8 Yorum

Ayşenur’un Gebelik Günlüğü, 26. hafta

Yeni haftamızdan merhaba,

26. haftamızı da geride bıraktık. Haftalar birer birer geçtikçe heyecan, heves katlanarak artıyor sanki. Bir şeyi başarmak için çok uğraşırsınız ya adımlarınızı sayarsınız. Yavaş yavaş istediğinize yaklaştığınızı görürsünüz, bir engel daha kalktı diye sevinirsiniz. Tarifi imkansız bir keyif yaşatır insana. Benim hamileliğim de böyle. Her hafta her gün adım adım geçtikçe hamileliği bile daha keyifli yaşamaya başladım. Yanlış anlaşılmak istemem, hamilelik çok keyifli bir süreç, tarifi zor duygularla dolu, sizi her anlamda tatmin eden bir süreç. Lakin ben o güzel sürecin tadını pek çıkaramadım biliyorsunuz, kaygılardan dolayı. Haftalar ilerledikçe kaygılarım azalıyor ve bu halin tadını daha çok çıkarıyorum diyebilirim.

Typic (1)

Belki evde olmamın da etkisiyle dış dünyayla nerdeyse tüm bağımı koparmış durumdayım. İçime döndüm, kendime döndüm. İçe dönme mevzuları her zaman çok iç açıcı olmuyor tabii. İstemediğin bir senle karşılaşma ihtimalin de var ve bu bana bu aralar çok oluyor. Sonra bir telaş kaplıyor içimi oğlum gelene kadar neyi ne kadar düzeltebilirim diye. Panik başlıyor. Her anne adayına olur mu bilmiyorum ama bu hafta ben yoğun bir şekilde gelecek olan bebeğimizin hayatını ne kadar doğru şekillendirebileceğimize dair korkular taşıdım. Onun için en iyisini yapmak için canla başla uğraşacağımızı biliyorum ama ya işe yaramazsa? Ya yapamazsak, ya onu doğru yetiştiremezsek, doğru yönlendiremezsek? Kendime döndüğümde, çıktığım nokta bu oldu. Bu bilinmez bir yol, yola çıktığında göreceksin belki yapabildiklerini ve yapamadıklarını biliyorum ama düşünmeden edemiyorum. Nasıl daha iyi olabiliriz?

Bu hafta şeker yüklemesinin sonuçlarını aldık. Maalesef yüksek çıktı. Peki ne olacak şimdi? Başlangıç olarak bir diyet listem oldu. Şekerli gıdalar, hamur işleri hayatımızda olmayacak İki hafta sonra tahlil tekrarlanacak. Teoride bir sıkıntı yok, listeye baktığımda oldukça doyurucu bir tablo görünüyor. Sıkıntı sürekli evde olan bir gebeye saatli, planlı, programlı yeme düzenini oturtmak. Gebe kişisi zaten dışarı çıkmadığı için evdeki meşguliyetleri her zaman onu yemek düşünmekten alıkoyacak nitelikte değildir. Ayrıca bu gebe kişisinin her an acıkma, doymama ve ne isteyeceği belli olmama gibi huyları bulunmaktadır. O kadar tasanın, kaygının içinde şımarabileceği tek alan olan yemek alanı da elinden alınmıştır. Bu durumda varın siz düşünün olacakları, olabilecekleri. Koca kişisi gergin olarak sonuçları beklemektedir.

Şaka bir yana, benim ve oğlumun sağlığı önemli, gerisini bir şekilde hallederiz, başa çıkarız. Evet çok zorlanıyorum. Ama şekerin yüksekliği hiç de yabana atılacak bir durum değil. İnsan tek olsa belki daha rahat hareket edebilir ama benim yediğim, içtiğimden etkilenecek masum biri daha var. Üstelik onun bu durumda hiç katkısı yok. Sadece sonuçlarına katlanmak durumunda olacak. Onu düşündükçe kendimi frenlemem daha kolay oluyor. Ani açlık krizleri için belki bir çözüm bulmam gerekecek. Araştırıyorum, gittiğimde doktoruma da danışacağım. Bunu da atlatacağız umarım.

Bu hafta okuma hızımı yeniden kazandım. Bu kadar boş vakti bir daha bulamayacağımı düşünecek olursak, en verimli şekilde bebeğe hazırlık kitaplarını sıralamaya karar verdim. Bu konuda önerileriniz de olursa çok sevinirim. Bu konuda ciddi anlamda yönlendirilmeye ihtiyacım var. Yanımda kimse olmayacağı için mümkün olduğunca okuyarak öğrenmeye çalışıyorum her şeyi. Annem hayatta olsaydı her şey çok daha kolay ve keyifli olacaktı eminim…

31.Aralık’a kadar İdefix’de Sanal Kitap Fuarı var. Bu yıl hiçbir fuara katılamadığımdan sanalları takip etmeye başladım. Fuar bitmeden kitap listemi hazırlayıp almak istiyorum. Kendi kendime diğer alışveriş kısmı konusunda bir sınır koydum. 28.hafta bittikten sonra listelerimi oluşturup alışverişe başlayacağım. O zamana kadar kitap alışverişim ve aldığım kitaplar beni oyalayacaktır. Umarım 28.haftadan sonra da bebeğimize hazırlanmaya başlayacağız.

Sevgiler,

Ayşenur

Yazar Hakkında

AYŞENUR A. – Hayatının otuz beşinci, evlilik yolculuğunun yedinci, anne olma serüveninin beşinci senesini yaşayan, yolları, dalış yapmayı, kitapları, kanaviçe işlemeyi, öğrenmeyi seven ve her daim uzakları düşleyen bir yolcu.

Ayşenur’un tüm yazılarını buradan, diğer gebe yazarların gebelik günlüklerini buradan okuyabilirsiniz

 

 

8 yorum

  1. Allah sağ salim kavuşmak nasipetsin oğluşunuza.kritik donemler geride kalıyor.

    • Teşekkür ederim Ayşe. Umarım geride kalıyordur, en azından korkular azalmaya başladı.

  2. Dün yazınızı okurken idefix ayrıntısını duyunca yazıyı yarıda bıraktığımı bugün icimdeki kitap alisverisi canavarını tatmin edince farkettim.
    Yazılarınız gebeliğiniz ve hayırlısıyla sağ salim doğum hikayeniz herkese örnek olacak eminim.Ikinize de sağlıklı günler dilerim

    • Önce kitap Tuba 🙂 Ben de kitap alışverişi yapmadan duramayanlardanım. Başucumda en azından 3-4 kitap olmazsa rahat edemem. Umarım keyifli bir alışveriş olmuştur. Güzel dileklerin için çok teşekkür ederim. Yazmaya başlarken dileğim buydu, bir kişiye bile olsa umut olabilmek…

  3. Merhaba Ayşenur, bence bebeğe hazırlık kitabı diye bir şey yok. Ben gebeliğimde olduğunu sandığım kitaplardan aldım bir sürü sonra okuyorum anlamıyorum gibi gelmeye başlamıştı, bırakmıştım. Bence onun yerine seni rahatlatan, stresten uzak tutacak, okumaktan zevk aldığın şeylere devam et. Gerisi kendinden gelir, nacizane fikrimdir, sevgiler

    • Merhaba Ayşenur,
      Haklısın. Kitaplardan, böyle sonsuz kombinasyonlara sahip bir konuda bir şeyler öğrenebilmek çok zor. Ben de en azından çıkış noktalarımı öğrenirim diye umuyorum. Bebeğe yalnız bakacağım için ve ilk günlerde, alışma sürecinde dahi yanımda kimse olamayacağı için başvurabileceğim başka bir kaynak yok açıkçası. Ama okumaktan keyif alacağım başka kitaplar da aldım, arada odak değiştirmekte fayda var dediğin gibi. Sevgiler…

  4. Riskli haftaları geçmişsin:) tebrik ederim , inşaallah 38. Haftaları görürsün , bende geçen hafta serklaj oldum 15. Haftamda bir haftadır yatıyorum sürekli sıkıldım aslında ama dayanmaya çalışıyorum ,kitap okuyorum proje çözüyorum çok zorlamadan kendimi, evde de bi yandan Çalışmaya devam ediyoruz beni en çok korkutan Kabızlık bugun yine yaşadım maalesef, kabız olmamak için 3.5 lt su içiyorum yeşillik yiyorum lifli gıdalar tüketiyorum dupalac bile içiyorum ama yine de Kabızlık sen bu konuda neler yapıyorsun ?

    • Serklajdan sonra ben kafamda daha bir rahatladım. Sen de aynı durumu yaşarsın diye düşünüyorum. Üstüme düşeni yaptım, korumaya aldım düşüncesi hakim oluyor. Tabii ki herşeye çare değil ama O’nun için birşey yapabilmiş olmak bile teselli ediyor insanı. Çalışan insan için evde kendini oyalayabilmek zor, ama niçin yaptığını düşününce sabır geliyor 🙂 Kabızlık, bünyeye göre değişiyor tabii. Kullandığımız demir hapları özellikle kabızlığa yol açıyor. Ben bu hamileliğimde çok sıkıntı yaşamadım bu konuda. Dediğin gibi 2,5-3lt su içiyorum ve hergün 2-3 kuru kayısı bol suyla tüketiyorum. Mümkün olduğunca sulu yemekler yiyorum. Kuru beslendiğim gün hemen denge bozuluyor. İleri durumdaysa mutlaka doktoruna danışmalısın, hamilelikte hele de serklajdan sonra bu durumu yaşamamak gerekiyor. En çok dikkat ettiğim konulardan biri.