadan yanımda olmak için rapor alması lazım bu seçenekte. İzmir’e gitmek: Barış’ın anne babası İzmir’de. Oradaki daha önce Elif’in kız kardeşinin ve Bir Dolap Kitap’ın kapaklarından Banu’nun ssvd doktoruna gitmek de bir seçenek. 35. haftada uçakla İzmir’e gidip yine makul bir süre sonra 37. hafta gibi örneğin, Barış’ın rapor alıp yanıma gelmesi gerekecek.

Şimdilik aklımdakiler böyle. Ama gönlümden geçen evimde, kendi bildiğim, tanıdığım ortamda doğum dalgalarını karşılayarak yapabileceğim bir doğum. 16-17 Ocak’ta İzmir’de Gözde ebeden doğuma hazırlık eğitimi alacağız. O zaman bunları da konuşacağım, fikrini alacağım. En sade, en olağanını yapmaya çalışmak ne kadar zor ve pahalı! Halbuki milyonlarca yıldır olan bu. Tıp iyi hoş da neden sürekli insanların üzerinde “sorun” arıyor anlamıyorum. Vücudu tıkır tıkır işleyen, mükemmel insan yoktur eminim. Hepimizde ufak tefek sorunlar vardır. Bir rahatsızlığımız olduğunda şifalandığımız yer olsa keşke hastaneler. Oramızı buramızı komplikasyon bulmak için kurcaladıkları bir yer değil. Harry Potter’da vardı. Biz doktor demeyiz, bizim iyileşme mekânlarımız sizinkine benzemez diyordu bir büyücü, insana. Biz onlara “şifacı” deriz. Ne güzel bir çeviri değil mi “şifacı”?

Doğum hakkında bu kadar çok düşündüğüm bir hafta olmasında elbette Elif’in Derya’sını kucağına almasının etkisi var. Henüz yolun yarısını yeni geçmiş olsam da 36. haftadan itibaren doğum yapabilirim ve öyle düşününce az zaman kalmış oluyor. Benim içime doğan Toprak’ın 40. hafta civarlarında doğacağı. Bir dayanağım yok, tamamen his.

Bu haftanın son gününde spora başladım sonunda. Şimdilik spor salonunda tempolu yürüyüş, kol-bacak egzersiziyle sırt çalıştırma hareketleri yapıyoruz yavaş yavaş eğitmen gözetiminde. Ne çok hamlamışım ve ne çabuk yoruluyorum! Geç kaldım spora başlamakta ama n’apalım, bir yerden başladım sonunda, memnunum halimden. Hâlâ Toprak’ın hareketleri mi bağırsak hareketleri mi olduğunu anlamadığım hafif hareketler hissediyorum. Ocak’ın ilk haftasında bu hareketleri daha kuvvetli hissetmek kendim için yeni yıl dileğim. Ülkem için dileğimi en güzel dile getiren Murathan Mungan:

“Topraktan çoban yıldızına değin

Her yer her şey karanlık bir pusuda

Yazının, tekerleğin, tarihin

İlk çocuklarından

Ey büyük Mezopotamya

İki bin yıllık gece

Dön geri bak

Kardeşlerim ölüyor kalbimin doğusunda”

#benimadimaoldurme

Yazarken hep bunu dinledim:

“Korktuğum odur ki kapkara bir dünyayı/İsteyenler var aramızda/Oyun ister bazen büyükler tabancalar kılıçlar tüfekler”

Sevgiler,

Ezgi

Yazar Hakkında

EZGİ BERK– Severek aldığı tarih eğitimi sonrası kendini eski çağlara ait kitaplar arasında çalışırken buldu. Hâlâ tarih kitapları arasında çalışmakta, satır aralarında insanların duygu ve davranışlarını aramaktadır. Aynı zamanda eğitim hayatının hangi evresinde kaybettiğini hatırlamadığı zengin hayalgücünü tekrar keşfetmek için çocuklarla çalışıyor. Bazen de çocuklar olmadan, çocuklar için çalışıyor. Çocuk edebiyatı tutkunu. 27 yaşında ve ejderhalara inanıyor.

Ezgi’nin tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz.

5 yorum

  1. Merhaba Ezgi,
    Normal ve doğal bir süreç için bunca çaba harcamamız ne kötü. Her şey doğal akışında gidebilsin diye şu yaptıklarımıza bak. Büyük haksızlık. Umarım her şey istediğin gibi, gönlüne göre ve en önemlisi sağlıkla, her ikiniz için iyi olan neyse o şekilde gerçekleşir.
    Sevgili ebemiz Gözde’den doğum eğitimi alacak olman ne güzel. Ben Gözde ile tanışmadan önce Elif, “Emin ellerdesiniz,” demişti; şimdi aynısını ben sana söyleyebilirim. :)
    Kim bilir, belki o gün ayarlayıp biz de ziyaretinize gelir ve bir merhaba deriz.
    Her şey gönlünce olsun ve gebeliğinin geri kalanı güzel, rahat ve keyifle geçsin.
    Sevgiler,
    Banu (Dolap Kapağı)

    • Merhaba Banu,
      Gözde ebeden eğitim almak için daha da sabırsızlandım şimdi :) Ne güzel olur gelseniz! Tayga ve Orman’la tanışmayı çok isterim :)
      Güzel dileklerin için çok teşekkür ederim.
      Sevgiler,
      Ezgi

  2. Tüm yazınızın en sevdiğim kısmı tüm içtenliğinizle yazılmış olması …Çoğumuzun üç maymunları oynadığı bu karanlık dönem de benim de yapabildiğim konuşabildiğim kadar insana ortada bir yanlış olduğunu anlatma çabası ve dua etmek …Gebelik gibi anneliğin en hassas serüvenin de sonu mutlulukla biten ve bölüm bölüm güzellikler içinde çoğalan bir ömrünüz olsun bebeğinizle;eşinizle;sevdiklerinizle

    • Merhaba Yeşim,
      Çok teşekkür ederim iyi dileklerin için. Bu yaşananlar elbet sona erecek ama geride birsürü yaralı ruh kalacak. Biz de onları sarıp sarmalamak için ne yapabileceğimize bakacağız umarım…
      Sevgiler,
      Ezgi

  3. Merhaba Ezgi,
    Bende 7 ay önce doğum yaptım benzer endişelerim vardı oturduğum yerde doğal doğumu destekleyen doktor bulamadım. Doğum için İzmir’e halamların yanına gitmiştim. Beni rahat ettirmek için ellerinden geleni yaptılar ama insanın evi gibi olmuyor. Bizim ufaklık 40 haftayı doldurdu ve gelmeye niyeti yoktu. Ebem stresten olduğunu eve gitmem gerektiğini söyledi. İzmir’e 1,5 saatlik mesafeydi eve geri döndüm ve ertesi gece doğumum başladı:) Tesadüf veya değil bilmiyorum ama iyi düşün başka yerde doğum için. Uzun oldu ama yazını okuyunca yazmadan geçmek istemedim. Bebeğini sağlıkla al kucağına sevgiler…