1 Yorum

İki beyaz yakalı kadının hikayesi

Bir seneyi aşkın bir süredir, Kiddy markasının desteği ile Seyahat Güvenliği kategorisinde aylık yazılar yayınlıyorum. Normal şartlarda bu blogda tavsiye amaçlı içerikten ziyade tecrübe paylaşımına yer versem de konu seyahat güvenliği olunca istisna yapıyor, ağırlıklı olarak oto koltuğu, zaman zaman da puset kullanımı hakkında tavsiye içeren paylaşımlarda bulunuyorum. Bunu yaparken de oto koltuğu ve pusetlerin doğru ve güvenli kullanımı konusunun altını çizmeye çalışıyor ve bunu bulabildiğim istatistiklerle destekliyorum; çünkü çocuk oto koltuğu kullanımı, çocukların dahil olduğu trafik kazalarındaki ölümleri %71 oranında azaltırken Türkiye’de birçok anne baba oto koltuğu kullanımını çocuğunun ihtiyaç duyduğu yaşta bırakıyor; birçoğu ise hiç kullanmıyor (Bkz. Biliyor muydunuz?)

İşte seyahat ürünleri üreten Kiddy markası ile birlikte bu konuya dikkat çekmeye çalışıyoruz bir süredir. Ancak bu yazıda biraz daha farklı bir şey yapacağım. Tavsiye ya da istatistik paylaşımını vermektense markanın kendisinden, daha doğrusu arkasındaki iki kadından bahsedeceğim bugün…

Bu blogda ‘girişimci kadınlar’ etiketi adı altında birçok kadına yer veriyorum zaman zaman. Çoğunluğu anne olduktan sonra kurumsal hayatı bırakıp kendini çocukla ilişkili işlere vermiş, kimi bankacılıktan pastacılığa dönen, kimi çocuk kitapçısı açan, kimi bebek giyimiyle uğraşan kadınlar bunlar… Fark ettim ki ‘beyaz yakalı’ kadınların hikayesi pek yer almadı burada… Belki bu yazı bunun da başlangıcı olur, çünkü onların sayısı da yadsınamayacak kadar -hatta daha da- fazla.

İşte bu kadınlardan ikisi Eylem Öztürk ve Özge Bilsel.

EylemOzge1

ODTÜ mezunu bir mühendis olan Eylem Öztürk,Kiddy Türkiye’nin Genel Müdürü. Uluslararası markaların anne bebek ve çocuk reyonlarında edindiği tecrübelerini kızı olduktan sonra farklı bir boyuta taşıyan Eylem, orta yaşlara yaklaşırken, 18 aylık bir bebeği olan kuzenini çok ani şekilde kaybedince çalışma ve özel hayatını sorguladığı bir sürece girmiş. Bir süre profesyonel hayata ara vermeyi düşünürken bir anda Türkiye’nin en büyük e-ticaret şirketlerinden birinin anne, bebek ve çocuk kategorisinin başına geçmiş ancak bunun bir İK kazası olduğunu anlaması zaman almamış. Kısa süre sonra bir uluslararası bir teknoloji şirketine transfer olmuş, ancak o da 8 ay içerisinde Türkiye’den çıkma kararı alınca işsiz kalmış.

Patronun kişisel kaprislerine göre yönetilen bir şirkette, birçok beyaz yakalının başına geldiği gibi kendisine teklif edilenden farklı bir pozisyonda çalış(tırıl)maya başladıktan bir süre sonra, tam profesyonel hayata dair umutları tükenmeye başlamışken yolu Kiddy ile kesişmiş ve daha önce iki kez şansız distributor deneyimi yaşamış olan bu markanın Türkiye Genel Müdürü olarak heyecanla işe başlamış.

Bizim de Kiddy ile yollarımız tam bu süreçte kesişti… Eylem, benim seyahat güvenliği konusundaki paylaşımlarıma marka olarak destek olmak istedi ve birlikte yola çıktık.

Kısa bir süre sonra çok sıkıntılı bir döneme girdi hem Kiddy, hem de Eylem. Kiddy küçük ve Türkiye pazarında yeni bir marka olarak rekabet konusunda geriden başlıyordu belki ama Eylem’in samimi ve tüketici gözünden bakan yaklaşımları bu zorluğu büyük ölçüde bertaraf edecek gibiydi. Asıl sorun Eylem’in uzun mesailer harcayıp; tüm ön çalışmaları yapıp, referans ve adli sicil kaydı ile işe aldığı satış müdürünün profesyonel bir dolandırıcı olduğunun ortaya çıkmasıydı. Adamın arka planda kendi portföyü ile yaptığı gizli görüşmeler sonucu hatırı sayılır tutarda bir açık hesabı ile 2014 yılının ortasında Türkiye’deki operasyonu durdurma, temize çekme kararı aldı Kiddy. Bu dönemi ”durumun ve sorumluluğumun ağırlığı ile yataktan eşimin desteği ile zor çıkabiliyordum” diye anlatıyordu Eylem Öztürk kullandığı ilaçlar sebebi ile 2 ayda 10 kilo alırken…

Bu noktada geçmişteki bir iş arkadaşı, bir diğer beyaz yakalı Özge Bilsel’den destek aldı Eylem… Sanat Yönetimi mezunu, yine anne-bebek-çocuk sektöründe deneyimli Özge’nin takıma katılması ve pozitif tutumu ile düğümler tek tek çözülmeye başlasa da şirketin maddi ve manevi zararı oldukça büyük olduğundan Türkiye’deki operasyonda temkinli büyüme kararı aldılar ve alışılagemişin dışına çıkarak ‘direkt satış’ı benimsediler, ürünü görerek satın almak isteyen ebeveynler için birkaç satış noktası bırakarak… Şu anda oldukça sıkça aldıkları ‘Kiddy ürünlerini neden zincirlerde göremiyoruz?’ sorusunun yanıtının bu olduğunu söylüyor Eylem. 

Kısa bir süre sonra toparlamaya başlasalar da geçtiğimiz aylarda oto koltuklarına %50 gümrük vergisi gelmesi ve kur değişimleriyle yeni bir zorluk alanı daha çıktı karşılarına…

Ancak bu iki kadının şirketi kendi şirketi gibi görmesi, tutku ve heyecanla çalışması, profesyonel tecrübeleri, kötü günlerde birbirlerine verdikleri destek ve belki de her şeyden en önemlisi zorluklar karşısında vazgeçmemeleri sayesinde alternatif çözüm yolları yaratabildiler kendilerine…  Elde ettiği başarılı test sonuçları ile özellikle Almanya ve Avrupa’da kendini kanıtlamış ancak Türkiye’de yeni duyulmaya başlamış bir marka olmasına rağmen Kiddy, geçtiğimiz sene bebek bakım sektöründe pazar lideri uluslararası Prima ile Türkiye’de bir işbirliği yaptı. Kiddy’nin, en güvenilen bebek bakım markalarından biriyle Türkiye pazarında isminin anılmasının Kiddy için çok değerli olduğunu söylüyor, ve bu işbirliği esnasında destek olan tüm Prima ekibine minnetlerini iletiyorlar Eylem ve Özge.

EylemOzge2

Her ne kadar ekonomik göstergeler çok iç açıcı olmasa da bu iki kadın büyük bir heves, çalışma azmi ve umutla karşıladı 2016’yı…

‘Bugünden yarına ne olacağını bilemeyiz. Bildiğimiz, pes etmediğimiz’ diyor Eylem ileriye dönük konuşurken…

Kiddy’nin ama aslında Eylem ve Özge’nin burada kısaca yer verdiğim hikayesi, özellikle işten çıkarmaları sıkça duyduğumuz bu dönemde yüzünü karamsarlık duvarına çevirmek istemeyen, yeni yıla yepyeni umutlarla girmek için şartların mükemmel olmasını beklemeyen, ve – ama anlayışsız patronlarına karşı ama gümrük vergisine karşı- mücadele vermek durumunda kalan beyaz yakalı kadınlara biraz olsun ilham verir umarım… Bugünlerin pek yerinde bir deyişiyle Güç Sizinle Olsun.

Bir yorum

  1. Gayretlerinin boşa çıkmayacağına insnıyorum. Avrupada yaşayan biri olarak çok duyduğum ve gördüğüm bir marka Kiddy. Şahsen ben de sempati duyuyorum.

    Geçenlerde rasladığım bir haberin seyahat güvenliği yazılarında yer alması gerektiğini düşündüm. Kışın çocukları montla oto koltuğuna oturtmamak gerektiği hakkında. Haber burada http://www.today.com/parents/car-seat-alert-could-wearing-winter-coat-endanger-your-child-t61206