16 Yorum

Bebeğim olmadan çıkmam abi!

Deniz’in doğumuna iyi hazırlanmıştım ben.

Doğal doğum yapmamı destekleyecek bir doktor bulmuş, hazırlanmış, şansım da yaver gidince istediğim gibi bir doğum yapabilmiştim.

Ama o kadar…

Derslerimin ‘doğuma kadar’ olan kısmını çalıştığımı ancak bebekle birlikte eve geldiğimizde fark etmiştim.

Hiç unutmuyorum, Deniz’i yatağımızın üzerine koyup birbirimize bakmıştık Doğan’la ‘Eeee, şimdi n’apıyoruz?’ der gibisinden. ‘Nasıl uyur ki bu? Ya uyumazsa???’ diye sorduğumu hatırlıyorum anneme…

Doğum yaptığım hastanedeki bebek hemşiresi bize bebeğimizi nasıl emzireceğimizi öğretmişti: İki saatte bir, 20 dakika bir memeden, 15 dakika bir memeden… ‘Bebek uyuyacaktır, uyandıracaksınız’ demişti. Nasıl uyandıracağımızı da göstermişti: yanağını parmağımızla ya da memenin ucuyla uyararak, ayağının altını gıdıklayarak, gerekirse ıslak bezle yüzünü silerek… O bebek o memeyi emecekti arkadaş!

Ve biz var ya, dediğini yaptık. Biz hiçbir şey bilmiyorduk ya, hemşirenin dediği kanundu bizim için. Saatimizi kurduk, iki saatte bir otuz beş dakika olacak şekilde emzirmeye çalıştık bebeği… O zamanlar kimse bize yenidoğan bir bebeğin midesinin kiraz kadar olduğunu, iki saatte bir otuzbeş dakika boyunca emzirmenin mümkün olmayabileceğini (hatta imkansız olabileceğini) söylememişti.

Böyle böyle geçen günler, ve haftalar ve hatta aylardan sonra ben zona oldum. (Burada çok önemli bir ayrıntıyı atlamamam lazım: Bu dönem, bizim 9 senelik Amerika hayatımızı sonlandırıp Türkiye’ye dönüş yaptığımız çok stresli bir döneme de denk geliyor. Yani tek sıkıntı emzirme değildi). Şimdi geriye dönüp baktığımda öyle üzülüyorum, öyle acıyorum ki o tecrübesiz, o hemşirenin iki dudağının arasından çıkan sözleri harfiyen uygulamaya çalışan halimize…

İkinci bebeğimde daha tecrübeliydim tabii, öyle hangi memeydi, kaç saatti falan pek takılmadım. Yine de tutturmaya çalıştığım bir program vardı, gündüzleri en azından takip ediyordum kaç saatte bir emzirdiğimi…

Şimdiyse, dedim ya, tamamen ‘Meme On Demand’ şeklinde yaşıyoruz. Ne zaman, ne kadar isterse…

Bu programın (daha doğrusu programsızlığın diyeyim) işe yaradığını doktor kontrolümüzde teyit ettirdik: Derya’nın kilo alımı yerinde. Eh, daha ne isterim.

İlk (ve ikinci) anneliğimde yaptığım bir başka gereksiz hareket de bebeklerimi ilk günden itibaren kendi odalarında yatırmaktı. Bunun beni ne kadar yorduğunu, ne kadar zorladığını şimdi fark ediyorum. Bir de övünüyordum o halimle:  ‘Şekerim biz ilk günden itibaren kendi odasında yatırdık bebemizi, herkes yerini bilsin.’ İyi bok yediniz. Canınız çıkmadı mı ama 15 dakikada bir, ama iki saatte bir koridorun diğer ucundaki odaya taşınmaya? Niye böyle yaptık diye soracak olursan, o zamanlar öyle düşünmüştük. Bebeğin varlığı bir ilişki için zaten yeterince travmatik, bari yatak odamız bize kalsın demiştik. Ne bileyim, bilmiyorduk o zaman yok Attachment Parenting, yok işte kafana göre takıl falan… Her şey bir kural dahilinde olmalı diye düşündük. Herkes sınırlarını bilsin! Herkesin odası kendine!

Benden tam bir sene önce doğum yapan kuzenim, halamın onlara hediye aldığı, yatağa birleştirilen bebek yatağını verdi bize. Var ya, dünya varmış! Bunca zaman aklım nerdeymiş? Ne akla hizmet ben el kadar bebeği kocaman beşiğin içine koyup başka odaya sepetlemişim? What was I thinking?! (Başka dil bilsem buraya o dillerdeki hayret ifadelerini de ekleyeceğim yani o kadar şaşkınım sayın seyirciler). Şimdi, Doğan bir yanımda yatıyor, Derya diğer yanımda, yatağında yatıyor. Derya mıkırdanıyor, hoooop tutup alıyorum yanıma, emziriyorum cok cok, gazını çıkarıyorum pıt pıt, koyuyorum yatağına, uyuyor. Bazen uyumuyor, gazı oluyor, yine tutup alıyorum, çıkarıyorum gazını, koyuyorum uyuyor. Bazen uyuduğu yerde söyleniyor, uzatıyorum elimi, vuruyorum sırtına pış pış, ben burdayım diyorum, uyuyor. Bazen uyumuyor, diğer elimle Doğan’ı uyandırıyorum gazını çıkartsın diye. Öyle böyle derken sonuç olarak yatağımdan kalkmama gerek kalmadan idare ediyorum gece boyu.

Screen Shot 2016-01-11 at 10.53.26 AM

 

Uykularım bölük pörçük tabii ki… 45 dakika orada, 1 saat burada… Dünden önceki gece 17 Aralık’tan bu yana ilk kez iki buçuk saatlik blok halinde uyudum, var ya, kendimi tatile gidip gelmiş kadar dinlenmiş hissettim. Şimdilerde uyku aralıklarını 3 saate çıkarmaya başlıyor gibi Derya, bence 3 haftalık bir bebe için hiç fena değil. Böyle devam ederse itirazım olmayacak.

Geçtiğimiz haftasonu Derin’in okulunda bir etkinlik vardı ve ilk kez bebeğimden bir iki saat kadar ayrı kaldığım bu süreçte gerçek anlamda biberonla tanıştı kendisi… Aslında bir kere daha almıştı, ben vermiştim biberonu meme uçlarım acıdığından, ancak bu sefer ilk kez bir başkasından (annemden) aldı. Sorunsuzca yemiş içmiş kuzum.

O öyle yapmış da, ondan ayrı olduğum saatlerde ben çok huzursuzdum. Henüz ayrılmaya hazır hissetmiyorum kendimi uzun süre, beklediğimden uzun uyuduğunda bile özlüyorum. Köpeğimiz Paphia’nın ne hissettiğini anlıyorum. Doğum yaptığı zaman çişini kakasını saatlerce tutar tuvalete bile gitmezdi, çok ama çok dayanamadığı zamanlarda gittiğinde de yüzünde inanılmaz tedirgin bir ifade olurdu. İşini görür, koşa koşa dönerdi bebelerinin yanına, ben de kendimi öyle hissediyorum ayrı olduğumuz saatlerde…

Kısacası bu ara ya her yere bebeğimle gidesim, ya da hiçbir yere gitmeyesim var. Beni seven böyle sevsin kardeşim!

Screen Shot 2016-01-11 at 11.01.49 AM

16 yorum

  1. masallah cok tatli ya…

  2. Buket Kubilay

    Sizi hamileliğimden beri takip ediyorum ve kızım 2 yaşında. Bloğunuzda anne yanı beşikten bahseden bir yazı paylaşmıştınız. Ve bana beşik almak isteyen arkadaşıma onu sipariş etmiştim. Size ve o beşiği alan arkadaşıma nasıl dua ettiğimi anlatamam. Sizin de doğru! :))) yolu bulduğunuza sevindim :). Şaka bir yana bence de hayatı daha da zorlaştırmaya gerek yok. Güle güle büyütün bebeğinizi, sağlıkla huzurla!

  3. çok güzelsiniz son fotoda 🙂

  4. Bu 3.bebek sizi öyle güzelleştirdi ki.. severdim, şimdi daha bi seviyorum sizi… sevgiler.

  5. Ilk çocuklar her zaman acemilige geliyor Elif hanimcım .Anneliğin zevki ve kolaylığı 2. Hatta 3. Hatta hatta 4.de ortaya çıkıyor.(bende öyle oldu).

  6. Ya ben de 8 sene önce ilk bebeğimde sadece 1 ay aynı odada ama tamamen ayrı ve hatta biraz uzak bir beşikte yatırıp,2.ay hemen kendi odasına almıştım.Nasıl sorunsuz,1-2aylık olmasına rağmen geceleri 6-7 saat uyuyan bir bebekti.2.de dedim ki bu sefer yanımda yatıracağım,40 gün ten teması çok önemli diye.Önce yanımda yattı,sonra beşiğine aldık yine bizim odada,şimdi odayı ayırdık ama hala gece 2-3 saatte bir uyanıyor.Tam bugün galiba ben en başında hata yaptım,en başından ayrı yatırmalıydım derken bu yazı moralimi düzeltti.zaten ilk defa dün gece sadece 2 kere uyandı,ikisinde de babası 10 dakikada uyutup tekrar yattı.yavaş yavaş düzelicek galiba.

    • Aslında ben de aynısından bahsedecektim. Kızımı koynumda büyüttüm 2,5 yaşında hala uyumadan önce yanında olmamı istiyor. Benim hoşuma gidiyor, sorun etmiyorum ama doğrusu keşke baştan beri yatağında uyuyabilseydi, hiç değilse benden başkasıyla uyuyabilirdi, ben de gece 20.30’dan sonra eve gelme “lüksü”ne sahip olabilirdim, dediğim de olmuyor değil..
      Yani bence biraz da bebeğe bağlı, bence denemek lazım eğer odasında kendi başına uyumaya sesi çıkmıyorsa illa ki koyna almaya gerek yok bence.. 😉 Her bebek farklı..

      • Var ya aslında biraz falan değil hersey tamaaamen bebeğe bağlı. Çünkü mesela bebegi emzirerek uyutmaya diyorlar ya ben 15 ay büyük oğlumu emzirerek uyuttum.hic de o zaman her gece 2-3 saatte bir kalkıyim annem beni emzirsin demedi.bildigin kafayı vurup yattı, sabaha kadar uyudu.kucuk adamda her hafta yeni bir yol deniyoruz.olmadi gitti.Allahtan 2 haftadır baba da uyutabilmeye başladı da bir nefes aldım yoksa fenaydi.seni anlıyorum ogrenen anne:)))

  7. Sevgili Elif, büyük kızım Derin’den 4ay küçük. Kızım doğduğundan beri seni takip ediyorum. Benim yapım attachment parenting’e uygun olduğu için Tracy Hogg’u bir kenara bırakıp büyüttüm ilk cocugumu. Tabi seni de gıptayla izledim ama yapamadım, ayrı oda, kendi kendine uyutma vs… İçim elvermedi… 2 numara şimdi 1 yaşında, o da doğal ebeveyn’lik yöntemiyle büyüyor…:) bu arada ben senin hep ‘cocuklarla oynayamıyorum’ yazılarına da canı gönülden katılıyordum. Ta ki Oyuncu Anne Şermin Çarkacı’yı keşfedene kadar. Meğer azmedersek oynayabiliyormuşuz be Elif’cim. Henüz takip etmiyorsan en kısa zamanda takibe almanı dilerim. Ve senin de 3 cocuklu oyun paylaşımlarını zevkle okuyacagımız günlerin gelmesini dilerim…

  8. Elif Hanim, gicik yorumcu yorumu yazacagim, ama o yataklar Kanada’da yasaklandi. Bir bebegin yuzu yatakla o cosleeper arasinda kaldigi ve olume yol actigi icin. Ama bebek yanlis hatirlamiyorsam yeni dogan degildi. Ha kundakli sirt ustu yatan bebek ne kadar hareket edebilir, o ayri mesele. Eger mumkunse anneyle ayni odada, bebek karyolasi en guvenli yer.

  9. Ha bu arada kizim ilk defa dort saat uyudugunda ve tekrar yattiginda ben o kadar iyi dinlenmisim ki 😛 tekrar uyuyamamistim :)).

  10. 7 aylik bir oglum var yeni dogdugu donemde birakil hava almaya cikmistik evden babaanne yanindaydi ama ben eve nasil dondugumu bilemiyorum 1 saatlik surede en az 10 kere evi aramistim ogunden beri de hic ayirmadim ben nereye o oraya suan icin bi sikayetim yok dogal ebeveynlik en iyisi standart kaliplara sigdiramayiz el kadar bebeleri gule gule buyutun derya bebegi hic ayrilmasin tum cocuklariniz aileniz yamacinizdan

  11. çok tatlı maşallah :)))

  12. Bende de ayrı yatırmalıyım düşüncesi olmuştu ama sezeryan sonrası saatte 20 kere kalkınca yataktan bütün kuralları yıkmıştım. Babayı şutlamıştık deyim yerindeyse. Yıllarca oğlumun kokusunu içime çeke çeke büyütmüştüm. Sonra ikinci çocuk devreye girince onunla da aynı usül devam ettik. Çok zaman oldu oğullarımın bağımsız kendi odalarına yerleşmeleri. Onlar çabuk alıştı kendi yataklarına da, ben hala orda kaldım. Özlüyorum bebek kokusunu.

  13. Ebrar hn.neden ceviri yazilari yayinlamiyor bu ara?

  14. Benim kızım Nora da Derya’dan bir gün önce doğdu 🙂 Sizin yaptığınız gibi ben de on demand olacak şekilde emziriyordum (Harvey Karp’ın önerdiği bu diye). Ancak geçen Cuma doktor kontrolümüzde kızımın midesi biraz hassas ve hareketli olduğu için kendisini rahatsız hissettiğini öğrendik. Doktorumuz her ağladığında veya saatte bir gibi değil; 2 veya 3 saatte bir emzirmemi söyledi. Gündüzleri uyumayan bebek düzenli uyumaya başladı. Bebekten bebeğe farklılık gösteriyor sanırım..